Çok mutlu bir şekilde çizgi fil izlemekteydi çocuk.Çok utangaç ve çok çekimserdi.Birden telefon çaldı.Umursamaz bir şekilde telefonu açtı.Çok güzel bir ses tonu -Merhaba- dedi..Çok heyecanlandı çocuk.Bütün kelimeler boğazına dizildi.Birşeyler söylemeye çalıştı ama fena halde saçmaladı.Telefondaki ses tonu bir çocuğu ancak bu kadar mutlu edebilirdi.Kimdi bu fail-i meçhul kişi.Zaman geçti.Muhabbet olmadık yerlere vardı.Birden kazanmak istedi çocuk.Bir şeyleri değiştirebileceğine inandı.O ses tonunu ne pahasına olursa olsun kazanmak istedi çocuk.Telefon kapandı.Rüya bitti.Odasına gitti çocuk ve aynaya bakıp kendi gerçeğiyle yüzleşme cesareti buldu.ve Aynen şunları söyledi:-Sen 25 yaşındasın,zamanı geriye alıp o anı yaşasanda hiç bir şeyi değiştiremessin- dedi içinden.Kirli sakallarını kesti.O arasın sen onun şen kahkasını duy.ve eğer sen saçma sözlerinle onu güldürebiliyorsan doğru yoldasın demektir.Peki soruyorum sizlere..Bu gerçek olaydaki çocuk hayatın tam olarak neresinde.Varın kendi gerçeğinizi bu olaya dahil edinde hikayayi bitireyim artık.Fena halde uykum geld(fatih dübüş)












