Bu seferki yazımda ilk defa sizinle bilimsel bir konu paylaşıcam. Ot gelip ot gitmek istemeyenler için ideal bir konu. Belki zahmet edip okursunuz da rebloglanan boş beleş resimlere bakmaktan sulanmış beyninize az buçuk iki bilgi girer. Ama yine de siz bilirsiniz tabi.
Main idea: Nükleer santral.
Okulda oturuyoruz, İsmet diye bir arkadaş kampüsün isminden konu açtı. Kampüsümüzün adı Santralİstanbul. Elektrik santralinden falan girdik, muhabbet sürüklene sürüklene nükleer santrale geldi. Şimdi baştan söyliyim, Mersin’de (akkuyu) yapılacak olan nükleer santral mevzusuyla gayet içli dışlı ilgilendiğimden ötürü bu enerji kaynağına son derece karşı bir insan evladıyım. Bu İsmet adındaki pek muhterem arkadaşım da nükleer santralin yapılması gerektiğini, ülkenin buna ihtiyaç duyduğunu, teknolojinin çok geliştiğini, inanılmaz tasarruf sağlanacağını falan filan laga luga geldi bana savunuyor. Daha önce de bu durumla (nükleeri savunan insanlarla) karşılaşmıştım ama hiçbiri bu kadar kendinden emin konuşmamıştı.
Dedim abim madem öyle, gel kapışalım.
Can dedi ki; Türkiye’nin çok acil enerjiye ihtiyacı var ve nükleer ülkenin enerji ihtiyacının %6.5’ini karşılayacak.
Türkiye’nin böyle bir aciliyeti yok? Aslına bakıldığında nükleer gibi başka bir santrale de ihtiyaç yok. Türkiye, yıllık elektrik üretiminin neredeyse dörtte birini üretim-dağıtım hatlarındaki dandiriklik ve kaçak elektrik kullanımı sebebiyle kaybediyor. Sırf dağıtım hatlarının iyileştirilmesi, kayıpların %15 civarlarına indirilmesi bile çok ciddi enerji tasarrufuna sebep olacak yani. Arkadaş, nerede %25 nerede %6.5? Ayrica diyebiliriz ki o %6.5’in yarısı da iletim hatlarındaki aksaklıklardan dolayı uçup gidecek. Kısaca nükleer santral için milyarlarca dolar harcayana kadar en azından büyük şehirlerdeki elektrik hatlarının bakım ve onarımı yapılabilir, kaçak elektrik kullanımı önlemek için önlemler alınabilir. Bu sayede halihazırda elimizde olan enerjiyi daha etkin kullanmış oluruz ve %6.5’den kat kat fazla kazancımız olur. ANNADIN? Zaten iyi bir yönetici veya hükümet bunları düşünür. Üç beş kişiye köşeyi döndürecek hesaplar peşinden gitmez. Dağıtım hatları bu durumdayken yeni bir santral yapılması (nükleer de dahil), ağfidirsin ama look like a tekeri patlak arabaya modifiye yapmak.
İsmet dedi ki; elektirik fiyatları şu an uçuşlarda, nükleer olursa yarı yarıya düşecek.
Şindi CAAĞNIIM BENAAM, elektrik fiyatlarının sebebi hükümetin vergi politikası, bunu biliyon inşallah? Yandaşlarının vergi kaçırmasına göz yumup, özelleştirme ayağına ciddi gelir getiren kurumlarını peşkeş çekmek için zarar ederek satan hükümet, açığı kapatmak için petrol, doğalgaz, elektrik fiyatlarına fahiş vergiler koyup durmakta. Farkındasın deyl? Bizim keriz insanımız da nükleer gelirse fiyat düşer hayallerine kendini bi hayli inandırmış malesef. Afedersin ama NAH be bebeyims :(
İsmet dedi ki; ”nükleer santralin güvenli yapılması şartıyla sadece o çok sevdiğin elma kadar radyasyon yayıyor”
Şindi Cem Yılmaz üstadımız milletimizin sense of humour ına nacizhane bir söz ekledi: "Beyni yok fikri var". İsmet arkadaşımız bu söze inanılmaz bir benzerlik sağlıyor bu esnada.
Öncelikle “güvenli yapılmak” nedir, “elma” diye bir radyasyon ölçüm birimi var mıdır, bunları bilmeden bol keseden boyuna sallamamak gerek canım kardeşim.
