𝐓𝐡𝐞 𝐩𝐨𝐰𝐞𝐫 𝐨𝐟 𝐜𝐨𝐧𝐧𝐞𝐜𝐭𝐢𝐨𝐧.
$LAYYYTER
𓃗
Noah Kahan
Fai_Ryy
todays bird

Product Placement
Sade Olutola
"I'm Dorothy Gale from Kansas"

Mike Driver
cherry valley forever

❣ Chile in a Photography ❣
occasionally subtle

One Nice Bug Per Day
taylor price

titsay
tumblr dot com

seen from Malaysia

seen from Türkiye

seen from United States
seen from United Kingdom

seen from Lithuania
seen from United States

seen from United Kingdom
seen from United States
seen from Türkiye
seen from United States
seen from Ecuador
seen from France
seen from United States
seen from Vietnam
seen from United States

seen from South Korea

seen from Indonesia

seen from United Kingdom

seen from Bangladesh
seen from United States
@bir-prens
𝐓𝐡𝐞 𝐩𝐨𝐰𝐞𝐫 𝐨𝐟 𝐜𝐨𝐧𝐧𝐞𝐜𝐭𝐢𝐨𝐧.

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Teyzem le Samanlıkta
Benim Adım Okan 23 Yaşında Esmer Bakımlı Bir Beyim Kendi İşimi Yapmaktayım Hemde Okumaktayım İzmir’de Yaşıyoruz Ama Aslen Çorumluyum
Teyzem Ebru Oda 33 Yaşında Tesettürlü Seksi Ve Güzel Bir Bayan Teyzeme Karşı İlgim Sikiş Hikayesi Okuduktan Sonra Başladı Ve Teyzem İle Birlikte Olmak İçin Hayaller Falan Kurardım İstediğim Bayanı Çok Rahat Bir Şekilde Elde Ederdim
Ama Teyzem Aile İçinde Olduğu İçin Çekinirdim Teyzem Kocası İle 10 Senelik Evlilerdi 1 Tane Kızları Oldu Ondan Sonra Teyzem Vücudunu Bozmamak İçin Bir Daha Çocuk Yapmak İstememiş Annem İle Falan Konuşurken Duyardım Hep
Eniştem İle Aralarındaki Seks Bağı Kopmuştu Bende Teyzemin Başkalarına Gitmesini İstemiyordum Benim Bir Şeyler Yapmam Lazımdı Nasıl Elde Edebilirim Diye Düşünüyordum Kurban Kesme Planı Yapmak İçin Bizim Eve Geldiler Ve Bir Şeyler Yapmak İçin Annem İle Falan Konuştular Benim Bunlardan Haberim Yok Gece Alkollü Eve Geldiğimde Teyzemler Bizdeydi
Duşa Girdim Kimse Alkollü Olduğumu Anlamasınlar Diye Duşumu Falan Aldım Odama Geçtim Giyindim Dişlerimi Fırçaladım Teyzemlerin Yanına Geçtim Hoşgeldin Falan Dedim
Teyzemler Hazırlan Köye Gidiyoruz Dedi.
Bende Nereden Bu Falan Derken Kurban Kesmek İçin Oraya Gideceğiz Dedi
1 Saat Sonra Yola Çıkıcaz Hadi Falan Dedi
Teyzem Odana Git Valizini Hazırla 10 Gün Falan Kalıcaz Dedi
Bende 10 Gün Çok Uzun Bir Süre Olmaz Falan Desem de Teyzem Beni İkna Etmişti Bile
Eniştem Bayramın 2. Günü Geri Gelecekmiş Öyle Dedi Babam İş Yüzünden Bizim le Gelemeyecekti
Eniştem İle Falan Gidicektik Onlar Arabası İle Gelmiş Zaten Bende Bizim Arabayı Falan Düzelttim Valizlerimizi Bagaja Falan Koydum
Derken Kafam Açılmıştı Resmen Valizimin İçine Her şeyimi Almıştım Kondom Bile Koydum Ne Olur Ne Olmaz Diye Orada Teyzem İle Sikişiceğimden Haberim Yoktu .
Valizleri Arabaya Koyduktan Sonra Tekrar Eve Çıktım Eksik Bir Şeyim Falan Kaldımı Diye Bakmaya Teyzemin Telefonda Bir Şeyler Konuştuğunu Duydum
Aşkım 10 Gün Falan Çoruma Gidiyorum Görüşemiycez Falan Diyordu Aşkım Dediğine Göre Başka Birisi İle Teyzem Birlikte Oluyordu
Eniştem İçeride Olduğuna Göre Demek ki Teyzem Başka Adamlar İle Birlikte Olup Kendini Böyle Tatmin Ediyordu
Bunu Duyunca Teyzem Benim İçin Daha Kolay Bir Hale Gelmişti. Neyse Teyzem Telefonu Kapattı Eniştemin Yanına Oturdu Hiç Bir Şey Yokmuş Gibi Profesyonel Bir Orospu Olmuş Meğersem Teyzem Benimde Bundan Yararlanmam Lazımdı.
Gitme Zamanı Geldi Yola Koyulduk Falan Duraklamalar da Zaten Buluşuyorduk Fakat Teyzem Her Duraklamada Telefon İle Konuşmaya Gidiyordu Bende Sigara İçme Bahanesi İle Teyzemi Takip Ediyor Kiminle Konuşuyor Diye Merak Ediyordum ki
Gördüklerim Karşısında Şok Olmuştum Teyzem Bir Arabanın Arkasına Geçmiş Giydiği Uzun Yeşil Bir Elbiseyi Kaldırıp Amının Resmini Çekiyordu
Bir Anda Yakaladım Teyzemi Belli ki Teyzem Çok Azmıştı.
Her Duraklamada Böyle Kaçıp Kaçıp Gidiyordu En Sonunda Çoruma Geldik Herkes Yorulmuş Dedemlerin Evine Geldik
Valizleri Falan Eve Taşıdık Bayram İçin Bir Gün Vardı Herkes Dinlenmek İçin Odaya Çekildi Teyzem Kocası İle Dedemlerin Evinde Birlikte Yatamazdı Dedem Böyle Muhabbetleri Sevmezdi
Annem Ve Teyzem Aynı Odada Kaldılar Bende Eniştem İle Aynı Odada Kalıcaktım Orası Köy Olduğu İçin Hayvanların Sesleri Falan Geliyordu Uyuyamadım Arabaya Gittim Bir Şişe Whsky Falan Vardı
Aldım Onu Kimse Yokken Eve Geçtim Odaya Çekildim Eniştem İle Karşıklım Birer Duble Attık Kulaklığımı Taktım Ve Uykuya Daldım Herkes Uykusunu Aldıktan Sonra Uyanmış Ben En Son Uyandım Temiz Hava Olduğu İçin Erkenden Kalktım
Resmen Teyzemler Kahvaltı Falan Hazırlamış Kahvaltıya Çağırdılar Elimi Yüzümü Yıkadım Masaya Oturdum Kahvaltımı Yaptım Gezmek İçin Odaya Geçtim Üstümü Giyindim Teyzeme Buralarda Nereleri Gezebilirim Dedim
Teyzem Araba Var Altında Git Gez İşte Dedi.
Bende Arabaya Bindim Dolaşmaya Çıktım Köy Çok Kalabalıktı Herkes Gelmiş Yurt Dışında Yaşayan Köylüler Bile Gelmiş Ne Kadar Kız Varsa.Hepsine Bakıyordum İllaki Bana Bir Şeyler Çıkar Diye Oraları Bilmediğim İçin Birisine Sordum Burada Neler Yapabilirim Diye Tanımadıkları İçin Beni Kimse Düzgün Cevap Vermiyordu.
Bende Öyle Mal Gibi Araba İle Oraları Dolaştım Sıkıldım Eve Geri Geldim Herkes Bir Yerlere Gitmiş Dedim İle Evde Kimse Yoktu Resmen Ses Bile Çıkmıyordu Annemlerin Kaldığı Odaya Gittim Teyzem Meğersem Çıplak Resim Atıyormuş Birisine
Odaya Girdim Hemen Yorganı Çekti Üstüne Bende Müsait Değilsin Teyze Galiba Dedim kıp Kırmızı Olmuştu Resmen Ama Göremedim Teyzemi Çıplak Bir Şekilde Çıktım
Odadan 5 Dakika Sonra Teyzem Geldi İçeri Mavi Bir Elbise Giymiş İçine Südyen Falan Yok Altında Zaten Hiç Bir Şey Yoktu
Teyzem Beni Baştan Çıkarttı Resmen Teyzemin Dik Güzel Memelerin Ucu Çıkmıştı Dışarı Belli Oluyordu Teyzem İle Muhabbet Ettik Biraz Ben Bir Kız Arkadaşım İle Konuşayım Gelicem Dedim
Odaya Gittim Çok Kötü Azmıştım Sikim Dim Dik Ve Sertleşmişti Resmen.
10 Dakika Kadar Bir 31 Çektim Teyzem İçeri Girdi Bir Anda Bende 31 Çekiyordum O Sıra Yakalandım Teyzeme Teyzem Noldu Dedi
Ben Hemen Sikimin Üstüne Tshirtümü Örttüm Ama Kalkmış Yarrağımı Teyzem Görmüştü Bile Yanıma Doğru Oturdu Ve Noldu İyi Değil misin Dedi
Bende Yok Değilim Sana Yardımcı Olmamı İster misin Diye Sordu
Bende Nasıl Yapacaksın Diye Sormaya Başladım
Teyzem Sikimin Üstünden Tshirtümü Çıkarttı Ve Maşallah Ne Güzelmiş Bu Dedi Ve Koltuğun Tekine Bacağını Dikerek Yalamaya Başladı
Teyze Evde Birisi Varsa Kötü Olur Bak Dedim
Yok Kimse Evde Sen Rahat Ol Dedi
Sakso Çekiyordu Bende Teyzemin Dik Memelerini Elliyordum Tam İş Güzel Yere Giderken Dedemler Araba İle Geldiler
Teyzem Şansımız Yokmuş Dedi Ama Devam Etti Kapıya Gelene Kadar Sonra Odadan Çıktı Gitti Hiç Bir Şey Olmamış Gibi.
Dedemler Falan Geldiler Oturduk Muhabbet Ettik Ama Aklım Teyzemde Kalmıştı İlk Defa Böyle Güzel Bir Aile İçi Seks Yaşıyordum Resmen Neyse O Günü 31 Çekerek Bitirdim
Orada Akşam Herkes Erkenden Yatıyordu Bizde Onlara Ayak Uyduruyorduk Ama Hiç Uyuyasım Yoktu Aklım Teyzemde Kalmıştı Amını Görememiştim Merak Ediyordum Onu Hayal Ederken Uyuya Kalmışım
Sabah Bayram Namazı İçin Erkenden Kaldırdılar Bende Hemen Kalkıp Duşumu Falan Aldım Camiye Gittim Ama Aklım Teyzem de Kalmıştı Namazları Falan Kıldık Geri Köye Geldik Dedemler Kurban Kesmek İçin Bıçakları Falan Hazırlıyorlardı Büyük Baş Hayvan Kesiyorlardı
