insanın gidecek yeri var zannederken gidecek yeri olmaması ne kötü.. neyse depresif takılmayacağım. evsiz, yurtsuz hissetmek için illa da terk eden veya terk edilen olman gerekmez. bazen acılarını yaşayamadığın, köklerini salamadığın ve kendine iyi anılar bırakamadığın yer de evin değildir senin. ya da mutluluğu, nefesi veremeyen yerdir evsiz hissettiğin. kalbim sadece bir yerde atmak istiyor benim. büyüdüğüm, köklendiğim yer de ev gibi hissettirmiyor. sonra kendimi sahipsiz hissettiğimde aklıma ettiğim dualar geliyor ya da bir kez olsun isyan edebilmek istediğim ama isyan etmemeye söz verip kendimi yediğim anlar. çok sevdiğim birileri kalbimi fena kırdı ve ben kah sevgimle kah varlığımla kimsenin ayağına taş, kalbine yük ve hayallerine engel olmayacağıma söz verdim. benim evim tek kişilik değil. ben sevmiyorum yalnızlığı veya bunu romantize edemiyorum. en çok da beni ev gibi hissettiren, kor yalnızlıktan korktuğumu bilen insanlar hayatımdan bir bir gidince bazılarına ev de olamadığımı fark ettim. bunları düşününce ne kadar da yarım hissettiğimi çok hatırlıyorum. ne kadar evde olmadığımı, ne kadar evden uzak olduğumu ve ne kadar da bazılarına ev olamadığımı. yine de mert biriyim. asla çabasız değilim mücadele etmekten. asla sevmekten vazgeçmem, asla sarılmaktan çekinmem. evim olmadığını bilirim ama evim olacağına inanırım. kendime ev olacağım ve bu evde asla yalnız olmayacağım












