Efkan Yazıcı
@efkanyazici
Öncelikle 3 yaşından 70 yaşına kadar amaçlı amaçsız zeki aptal her insanın kullanmakta olduğu basitleşmiş bir sosyal paylaşım sitesinde niye bunları yazdığımı bilmemekle beraber profilimdeki boş kalan yerleri doldurma gibi bir takıntım olduğunu söylemek istiyorum. Türkçe'yi yanlış kullanan ya da dilimizi kullanmaya tenezzül etmeyen insanları bir adımda silenlerdenim. Bunun dışında bir de bu yazıda herhangi bir yazım hatası arayan insanlar da var. Neyse. Herhangi bir şarkıyı günde 100 defa dinleyebilecek bir mideye sahip bir insanım. Dünyada bulunan tüm sporlara ilgim olsa da herhangi birinde profesyonel bir kişilik değilim. Lakin futbol ve basketbola başka bir ilgim var. Belki de top sektirme rekorum bu yüzden 7 olabilmiştir.Matematik ve fiziğe olan aşırı ilgim bu derslerimin biraz kötü, edebiyata olan ilgisizliğim bu alanda iyi olmamı nasıl sağladı bilmiyorum. Ama keşke fizikomatematik gibi bir alan olsaydı. Belki de her 10 saniyede kafamda birden fazla değişik bir fikir yada proje geçmekte fakat bunları arkadaşlarım hariç başka birisine söylersem deli muamelesi görmekten korkuyorum. Arkadaşlarım.. Onlarsız bir hiçim.Hesabımda ekli olan facebook hesapları değil gerçek dostlarımdan bahsediyorum.Onlar kendilerini biliyor.Ne yazık ki eğer müzik ruhun gıdası olsaydı Türkiye gıda zehirlenmesinden ölürdü inancına sahibim. Bununla birlikte her müzik türüne gereken saygıyı gösterdiğime inanıyorum. Rock ve Metal, müzik türleri arasında en çok dinlediklerim. Dinimi, ülkemi, Atatürk'ü hepsini aynanda ve eşit seviyorum. Hayatımı en sosyal şekilde geçirmek büyük isteklerimden.Herkesin belirli değer yargıları arasında ailesinin çok büyük yeri olduğuna eminim fakat benimki çok farklı. Eğer onların gösterdiği ilgiyi,sevgiyi,fedakarlığı,mutluluğun yüzde birini geri ödeyebilirsem tam anlamıyla insan olduğumu hissedeceğime inanıyorum. Ülkemizde her türlü insan var. Sanırım dünyaya geliş zamanı açısından biraz şanssızım çünkü yavaş yavaş gelişiyoruz ve ben bunun hemen olup bitmesini ülkemizin en kısa zamanda refaha ve huzura kavuşup herkesin kardeşlik duygusu içerisinde din,dil,ırk,renk ayrımı olmaksızın büyümesini istiyorum.Eşitlik; Herkes insandır tabii ki ama sokakta 12 yaşında olup 30 yaşında gibi davranan, 43 yaşında olup 3 yaşında gibi konuşan amaçsız bir insan topluluğu var. Siz buna apaçi de diyebilirsiniz, kro da diyebilirsiniz,tikky de diyebilirsiniz. Bunların doğaya kazandırılması gerek. İngilizce'ye apayrı bir heves beslemekteyim. Onsuz olmaz zaten.Bunu ilk başta söylemem gerekiyordu sanırım ama Ankara doğumluyum. An itibariyle eskisehir'de yaşıyorum.. Bu yazdıklarımla insanlar duygularımı,düşüncelerimi,fiziksel özelliklerimi elbette ki anlayamayacak. Herneyse. Belirli zaman aralıklarıyla belirli sözcükleri kafama takarım. Buzdolabını açıp baktıktan sonra geri kapatan, yolda gölgelere basmamaya çalışan, kulaklık yerine hoparlör tercih eden, başını birçok kez belaya sokmuş bunlardan kurtulmuş, bilgisayarda bayağı bir vakit geçiren ve bunu soranlara da "sen dışardasın da noluyo, atomu mu parçalayacaksın " gibi cevaplar veren, yazılılara son an itibariyle çalışmaya başlayan, dersleri ne çok iyi ne çok kötü olan, bilgisayardaki vakitlerini -sözlükte takılmak-online strateji oyunları oynamak-ingilizce çalışmak-sohbet etmek-çeşitli fikirlere sahip insanlarla ortak olmak-müzik dinlemek- geçiren, her sahte hesabı üzerine yıkanlara bir hayli sinir olan, çamaşır makinesinin sesine bayılan, hayvanlara ve bitkilere hiçbir ilgisi olmayan(ne bekleniyorsa), çevresi tarafından sevildiğini düşünen, bunu yazarken sıkılmayan ama okuyanların sıkılacağını düşünen, ileriye dönük kendince harika planları olan, kendisinin geç yattığını değil evdekilerin erken yattığını düşünen, telefonunu günde 2 kez şarja takan, ilkokulda okul birincisi olan, çok sevdiği bir ailesi arkadaşları olan, müslüman olarak doğduğu için kendini şanslı hisseden, hala bu yazıda eksik bir şeyler arayan, erik suyu içen, kandan korkan, iki kez sağlık karnesi değiştirmiş, çöp dökmekten nefret eden, hayatında hiç monopolysi olmamış, canı sıkılınca balkona çıkan, beğeni almaya ve burdan durum güncelleyerek serinkanlı ve güya havalı gözükmeye çalışan insanlardan ayar kapan, bir çok sayfadan engellenmiş, saçlarını kestirmek istemeyen, kitap okumayı seven, ara sıra saçma espriler yapan,Galatasaraylı liseye giriş sınavına girmeden önce 4 saat internet kafeye gitmiş, kotası sınırlı olan,hoparlörün arkasındaki 3 tane yeşil kablonun yerlerini 3ün 2li kombinasyonu şeklinde yerleştirmiş(sanırım bunu anlamadınız), internette sayfada aşağı inerken asla ok tuşlarını kullanmayan, her tarafa ismini yazan, masasının üstünde en az 2 en fazla 8 erik çekirdeği ve iki tane nutella bulaşmış kaşık bulunan, elleri asla sıcak olmayan, otobüste cam kenarlarını seçen, sabah yüzünü yıkarken akan suların dirseğime kadar gelmesine sinir olan, zıplayan topları çok seven, yoğurt ekmeğe bayılan,çakmaktaki sağ gaz ile sol gazın dengede durmasını takıntı haline getirmiş, şu an bile yanında bulunan dantellerin içinde kaç tane üçgen olduğunu bulmaya çalışan biriyim.