Allah'ım ev çok güzel bir his. Bavulunu toplayıp ailene varmak tarifsiz bir nimet. Ailenin sen geleceksin diye bir sürü şey yapması, sen seversin diye bir şeyler alması, sevdiğin kahveye, kupaya kadar düşünmeleri, sarıp sarmalanmak öyle güzel bir lütuf ki.. Ve bunu görebilmek, görüp kadrini idrak edebilmek..
Yaklaşık 11 gündür yıllık izindeyim. O 11 günün her gününde öyle farklı duygular içinde oldum ki. Sanki hayatımda işe gitmek diye bir şey yokmuş gibi hissettim. Gerede'de bir evim olmamış gibi hissettim
Benim içimde vermek var, fazla bir merhamet var, iyilik var, ve insan ayırt etmeksizin var, herkese var. Öyle olunca herkese çok veriyorum. Çok fazla iyilik yapıyorum, çok koşuyorum. Ve yaptığım iyiliği 'bir elin verdiğini diğer elin duymasın' gibi yapıyorum. Bunu o kadar doğal yapıyorum ki, karşıdaki kişi de duymuyor, kıymetin bilinmiyor. Çünkü o kadar iyilik yaparsan görmezler. Büyük olan şeyler görülmez. Sonra karşına çıkıp derler ki, ne yaptın sanki derler, bunu en yakınların der, içinde derinlerinde bir şeyler çatırdar. İşte onun için iyilik yaparken lütuf gibi yapmak gerekiyor, az az vermek gerekiyor. Çünkü iyilik bir cevher. Cevherler nadir olunca değerli olur. Zamansız, hesapsız verdiğinde, hep verdiğinde o kömür olur, biraz zaman geçse, arada bir olsa, nadiren olsa, o zaman elmasa dönüşür, kıymeti bilinir
Ama sonra diyorum ki, bu yaptığın iyilikler karşı taraftan bağımsız ve beklentisiz değil mi, ama zaten beklediğim şey karşılığı değil ki, görülmesi
Mesela misafirleri gelecek dolabında hazır bulunsun diye tatlı yaptım, sonra arkamdan denilmiş ki, niye bu kadar tatlı yaptı bozulup çöp olacak hepsi denilmiş. Ey kalbim şu bir hafta da ne kadar sarsıldın sen. Seni duydum, sessiz sessiz kırılırken duydum, senin titrediğini duydum
Sonra bir namazlık ferahlık, beni işiten Allah'a hamdolsun demek, çünkü ben dahi bazen işitemem kendimi, çünkü söylemem ki, söyleyemem, kalbim yarılır çatırdar da kendime bak bu şundan dolayı oldu diyemem, çünkü münezzeh değilim hiçbir noksan sıfattan, çarpıtırsam, yanlı bakarsam, kin güderdem, kırarsam, ya bunlar olursa diye korkarım, ama durduğumda namaza, bütün noksan sıfatlardan münezzeh olanın seni işitiyor olmasına hamd etmek o yangına su serper, bilirim ki herkes kendi kalbinin ekmeğini yer
Daha anlatacak çok şey var, ama sadece şunu söyleyeyim, hayatımda ilk defa araba kullandım, ve öyle hoşuma gitti ki, hız yapmak istedim, yollar önümde aksın, dağlar yanımda uzansın istedim, ama ayağım debriyaja tam yetişemiyor bile, koltuğun ucunda oturdum, ve arabayı hiç istop ettirmedim, ben rüyamda çok araba kullandım, hep güzel yerlere gittim, bence ondan dolayı arabayı kullanırken zorlanmadım
Ve güzel Defnem, sen çok güzelsin, inşallah hep güzellik görürsün, çünkü sen ufacık bir bebeksin ve ben sana kıyamam