turk futbol ligine 30 senedir izleyici-oyuncu-spor sever olarak baktigimizda karsimiza cikan ilk sey- spor kluplerinin icinde bulunduklari- karmasik - plansiz egitimsiz- okulsuz- celimsiz bir yapinin varligidir.
futbolu anlamak- hatta sporu anlamak icin- icinde bulundugu pazar kosullarindan habersiz olmak- konuyu basindan itibaren paralize eden bir durum zaten. spor- seyirlik bir urun halindeyken, turk futbolu icin durum pek de oyle gorunmuyor: izlenemeyen- seyircisiz-seyirlik- hali. bilet sayilarindan durumu anlayabilmek mumkun. bi kere turk seyircisi- izledigi sporu bilmiyor- onu basindan soylemek konuyu anlamak icin cok onemli. opera bale izlemek- ve seyircisi olmak nasil bir kulturse- futbol izlemenin de bir kultur oldugunu hatirlamak yerinde olacaktir. seyircisinin oyunu bilmedigi- oyuna anlam veremedigi- tamamen duygu seline kapilmis bir nirvana hadisesidir turk toplumu icin futbol- anlamadigini izlemekte- izleyemedigini- donusturmeye calismaktadir- medyasi- federasyonu- bakanligi- okullari- efsanevi alt- ve var olmayan ust yapisiyla- turk futbolu- turk toplumundan ayri gayri dusunulemez. enflasyon arttikca- gelir adaletsizligi derinlestikce- egitim seviyesi dustukce- futbolun hali daha da anlasilir olacaktir.
Her sporun oynandigi iklime gore farkli bir anlayisi- farkli bir izleyici kitlesi bulunur- bu da gayet dogaldir. ingilteredeki toplum yapisi brezilyadan nasil farkliysa- futbol kulturleri de gayet acik ki -farkli- olacaktir.
her kulturde- izleyicinin kendisine- var olan toplumsal yapisina uygun bir seyirlik sunulmaktadir- netice itibari ile- seyirlik oyun- ve spor- ozelinde ise futbol- seyircisine- seyircinin istedigi ama sahip olmadigi bir seyi vaad etmektedir. cosku- heyecan- oynanan oyunu izlemekten keyif almak- misal bunlar bugun- herkesin her sene gitmek istedigi- avrupa* futbol ikliminin temel dinamikleri- seyirici maca eglenmeye gidiyor- oyuncular hakem de gayet egleniyor- ve izlek- izlenilen bir durum- olarak karsimizda kaya gibi duruyor. avrupanin yayin gelirleri- bilet satislari- kluplerin gelirleri- ortada!
turk toplumu en azindan - izlenen seyin-futbolun- temelde atletizme dayandigini bilmiyor sanirim, yada henuz anlayamamis- yada biliyorsa da unutmus gorunuyor- . turk futbolunu anlamamiz-analiz etmemiz- ve neticesinde bir sonuca vararak- cozum getirmemiz icin- futbol oyununa futbol disindan bakmaktan baska care olmadigi gorulecektir. atletizm sporun ve atletizmin temeli. atletizmin de bilimsel olarak performansa dayali verileri ortada ( Usain Bolt- dunya rekoru 2009- 23 yasinda. ) tek ornekle aciklanmayacagini biliyorum fakat meraklilari arastirirsa, atletizmin en iyi derecelerinin 30 yas altindaki sporculardan -yada sporcunun 30 yas altindaki derecelerinden geldigi gayet asikardir.
turk futbolunda maclarin temposu dusuk. topun oyunda kalma suresi dusuk ve ortada dunya standartlarinda bir oyun yok. varolan dunyadaki gelismelerin gerisinde- 10-20 sene onceki oyunlari oynamak zorunda kaliyor- yas ortalamasi yuksek, bireysel performanslar ve yas grubuna bagli sakatliklar oyunun onundeki engellerden bir digeri. kluplerin kendilerine ait okulu-akademisi- neredeyse yok- yada yeterli degil- hoca-ogretmen-antrenor maaslari komik seviyelerde- aksine yabanci veya yerli oyuncularin transfler ucretleri -kiyaslanamayacak seviyede dunya olceginde tek.
geliri olmayan kluplerin hayali giderler yaratarak- aylik-sezonluk-haftalik- donemlik yildiz oyuncuya bagli-heyecan iluzyonu- oyunun izlenmesi icin yeterli degil. 4 buyuk takim en az 4-5 buyuk usta oyuncuyla oynarken, rakipleri hem kadro-hem usta oyuncu hem de antrenor anlaminda seviye olarak cok geride oldugundan-ortada bir rekabet- ortada gercek bir karsilasma da ne yazik ki yok.
