Benim için saklanmak, içimi dökmeye çalıştığım gönderileri 'tanıdığım birileri görmesin' diyip o gönderileri özele çekmek gibi
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year
The Bowery Presents
Not today Justin
I'd rather be in outer space 🛸
Monterey Bay Aquarium

blake kathryn

Origami Around
One Nice Bug Per Day

ellievsbear

tannertan36
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH
Keni

Kiana Khansmith


izzy's playlists!
$LAYYYTER

todays bird

seen from Indonesia
seen from Vietnam

seen from Russia
seen from Tunisia
seen from United States

seen from Finland

seen from United States

seen from Ukraine

seen from United Kingdom
seen from India

seen from Ireland
seen from Kenya
seen from Ecuador
seen from Indonesia

seen from Uzbekistan
seen from Brazil

seen from Australia
seen from Vietnam

seen from Egypt
seen from Australia
@narinsel
Benim için saklanmak, içimi dökmeye çalıştığım gönderileri 'tanıdığım birileri görmesin' diyip o gönderileri özele çekmek gibi

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Bağlanma Kuramı- Çocukluk İlişkileri Yetişkinlikteki İlişkileri Nasıl Etkiler?
Bağlanma kuramı, psikolojinin en temel konularından biridir ve ilk olarak psikiyatrist John Bowlby tarafından ortaya atılmış, daha sonra psikolog Mary Ainsworth tarafından geliştirilmiştir.
Özetle, küçükken bizi yetiştiren kişilerin yaş ilerledikçe bizde bıraktığı etkilerdir.
Her daim gelişme sürecinde yanımızda bulunacak, bizimle ilgilenecek, destek olacak bir ebeveyne ihtiyaç duyarız. Eğer güvenli bir şekilde kişinin büyümesine katkıda bulunulursa ilerideki hayatta insanlara güvenmekte zorluk çekilmez, birinin eksikliği hissedilmez ve insanlarla sağlıklı ilişkiler kurulabilir (istisnalar dışında).
Eğer ihtiyaç duyulan ebeveyn olmazsa, güven ihtiyacı karşılanmazsa kişi ileride insanlara güvenmekten kaçınır. Bağlanmak ve bir insana içini açmak güçlük gibi gelir hatta bundan kaçınılabilir. O kişiler yakın ilişkiler kurmaktan korkar çünkü birine güvenmekten önce terk edilmeyi ya da sevgisizliği öğrenmişlerdir.
Bağlanma Stilleri
●Güvenli Bağlanma
İnsanlara güvenir, yakınlık kurmakta zorlanmaz ve ayrılık yaşarsa başa çıkabilir çünkü o kişiler sevgiyle büyüdü, bir eksiklik kolay kolay hissedilmez.
●Kaygılı Bağlanma
Bağlanmaktan ve terk edilmekten korkar, sürekli onay arar, "acaba beni artık sevmiyor mu" (Bilişsel Çarpıtma) gibi düşüncelerde bulunur. Bağlanmaktan korkarken bağlanır ve beyin hep kötü algılar.
●Kaçıngan Bağlanma
Fazla samimiyetten kaçınır ya da göstermemek için çabalar, insanlarla yakınlaşmak istemez, "kimseye ihtiyacım yok" düşüncelerine yönelebilir. Bu stil ben de bir korunma mekanizması gibi canlanıyor.
●Korkulu-Kaçıngan (Dağınık) Bağlanma
Hem yakınlık ister hem de yakınlıktan korkabilir. Birine bağlanınca yakın olmak istese de kendini uzak tutmak ve duygularını belli etmemek için çabalayabilir.
Yöntemler ne kadar çeşitli olsa da bir gerçek vardır. Eğer olmasını istemediğiniz bir şeye ne kadar odaklanırsanız bir gün kaçmak istediğiniz yere kapıldığınızı fark edersiniz. Kaçmak yalnızca süreci daha acı hale getirmektir. Yüzleşmek ve kabullenmek işi kolaylaştırır. Bir psikolog der ki 'duyguları bastırmak onu yok etmez, sadece erteler.'
