Bazen öylesine ve sırf varolduğumu hissetmek için birkaç cümleyi ardı ardına sıralıyorum gibi, birilerinin okuması da önemli değil de sanki kendime kanıtlamak istiyorum. Evet buradayım hala ne sebeple olursa oldun ve bunlar ‘benim’ cümlelerim. Yüksek sesle okursam o şiirleri belki bir noktada anlaşırız.
Ben çok özlüyorum ya, kimi neyi hiçbir önemi yok ve bu hissin verdiği ağırlıkla başa çıkmakta çok zorlanıyorum. Kelimelerim bile toz tutmuş, buralara bayadır ben bile uğramıyorum. Sadece bazı şeyleri bilmek ve bazılarını da bilememek insanı biraz yıpratıyor, çok mevsim geçti ama ben geçmesin istedim.
Her şey biter doğru, her şey değişir ama gerçekliklerimiz farklı, ben bu hayatı sizin gibi yaşamıyorum. Bazı yaraların kabuk tutmasına izin veremem, kaşınacak kanayacak ki ben nefes aldığımı bileceğim, o acıları da hatırlamak zorundayım. Ben bir hayatı geride bırakamam ama ne mutlu yapabilene. Bunca derdin arasında aynı gecenin sabahına uyanıp durmak ne demek yaşayan bilir. Benin takvimle bir derdim yok, onun benimle var.
Çok sevdiğim her insanı hayatımın bir köşesinde sonsuza dek seveceğim, kalbimin en derininde. Belki sadece bana ait bir gerçeklikte. Sizin için dilediklerimi de birkaç yıldıza sakladım, böylece nerede olduğunuz bir önemi yok. Hiç olmadı.





