3 takimli lig- 4.buyuk denilen takimla birlikte ( ki 4. de diger ucune benzemeye basladigi icin ayni hatalari tekrarlayarak 1 milyar TL borc yapmis vaziyette) 4 takim arasinda oynansa- anadolu klupleri kendi aralarinda oynasa utopik gelebilir amas- bundan daha saglikli olacagi acik. buyuk takimlar kendi kendilerine butun kural ve kurullari etkilemek-belirlemek hastaligi ile- futbolun -oynanmasinin- onundeki en buyuk engel. hem sikayatciler- hem de sikayet edilen konularin sebep ve nedenlerinin buyuk kismi onlarin karar, uygulama ve tavirlarindan mutevellit.
aha zemin-atmosfer mac oynanmasina hicbir zaman musait degil- bir tiyatro sahnesi icin yapilan yapilmasi gereken hazirlik neyse- herhangi bir spor karsilasmasi icin olusturulmasi gereken disiplin en az o kadar- hatta elde edilecegi dusunulen maddi gelir dusunuldugunde cok daha incelikli bir yapi kurulmasi
kluplerin borclari odenebilme seviyelerinin uzerinde-geliri yok gideri cok - batan takimlarin sayisi bir hayli fazla- batmasi gereken fakat seyirci- veli nimet- buyuk takim cemberinde, batmalarina izin verilmeyip- iflasi ertelenen- kluplerin sayisi ise daha fazla.
neredeyse borcu olmayan takim yok.
Altinordu spor klubu haric- zaten okuldan-temelden- ise girmeye kalkan da pek yok- ustelik- borc batagi icindeki Altay ve onun senyor adult yetiskin yabanci oyunculari nedeniyle- ust lige cikmasi engellenen yabancisiz bir klup- bir okul- resmen cezalandiriliyor- sistemi olumlu yonde gelistirecek unsur- eziliyor.
futbol sistemi- taraftar ve kitle kontrol dahilinde- toplumsal yapinin sinir uclarini hatta dunya gorusunu hem yansitiyor- hem de bu dunya gorusunu tekrar yeniden ve yeniden uretiyor- kendi urettigini kendisine pazarliyor.
biletli taraftar sayisi yerlerde- yayin geliri yok denecek kadar az- herkesin kacak yayin tercih ettigi- avrupa maclarini para vererek izledigi- bir noktaya varmis vaziyette.
yabanci oyuncu sayisinin her sene degismesi- zaten futbolu bilmediklerinin kaniti-
olay zaten aslen federasyon yapisinda baslar ve burada biter.
kurallari- uygulamalari- hadiseyi- aslolan buyuk resmi- federasyon belirler. ortada bir fedarasyon yok gibi. bir yapi bir federasyon ancak turkiyede oldugu gibi- kendi oyununu belirleyemez. tam bir tek ornek. emsalsiz. pek cok konuda oldugu gibi.
cunku hem toplumsal yapi- hem devlet toplum iliskisi- futbolun halki donusturen ozelligini kullanmasini da bilmez. futbolun bir oyun oldugunu unutmustur zaten. futbol izlenen ulkelerde sadece futbol izlenmez de. futbol macina giden bir baska spor dalini da takip ediyordur. yuzlerce farkli spor karsilasmasi var- saymakla bitmez ve hepsinin de izleyicisi mevcut-
oysa turkiyede birakin diger branslari-
futbol zaten basli basina -adam- gibi izlenmiyor ki.
bi kere maclarda surekli kavga var. herkes herkesle kavga halinde. oyun oynanmak icin vardir- bir oyun oynanir- oyunu izler- eglenir heyecanlanir sevinir veya uzulursunuz. kitlesel bir bosalim halidir- rahatlatir-
oysa turk futbolunda rahatlama yok-gerginlik mevcut- korner atamiyor oyuncu- sene 2022!
turk toplumsal yapisi- mactan once mac esnasinda ve mactan sonra kavga etmekten oyunu oynayamaz hale getirmistir. oyun oyun olmaktan cikmis- kendi icinde celiskiler barindiran- oyun olmayan bir oyuna donusmustur. ismi oyundur cismi degil.