Teyzem Evde Yemek Falan Hazırlıyordu Mutfakta Bende Evin İçinde Dolaşıyordum Teyzem Hep Uzun Şeyler Giyiyordu Fakat Bu Sefer Üstünde Bir Şey Vardı Teyzem Bir Şey İle Uğraşırken Arkasından Gizlice Gittim Ve Sarıldım Kalçalarını Elliyordum
Teyzem Birisi Falan Görür Bunu Burada Yapmayalım Dedi
Bende Nerede Yapıcaz Ki Diye Sordum Teyzem Gel Samanlığa Gidelim Yalandan Dedi
Ee Dedim Sormayacaklar mı Neden Gidiyorsunuz Oraya Diye Teyzem Kurnaz Ve Uyanık Bir Orospu.
Orada Doğalgaz Olmadığı İçin Odun İle Yakıyorlar Ocakları Odun Almaya Diyeceğiz Dedi Sen Peşime Takıl Benim Dedi Bende Tamam Diyerek Teyzemin Yanında Gidiyordum Samanlığa
Samanlık Evin 2 Yanınada Olduğu İçin Sesleri Kimse Duymazdı Teyzem İle Samanlığa Girdik Ve Öpüşmeye Başladım Teyzem İle Teyzemin Kalçalarını Elliyordum Teyzem de Benim Skim İle Oynuyordu.
Teyzem Önümde Eğildi Ve Sikimi Yalamaya Başladı Deli Gibi Hepsini Ağzına Alıyordu Teyzem İşini Biliyordu Beni Deli Etmişti Ama Daha Beni Tanımıyordu Fazla Dayanamayacaktı Zaten
Altımda İken Teyzemin İnce Uzun Elbisesini Yukarı Kaldırdım Ve Teyzemin Güzel Yanan Pembe Amını Ellemeye Başladım Teyzemi SAmanlıkta Bir Balyanın Üstüne Uzandırdım Ve Amını Yalamaya Başladım Şimdiden Teyzem Deli Olmuştu Zaten Daha Sikimi Sokmadan Onu Mahvefmiştim Teyzemi Kaldırdım
Balyadan Ve Ben Oturdum Teyzem Uzun Elbisesini Tutarak Sikime Oturdu Ve Zıplamaya Başladı Amının İçi Çok Sıcak Ve Sulu İdi Teyzem Deli Gibi Yanıyordu Deli Gibi de Sikimin Üstünde Zıplıyordu Onu Deli Etmiştim Artık Ben Hala Rüyanın İçindeyim Diye Düşünüyordum. Teyzemi Kucağımdan Kaldırdım Ve Domalttım
Sikimi Amına Bir de Öyle Soktum Teyzem Ben Sikerken Yavaş Yavaş Diye İnliyordu Ben Durmak Hiç İstemiyordum Oda Durmak İstemiyordu Ama İnleme Seslerini Birileri Duyar Diye Yavaşladım
Teyzemi Normal Yatırdım Ve Bacaklarını Havaya Kaldırdım Biraz Daha Yalamak İstedim Amını Biraz Daha Yaladıktan Sonra Bacak Omuza Yaptım Ve Amına Sert Sert Vurmaya Başladım Bacaklarım da Sıcaklık Vardı Teyzem Daha Fazla Dayanamadı Ve Boşaldı Bacaklarıma
Bende Artık Boşalma Zamanına Geldim Ve Teyzemi Önümde Diz Çöktürdüm Teyzemin Azğına Sikimi Verdim Ve Sakso Çekmeye Devam Etti Bende Göğüslerini Ellemeye Devam Ettim
Teyzemin Bir Sıra Yüzüne Patladım Bembeyaz Yaptım Teyzemin Suratını Teyzem Döllerimi Emdi Ve Devamını İstiyorum Bunun Diyerek Eline Odun Parçaları Aldı Eve Doğru Gitti Bende Dedemlerin Yanına Gittim Hiç Bir Şey Olmamış Gibi Harika Hissediyordum Kendimi.
Eniştemin Cesaretine Şaşırdım
Merhaba. Adım Fidan, 38 yaşında, 1.68 boyunda ve 58 kiloda evli bir kadınım. Kocamla severek evlenmiştim. Uzun süren tedavilerden sonra ikiz çocuğumuz oldu.
Kocam işine adadı kendini, ama sex hayatımız da iyice azalmıştı. Geçen yıl da işleri artık yurt dışı kapsamlı genişleyince, bizim sex hayatımız tamamen bitmişti.
Bir ablam var, 43 yaşında, o da severek evlendi. Eniştem 49 yaşında, yakışıklı bir adam. Kocamın yurt dışına gittiği bir hafta sonu ablam aradı onlara davet etti.
Çocukları alıp ablama gittim. Akşam yemeğinden sonra oturduk sohbet muhabbet derken vakit epey geç oldu.
Orada kalacaktık, ama evleri 2+1 ve çok küçüktü. Bana çocuk odasını verdiler, çocuklara da kendi yatak odalarını verdiler. Ablamla eniştem de salonda yatacaklardı ve o şekilde yattık...
Gece bir inleme duyup uyandım. Dinlemeye başladım, ablamın inleme sesiydi bu. Eniştemle iş üstünde olmalıydı mutlaka. Dinlerken ben de ıslanmaya başlamıştım ve elim külodumun içine kaymış, masturbasyon yapıyordum.
Sikişmeleri ve inlemeleri 15-20 dakika boyunca sürdü. En sonunda eniştemden gelen böğürme sesinden sonra sesleri kesilmişti. Benimse masturbasyonla ulaştığım orgazmdan sonra boğazım kurumuş, susamıştım.
Banyoya kalkarlar diye bekledim. Banyo kapısının kapanma sesini duyunca ben de su içmek için kalkıp mutfağa gittim.
Mutfağın lambasını yaktığımda eniştem de elinde dolu kültablası ile geldi mutfağa, "Yatakta sigara içecektim, baktım kültablası dolu, boşaltmaya geldim!" dedi. Pijamasını giymişti ama önü halen kabarıktı.
Çöp kovasına kültablasını boşaltırken enişteme hınzırca, "Uyuyamadınız mı?" diye sordum. Eniştem de sırıtarak, "Ablan durmadı, biraz eğlendik! Rahatsız etmedik seni değil mi baldız?" dedi. "Yooo!" dedim.
Ablamın huyunu biliyordum, banyodan uzun süre çıkmazdı. Benim canım da bir orgazm sigarası çekmişti. "Bir sigara da ben içeyim enişte!" dedim, birlikte salona geçtik.
Baktım yatak dağınık, yorganı toplamak için eğildiğimde eniştem arkadan sarıldı birden.
Eniştemin cesaretine şaşırıp kaldım öylece, ablam her an banyodan çıkıp gelebilir diye korkudan bayılacaktım. Ama uzun zamandır erkek eli dokunmamıştı bana, üstelik eniştemin önündeki kabarıklık arkama yaslanınca feci şekilde etkilenmiştim.
Aslında çok hoşuma gitmişti bu yaptığı, ama yine de, "Ne yapıyorsun enişte? Ablam çıkar şimdi banyodan!" dedim. Eniştem, "Canın çekmiştir baldız! Merak etme ablan daha çıkmaz!" dedi ve yatağa yuvarlandık yavaşca.
Elini pijamamın içine daldırdı, amımı okşamaya başladı. Yine ıslanıyordum. Dudaklarımı öpmeye de başlayınca ben de karşılık verdim.
Bir yandan da kulağım banyoda idi, halen su sesi geliyordu. Eniştem pijamamın altını ve külodumu çıkarıp amımı avuçlayınca inlemeye başladım. Amımı parmaklarken ise orgazm olmam çok sürmedi.
Eniştem üzerime gelip tekrar dudaklarımı öpmeye başlayınca ben de elimi pjamasının içine soktum. Sikine dokununca iyice sertleştiğini fark ettim.
Eniştem sikini pijamasından çıkarıp amımın girişine dokundurduğunda heyecandan kalbim duracaktı. Amıma sokmak için hamle yapınca ben de belimi yükseltip vıcık vıcık olmuş amımı sikine yapıştırdım. Komple içimdeydi.
Hiç beklemeden hızla gidip gelmeye başlamıştı. Hızlı tempoda 10 dakikadan fazla sikti amımı, ben çoktan ikinci orgazmımı olmuştum bile.
Banyodan su sesi kesildiğinde eniştem içimden çıkamadan içime boca etti döllerini. Hemen altından kalkıp külodumu ve pijamamın altını alarak odama koştum. İçeri girip kapıyı ve ışığı kapadığım anda banyonun kapısının açıldığını duydum, ablam banyodan çıkıyordu. Ucuz atlatmıştık, ama halen heyecandan kalbim yerinden çıkacakmış gibi atıyordu.
Yatağa girip bu yaşadıklarımı düşündüm, eniştemin cesaretine halen şaşkındım. Eniştem az önce ablamı siktiği yatakta beni de sikmiş ve döllemişti...
Seslere göre ablamdan sonra eniştem banyoya girdi. Ben yaşadıklarımı düşünerek amımla oynarken uyumuşum. Sabah 10 gibi uyandık. Çocuklar kahvaltıdan sonra oynamak için parka indi.
Eniştem de arabası ile uğraşmaya indi. Ablamla keyif çayı içerken, ablam, "Dün gece nasıldı?" diye sorunca başımdan aşağı kaynar su dökülmüş gibi hisssettim. "Ne nasıldı?" dedim.
Ablam da, "Kızım biliyorum, zaten ben izin verdim, eniştenle uzun zamandır konuşuyorduk senin durumunu!" dedi. Artık diyecek birşeyim yoktu.
Ablam, "Merak etme, ne zaman ihtiyaç duyarsan enişten yanında olacak!" dedi. Kızarıp bozarmıştım, ama ablamın biliyor olması ve izin vermesi rahatlatmıştı beni...
O gün akşam yemeğinden sonra dönecektik. Eniştem arabası ile bizi eve bırakmayı teklif etti.