En Önemli Nokta
Bağlanma Kuramı "çocukluğun her şeyi belirler" demez. Kişi gelişirken kendine farklılıklar ve farkındalıklar getirebilir. İnsan bir yerden sonra kendi kendini eğitir.
'Hepimiz geçmişimizin eseriyiz ama hiçbirimiz geçmişimizin esiri olmak zorunda değiliz.'
Yokluk değil azlık mahveder.
Aslında her şey bir 'alışma' söz konusudur. Eğer yokluktaysanız bu duruma alışırsınız ve hayatınızı ona göre şekillendirirsiniz. Ama ortada varken aza düşmesi demek düzenin bozulması, beynin uyarılması demektir. Konfor alanı bozulan bir insan sürekli stres altındadır. Bu yüzden kişi gittikçe çöker ve yoklukta fark etmediğini azlıkta fark eder.
Yaşamaya değer ne gördüm
Bilişsel Çarpıtmalar
Hiç olayları olduğundan daha farklı yorumlayan birini gördünüz mü ya da o kişi siz oldunuz mu? Bu kişiler olayın büyüklüğüne değil, kendi zihninde kurduğu yoğunluğa inanırlar. Örneğin:
●Ya hep ya hiç düşüncesi: "Ya mükemmel olmalı/ olmalıyım ya da hiç başlamamalıyım tamamen başarısızım."
Felaketleştime: "Sınavdan 60 aldım, tüm hayatım mahvoldu" oysa küçük bir olumsuzluktu, bütün hayatını yok saydı. Sınavı, kendi hayatından daha öncelik haline getirdi.
●Zihin Okuma: Karşıdakine fikrini sormak ya da konuşmak yerine kendi düşüncesini doğru kabul etmek. "Bana selam vermedi, kesin beni sevmiyor."
●Aşırı Genelleme: Başına gelen bir olumsuzluğu sanki her zaman öyle devam edecekmiş gibi düşünmek. "Bu ilişkide çok yıprandım, hiçbir zaman mutlu bir ilişkim olmayacak bir daha kimseyi sevemeyeceğim."
●Olumluyu Yok Sayma: Başarılarını şans olarak görür. "Çok iyi bir iş çıkardığım için patronum beni övdü, oysa sadece şansım yaver gitti."
●Kişiselleştirme: Olayla ilgisi olmamasına rağmen üstüne alınır, onun suçuymuş gibi düşünür.
Bilişsel Çarpıtmalar bir teşhis, ruhsal rahatsızlık değildir. Neredeyse her insanda, farklı dönemlerde görülebilir ve tedavi mümkündür. Çok önemli bir detaydır çünkü özgüven eksikliği, stres, kaygı, depresyon gibi durumlara yol açar. Hayatı fazlasıyla zorlaştırır ve insanı gerçekliğe karşı kör eder. Bu yüzden psikologlar Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) yönteminde insanlara bu davranışların farkına varmasına ve gerçekçi düşünmesine yardımcı olur.
Olumsuz düşünceler elbette hayatımızda vardır fakat bunu sürekli yapmak insanı değersezliştirir. Sonuçta bir kere yapmak önemli değildir ama alışkanlık haline getirmek kurtuluşu yokmuş gibi gözüken labirent gibidir. Bu düşünceler geldiğinde beyini gerçekçi düşünmesi için devreye sokmanın yollarından biride kendine şu soruları sormaktır:
●Bunun gerçekten kanıtı ne?
●Bu duruma başka nasıl bakılabilir? (Farklı bakış açısı aramak işi kolaylaştırır)
●Aynı durumu yaşayan bir arkadaşıma ne söylerdim?
Son soru belki de en işe yarayacak sorunuz olabilir. Empati duygusunu tetikler ve kendinizi unuttuğunuz aklınıza gelir. Evet ne yazık ki bu da gerçekliğin bir payı. Bazen kendimizi olumsuzluklara iterken orada unutuyoruz fakat aynısı sevdiğimiz birinin başına gelseydi neler olurdu? İnsan bazen kendi çözüm yolunu başkasında bulabilir.

