Bir yere ait olamama hissiyatı toplumun en küçük yapı birimini derinden etkiler . Bu ilerleyen zamanlarda kimlik sorgulamasına evrildiğinden çaresizliğin getirdiği otonom susmaya yol açar. Bilinçsel olarak susturulmaya mensub olmaya itilmiştir. Empatiden yoksun nesiller yetişiyor, yoksullaşıyor ziyadesiyle yolsuzlaşıyoruz...
Sevgiyi,şefkati ikinci planlarımız haline dahi getiremiyoruz menfaatlerimizin kuklası bir biçimde heba oluyoruz.
Dilimizi,kültürümüzü,ezgilerimizi, geleneklerimize dayalı olan değerlerimizi hissiyattan arındırılmış şarkıların kurbanı ediyor , anlık adrenalin sonucu salgılanan yalancı hormonal dengede kayda değersiz günler geçirerek eksiliyoruz. Kendini çeke çeke içine çekilen, kalabalıklar arasında sessiz çığlıklara esir düşüyoruz adeta. Bizler bu insanları geçmişe takılı kalmakla suçlarken geleceğe dair ümitlerinin kırılmasının sebebiyet verdiğini hesaba katmadan önyargı ile kırıp geçiriyoruz. Çok sonradan anlayacağız... Susarak anlaşılmayı beklediğimiz her vakit aleyhimize işleyecek kendi içimizdeki mezarlıklara sayısız kurbanlar vereceğiz.
#ddg