Kabul ettim. Bütün gün çocukların yanında dün gece hakkında konuşamamıştık, tabii arabada da konuşamadık. Evimin önüne geldiğimizde, "Enişte gel, kahve yapayım!" dedim.
Bu teklifime çok sevindi, yukarı çıktık.
Çocuklar ertesi gün okul olduğundan hemen uykuya yatmıştı. Ben de üzerimi değiştirip pijamalarımı giydim ve mutfağa kahve yapmaya gittim. Ocağın önünde kahvenin pişmesini beklerken eniştem de gelip yine arkamdan sarılıp kulağımı öpünce, ocağı kapatıp yatak odasına sürüklendik.
Eniştemle kocamın yatağındaydım.
Hiç konuşmuyorduk. Eniştem beni öperek çırılçıplak bıraktı. Sonra kendi de çırılçıplak soyunup bu sefer amıma yumuldu. Amımı öpüyor, yalıyor, klitorisimi emiyordu.
Kocamın asla yapmadığı bir şeydi bu. Eniştem beni yalayarak orgazm ettikten sonra ben de onun kazık gibi sikini elime aldım, öpüp yalamaya başladım.
Kocam hiç sikini yalatmamıştı bana. Şimdi içimden gelmiş, biraz da meraktan eniştemin sikini yalıyordum. Acemice yapsam da eniştemin hoşuna gidiyor, ben yalarken saçlarımı okşuyordu...
Eniştem beni sırtüstü yatırdı, sikini biraz amımın dudakları arasına sürtüp amıma girdi.
İçimde siki alev gibi yanıyordu adeta. Amıma hızlı hızlı köklerken elleri de boş durmıyor, memelerimi hamur gibi yoğuruyordu. Daha 5 dakika geçmeden ben bacaklarımı beline sıkıca dolayıp kasılmaya başladım. Yeniden orgazm oluyordum.
Orgazm kasılmalarım bitince bacaklarımı gevşettim. Eniştem de amımdan çıkıp beni çevirip domalttı. Ben götümü sikecek diye biraz telaşla biraz da merakla beklerken tekrar amıma girip sikmeye devam etti.
Kocam beni hiç domaltıp sikmemişti (götten de zaten hiç sikmemişti), ama seks hayatımız aktifken bildiği tek pozisyon beni yatırıp amımı sikmekti.
Nedense domalma pozisyonunda hep götten sikişilir diye bir ön yargım vardı. Ama eniştem şimdi beni domaltmış amımı sikiyordu. İlk defa sikildiğim bu pozisyon çok hoşuma gitmişti...
Bir süre beni domaltmış halde siktikten sonra pozisyon değiştirince bir başka ilki daha yaşadım.
Eniştem sırtüstü yatıp beni üzerine almıştı. Elimle sikini amıma yerleştirip üzerinde önce yavaşça ileri gidip gelmeye, sonra da yukarı aşağı inip kalkmaya başladım.
Diğer pozisyonlarda sikiş hızını eniştem ayarlıyordu, o da hoşuma gidiyordu, ama bu pozisyonda hızı kendim ayarladığım için özgürce sikişiyordum. Üstte ben orgazm olana kadar zıpladıktan sonra eniştem birden beni altına alıp birkaç kez hızlı hızlı kökledi ve içime döllerini fışkırttı...
Kendimize gelene kadar yan yana uzanıp sessizce yattık. Sonra birbirimize döndük ve öpüşüp elleşerek konuşmaya başladık. Dün geceki ilk sikişmemizi konuştuk.
Sonra bu günkü sikişmemizi. Ben bu gün sikiştiğimiz pozsiyonların benim için ilk olduğunu itiraf ettim. Hatta beni domalttığında götümü sikeceğini düşündüğümü söyledim.
Eniştem hemen doğruldu ve "Götten sikmemi ister miydin?" diye sordu. Ben de daha önce hiç denemediğimi, fakat merak ettiğimi söyledim.
Eniştem hemen yataktan kalktı, elimden tutup, "Gel öyleyse, banyoda daha güzel olur!" diyerek kaldırdı ve ebeveyn banyosuna götürdü beni. Küvetin içine girdik, ılık duşun altında birbirimizi güzelce yıkadık. Eniştemin siki yeniden sertleşmişti.
Suyu kapattı, ellerimle musluktan tutundurup beni ayakta domalttı.
Sikinin başına ve götümün deliğine şampuan döküp sikini götüme dayadı. Şampuanın kaydırıcı etkisiyle ve hiç acele etmeden yavaş yavaş girdi. Öyle korktuğum gibi çok acımamıştı ve tamamı girince hareketsiz durunca acı daha da azaldı.
İçimde biraz hareketsiz bekleyip yavaşça sikmeye başladı. Gittikçe hızlanıyordu ve ben de daha çok zevk almaya başlıyordum. 20 dakika falan götümü sikti.
Hareketlerinden anladığım kadarıyla eniştem boşalmaya yaklaşıyordu.
Bir elini alttan amıma atıp klitorisimle biraz oynayınca ben de orgazm olmaya yaklaştım. Eniştem böğürerek götümün içine döllerini fışkırtıp, içimden çıkmadan klitorisimdeki elinin hareketlerini hızlandırınca ben de orgazm oldum.
Ama ne orgazm, dizlerim titriyor, ayakta zor duruyordum, eniştem beni tutmasa düşecektim...
Siki götümde küçülene kadar bana arkadan kenetlenmiş halde kaldı. Sonra sikini çıkardı. Beni kendine çevirdi ve öpüşmeye başladık. Çok mutluyduk ikimiz de. Sonra da duşun ılık suyunu yeniden açıp yıkandık. Kurulanıp çıktık.
Eniştem giyinip evine gidince ben de kendimi yatağa attım. Tatlı bir yorgunluk vardı üzerimde. Son iki günde yaşadıklarım müthiş heyecanlı ve güzeldi. İleriki günlerde eniştemle sikişmeye devam edecektim, nasıl olsa ablamın haberi ve izni vardı....
Halıcı canımı yakmadan götümü sikti
Merhaba ismim Hamide. Evliyim, 28 yaşındayım, 4 yaşında bir kız çocuğum var. Ev hanımıyım, boyum 170 ve 65 kiloyum.
Bazen, bazı anlarda öylesine azgınlaşıyorum ki ister istemez bilgisayar başına geçmek ve genelde götten sikiş hikayeleri okumak istiyorum ama kocam benim kadar azgın değildir.
Eşim Ahmet memur, çok iyi birisi ve mutlu bir evliliğimiz var. Arkadaşlarım güzel bir bayan olduğumu söylerler, bu söylemleri ankesörlü telefondan arama yapan sapıklarım da söylüyor.
Sapıklarım özellikle kalçalarımı beğendiklerini, bir kere götümü sikmek için can attıklarını söylüyorlar. Bu sapıklardan biride aynı mahallede oturduğumuz bir erkek idi.
Evli ve çocukluydu, o adam bana “hayallerimi süslüyorsun, karımı sikerken bile seni düşünüyorum, o daracık göt deliğini yalamak sikmek için can atıyorum” demişti ama ben onu sesinden tanımıştım, tanıdığımı söyleyince özür dileyip telefonu hemen kapatmıştı.
Ama mahallede dolaşırken hala benim kalçalarımı süzdüğünü hissediyordum.
Neyse biz porno hikayemize dönelim. Bir cumartesi günü Sabah kahvaltısı yaparken eşim sıcak çaydanlığı halının üzerine koyunca halı yanmıştı.
Ben Ahmet’e kızınca oda “kızma hayatım bugün gider yenisini alırız” dedi.
Neyse kahvaltı bitti, öğleye doğru çarşıya indik, halıcıları geziyorduk.
En son bir dükkana girdik, hemen yanımıza bir adam yaklaştı, adam çok yakışıklı ve sportmen biriydi.
Ben adama bakakalmıştım ve sex arzum artıyordu. Baygın baygın bakarak “hoş geldiniz, buyurun” demesiyle kendime geldim.
Ahmet halı alacağımızı söyleyerek yardım istedi, adam ise halıları göstermeye başladı. Ben halıları bırakıp adamla ilgilenmeye başlamıştım. Çok düzgün ve akıcı konuşuyordu adam.
Uzun boylu, şakakları kırlaşmış yakışıklı bir adamdı. Ben kocamın yanında adamdan çok etkilenmiştim.
Bir süre kocam halıları incelerken bende adamı izledim ama sonrasında kocam fiyatları pahalı buldu. Biraz daha dolaştıktan sonra eve dönmüştük.
Evde eşime pazartesi günü ben halıya bakmak için tekrar çarşıya çıkacağımı söyledim, eşimde kabul etti ve beğendiğim halı olursa almam için kredi kartını bana bıraktı.
Sanki o hafta sonu geçmedi. Pazartesi olunca eşim işe gider gitmez üzerimi değiştirdim, üzerime omuzlarımı gösteren acık bir penye ile altıma siyah dar pantolonumu gidim.
Altıma kilot giymedim böylece pantolon kalçalarımın arasına kaçmış ve götüm resmen dışarıda gibiydi.
Kızımı komşuya bırakıp o halıcıya gittim. Halıcı dükkanda oturmuş müşteri bekliyordu, bir yandan da çay içiyordu.
