Çok yakından baktığımızda her şey “anlamsızlaşır.” Belli bir uzaklıktan bize güzel görünen bir ağaç, gidip ona daha yakından baktığımızda bizden hemen uzaklaşır, ağaç olmaktan çıkıp soğuk, pütürlü gövdesinde böceklerin dolaştığı, kılıksız, karanlık bir kütleye dönüşür gözümüzde.
Yakınlıkta bir karanlık vardır, yakınlığın karanlığı… Çok yakın olduğumuz bir şeye karşı körleşiriz. Yakın (close) olan aynı zamanda kapalı (closed) olandır. Onu daha iyi görebilmek, duyabilmek için biraz uzaklaşmamız, onu yadırgayabileceğimiz bir mesafeden, ona biraz yabancı (acemi) bir gözle bakmamız gerekir.













