Bu sana son mektubum sevgili.
Sayfalarca yazılar, mektuplar yazdım sana. Seni sana anlatmak sadece sana özel günlük tutmak nedir hiçbir zaman bilemeyeceksin. Uyurken yanından kalktığında her seferinde yokluğunu hissederek uyanıp yan odadan sana kimse seslenmeyecek. İkimizde biliyoruz ki 2017 yılbaşı gecesi hayatımız boyunca yaşadığımız en güzel en anlamlı yılbaşı oldu, birdaha o huzuru o kadar çok hissetmeyeceğiz. Her tartışmada dolu gözlerle, öfkeli bir kadın göremeyeceksin karşında, tamam diyecek soğuk bir sesle, tamam ayrılalım bitsin deyip çekip gidecek. Benim gibi kalmak için binbir bahane bulmayacak, gitmeye kalkarken bile belki dur dersin diye eşyalarını yavaş yavaş toplamayacak mesela. Sen beni kötü bir insan bildin bunları yaptığım için ama bir kadın öfkeliyse, bağırıyorsa inat ediyorsa eğer hala sen diye atıyordur onun kalbi. Çünkü eğer susuyorsa bir kadın bitmiştir her şey. Çayı açık içtiğini ve çok şeker attığını öğrenmesi uzun zaman alacak. Kırmızı eti ablandan başka biri yaptığında zor yersin mesela. Karnıyarık yerden içini yersin patlıcanı yemesin mesela. Kinder süt dilimini (ama çikolata kaplı olanını) çok sevdiğini biliyorum, benim yaptığım "fakir tatlısını" çok severdin mesela. Kız çocuklarına ne kadar düşkün olduğunu zor anlayacak. Belki onunla tekrar, olacak kızına isim bulma heyacanına giremeyeceksin. Ben sevgili, senin yüzünde ki benleri ezbere biliyorum, çenendeki izin sebebini, kolundaki babanda ve abinde de olan ben'i biliyorum. En sevdiğin ve bıkmadığın yemeğin makarna mesela, gece çiğköfte yemeyi çok seversin. en sevdiğin şeylerden biri yemek yerken bir şeyler izlemek. Hasta olduğunda küçük bir çocuktan farkın olmadığını, günlerce yataktan çıkmayıp ilgi beklediğini, gelen ilgiye de muhtaç değilmişsin gibi davrandığını biliyorum mesela. Yada yüz üstü uyuduğunu, uyandığından en az yarım saatte kendine gelebildiğini. Bir insanla konuşurken onu dinleyip dinlemediğini bir ben anlıyorum. Bir işe konsantre olunca başka hiçbir şeyle ilgilenemediğini de biliyorum. İlk defa çocuk gibi benim kollarımda ağladını biliyorum. Saçlarımı tararkenki o telaşını ben gördüm, beni kaybetmekten bahsederken gözlerinin dolduğuna ben şait oldum. Futbolu ne kadar sevdiğini, başarılarını bin kez bana aynı heyacanla anlattığını mesela. Benimde senin başarılarına hayranlığımı biliyorum. Bir keresinde konudan ayrı gözlerin dolmuştu bir anda sen bile hatırlamazsın belki o anıyı ama ben neden gözlerinin dolduğunu anlamıştım bir şey demedim, o konu seni ne kadar üzeceğini bildiğim için hiç konusunu açmamıştım zaten. Sarıldım sadece. Durduk yere dalıp gözlerin dolarsa, kim sorsa söylemeyeceksin belki ama sebebini bir tek ben bileceğim. Senin sesini de sessizliğini de benden iyi kimse anlayamayacak. İnsanın hayatta bir kere aşık olabileceğini sen söyledin bana. Bazı günler senin yanında yalnız kaldım ben çok ağladım çok paraladım kendimi ama her gözlerim şiş ağladığım gecenin sabahında tekrar seni sevmeye devam ettim ben. Geceler boyu başın ağrıdığında başucunda ben dokundum sana. Hangimiz kahvaltı hazırlayacak hangimiz markete gidecek diye atışmalarımızı bile özledim, şimdilerde senin yanında kırptığım göz kapaklarıma bile düşmanım. Uyurken seni izlemeyi özledim, saçma sapan yatakta boğuşmalarımızı, koşuşturmacalarımızı özledim. Seninleyken hem çocuk hem eş hem dost hem anne olurdum. Biz seninle dört mevsimi yaşadık neler yaşadığımızı neler hissettiğimizi her şeye rağmen hala kalbimin sen diye atmasını bir tek biz anlarız. Sevginin her şeyi düzeleceğine o kadar inandım ki ben birbirimizi bu kadar severken oldurabiliriz sandım. Başka çaremiz yok ikimizden birinin olmadığı bir dünyada herhangi birimizin hiçbir şey olmamış gibi yaşaması yada mutlu olması imkansız demiştin haklıymışsın. Haksızlığa asla tahammül edemiyordun ama hayattaki en büyük haksızlığıda bana yaptın. Evet ben gittim senden ama sende itmeseydin beni, yada dur deseydin keşke. Sen benim susuzluğumu, açlığımı paylaştığım insandın, ailemizden uzak birbirimize aile olduğumuz o ayları, yılları unutma hiç olur mu. Ayrıldıktan sonra bana düşman gibi davrandığını da unutma ama.
Ve hep söylediğimiz gibi
Ben içinde sen olan her şeyi çok seviyorum, en çok da seni seviyorum. Ve hep de sevicem.













