zamanın içinde savrulup durmaktan daha fazla ne yaptın? tüm bu rüzgara kapılıp giderken dağılan saçlarını, çatlamış dudaklarını, yaralı ellerini hiç mi görmedin? savrulup dururken duvara çarpmadan hiç mi farketmedin yolunu? kaldır başını, dur. bir dakika da olsa dur. yerinde saymak savrulmaktan iyidir, değil mi? etraf toz bulutu, yönünü göremiyorsun. siyah buruşuk bir poşet gibi rüzgar ne derse onu yapıyorsun. sen bundan çok daha fazlasısın. rüzgarı yaratan da sensin, savrulan da... kendi yarattığına bu denli kapılmak neden? karşı koyamayacağın rüzgarın önüne atlamak neden? dur ve bak kendine. hiç mi değeri yok dağılmış saçların, çatlak dudakların... hiç mi değerin yok? kendi yarattığın rüzgarda daha ne kadar savrulabilirsin? durmaktan korktuğun için daha ne kadar toz bulutunu içine çekebilirsin?