Beni görünce hemen tanıdı ve bana “bu sefer size güzel bir halı satacağım, buna inanıyorum” dedi.
Bende “hayırlısı bakalım” dedim.
Bana da bir çay ısmarladı, çay içerken sohbet ettik. İsminin Sedat olduğunu, evli olduğunu, iki oğlunun olduğunu bile öğrendim.
Dükkanda ikimizden başka kimse yoktu, ben halılara bakarak dükkanın içerisinde sikiş için yanıp tutuşur bir halde gezmeye başladım. O da yanımda idi ve göstediğim halının fiyatını söylüyor bende pahalı buluyordum ve kendisine “yaaaa çok pahalı amaaaa” diyerek kırıtıyordum.
Kalçalarımla ilgilenmesi için sık sık önünde eğiliyordum.
Bana “istersen alt katımızda da halılar var oradan beğenebilirsiniz” dedi. Alt kata indik, halları ortaya kat kat sermişlerdi.
Ben eğilerek halıların uçlarından kaldırmaya başladım o ise hemen arkamdaydı.
Kısa bir süre sonra kalçamda bir sertlik hissettim.
Arkama döndüm yüzü kızardı “özür dilerim istemeyerek oldu” dedi,
bende gülümseyerek “önemli değil” dedim.
Tekrar eğildim bu sefer ben kalçamı geri iterek Sedat’ın kucağına sürttürdüm. Düzelmeden arkaya baktım ve gülümsedim, Sedat artık anlamıştı.
Belimden kavradı ve bana sürttürmeye başladı. Siki sertleşmiş adeta götümü zorluyordu, bir müddet elbiselerle beni sikmeye çalıştı adeta.
Bende biri görecek diyerek ayrıldım yukarı çıktım, oda peşimden geldi.
Bana “seni istiyorum hemde delicesine” dedi,
bende “kısmetse olur” dedim ona açık kapı bırakmıştım.
Benden “Hazır olduğumuz zaman telefonlaşalım” diyerek numaramı aldı, onu arzuladığım için itiraz etmeden numaramı verdim.
Bana “bekle” dedi bir yere kadar gitti, 10 dakika sonra geldi.
Bana bir küçük poşet verdi ve “kabul edersen bunları giyde gel” dedi. Baktım el kadar pembe külot ve sutyen vardı onları aldım.
Beğendiğim halıyı da akşam eve getireceğini söyleyerek adresimi de almıştı.
Aradan birkaç gün geçti, Perşembe sabahı eşim işe gittikten sonra telefon geldi, biraz sohbetten sonra saat 10:00 gibi müsait olup olmadığımı sordu, bende “müsaitim” dedim.
Müsait olduğumu öğrenince “O zaman hediyemi giy, 09:30 gibi burada ol” dedi.
Dediği gibi buluştuk, oradan bir ticari taksi ile bir siteye girdik, evin abisinin olduğunu ve Avrupa da olduklarını eve kendisine baktığını söyledi.
Eve geldiğimizde ev çok güzeldi, gelirken elinde bulunan poşeti masaya koydu ve bana döndü.
Bir anda öpüşmeye başlamıştık, bu sırada da soyunuyorduk. Çırılçıplak kaldığımızda yarağını gördüm ve çok şaşırdım.
Kocamın kinden büyüktü, Şaşkınlığımı görmüş olacak ki bana “Kocanın kimi büyük benim kimi” diye sordu,
bende “seninki” dedim.
Bunu duyduğu için gerçekten çok mutlu olmuştu, sikini göstererek “seni bu kocaman yarağımla delice sikeceğim” dedi.
Sedatın ağzı da bozulmuştu bana “seni sikeceğim, sen benim fahişemsin, boynuzlu kocanın sikemediği amcığını dağıtacağım” gibi laflar ediyordu
Bana “hadi bakalım bu koca yarrağı ağzına al” dedi, bende yarağını yalmaya başladım.
Sedat “boşalt beni aşkım yüzüne fışkırtmak istiyorum” diye inliyordu. Boşalacağını anladığı zaman sikini ağzımdan çıkardı ve bütün menilerini yüzüme akıttı.
Daha sonra yemek masasının üzerine battaniye serdi, beni yemek masasına yatırdı, bacaklarımı yana açtım. Bu sikiş için tıraş ettiğim amcığıma yalamaya başladı. Amcığımın ve götümün yalanması çok hoşuma gitmişti.
Özellikle göt deliğime yoğunlaşmıştı, götümü eliyle sikmeye çalışıyordu ve bana da “kocan hiç götünü yaladımı” diye soruyordu.
Daha önce kocamla götten sikiş deneyimimiz olmadığından böyle bir durum yaşamamıştım o yüzden “hayır” dedim.
Sonra “peki siktimi hiç” diye sordu, bende “hayır kocamla götten sikişmedik hiç” diye cevap verdim.
Azarlar gibi kızarak “vay Gavat vay, bu göt sikilip Hamide mutlu edilmez mi” diyerek kocama küfür ediyordu.
Bacaklarımı omuzuna alarak amcığıma yarrağını sokmaya başladı, çok zekliydi, ilk defa kocamdan başka bir erkek beni sikiyor, hemde kocamın yarrağından büyük yarrakla sikiyordu.
Yarrağını amıma köklediği zaman sanki yarrak ciğerlerime saplanıyordu ama muhteşem bir zevk alıyordum. Yarrağı amımdan çıkardı ve “sana bir sürprizim daha var” dedi.
Hamidem canını yakmadan götünden sikeceğim seni diyerek Beni masaya domalttı ve göt deliğimi yalamaya başladı. Göt deliğimi içine çeke çeke yalıyordu, bu arada bana iltifat ediyordu.
Sık sık “Hamide kalçaların harika, göt deliğin muhteşem” diyordu. Bir süre sonra “Hamide tatlım, senin götünü sikmek istiyorum, seni bağırtacağım, götün yarak görsün” dedi.
Yere indim halını üzerine domaldım, arkama geçti ve göt deliğime bolca tükürüp yarrağının kafasını dayadı. Birazdan başıma gelecekleri tahmin ediyordum, yarrağın kafasını götüme zorla soktu ve götümde ilerlemeye başladı.
Ben çırpınmaya başladım, yere olduğum gibi uzanmıştım ama Sedat hala götümü sikmeye beni resmen bağırtmaya devam ediyordu.
Sedatta tam olarak üzerime uzanmış göt deliğime pompa yapmaya devam ederken bir süre sonra böğürerek göt deliğime boşaldı. Yarrağı götümden çıkarınca sanki bir kazık götümden çıkmıştı. Biraz acı, biraz zevk içerisinde “bitti mi yoksa götten sikmeye devam edecek misin?” diye sordum,
o da bana “evet bitti ama göt sikişi bitti daha kocanın sikemediği amcığını sikeceğim, görmediğin pozisyonlarada sikeceğim” dedi.
Biraz dinlendikten temizlendikten sonra beni masaya domalttı, sağ ayağımı sandalyenin üzerine koydu, amım kabak gibi açılmıştı. arkama diz çöküp koklayarak yalamaya başladı harika yalayıp beni azdırdı amımdan sular akıyordu.
Sonra kalkıp O muhteşem yarrağıyla amcığımla oynamaya başladı bende daha fazla dayanamayıp sok erkeğim dedim oda ok gibi saplamaya başladı.
Beni sikerken de “Hamidem sen ikinci karım ol, seni yarrağa doyurayım” diyordu.
Bense nazlı ve işveli bir ses tonuyla “kocam vaar” deyince “gerekirse kocanı da sikerim” dedi. Sedat artık beni her pozisyonda sikmeye başladı, duvara yasladı ve bacaklarımı beline doladı.
Odanın ortasında ayakta sikti. Yere uzandı. Beni üzerine çağırarak kocaman kalçalarından sıkıca tutup sikinin üstüne oturttu. Bir pozsiyondan çıkartıp başka pozisyona sokuyor, çeşit çeşit pozisyonlarda sikiyordu beni.
En son geleceğini anlayınca “Hamide açıktın mı” diye sordu, bende “hayır yarağa doydum” dedim. Sonra yarrağını çıkartıp “dur birazda miden doysun” dedi ve ayağa kalktık.
Ben diz çöktüm tekrar saksafon çekmeye başladım. Kafamdan sıkıca tuttu ve adeta ağzımı sikmeye başladı. Boşalacağını söylediğinde yarağını ağzımdan çıkarmak istedim ama o kadar baskıyla itekliyordu ki içime, bir türlü çıkartamadım.
Biraz dirensem de sonunda ağzıma boşaldı. Tadı ekşi gelmişti o an için. Biraz biraz ağzımdakileri dışarıya tükürsemde büyük bir kısmını yuttum.
Tüm bunları yaşadıktan sonra yinede pişman olmamıştım, ben kocamın böyle sikiştiğini rüyamda bile görmezdim ama Suat amcığımı ve göt deliğimi parçalarcasına sikmişti.
Sedat ise giyinirken “Hamide artık senin kocan sayılırım, ben senin emrindeyim artık ne zaman istersen seni sikebilirim” diye beni tekrar tavlamaya çalışıyordu.
O günden sonra ayda bir kere dükkana gidip alt katta Sedat’ın yarrağını yalıyorum Sedatta amımı götümü okşayarak yalıyor....

