Kıyamaz ya insan dokunmaya bizimki de öyleydi işte.
Sarılmaya, dokunmaya onu bırak gözümün içine bakmaya kıyamazdı.
Saatler nasıl geçerdi onun yanında bilmezdim mesela. Garip bi his onun yanında olmak, heyecanla tedirginlik arası.
Kendime itiraf etmekten korktuğum duygular binasının zemin katı o. Sanki içimdekileri söylemeye başlarsam hepsi üst üste yığılacak ve altında kalacakmışım gibi.
Konuşamamak hiç bu kadar zor olmamıştı. O yüzden yazıyorum ya belki de. Ya da cümleleri toparlayıp yazamıyorum.
Söylemeye korktuğum kelimeler var. Söylemek isteyip de söylersem başıma yıkılacak olan binalarım..
Güçlü olmam gerektiğine beni inandıran binalar kurdum bu zamana kadar kendime. Gururumu, özgüvenimi, inatlarımı, olmam gereken beni inşa ettim. Hepsi sapasağlam. Biri hariç; o da sensin. Seni kapatıp üstüne yeni tuğlalar koyamadım.
Binalarımı yıktırdın bana bu gece.
Sarılmak, kokunu içime çekmek ve gitmek istiyorum sevgili.


















