Kurdun Günü | İzel Özçınar
"Ben" doğduk "biz"olduk...Biz olmak için attığımız çığlık hep doğarken attığımız çığlıktan büyük oldu.Oysa hiç fark etmedik;ikisi de üç harfti.Sonra "biz"olmaya kolaylık olsun diye "grup"olalım- aslında bu bir kaçıştı-dedik
Güllük gülistanlık koşulların olmadığı dünyada,toplum olabilmek için verdiğimiz sözlerden vazgeçince var olabilmek adına içimizdeki çok sevdiğimiz bireyi susturabilmek için kendimizi muhtaç olarak görüp başka bireylerle yaşadık,birbirimize sığındık.Çıkarlarımızın çığlıklarıyla baktık ama ''biz'' olmalıydık.
Birbirimizi acıtan,birbirimizi yaşamaya var eden ; yabancı ama asla gerçekten yakın olmayan;duvarlarımızın içinde belli belirsiz açılmış boşluklar kadar kararsız ''biz'' olmalıydık.
Toplum kurallarına uyarken kaçma dürtülerimizi fişekleyen bireyselliğimiz ,bu kuralları hiçe saydığımızda başka insanların hayatına son verme seviyesine kadar yükselebildiği durumda hiçleşiyor.Kuralların dengesini bulamadığımız her zaman dilimi yabancılaşma sebebimiz oluyor.Biz olmaya karar verdiğimizde boğulmakla kalıyoruz ;umutla,kendimizi boğmaktan sıyrılıp dertlerimize geri döndürebiliyoruz ya da bireyselleşip kendi iç dünyamızla savaşıyor,cesaretimizle kendimizi toplumdan dışlıyoruz ;kararı bize kalmış...












