Hani bir söz var ya: 'Beğendiğiniz bedenlere hayalinizdeki ruhları koyup adına aşk diyorsunuz.'
Biz galiba öyle bir çağdayız; iki çift göze, iki ince harekete aşık olduğumuz bir çağda... Ya da adını aşk koyduğumuz mu demeliyim?
Biri size en beğendiği kitabı 'Sen de oku, konuşalım' diyerek verdiğinde ondan hoşlanmak doğru mu?
Yoksa kulaklığını verip sizin hiç alakanız olmasa bile beğeneceğinizi düşündüğü şarkıları size dinletirken ondan hoşlanmak doğru mu?
Peki ya bunun arkasındaki gerçek yüz ne olacak? Sizin gördüğünüz bundan ibaret olabilir ya da siz görmek istediğiniz kadarını görmüşsünüzdür, kim bilir.
Belki de aşk diye bir şey hiç yoktur ve var olmamıştır; belki de bunların hepsi bir insan uydurmasıdır, çok uğraşılmış bir projedir belki.
Cevapsız ne çok soru var...















