Yaşım 20… açlıktan bi park köşesinde ağlamayı tattım. Otobüs parası bulamamayı, sokakta yatmayı, sıcak olsun diye pastane temizliğine razı gelip iki lokma artık pasta ile beslenmeyi tattım.
Yaşım 20… yaşıtlarım partiliyor. Kiminin evi ya da arabası var, bazısı yuva kurdu bazısı iş. Her zaman için umutlu bir kız çocuğu olmaya çalıştım. İki kuruş para ile aç kalmama mücadelesi verdiğim üniversite hayatımın ilk yılındayım.
Yaşım 20… hayata 3-0 geride başladım. Yaşam kurmaya belki de bayağı geç kaldım. Hayatı sevmeye ve yaşama tutunmaya çalışıyorum. Pek başarılı değilim bu konuda.
Yaşım 20… bir yıl önce intiharı ciddi bir şekilde denedim. Yoğun bakımda geçirdiğim bir hafta boyunca duyduğum bazı sesler vardı. Kalp atışımla beraber bip sesleri çıkaran o tuhaf makina mesela… oysa duymak istemediğim tek sesti…
Yaşım 20… kaybettim her şeyi. Tüm umudumu, çocukluğumu, gençliğimi, kalbimi, ve kendimi.
Yaşım 20… bunları yaşamam için çok erken değil miydi?