Nükleer santrallerin inşaatı sırasında ciddi bir kaza/patlama vb. riski zaten yok (her zamanki iş kazası riskleri hariç, ve santral işletimi sırasında oluşacak risklere kıyasla). Amma fekat lakin ki o iş NAH öyle. İşletme sırasında, günümüz teknolojisiyle santralden dışarıya radyasyon yayılmasını engellemek mümkün değil bu 1. İşletme sırasında oluşacak radyoaktif izotopları ve gamma radyasyonunu geçtim, atıklar bile tek başına, bulunduğu bölgedeki ekosistemi mahvedecek kadar zarar oluşturacak bu da 2. Gelişmiş ülkeler bile radyoaktif atık sorununu çözememişken, Türkiye gibi allaha emanet göte mukayet bir ülkede, atıkların ciddi çevre ve sağlık sorunlarına yol açması kaçınılmaz bu da 3.
İsmet dedi ki; Ama Nükleer enerji olursa biz dışardan enerji almicaz ki kızım, dışa bağımlılık olmayacak bi kere. Elin gavuruna “oğbi nolor büzö doğol gooz noloor” diye yalanmayacaz en azından.
Ya. asdfghjkl :D Şindi zaten dışa bağımlı ekonomiyi iyice batırmanın anlamı yok dey mi canım kardeşim. Termik, doğalgaz vb santrallerin yakıtlarının tamamı ülke içerisinden temin edilemese bileme işlemesi Türkiye sınırlarında yapılıyor. Allah için açın bi bakın ya. Uranyum zenginleştirecek tesis ve teknoloji, Türkiye’de mevcut mu bi araştırın RECA EDİCİİM. Dolayısıyla nükleer santralin Türkiye’yi enerji bağımlılığından kurtaracağı filan yok anam. Du yu andırstend mi?
İsmet cancağğzım sustu, ben devam ettim;
Üç beş akp’li nükleer santral ihalesinden nemalanacak diye benzinin litresine 3.75 tl ödemeyi, aklı başında hiçbir Türk vatandaşı kabul etmemeli arkadaş. İnsanlar kendi ödedikleri vergilerin hesabını sormayı artık öğrenmeli. Ama burası Türkiye idi deymi. Bunun biberi var suyu var jopu var toması var ayva, nar, atabarı falan… İş.
İsmet tekrar konuştu: HÖÖ AMUHA GOYUM TERMİK SANTRALLERİ SOVUN ONCO, BOK VÖRÜR ONLOR SONO ENERJİYİ.
ŞİNDİİİİİ; nükleer santrale karşı çıkmak, termik santralleri savunmak değildir. Bu konuda bi anlaşak. Öyle olsa bile, nükleer santrallerle ilgili bir tartışmanın termik santrallerle uzaktan yakından alakası YOK ABİCİM. Konuyu saptırmanın da anlamı yok. Boş konuşmamak lazım…
İsmet sinirli, İsmet üzerime yürüyor, İsmet kibirli: “Lan sen gitsen bunları bi profösöre söylesen sana götüyle güler varyaaaa. Offf çok pis güler. Geri kafalısın kızım sen anca doğa, rüzgar güneş falan. Ya heee heee.”
İsmet gibi düşünenler “ama rüzgar var ama güneş var yeşil ağaç doğa” diyenlere güleceğini iddia ettiği öğretim üyelerine ve abd-avrupa ülkelerindeki boy boy rüzgar güllerine bir zahmet internetten bakmalılar. Bu ülkelerin niçin birkaç tane daha nükleer santral yapmak yerine, yenilenebilir enerji kaynaklarına milyarlarca dolar yatırım yaptığını düşünmeliler. O minik ufak güzel zekalarını az buçuk bi çalıştırmalılar.
Ha bi de İsmet ve İsmet gibi bir çok arkadaş var. İsmini vermek istemem ama burdan tanıdığım biri de var hatta, yanlış hatırlamıyorsam inatla desteklerdi arkadaş (sdfghjk :D) Onlara önemle sesleniyorum; internet gibi bir imkana sahipken, konuyla ilgili pek bir araştırma yapmayıp sağdan soldan duyulanlarla kesin kararlar vermeyin. PLS.
İlk defa bilimsel konuşup sallamadığım bir yazımı burada noktalıyorum.