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Ben Gelinle Damat Karımla
Bundan iki hafta önce okuldan tanidigim bir arkadasim bizi dügününe çağrı etti. Cok eski ve can arkadasi oldugumuz icin, bende benim arabami gelin arabasi yapmaya karar verdim. Ögle saatleri Karim Emel gelinin evine gitti ve hep beraber Kuaföre gidiceklerdi. Bende arabamla cicekciye gidip arabami süslettim. isim bittigi gibi gelinin evine gittim ve hep beraber salonun yolunu tuttuk.
Salona vardigimzda, karim Damat ile Gelini alip iceri girdiler, bende arabayi saglam bir yere park ettikten sonra salona girdim. Dügün basladi ve bayagi neseli ve güzeldi. Ben dans etmesini sevmedigim icin, oturuyor ve etraftaki yavrulari kesiyordum. Bunu farkeden Gelin,
ismi Meral, masama dogru geldi ve”hadi kalk biraz oyna,arkadasnin dügününde oynamazsan ayip olur”diyerek beni zorlada olsa kaldirip piste sürükledi.
Sansimada tam piste vardigimizda slow bir parca calmaya basladilar. Arkadasim Kemal,Emeli alip derhal pistin ortasinda sarmas dolas dans etmeye basladilar, bende Merale sarilarak dansa basladim. Kemale baktigimda, Emeli iyicene kendisine cekmis sanki iki sevgili gibi dans ediyorlardi.
Bende onlardan cesaret alarak merali kendime biraz daha bastirarak dansa devam ettim. Meral cok güzel bir kadindi, yasi 30 olmasina ramen genc bir kiz gibiydi. Pist dolmaya basladi ve herkez esini almis dans ediyordu. Sanki seytan dürtmüstü beni, elimi yavas yavas asagiya dogru indirdim ve Meralin götünü oksamaya basladim.
Bunu ayrım edince suratini bana cevirerek derin bir sekilde gözlerimin icine bakti ve gülümsedi. Bu gülücükten sonra dahada cesaretlendim ve götünü avucumun icine alarar oksamaya basladim. Meral kafasini omuzuma dayadi ve müzik bitene kadar bu sekilde dans ettik. Dügün artik bitmek üzereydiki,biz yavas yavas hazirlandik ve yola cikacaktik.
Hep beraber arabya bindik ve Kemalin evinin yolunu tuttuk. Eve geldigimizde hep beraber indik, yukari cikacak esyalari tasimaya yardimci olduk. Hepimiz yorgun oldugumuz icin bir kac dakika dinlenmek icin salonda biraz oturmaya karar verdik. Aradan 10 dakika sonra Kemal kalkti ve bize bir seyler ikram etmek icin mutfaga gitti.
kisa bir süre sonra mutfaktan seslendi”Meral bana yardima gelirmisin?”. Meralde cok yorgun oldugu icin, Emele dönerek”hic kalkicak halim yok, Kemale yardimci olurmusun”diye sordu. Emel yerinden kalkti ve mutfaga dogru gitti. Ben Meral ile yanliz kalmistim ve derin sohbete daldigimiz icin bizim eslerimizin daha gelmedigini zor farkina vardik.
Aradan nerdeyse 10 dakika gecmistiki, birlikte kalkip mutfaga girdigimizde, ikiside yemek masasinin basinda, kafalarini masaya dayamis uyumus halde bulduk. Demek ikiside o kadar yorulmuslardiki, dayanamayip orada dalmislar. Biz sesimizi cikarmadan yine salona döndük ve beraber kanepeye oturduk.
Biraz daha muabet etikten sonra daha derin bir konuya gectim ve gözlerinin icine bakarak ”Dügün salonunda sana yaptigim sarkintiliktan bana kizdinmi?”. Biraz düsündükten sonra ”Hayir,hosuma bile gitti. Bir baska erkek tarafindan oksanmak bana zevk verdi, istersen beni simdide oksayabilirsin zaten bizimkiler derin uykuda, hic bir sey anlamazlar”diyerek ayagi kalkti, arkasini bana döndü ve hafifce öne dogru egildi.
O yusyuvarlak ve tas gibi olan göt, tam önümde benden oksanmayi bekliyordu. Iki elimide götüne attim ve yavas yavas oksamaya basladim. Meralin derin derin soluk aldigini duyuyor ve bu yaptigimdan zevk aldigini simdi biliyordum. Dayanamadim ve bir hamlede gelinliginin arka tarafini beline kadar kaldirarak o güzel götünü oksamaya devam ettim.
Ben ne yapiyordum? Cocukluk ve can arkadasimin karisini oksuyor, elimden gelse sikemeye bile kararliydim. Ama kan bir kere beynimde degil, hepsi sikimde birikmisti ve her seyi göz önüne alarak kilodunu indirdim ve götünün deligini yalamaya basladim. Meral hic sesini cikarmiyor ve benim daha neler yapicagimi bekliyordu. ”Biliyorum,beni sikmek istiyorsun,bende cok istiyorum ama kizligimi Kemale vermek istiyorum.
Beni götümden sikmek istiyormusun? ”.”Evet Meral,hemde cok”diyerek pantolonumun önünü actim ve sikimin ucunu tükürledikten sonra delige yanastirdim. Biraz zordu ama yavas yavas icine girmeye basardim. Deligi daracikti ve bana cok zevk veriyordu. Bosalmamak icin kendimi zor tutuyordum ve vuruslarimi ona göre ayarliyordum. Hemen patlamak istemiyor ve bu güzel götün tadini cikarmak istiyordum.
Gözlerim kapali bir sekilde sikimi Meralin götüne sokup cikariyordum ki, birden Kemalin sesinle kendime geldim. Karim ile beraber salona geldiklerini duymamisiz ve ne zamandan beri bizi izlediklerini de bilemiyordum.
Ben birsey söylemeye kalmadan”Murat sen benim karimin tadina baktin, acaba ben seninkinin tadina bakmak istesem ne dersin? ”.Ne diyecegimi bilemiyordum ama yaptiklarimdan sonra kendimi af ettirmek icin her seye raziydim.
”Emele sor, kendisi razi olursa bana söz düsmez”dememe kalmadan, Kemal Emeli yere dogru itti ve arkasina gecerek Emelin Kilodunu yirtarcasina indirdi.
Vakit kaybetmeden sikini cikarip Emelin amina dayadi ve bir hamlede icine girdi. Ben sikim Meralin götünde dona kalmistim ama bu önüme serilen manzaradan sonra sikimi Meralin götünde yavas yavas yine sokup cikarmaya basladim.
Karim yerde bir köpek gibi diz cökmüs,kemalde hizli hizli amina yükleniyordu. Bunu gören Meral”Hadi,sende beni amimdan sik o zaman, seni icimde istiyorum. Ama biliyorsun, ilk kez amımdan sikiliyorum ve biraz dikkatli olmani istiyorum”demesiyle sikimi götünden cikardim ve amina dayadim.
Önce ucunu soktum,sonra yavas yavas icine dogru girmeye basladimki, Meral ani ciglik atti ve zarinin yirtildigini o an anldim. Ami sulanmisiti ve girip cikmama faydali olmustu. Ben hizlandikca Meralde zevk sesleri cikarmaya basladi ve “Daha hizli, daha derine sok”diyerek beni tatmin ediyordu.
Zaten kendimi zor tutuyordum, bu laflarin üzerine dayanamiyarak icinde patladim ve bütün spermlerimi Meralin aminin icine bosalttim. Sikimi cikardigimda kan icinde oldugunu gördüm ve bu küçük orospunun gercekten kiz olduguna o an inandim.
Biz isimizi bitirmemizle beraber, kemalde Emelin amina bosaldi ve sikini tam bosalanan kadar Emelin amindan cikarmadi. Ikiside belliki bu sikisten zevk almislardi, kemal Emele bir öpücük vererek yerinden kalkti. Hepimiz bu olaydan sonra mutluyduk ve hepimiz zevkini almisti. Tekrar beraber kanepelere oturarak, yasananlardan konustuk ve bir gün yine beraberce sikismeye karar verdik.
Kapıcı Dediğin Böyle Olmalı
Selam ben 30 yaşında minyon, sarışın ve hoş bir kadınım. Tabiri caizse tam bir azgınım ve en büyük şikayetim de kocamın seyahate gittiği uzun günler. Yine sıcak bir yaz günü kocam seyahate gitmişti. Dört gün olmuştu ve birkaç gün daha kalması gerekiyordu.
Ben artık iyice azmıştım ve dayanamıyordum. O gün kendi kendimi tatmin etmeye çalıştım ama ne yapsam amıma girecek bir sikin yerini tutmuyordu. Soğuk duşun altına girdim, tam çıkmıştım ki kapı çaldı. Kapıcının servis saatiydi, kaçırmayayım diye aceleyle ıslak ve çıplak vücuduma kısacık geceliğimi geçiriverdim.
Kapıyı hafifçe arkasına saklanarak açtım. Kapıda ara sıra babasının yerine servise çıkan 18 yaşındaki oğlu duruyordu. İhtiyaçları sıralarken ıslak saçlarımdan süzülen sularla ıslanmış geceliğimden olduğu gibi göğüslerimin göründüğünü fark ettim. Hamit kıpkırmızı olmuştu ama göğüslerime kaçamak bakışlar atmaktan da alamıyordu kendini.
Bir an neden olmasın diye geçti aklımdan. Hoş, yaşına göre güçlü kuvvetli bir çocuktu. Hiçbir kadına dokunmadığından emindim. Artık kapı arkasından tamamen çıkmıştım ve dikilmiş göğüslerime aldırmıyordum.
Cüzdanımdan para almak için özellikle iyice eğildim. Donsuz götüm ve amımın gözler önüne serildiğini biliyordum. Arkamda Hamit?in soluğunu koyverdiğini duydum. Çocuk eli ayağı dolanmış bir şekilde parayı aldı, istersen benimkileri en son getir acele etme dedim.