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Manipülasyon Çeşitleri
Duygusal Manipülasyon
Duygusal manipülasyon, bir kişinin başka birini kontrol etmek veya istediği şeyleri elde etmek için duygusal bağlılık kurmasıdır. Bu tür manipülatif davranışlar, genellikle karşı tarafın hislerini sömürerek, onda utanç, suçluluk, kaygı vb. olumsuz duygular hissetmeye zorlayarak gerçekleştirilir. Duygusal manipülasyon, sağlıklı bir ilişki kurulmasını engelleyebilir ve kişinin özgüven ve hayat kalitesini düşürebilir.
Gaslighting
Kişinin karşısındaki kişinin gerçekliği hakkındaki algısını bozmaya çalışmasıdır. Bu durum kafa karışıklığına sebep olarak kişinin istediği şekilde hareket etmesine neden olabilir.
Özgüven Eksikliğinden Yararlanmak
İnsanların kendisinde beğenmediği veya eksik bulduğu yönü muhakkak ki vardır. Bu eksiklikleri genelde saklamaya çalışırız. Ama kendinizde eksik hissettiğiniz yönleri öğrenen manipülatörler bunu size karşı kullanarak öz güveninizin daha da düşmesine neden olur.
Ego Okşama
Bir kişinin kendini iyi hissetmesini sağlamak için yapılan davranıştır. Bu davranış, bir kişinin kendine olan güvenini arttırmak ve onun kendini değerli hissetmesini sağlamak amacını taşır. Bu şekilde kişinin hayır diyememesini sağlayarak manipüle etmiş olur.
Pozitif Sağlamlaştırma
Pozitif sağlamlaştırma, bir davranışın tekrarlanma olasılığını artırmak için o davranışın sonuçlarını olumlu hale getirerek kullanılan bir tekniktir. İstenen davranışların tekrarlanmasını teşvik ederek olumlu sonuçlar elde etmeyi amaçlar. Övgü, ödüllendirme, gülümseme gibi olumlu etkilerle bunu sağlamaya çalışılır.
Duygu Sömürüsü
Kişinin duygularını göz ardı ederek onları kendi çıkarları için kullanmasıdır. Bu tür davranışlar genellikle insanların acılarını, endişelerini veya kaygılarını kullanarak kendi çıkarlarını elde etmek için yapılır. Duygu sömürüsü, kişinin duygusal sağlığını olumsuz etkileyebilir.
Mahrum Bırakma Davranışı
Kişinin diğer kişiyi isteyerek sevdiği ve ihtiyaç duyduğu şeylerden mahrum bırakmasıdır. Böylelikle istediği davranışa yönlendirmeye çalışılır.
Negatif Sağlamlaştırma
Bir kişinin ya da gruptaki insanların olumsuz düşüncelerini veya davranışlarını değiştirmeye yönelik bir psikolojik tekniktir. Bu ses tonunu yükseltme, bağırma hatta azarlama şeklinde davranışlarla yapılmaktadır.
Cezalandırmak
Kişinin istemediği davranışını yapmaması için onu korkutmak, tehdit etmek veya ceza yöntemleri kullanarak yapmamaya zorlanmasıdır.
Küçümsemek
Kişinin başka bir kişiye veya gruba karşı aşağılayıcı, küçük düşürücü ve saygısız davranışlarıdır. Karşısındaki kişiyi değersizleştirmeye ve kendisini önemsiz hissetmesine neden olur.
Sorunlu Davranışlar Sergilemek
Kişinin diğer bir kişiye karşı sorunlu davranışlar sergilemesi ve sonrasında özür dilemesi ile gerçekleştirilir. Bu durum karşısındaki kişiyi suçluluk duygusuyla boğarak kontrolü elinde tutmasına neden olabilir.
Birisi sizi manipüle ediyor olabilirse, şu işaretlere dikkat etmeniz gerekebilir:
• Size karşı söylemek istediği gerçekleri çarpıtıyor.
• Sizin duygularınızı kullanmaya çalışarak sizi suistimal etmek istiyor.
• Size karşı baskı yapıp, sizin kararlarınızı değiştirmeye çalışıyor.
• Sizi sürekli eleştiriyor ve kendinize olan güveninizi zedelemeye çalışıyor.
• Size karşı hep belirsizlik ve karmaşıklık yaratarak, kafanızın karışmasına sebep oluyor.
Manipülasyon sizi, size sorgulatır ve çoğu zaman karşıdaki kişi öyle profesyoneldir ki asla farkedilmez. Birinin kendisini sorgulaması normal değildir ve karşı tarafın bunu size yaptırması da sevgi demek değildir. Manipüle edilmek ayıp değildir, etmek güçsüzlüktür.
Fikrimce fiziksel zarar apayrı duygusal zarar apayrıdır. Duygusal verilen zarar unutulmaz, oradaki kesik kapanmaz.
Ölümlüysen sınırlısın, Kızma öyle ama hayatı 40'ında bile tanıyamazsın Gözünün gördüğü her yere yabancısın Bir oyunda değil, hayattasın Tekrarı olmayacak bir kaderin cilvesine kanma Çoğu zaman tek rakip sensin, kumardasın.
Ny
Herkesin keyfi bilir
Narsist Kişilik Bozukluğu
Bu kişilerin belirtileri aslında ne kadar sıradan gözükse de bir dereceden sonra bu bozukluğa neden olur.
Bu kişiler kendilerini herkesten üstün görür ve egoları ile ayakta dururlar.
Kendilerine çok değer verirler ama bir o kadar da onaylanmak isterler.
Narsist kişiler kendilerinden ziyade diğer insanların duygularını önemsemezler. Empati yetenekleri gelişmemiş ve bu yüzden sadece kendilerini önemsemektedirler.
Narsist kişiler kendini daha üstün göstermek, onaylanmak, övülmek için yalan söyleme eğiliminde bulunabilirler.
Bu bireylerde hataları yüzüne vurulduğunda ya da eleştirildiklerinde saldırganlaşırlar. Sakin kalmak onlar için bu tür konularda zordur.
Peki bir insan neden narsist olur?
İnsanların narsistik özellikleri, psikolojik olarak meydana gelebileceği gibi genetik kaynaklı da görülebilir. Genetik olarak aileden geçen bir narsist kişilik bozukluğu görülüyorsa, bireyin bu rahatsızlığa sahip olmasını ortaya çıkarabilir. Beyindeki sinirsel bozukluklar da kişide empati eksikliğine neden olarak narsistlik için bir risk unsuru taşır.
Çocuğuna karşı aşırı korumacı davranan ebeveynler de çocukta narsistik davranışlar görülmesine neden olabilir. Çocukken aşırı övülmüş kişi kendisini diğer insanlardan daha üstte görebilir. Bu çocukluk yaşantısı yetişkinlikte de devam eder. Tam tersi bir etki olarak öncesinde sürekli aşağılanan, taciz edilen, ihmal edilen kişiler daha sonrasında kendilerini korumak için narsistik davranışlar sergileyebilirler.
Narsistlik her ne kadar sosyal medya da teşhisi konulmamış bir şekilde kişilere "hakaret" gibi yansıtılsa da gerçekler bunlardan uzaktadır ve en önemlisi de gerçektir.