Bugun sporun temel en birinci dinamigi OYUN TEORisidir. oyun icinde oyun icra edilmektedir. oyun 6 yasinda neyse 26 yasinda odur. temposu artsr- yetkinligi fazladir- hepsi bu.
oysa turkiyede sahaya cikan 11 oyuncu- ortaya bir oyun koyamamaktadir. cunku oyunu tam anlamiyla bilmemektedir. maclar esnasinda- oyuncularin hakeme itirazlarindan bazilari (hepsi degil elbette) kurallara aykiri bir karar verilmesi yada verilmemesi yonunde yapilmaktadir. oyuncular bazen hakemle diyalog kurarken- komik goruntuler ortaya cikiyor bir ornek vermek gerekirse- Avustralya acik tenis final macinda bir durum uzerine Nadal ve hakem arasinda gecen ufak bir diyalog - oyuncunun kurallara ne kadar hakim olduguna- isaret etmektedir- oyuncu hakeme kurali hatirlatir- hakem ozur diler- ve konu olmasi gerektigi gibi icraa etmeye devam etmektedir. oysa turk futbol liginde oyuncular kuarli bilmihyor-hakeme itiraz ediyor.
hos, federasyon oyunu ne kadar biliyor- zaten sorunun kaynagi da o.
yaklasik 30 sene once oyun olmaktan cikan futbol ( sampiyonlar liginin ve ingiltere premier lig kurulus- tarihini baz aldigimi belirtmek isterim) bugun tekrar kendi koklerine donmekte- izlenen- izlettiren- keyif veren- kapali gise oynanan bir oyun olarak- kendi ozune donmektedir.
21 yas alti oyuncularin on planda oldugu- alt yapi kurumlarinin ve klup yapisinin - istikrarli ve belli bir felsefeye dayanan taraftar-yapisinin da isin icine girdigi gunumuzde- ulkeler- bolgeler- hatta bazi sehirler- futbol oyunu icin buyuk onem arz etmektedir. belli bazi sehir ve-veya klupler- kendi baslarina ozerk olarak bu oyunu dunya genelinde oynanabilir kilan yegane orneklerdir. isim isim vermeye gerek yok yuzlerce klubu, fakat anlasilmasi acisindan- avrupanin uefa listesinde ilk 100 klup arasinda kimler olduguna- var olan listedeki kluplerin yapilari-gelir- gider dengeleri- okullari- akademileri- managerlik sistemleri hakkinda fikir sahibi olabilirler.
turk futbol oligarsisi - kendi yapisini kurmak yerine- oyuncu ve oyuncularin yonetmeni olan teknik direktorleri- surekli disardan transfer ederek- ortaya bir oyun kurabilecekleri yanilgisina kapildi. bu ugurda milyarlarca lira para- harcandi sokaga atildi- birileri de zengin edildi- elinde koca koca beton stadlar- bos koltuklar- para etmeyen yayin haklari kaldi- simdi de kendi kanallarini kurup - gercek degerinden yuksek bir parasal degeri- kotarmanin koparmanin pesindeler.
giderleri azaltmak ve geliri arttirmak icin genc oyuncu yetirtirmek- okullasmak- ise kimsenin pek aklina gelmiyor. herkes super yetenekler- inanilmaz iyi hocalar- dunya capinda taninmis isimler- yildiz transferler- dunya kupalarini kazanmis sampiyon teknik direktorler pesinde- ustelik bir cok hoca- kazandigi kupasini bir zamanlar turkiyeden kovulduktan sonra kazaniyorken ( Mancini- Joacim Low- Lucescu- Del BOsque- belki saymakla bitmez)
bir zamanlar yugoslav ekolu- bir donem alman- bazen italyan- bazen rumen- bazen ispanyol ( misal Torrent) bazen portekiz ekolu- ortaya karman corman- ne oldugu belli olmayan- gelisme doneminde fakat olgun -buyuk- dunya capinda oldugunu zanneden bir yamali bohca turk futbolu.