15 dakika sonra Hamit kapıdaydı tekrar. Elinde bir tek benim istediklerim vardı, belli ki en son bana uğramıştı. Banyo çeşmesinde bir sorun var içeri gelip bir bakar mısın diyerek içeri aldım. Yatak odasındaki banyoya doğru yönlendirdim.
Yatak odasına gelince önüne geçip banyo kapısına dayandım. Üzerimdeki varlığıyla yokluğu bir olan geceliği sıyırıverdim üzerimden. Hamit karşımda duruş şok geçirmiş gibi bakıyordu. Daha ne kadar bakacaksın dedim ve elinden tutup yatağa çektim.
Belli ki bu ilk olacaktı. Böylesi daha zevkliydi benim için. Bacaklarımı ayırıp sırt üstü yattım. Kaymak gibi amım nabız gibi atıyordu. Hamit?i çektim ve başını amıma bastırdım. Haydi şimdi yala dedim. Acemice yalamaya başladı. Dondurma yalar gibi yala dedim. Amımı bir uçtan bir uca yalıyordu.
Elime iyice ayırdım amımı ve delikten içeri dilini sokmasını istedim. Her istediğimi yapıyordu. Dilini sokup çıkarmaya başladı ve ben günlerdir biriktirdiğim azgınlığınla kasıla kasıla orgazm oldum. Hala giyinikti Hamit bir hamlede soyuverdim.
Yaşına göre kocaman bir siki vardı, çok kalındı. Ve dimdik olmuştu. Hemen boşalacağını biliyordum. Yine sırtüstü yattım ve üzerime çektim sikini elime alıp amıma sürtmeye başladım. Deli gibi soluyordu üzerimde, sürtmeyi bırakıp sokuverdim amıma. Bir çığlık koyuverdi küçük sikicim.
Kalçalarımı kaldırıp indirdikçe o da pompalamaya başladı hızlı hızlı ve hemen fışkırmaya başladı. İçimde çağlayan vardı sanki, sıcak sıcak boşaldıkça ben yeniden orgazm oldum. Sikini çıkarıp yalamaya başladım.
Daha dakikasına dimdik oldu. Haydi şimdi göğüslerimi yala dedim, sanki yiyiyordu göğüslerimi. Isırıyor yalıyor hepsini ağzına sokmaya çalışıyordu. Elini alıp amıma götürdüm yoğurmaya başladı hemen. Hamiti itip yatağa sırtüstü yatırdım. 69 pozisyonunda üstüne yatıım ve sikini yalarken amımı ağzına bastırdım.
Çabuk öğrenen Hami,t hemen yalamaya, dilini amıma sokup çıkarmaya başladı. Dil yetmiyordu. Az önce içime fışkırtan o kalın siki istiyordum hemen döndüm ve Hamitin kapkalın sikinin üzerine oturdum. Daracık amıma kayarak girdi. Deli gibi zıplıyor, dibine kadar sokup sokup çıkarıyordum siki.
Bir yandan da kendi kendime göt deliğimi parmaklıyordum. Hamit tekrar boşalırken ben artık deliler gibi kasılıyordum. Sikini çıkarıp fışkıran spermlerini üzerime tuttum ve karnıma göğüslerime sıvadım. Bir süre soluklanmak için yanına yattım. Ama hala doymamaıştım. Bir kere de o kapkalın siki göt deliğimde istiyordum.
Toy sikicime baktım hala dimdikti siki. Siki yalamöaya başladığımda koskocaman oldu. Sokuyor çıkarıyordum ağzıma, uzun uzun yalıyordum Hamit inliyordu. Haydi şimdi götümden sik beni dedim. Gözleri faltaşı gibi açılmış baktı yüzüme.
Daha çok zevkli olacak dedim ve yatakta dört ayak üzerinde domaldım. Hamit önce götümü yalamaya başladı. Yanakları hafif hafif ısırıyordu. Ben o kalın siki hemen götümde istiyordum.
Haydi sok şunu dedim. Göt yanaklarımı kopacak kadar ayırdı, yalamasıyla ıslanan götüme dayadı sikini. Kalın sik acıtıyordu ama ben az sonra alacağım zevki düşünüyordum.
Haydi haydi dememle köküne kadar sokuverdi…bir çığlık çıktı ağzımdan çok canım yanmıştı ama inanilmaz da zevk almıştım bu hoyratlığından. Hamit gidip gelmeye başladı, karnımdan dolaştırdığı eliyle de amımı yoğuruyordu.
Aynadan kendimize baktığımda daha çok tahrik oldum. Hamit götümü ayırmış deli gibi sikiyordu beni. Gittikçe hızlanıyordu ve orgazm oldum tekrar tekrar.
Genç sikicim boşalmak bilmiyordu. Birden iyice hizlandi ve hırıltılarla götüme fışkırmaya başladı. Götüm sıcacık dolmuştu. Artık yorulmuştuk. Hamiti yüzünde bir sırıtmayla yolladım.
Şimdi her öğlen geliyor ve beni sikiyor....
Komşu Oğluyla Gurup Sex
Merhaba ben Oya. 30 yaşında 85 beden dik göğüslerim incecik belim dolgun doyumsuz kalçalarımla erkekleri baştan çıkarmak benim için bir zevk oluyor. İş arkadaşım berna ile aynı evde kalıyoruz. yaşadığımız Aparman aile apartmanı.
bir gün işe gitmek için sabah çıktım evden asansör bekliyordum asansörden benden önce biri iniyordu. tek değildi bi bayan sesi yapma aşkım sabret diyordu çok merak ettim asansör geldi bende indim aşağıya. benden önce inenler çıkmamıştı apartmandan çünkü kapı sesi duymadım.
bodrum kat var genelde apartman toplantıları orda yapılıyor bir kaç koltuk bir kaç sandalye vardı burada. oraya gitmişlerdi. bende sessizce indim oraya birden ne göreyim üst kattaki komşumuzun üniversite öğrencisi oğlu kızın birini yiyor.
gömülmüş göğüslerine ordan emerek amına indi. beni fark etmediler. daha sikişmeye geçmeden onları izlerken amım sulandı çok ateşli sevişiyorlardı.
komşu oğlu birden kızı domaltıp kalın sikini kıza bir soktu offf kıza değil sanki bana soktu o an öyle hissettim amım öyle kabarmıştı ki nerdeyse üstüne atlayakcaktım.
çatur çutur sikti bizim üst kat komşu oğlu benim pembe dantelli kilotum sırılsıklam olmuştu tekrar eve çıkıp onu değiştirdim işe öyle gittim. neyse aradan bir 10 gün falan geçti iş dönüşü biraz yorgunum asansörü çağırdım o sırada komşu oğluda geldi.
birden gözlerim sikine kaydı oğlan fark etti durumu asansöre geçtik elimi tutup sikine koymaz mı ahhh varya oracıkta ağzıma alıp sömüresim geldi ama yer uygun değildi. akşam bize gelmesini söyledim. eve geçtim hemen duşumu aldım seksi iç çamaşırlarımı ve geceliğimi giyip beklemeye başladım.
saat 23.30 sıralarında kapı çaldı geldi benim komşu oğlu. yakasından tuttuğum gibi yapıştım dudaklarına kapıyı kapatmadan başladık yiyişmeye ibne öyle iyi yiyişiyor ki doymak bilmiyor insan. yiyişerek odama geçtik. geceliğimi hayvan bir parçaladı beni yatağa fırlatıp başladı götümü yalamaya. ısırıyor yalıyor dil atıyor tokatlıyor çok hoşuma gitmişti.
ters çevirip dik göğüslerime gelince büyülenmişti dakikalarca yaladı uçlarını sömürdü. ordan amıma kaydı yanaklarını ayırıp dil atmaya öpmeye başladı ben artık iptaldim. bir süre amımla dudaklarını sikiştirdikten sonra kalın yarağını ağzıma soktu ağzımda git geller yapmaya başladı köklüyor acımadan hepsini sokup nefessiz bırakıyordu beni.
siki ağzımdayken çıkan seslere berna gelip bakmak istemiş dank odaya daldı bizi öyle görünce şok oldu üst kat komşunun oğlu dayamış bana. berna şaşkınlığını atınca sokuldu yanımıza. başladı oda yalamaya ikimizde inanamıyorduk bu duruma ama harika zevk alıyorduk.
beni yatırdı ayırdı bacaklarımı kalın sikini yavaşca soktu deliğime.amımım yanakları ayrılıp onu aldı içine. bana gel git yaparken bernanın amını parmaklıyor bernayı üstüme uzandırıp bizi öpüştürüyordu. içimde öyle sertti ki aleti görmemiştim böyle bir yarak acı zevk hepsi bir arada.beni bir güzel sikti 20 dakika falan sonra bernayı yatırdı aynı şekilde ona da kaydı.
ibne geciktirici almış bizde diyoruz neden boşalmıyor hala . bernayıda seri bir şekilde sikti berna nın çığlıkları nerdeyse apartmanı inletecek onun çığlıklarını bastırmak için bacaklarımı ayırıp amımı verdim ağzına yalayıp dişlemeye başladı amım sulu sulu onun ağzına akıyor komşu oğlu çatur çutur acımadan sikmeye devam ediyordu.
15 dakika falanda bernayı sikti berna benim amcığı folloş etti resmen. yanaklarından sular akıyor azgın komşu oğlu ikimizi yan yana yatırdı ayırdı bacaklarımı ellerini soktu hızlı inanılmaz seri şekilde sokup çıkarıyordu ikimizde çıldırdık berna ile ve ben dayanamadım fışkırarak boşaltım kıvranıyordum ki bernada fışkırttı squirt yaptık.
sonra komşu oğlanı ikimizin ağzına verdi birde ağzımı sikti ayaküstü git gel git gel yapa yapa birden yüzümüze boşaldı sonra bernayla öpüştürdü bizi.
hiç böyle bir deneyimim olmamıştı. komşu oğlu üniversiteyi bitirene kadar haftada bir ziyarete gelip berna ve beni sikiyordu harika günlerdi....
Kapıcının kızı ve karısı
