Ey hayat; Kime verdin kaymağını da, pörsüğünü bize sakladın. Hiç gülmeyecek mi yüzümüz senden yana? Adını taşıyan bu yolda, topallamak mıydı diyeti aşkın? İmkanlarını zorlayacak bir yaşam mı diliyorum ki bu ızdırabı en hisli haliyle yaşatıyorsun bana. Öyle bir haldeyim ki; nerede olduğumu, kimlerle yaşadığımı, neden nefes aldığımı bile unutuyor, bir mantığa oturtamıyorum. Varlığımın en ince sorgulamalarını bile sen sebepli terk ediyorum... Bende değerli olan her şeye hasret bırakıyorsun yine beni. Her şey hayatımda özlem yüklü. Annemi özlüyorum, yanıbaşımda hissettiğim "Onu" özlüyorum... Öyle bir ayrılık koydun ki zihnime, ruhum ve bedenime karşı. Borçlu hissediyorum duyularıma karşı kendimi, ihanet sergilediğim hislerim varolmaya başlıyor.. Bencil duygularım açığa çıkmaya başlıyor hatta; tek, kimsesiz... Bilmediğim diyarlara yalnız yolculuklar düzenliyorum araçsız. Duman rengi bir atın sırtında karamsar hudutlar aşıyorum, ürperten. Vardığım her sur dibi huzura, araladığım her kapı farklı bir aydınlığa açılıyor diye ümit ederken yine karanlıklara boğuluyorum; sen sebepli... Sana inat, bıkmadan, usanmadan yol alıyorum; karmaşık, dikenli labirentlerinde... Tükendiğimi hissediyorum ama. Mücadeleci ruhumu kaybediyorum sana karşı. Neden mi? Topyekün bir savaş açacak kadar cesaret bulamıyorum, kolumda nazlı bir eda ile süzülen yar yokken... Bu da senin bildiğin en açık gerçek... Ey hayat; Çek o pis ellerini üzerimden. Bitsin artık bu ruh üzerindeki kirli emellerin, son bulsun. Usandım artık tel örgülerini aşmaktan. Aşıp, her geçişte bir yanımı yaralamaktan. Yırtılmadık libas kalmadı kalmadı ruhumu örten, tel örgülerinden. Yeter... Ölümü ya sen bulacaksın bir kıyametle bu zihinde, ya da bu zihni taşıyan beden yürüyecek sonsuzluğa apansız... İçimde öldüremediğin tek şeydir en büyük silahım, umut... Umutlarımı alamadın benden. Kör kuyularda bin muhafızlı zindanlar kurdum, içinde geçilmez bin tuzaklı kapılar ve bin parça duvardan labirentler, umutlarımı gizleyen... Evet haklısın, inanmıyorum artık hiçbir şeye güvenmiyorum sende nefes alan onca gerçeğe... Ama umutlarım var cehennemin dibinde gizlediğim...