oyle bir lig dusunun ki- bir takim hocasini kovduktan sonra tamamen baska bir ekolden baska bir oyun oynatan bambaska bir hocayi getiriyor ve onu da gonderip yine bambaska birini getirerek- tabelasinda 100 senelik yazarken- klubesinde 6 aylik bir bakiye ile sahaya cikiyor- bas taci edilmesi gereken Necip UYSAL- futbolcu degil deniyor senelerdir- ustelik bu bakis acisi- hem ligi hem klupleri hem taraftari hem de federasyonu yonetiyor- sekillendiriyor. medya araciligi ile bu dil- toplumsal alana da hukmediyor- oyunun ve toplumun gelismesine donusmesine engel teskil ediyor.
kurallar surekli degisiyor- hocalar surekli degisiyor- kurullar degisiyor- hakemler degisiyor- yoneticiler degisiyor- degismeyen tek sey zihniyet olarak yerini aliyor.
aziz yildirim yerine vaadlerle Ali koc geliyor ve eskisinden daha beter hareketler yapiyor- takimdaki transfer ve hoca enflasyonu- klubu kendi icinden cokertiyor fakat cozum olarak bir transfer daha yapiliyor. bir oyuncunun futbol yasami boyunca gelisip-olgunlasacagini aklinin ucuna dahi getirmiyor. yeni bir oyuncuyu aliyor- begenmezse bi tane daha aliyor- bi daha- yine bir tane daha.
ilk aldigi oyuncu baska bir klupte- rakip olup kendisine gol atiyor ( ornek FB-Antverp maci Samatta 2.dk gol atiyor- Yunus AKGUN (gs) veya Abdullah AVCI- 1 ay once atamiyor bu cocuk yapamiyor bu hoca diye yolladigini unutuyorsun- cunku bu futbol denen oyunu bilmiyorsun ve bunu kabullenmek istemiyorsun. bilenler var mi- var, fakat sayilari ulke futbolunu yukseltmeye yetecek yogunlukta degil- Alanya, Altinordu, Basaksehir.. verilebilecek bir kac guzel ornek-
benzer bir hoca-felsefe- yapi- uzerinde hareket ediyor ve birbirini takip eden sezonlarda gecmis bakiyesinin uzerine- kademe kademe devam ediyor-bir karakter insaa ediyor.
olmasi gereken- klupleri yoneten kisilerin- oyunu bilen bir profesyonel kadroyu kurarak- oyunu, Oyun Teorisi icinde akademik bilimsel bir bakis acisiyla ele almaktan geciyor- tarla sahibi tuccar bir is adami klup baskani olsa da- kendi tarlasinda ziraat muhendisi- gida muhendisi- bilim insani istihdam ediyorken- (buyuk klup baskanlari daha icler acisi) kendi baskani oldugu klubun de teknik kadrosunu insa edecek futbol*muhendisleri bulup klup yapisini kurmasi pek tabii ki mumkun. dogru yonetim- dogru urun verir.
donem donem bambaska ekollerden bambaska bir oyunu - ligin icine getiren- guzide klup- ve baskanlari- farkinda olmadan renkli bir durum ortaya cikartiyorlar isin ilginc tarafi. turkiye futbolunun ne oynadigi belli degil- hali.