Merhaba hocam ben Ömer Samsun kuyum aslında ama Ankara da mecburen yaşamaktayım bu anlatacağım olaya kadar Ankara dan nefret ederdim . Kamuda üst düzey bir yöneticinin koruma görevini üstleniyorum . Korumayım yani. Ben 195 boyunda 100 kilo iri yarı bir adamım .
Direkt konuya gireyim uzatmadan. Oturduğum sitenin kapıcı arayışı vardı koruma arkadaşlarımdan birinin tanıdığı bir aile kapıcılık yapmak istiyormuş . Oturduğum yerin adresini yazıp arkadaşıma verdim . Ben işteyken site yönetimiyle iletişime geçmişler benimde kefaletimle Pazar günü göreve başlayacaklardı . Malum koruma görevim yüzünden geldiklerini görmedim . Kapıcı 55 yaşında karısı 40 yaşında kızları biri 21 diğeri 18 yaşında karısı Ayşe kapalı güzel bir kadındı kızları anneye benziyordu ama babaları gibi suratsız bir halleri vardı. Adam o kadar güzel iş yapıyordu ki adamın suratsız oluşu hiç kimsenin umurunda değildi.
Yıllık izine çıkan yönetici 2 arkadaşımı yanına alıp tatil için gitmişler bizde onun yokluğunda izin kullanacaktık . İlk kez uzun bir tatil yapacaktım o günlerde eve alışveriş yaptım alışveriş poşetleri fazla olduğu için taşımakta zorlanıyordum yardımıma kapıcının karısı Ayşe geldi oda yetmedi kızlarını çağırdı hep birlikte eve aldığım poşetleri taşıdık ilk kez bu kadar yakından görmüştüm Ayşe yi ve kızlarını .
Biraz soluklanın dedim ve portakal suyu ikram ettim bir taraftan aldığım erzakları yerleştirirken bir taraftan konuşuyorduk Ayşe lisedeyken bizim kazma kapıcı Mehmet e aşık olmuş ama asıl yalanlarına inanmış ve daha evlenmeden adamla birlikte olmuş mecbur evlenmek zorunda kalmış kızların büyük olanı Firdevs küçük kızın ismi Filiz di , Filiz üniversite öğrencisi olmuştu Firdevs okuyamamış lise 3 ten bırakmıştı. Şaka yollu okulunu bitir sana devlet dairesinde iş bulayım dedim biraz oturdular Ayşe evimin çok dağınık olduğunu anahtarları verirsem evi toplayıp temizlemek istediğini söyledi bende bugünden itibaren en az 30 gün izinliyim sizde yorgunsunuz yarın sabah gelin hem kahvaltı yaparız hemde evi temizlersiniz dedim kabul ettiler .
Ertesi gün sabah 10 gibi kapı çaldı uykudan yeni uyanmış yatak keyfi yapıyordum hemen hemen her erkeğin olduğu gibi sikim çadır kurmuştu fark etmemiştim kapıyı açtım gelenler Ayşe ve Firdevs ti benim çadırı fark etmişlerdi onları mutfağa bırakıp ben elimi yüzümü yıkamak için banyoya gittim aklıma şeytan girdi o sırada inmiş olan sikimi sıvazlayıp tekrar kalkmasını sağladım yanlarına gittim masayı kuruyorlardı ilk Firdevs fark etti gülümsedi yardım etmek bahanesiyle tabakları alıyor arada bir temas ediyordum Ayşe de fark etmiş o da gülümsemişti . Kahvaltı ederken Ayşe neden evlenmediğimi sordu bende kocan kadar şanslı değilim bu dünyada ayılar her zaman balın en iyisini yiyor Ayşe az çok bilirsin .
Doğru söylüyorsun Ömer abi çok doğru bir laf
Firdevs : Ömer abi ben okula kayıt yaptırsam gerçekten devlet dairesine işe aldırta bilirmisin
Sen okulunu bitir sana söz veriyorum en kötü ihtimalle yanıma olmasa bile güzel bir yere seni yerleştirme yaptırırım .
Firdevs: ay Ömer abi çok teşekkür ederim pazartesi günü ilk işim gidip kayıt için ne gerekiyorsa onu yapacağım ve en kısa zamanda diplomayı alacağım.
Ayşe: keşke seni daha önce tanısaydık Ömer abi
Ne abisi ya bırak abiyi Ayşe Ömer de yeter .
O suratsız kız evde çok çekici ve çok seksi olmuştu hele annesi Ayşe . Kahvaltı sonrası onlar ev temizliğine başladı tabiki hiç dikkat etmiyorlar her fırsatta frikik veriyorlardı onlar temizlik yaparken sikim taş gibi duruyordu bir ara
Ayşe Ömer yardım et şu kanepenin altını temizleyip sileyim
Tamam geldim
Kanepeyi tek elimle tutup kaldırdım hem Ayşe hemde Firdevs bakıyordu sikimde aynı duruyordu Ayşe diğer taraftan başlayıp ayak ucuma kadar temizleyerek gelmişti bana bakarak sikimi işaret etti bende kalçasını işaret ederek azdırıcı bir güzelliğiniz var dedim elini uzattı sikimi tuttu ayağa kalktı kulağıma uzanıp,
banyo ya gel dedi .
Ayşe elinde su kovası ve bezi ile giderken bende kanepeyi yerine bıraktım Firdevs fark etmesin diyerek yavaşça banyoya gittim Ayşe eteğini toplamış memelerini elbisesinden çıkarmış beni bekliyordu hemen memelerini avuçladım öpmeye başladım Ayşe resmen inliyordu daha sokmadan . Ayşe şortumu indirip sikimi eline aldı oynamaya başladı bir taraftan sikime 31 çekiyordu bir taraftan amını yanaştırıp sürtüyordu.
Hadi Ömer Firdevs fark etmeden bitir işini daha sonra ben gelirim seni mutlu ederim sende beni .
Tamam Ayşe şuraya domal
Tamam aşkım ama yavaş gir senin ki boyun gibi uzun cüssen gibi kalın benimkinin siki aha şu sap gibi ince ve kısa .
Hazır mısın gireyim mi Ayşe
Gir ama ne olur yavaş
Tamam canım sen nasıl istersen
Sikimi yavaş yavaş amına soktum pompalamaya başladım Ayşe zevkten uçuyordu artık Firdevs i düşünmüyordu inlemesi bir tarafa Ayşe zevkten bağırıyordu tabiki Firdevs gelmiş bizi izliyordu aynadan rahat görüyordum ama hiç bozuntuya vermeden sikmeye devam ettim belki de hayatımda ilk kez hiç pozisyon değiştirmeden rahat 20 dakika siktim Ayşe yi .
Ben boşalınca
Ayşe bitirdin beni Ömer daha önce hiç bu kadar sikişmemiştin
Dedim ya Ayşe ayılar her zaman herşeyin en iyisini yer ama değerini bilmez
Ömer kız anlamasın ben bittim . Temizlik şimdilik dursun ben çok yoruldum bir bahane bulup ineyim aşağıya
Tamam Ayşe şöyle uygun bir zamanda gel düzgünce sevişelim
Tamam ben kızı alayım adamın yanına ineyim
Firdevs kızım benim tansiyonum düştü hadi kızım ne yapıyorsan bırak eve gidelim
Anne sen in ben cam siliyorum bitsin gelirin .
Olur mu kızım millet ne der manyak manyak konuşma hadi o camı sil gidelim.
İyi be sen zevkini al sonra hadi gidiyoz de
Sen ne diyorsun kızım
Sanki bilmiyorum banyoda kendini Ömer e siktirdiğini
Aaaa kızım sen şizofrenmisin ne sikişmesi
He he şizofrenim bak bunlarda benim kendi uydurduğum resimler haaa bu da video
Kızım sen beni rezil mi edeceksin ne istiyorsun
Senin ki can da benim ki can değil mi bende istiyorum
Kızım sen daha bakiresin .
Yoo bakire falan değilim lise 2 de siktiler beni hani pikniğe gitmiştik ya ağlayarak gelmiştim o zaman siktiler beni
Uyyy başına gelenler
Tamam Ayşe üzme o tatlı canını gelin bakalım ben ikinize de yeterim
Hem Ayşe nin hemde Firdevs in elinden tutup yatak odasına götürdüm bir çırpıda soyundum onlarda soyunup yatağa girdiler anne kızın ortasına uzandım önce Firdevs i öpmeye başladım ellerimi amlarına attım Firdevs yatakta doğruldu sikimi tuttu bacaklarını ayırıp sikimin üstüne oturdu zıplamaya başladı bende Ayşe yi emmeye okşamaya başladım Firdevs 40 yıllık escortlar gibiydi sikimin üstüne oturup kalkarken kendi memelerini okşuyordu bende annesinin amını emmeye başladım ikisi birden inliyor odada sesleri karışıyor ben daha fazla tahrik oluyordum .
Artık her ikiside benim için bulunmaz bir nimetti hem çok güzeller hemde tam bir japon geyşalar gibi ne istersem yapıyorlardı . Pozisyon değiştirip bu sefer Ayşe çıktı sikimin üstüne Firdevs te amını ağzıma dayadı ben Firdevs in amına dilimi sokarken Firdevs te bir taraftan annesiyle öpüşüyor diğer taraftan annesinin memeleriyle oynuyordu geç boşalırım devamlı belki 30 dakika bu şekilde devam ettik boşalacağım Ayşe kalk dedim fakat o devam etti boşalmaya başladığımda sikimin üstüne oturdu durdu .
Ardından Firdevs i altıma aldım tam sikimi amına sokacaktım ki kapımın zile çaldı Ayşe hemen giyinip gitti kapıya gelen kocasıydı işlerinin az kaldığını 5 10 dakikaya geleceklerini söyledi ve kocasını gönderdi. Yatak odasına gelip
hadi kızım Ömer de dinlensin daha çok geliriz Ömer bizi siker şimdi gidelim bizim öküz acıkmış samanını verelim dedi .
Artık düzenli gelip kendilerini bana siktiriyorlar . Firdevs in bir önerisi oldu eğer Ayşe kabul ederse hem daha rahat sikişe bileceğiz hemde 3 kadın olacak ama Ayşe kabul etmiyor. Sizler anlamışsınızdır küçük kızla evlenip karım yapacağım Ayşe ve Firdevs de daha rahat eve girip çıkacak . İyi bir fikir değil mi.