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Manipülasyon konusu çok derinlemesine insanı ipe bile götürebilir. Gelmemek önemli o yüzden dikkat edin. İyi geceler
-Ferit
Çok haklısın. Tecrübelerim, araştırmalarım, gördüklerim, duyduklarım bu dediğini çok iyi destekliyor.
Aslında ne kadar gereksiz sıcak soğuk taktiği denilen şey. Karşındaki insan seviyorsa seviyor zaten sevmiyorsa da sevmiyor. Saçmalıklardan ibaret hepsi
Bu manipülasyonun arkasında da eminim ki büyük bir psikolojik sebep yatıyordur, sıradaki araştırmalarım bu yönde olacakk
•Sıcak soğuk taktiği ile bağlama nedir?
Bu bi' taraftan manipülasyon yöntemidir. Birey karşıdaki kişiye ilk başta aşırı ilgi gösterir, bir anda o ilgiyi azaltır ve soğuk davranır. Ardından tekrar ilgi gösterir ve tekrar azaltır. Birey bunu sürekli uygular.
•Peki neden bunu yapıyor?
Çünkü karşıdaki kişi ona bağlanacak, bir sevgi oluşturacak. Bu sevgi benim aklımda "tadı acı bir sevgi" olarak canlanıyor. Karşı taraf bu süreçte bazen kendini sorgulayacak, gitgide bağlanacak, ne tepki vereceğini bilemeyecek, ondan vazgeçemeyecek, ilişkide zarar görecektir.
Bir insana kendini sorgulatmak, sevgi demek değildir.
Psikoz
Kelime anlamı olarak:
Psyche= ruh, zihin
-osis= bozukluk, hastalık durumu demektir.
Psikoz rahatsızlığına sahip kişilerin gerçeklikle olan bağını geçici ya da uzun süreli olarak bozulması durumudur.
Bu kişiler sanrılar görür, kanıtlanamayan sesler duyar, gerçek ile hayali ayırt etmekte zorlanır, düşüncelerinde ve konuşmalarında dağınıklık oluşur ve halüsinasyonlar görürler.
Psikoz tek başına bir hastalık değildir. Eğer bu tür konuları araştırıyorsanız şizofreniye ne kadar benzediğini anlamışsınızdır. Yani örneğin şizofreni bir bireyin duygudurum bozuklukları, madde kullanımı, ciddi stres ve uykusuzluk gibi anlarda ortaya çıkabilir.
Psikozlar durduk yere onlara bir komplo kurduğunu düşünür ve buna inanır. Beraberinde olmayan sesleri duyar. Bunlar da belirtilerden yalnızca biridir. Sürekli bir panik, kaygı içerisindedirler.
olsun, ilgi duyuyor olman bile kıymetli. Bazı kesimler var ve psikolojiyi,psikoloğu ve terapileri boşuna ayrılan zaman,çaba ve para olarak görüyorlar
Yaklaşık 12 yaşımdan beri bu alana karşı ilgim var ve hep nimet olarak gördüm. Aynı zamanda hiç para olarak görmedim eğer görseydim yüksek ihtimalle şu an masanın başında ders çalışıyor olurdum..

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
psikoloji mi okuyorsun ya da meraklı mısın bu alana
Çok isterdim ama ne yazık ki okumuyorum. Asıl ilgi alanımdır kendisi
Fikirlerinin önemsendiği yerde kal