Bu günlerde ister vakit namazı kılmak için bir camiye girelim, ister bir mescide girelim, ister iman ve Kur’ân dersi tezekkür ettiğimiz, içinde cemaatle vakit namazı kılınan Allah için vakfedilmiş bir mabed hükmünde bulunan külliyemize girelim… Dış kapının eşiğinden adımımızı atarken dilimizde şu niyet olmalı: “Niyet ettim Allah rızası için şu vaktin namazını kılıncaya kadar/ veya bir ders süresi kadar / veya bir gece / veya bir gün / veya şu kadar süre itikâf yapmaya.”*
Niyetten anlaşılacağı gibi, itikâfı parçalı yapmak mümkündür. Yani on günün tamamında değil de, bu günler içinde parça parça yapılabilir.
Bu yüzden itikâfa niyet ederken eğer parçalı yapacaksak süre belirlemeyi unutmayalım. Parçalı yaptığımızda son on günde birden fazla itikâfa girme fırsatı da bulmuş oluyoruz.
İtikâf süresinin en çoğu on gündür. En azı “sübhanallah” diyecek kadar bir andır.
Eğer on günlük niyet edersek veya on günden kısa olmakla beraber bir-iki günlük niyet edersek, bu günlerden biri Cuma günü ise, niyet ettiğimiz mekânda Cuma namazının kılınır olması şarttır.
Hanımlar evlerinin bir odasında itikâfa girebilecekleri gibi, ders yaptıkları külliyenin odalarını itikâf için de kullanabilirler.
Ramazanın son on günü içerisinde itikâfın sünnet-i müekkede olmasının bir hikmeti, Kadir Gecesi’ni aramak ve ihya etmektir. Çünkü Kur’ân’ın bildirdiği gibi, bin aydan daha hayırlı olması hasebiyle Kadir Gecesi, gecelerin en faziletlisidir. İtikâfın bu geceye rastlamasının feyiz ve sevabı hesapsızdır.
İtikâfta kaza veya nafile namaz kılınabilir, Allah zikredilebilir, tesbih çekilebilir, dinî veya imanî dersler yapılabilir, tevbe istiğfar yapılabilir. Yani bu süre -tabir caizse- Allah ile baş başa bulunduğumuz zamandır. Muhtevayı buna göre doldurabiliriz. Malayani şeyler yapmamak yeterlidir.
İtikâfın şart ve rükünleri şunlardır:
2. Gündüzü oruçlu olmalıdır.
3. İtikâf bir mescitte veya mescit hükmünde bir mabette yapılmalıdır.
4. İtikâfa niyet eden müslüman olmalı ve dinî emirler hususunda mükellef bulunmalıdır.
Hanefîlerden İmam Ebû Yusuf’a ve Malikîlere göre itikâfın en az süresi “bir gün”dür.
Hanefîlerden İmam Muhammed ile Hanbelîlere göre itikâfın en az süresi, kişiye bağlı olarak “bir andır”.
Şafiîlere göre ise itikâfın en az süresi “tesbih çekme” süresi kadar bir zamandır.
Demek oluyor ki bir müslüman, Ramazanın son on günü içerisinde bir mescide vakit namazı kılmak için girerken aynı zamanda “vakit namazı kılma süresince” itikâfa niyet etse, namazı kılıp camiden çıkarken itikâf yapmış olarak çıkar.
Ramazanın son on günü içinde, istenilen vakitlerde itikâf yapılabilir. Meselâ yalnız gündüzlerde veya bu günlerin belli vakitlerinde itikâfta bulunmaya niyet etmek sahihtir. Bu durumda niyet edilen süre bitince, itikâftan çıkılmış olur.
Ey rahmeti sonsuz olan, Ey merhameti nihayetsiz olan, Ey bağışlamasına sınır olmayan, Ey hesapsız iyilikleri için sonsuz minnet ettiğim Allah’ım. Kusurlarımı affet, günahlarıma mağfiret buyur, seyyiatımı bağışla, hatalarımı ört, ayıplarımı setreyle, itikâfımı ve ondaki evradımı, ezkârımı, tezekkürümü, tefekkürümü, ibadetimi kabul eyle. (Âmin.)