çok özledim. evimi özledim. seni de özledim ama bunu sana söyleyemem. şimdi yoksun iyi ki vardın safsatalarından nefret ediyorum. daha önce söylemiştim yolların ve yılların aramıza girenlerinden hiç hoşlanmıyorum. geçmişe dair kocaman bir hasret, latince konuş diyene kadar çenesi kapanmayan bir iç ses ve tabula rasalardan yığınlarla bakıştığım günler bir bir geçiyor. yazıp yazıp yaktığım mektuplar çok mu dramatik olur? düşüncelerimde bile yargılayacak bir yer buluyorum. harika. kendimi en çok kim daha iyi eleştirir yarışmasında altın, gümüş ve bronz madalyanın sahibi ben olduğum günler ne zaman bitecek? güzel bir şey olsun. artık lütfen güzel bir şey olsun. güzel bir şey olsun ve bu karnımın altında dolanıp duran şey her neyse, hayır asla bir kirpi değil, gitsin istiyorum. öyle olmuyor, sırf ben istedim diye, gitmiyor. richard'ın vefatına üçüncü kez ağlamam dışında bir sorun olmamalıydı. var. çok fazla şey var. çok hızlı, çok değişken, çok kaygan zeminler... bir yere tutunmaya çalıştıkça daha çok kayıyor elimden. artık lütfen güzel haberler.