Saçlarımdan sızan irin
Kuş kanatlarına yapışırken
Arındım günahlarımdan
Diz boyu okyanuslarda.
Bugün son kez geçtim o parktan.
Yanı başımızda,
Tüm o insan kalabalıklarında
Bir kadın ölüyordu.
Halatımı geçirdim vicdanıma,
Yüzleşmekten kaçtım kadınla.
Oysa bilirdim,
Herkes gibiydi hikayesi
Önce dilini, sonra sesini kaybetmişti.
On yedi adım atmıştı,
Sonrasında boğulmak için bir adım daha...
Mavisi mavimize benzemiyordu.
Buna rağmen aramızdaydı,
Tam da bu yüzden ölüyordu.
Kadını ne yazdılar
Ne de okudular.
Onun hatırasına bağlı ellerim.
Yine de bir yok kenarından ötesinde değil
Aziz ilan edilen ölümü.
Özgürlük getirmedi.
Bir şey yapmalıydık,
Gözlerimize barut doldurmaktan başka...
Fakat yapmadık, eksildiğini anlamadık.
Bilirsiniz aslında onun gibileri,
Birkaç kelimeden
Ve bir dakikadan ileride değildir varlıkları.
Ama sizleri diz boyu okyanuslara atarlar.
Sıkılmıştım zaten, bireysel olarak sıkıldım.
Artık birileri rahatsız olmalı.
Ben de celladıma gülümsüyorum.