herkes birilerinden gordugunu taklit etmekten- farkli farkli bir renk cumbusunde- kaotik bir alt oyun ortaya koyuldugu gercegi 90 li yillara kadar dayaniyor-
cocuklugumuzun takimlarinda 2-3 yabanci olur ve bu yabanci oyuncular seviyeyi yukseltirken- yerli oyuncular da ister istemez bir ust seviyeye gelmeye baslardi- 1990 sonrasi- 2000 eufa ve 2002 dunya 3.lugu tesaduf degil- bu 10 senelik donemin az yabancili- olumlu bir geri bildirimiydi- oysa 2002 den itibaren hem ulke futbolu geriledi- hem borclar artti- hem de klup hafizalari her sene resetlenerek- silinerek- kazinarak- dunyanin gerisinde kaldi. her sezon bir oncekinden tamamen bagimsiz- ve hatta geriye gitmis ve ustelik genc oyunculari baska alt liglere kiralanmis- yeni sezona yeni kadroyla baslamak hastaligi- hastalik olmaktan cikip- ulkenin normali oluveriyordu. kadro farkli anlayis ayniydi.
bir hoca- iyi bir hocaysa gittigi yere de bilgisini-tecrubesini- felsefesini goturur. sampiyon olma/yapma psikozu- hocanin hocaligini yapmasina da musaade etmedigi gibi, rakiplerini de gelistirecek bir yapisal oyunun kurulmasina engel oluyor,
oysa turk futbolu skoru seviyor, skora endeksli- fakat oyunun kendisine degil.
Oyunun oyunsalligina odaklanmadan- kalkinmasinin yolu yok. Ya hep birlikte cikilacak- ya hep beraber batacak. Birisi batarsa corap sokugu gibi gerisi gelecektir, ustelik dunyada iflas ve yeniden ayaga kalkma denilen bir gerceklik varken, israrla hatali -eskimis ve ihtiyaclara cevap vermeyen bu eski hatali yapinin ayakta tutulmaya calisilmasi- milli takim dahil- heryere-herkese- mutlaka yurt disindan bir anlayisi dayatarak kalkinacagini sanmasi- federasyon dahil- futbolun var olmayan burokratik yapisinda- husran beklemekten baska bisey degildir. yapiyi degistirmeden-sonucu degistirmek mumkun degil- skor alirsin-sonuc alamazsin. sampiyon olursun tekrarlayamazsin- kupa kazanirsin- bir daha o seviyede olamazsin.
30 sene oncesine donuldugunun farkinda varmak gerekiyor. tek takimla mucizevi basarilar- canakkale gecilmez oyunlari- titreyen avrupa ve bir turlu ne oldugunu anlamadigimiz bir takim ayak sesleri.
sahada ayaklari konusmayan bir takimin- tum bir ulusun avrupadaki ayak sesini anlatiyor olusu da- temsil eden temsil edilen- temsildeki adaletsizligin gizlenmesinden baska bisey olarak gorunmuyor gozume- zengin para babalarinin isim san sohret yapmak ego tatmini ve is yapar goruntudeki- basarili is insani- imaji icin- 80 milyonluk ulkeyi- Gomis transferiyle- yurumekten aciz Mesut Ozil uzerinden- rekabet algisi tyaratiyor gorunmek- acizlikten baska bisey degil. bir takim iyi seyler var- yeterli degil- iyi seylerin de tesadufi olup olmadigini olcemiyoruz da- bir spor takim bir basariyi her 5 veya 10 senede bir tekrarlar- kupayi alamiyorsa- finaliden doner- bir kupa alindi diye koca bi 20 seneyi cope atmak- senaryonun en acikli tarafi- finalinden donseydik de- her 5 senede 1 finallere kalsaydik- yavas yavas agir ateste olgunlasarak- demlenerek buyseydik- borclari degil- cocuklari buyutseydik de- alex heykelleri yerine altyapi okullari acabilseydik- belki o zaman birazcik o zaman en buyuk.... bilmem kim olabilirdik. bu sekilde ulkece kurumlari batakliga saplanmis bir yapida- sporuyla klubuyle-federasyonuyla- hayirlisiyla vesselam. en iyileri hakemler olan bir ligin- tukaka ilan edilen tek figuranlari.
gerisinin berisinin ne oynadigini- koca bi sezon avrupa maclarinda izledik- hepsi oyun olarak- avrupanin 30 sene gerisinde . farkindalar ama kabullenmek istemiyorlar.
bu kadar kolaysa baskanlik yapmak-
buyrun benim- ic guveyinden hallice- alasini yaparim-
herkes baskan-herkes sampiyon-deliye hergun bayram.