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Dul baldızımı tatmin ediyorum
ben Arif. 35 yaşındayım, oldukça da yakışıklı sayılırım. Boyum 1.76 ve 72 kilodayım. 5 yıllık evliyim ve karımla son derece mutluyuz. Seks hayatımız mükemmele yakın, haftada 4 veya 5 kez sikişiriz.
Benim bir de dul baldızım var. Hani baldızım diye söylemiyorum, ama 1.70 boylarında, balık etli, kafam kadar iri göğüslere sahip, çok güzel bir kadındır.
Karımla evlendiğimden beri kendisine resmen hastayım, beni deli ediyor. Ama bir türlü kendisine açılamıyordum.
Evliliğimiz süresince baldızıma karşı sadece yanlışlıkla ve istemeden olmuş gibi dokunuşlardan, sürtünmelerden öteye gidemedim. Baldız bazen farkına varıyordu ama aldırış etmiyordu.
Daha da ileriye gidemiyordum, açıkçası beni terslemesinden ve karıma söylemesinden korkuyordum. Evliliğimizin ikinci senesinde karım hamile kaldı. Doğum yaklaşmaya başlamıştı, bizi de bir telaş almıştı. Benim annem babam İstanbulda kalıyorlardı, yani uzaktı.
Üstelik hepsi işinde gücünde. Karımın ailesi ise Ispartada oturuyordu, onları biraz daha yakın gördüğümüz için onlara söyledik, doğum sırasında benim kayınvalideye burada olması için ricada bulunduk, onlar da seve seve kabul ettiler.
En sevindiğim yanıysa baldızım da geliyordu. Baldızımı görmeyeli aylar olmuştu, eve geldiğimde kapıyı baldız açınca sevincimden havaya uçacaktım. Baldız genelde çok içten davranırdı bana. Beni görünce, ?Hoş geldin enişte!? deyip boynuma sarıldı.
Kaçırır mıyım fırsatı, ben de sarıldım hemen beline! Vücutlarımız birleşmişti, biraz daha sarılsam kesin boşalırdım yani. Sonra içeriye salona kaynanamla karımın yanına geçtik? porno hikaye Sohbet falan ederken bazen baldızla göz göze geliyorduk.
Galiba halen anlamamıştı, kendisine uzun uzun sarılmamı ve dudaklarına yakın öpücük kondurmamı. Sohbetti, çaydı, kahveydi derken vakit epey geç olmuştu. Zaten karım hamile olduğu için çok halsiz ve bitkindi, uyumak için iyi geceler dileyip odalarımıza geçtik. Ben baldızı kafamdan atamıyordum, ne yapsamda siksem diye düşünüp duruyordum.
Ne olursa olsun, rezil olma pahasına da olsa, baldızın o göğüslerinin tadına mutlaka bakmam lazımdı. Bu düşüncelerle uyumuşum? Sabah olunca erkenden uyandım, çünkü karımı hastaneye karabük escort yatıracaktık. Yüzümü yıkamak için lavaboya gittim, baktım tuvalet meşguldü. Bekledim biraz, tuvaletten baldız çıktı.
Saçları falan çok dağılmıştı, uyku sersemi yalpalayarak yürüyordu. Geceliğiyle lavaboda yüzünü yıkamaya başladı. Ben de tuvalete girmek için yürüdüm, alan çok dardı ve baldızın kalçasına sürtünmeden geçmemin imkanı yoktu.
Zaten hiç kaçırmazdım bu tür fırsatları?
Baldız geçebilirmiyim dedim.
Geç enişte! Geçmeyip altına mı edeceksin dedi ve güldü.
Ben de geçerken elimi baldızın beline attım ve kalçasına resmen yaslandım,
Gerçekten geçmemi istiyormusun baldız dedim.
Geç enişte geç, kendi malın gibi kullan, tuvaleti dedi.
Ben de, Tabii kullanırım, benim tuvaletim değil mi dedim.
Bu arada arkasında durmaya ve sürtünmeye devam ettim.
Baldız döndü ve Enişte ne yapıyorsun dedi. Ama bunu söylerken gözlerimin içine öyle bir baktı ki, Sik beni enişte der gibi.
Ne yapıyor gibi görünüyorum baldız Geçmeye çalışıyorum, geçemiyorum dedim.
Baldız da kalçasını biraz daha bana bastırarak, Buradan da geçemezsen yuh sana enişte dedi.
Baldızımın bu davranışı beni cesaretlendirmişti. Yılların verdiği o özlemle elimi muhteşem göğüslerine attım ve Geçmek için burdan tutmam gerekiyor galiba deyip avuçladım göğüslerini.
O sırada koridorun lambası yandı ve bırakmak zorunda kaldım. Gelen kaynanamdı.
Baldız yüzünü yıkamaya devam etti, ben de tuvalete girdim. Anlamıştım artık, sevgili baldızım da beni istiyordu. Tuvalette baldızın o muhteşem göğüslerini hayalleyerek bir posta 31 çekip boşaldım, çıktım sonra. Baktım kaynanam kahvaltıyı hazırlamış. Kahvaltı yaparken oldukça neşeliydim, çünkü oğlum dünyaya gelmek üzereydi.
Baldız bana bakıp, Enişte ne güzel, oğlun olacak, çok seviniyorsun eminim dedi.
Ben de, Eee erkek adamın erkek oğlu olur dedim, gülüştük.
Sonra hazırlandık, hastane yoluna koyulduk Taksi çağırmıştım. Bindik taksiye. Kaynanam öne oturdu. Karımı arkaya bindirdim.
Tam diğer taraftan binmeye hazırlanmıştım ki, baldız, Enişte ablamın yanına otur, ona moral ver, ben kenarda otururum dedi.
Kör bir göz istedi, Tanrı verdi iki göz Geçtim karımın yanına oturdum, baldız da benim yanıma oturdu. Ohh ne ala, bir yanımda karım, diğer tarafımda baldız. Yol bir hayli uzundu, karımla konuşuyordum, moral veriyordum, aynı zamanda bacağımı baldızın bacağına resmen yapıştırmıştım.
Ben bastırdıkça baldız daha çok bastırıyordu. Elimi baldızın bacağına koydum, bu arada karımla sohbet ediyordum. Sırtım baldıza dönük, ama elim bacağındaydı Bir ara döndüm baldıza baktım, baldız da gülümseyerek bana bakıyordu.
İçimden, Bu iş tamam, bastır Arif dedim, başladım baldızın bacağını okşamaya. Yavaş yavaş amına doğru ilerliyordum ve hiç bir tepki yoktu, bacaklarını aralaması dışında.
Külotunun üzerinden amını okşamaya başladım, yine tepki vermeyince artık elimi külotun içine soktum. Resmen baldızın amını parmaklıyordum ve bu arada da karımla konuşmaya devam ediyordum. İki arada bir derede kaldım yani.
En sonunda baldız bacaklarını sıkmaya başladı, anladım ki boşalıyordu artık. Az sonra parmaklarım vıcık vıcık ıslanmıştı. Sonra çektim elimi, baldıza baktım, yüzü kıpkırmızı olmuştu, ama halen gülümseyerek bakıyordu.. Hastaneye geldik, karımın yatışını yaptım. Sadece bir refakatçi kabul ediliyormuş. Kaynanam karımın yanında kaldı.
Biz baldızla dışarıda dolaşır, arada sırada yanınıza gelir gideriz. dedik ve ayrıldık.
Odadan çıkar çıkmaz baldız bana kızarak, Enişte sen ne yaptığını sanıyorsun yaa! dedi.
Ben de, Ne yaptım ki baldız dedim. Gülerek,
Arabada mahvettin beni dedi.
Sen de beni o kadar kendine hasta etmeseydin baldız, gülü seven dikenine katlanacak dedim.
Enişte inanki mahvettin beni, bu yaşıma kadar hiç böyle heyecanlı boşalmamıştım, çok güzeldi dedi.
Sen dur, daha alasını yaşatacağım sana dedim.
Etrafa baktım, hastanenin arka bahçesi tenha bir yerdi, az ileride de depoya benzeyen, eski baraka gibi bir yer vardı. Baldızın koluna girdim oraya doğru yürüdük.
Baldız bak, şu barakada tarihi eserler varmış dedim.
Baldız şaşırarak, Hastanede tarihi eserin ne işi var enişte dedi, güldü.
Gel göstereyim dedim.
Barakaya girdik. Hemen tişörtünün üzerinden göğsüne ağzımı yapıştırdım.
Ne yapıyorsun enişte dedi.
Acıktım baldız, emzir beni dedim.
Yapma enişte, bir gelen falan olur, evde yapalım, daha rahat ederiz dedi.
Olmaz baldız, kaç senedir seni arzuluyorum, hayal ediyorum, seni düşünerek ablanı sikiyorum, acı bana lütfen, seni sikmek istiyorum dedim,
belinden tutup vücudunu vücuduma, dudaklarımı dudaklarına yapıştırdım, öpüşmeye başladık Öpüşürken baldız kendini tamamen teslim etmişti bana. Eteğini kaldırıp külodunu dizlerine kadar indirdim ve dudaklarımı amına yapıştırdım. Am dudaklarını bir bir emiyor, parmaklarımla ayırıp, dilimi içine sokuyordum.
Baldız bağırmamak için elini ısırıyordu. Yaladım yaladım, baldızımın ekşimsi am suları ağzıma akmaya başladı. Resmen amını ağzımda yoğuruyordum. Dayanamadı titremeye ve boşalmaya başladı.
Enişte mahvettin beni, dayanamıyorum sok artık sikini, sookkkkkk diye yalvarmaya başladı.
O kadar acele etme baldız dedim, açtım göğüslerini, başladım o muhteşem kahverengi uçları yalamaya.
Baldız çıldırıyordu, Yaaaaa hadiiii enişte, hadi sok sikini, sikini sok, soooookkkk şu sikini içime diye inliyordu.
Ben de zaten zor tutuyordum kendimi. Hemen yatırdım baldızı kasaların üzerine, ayırdım bacaklarını ve var gücümle bastım amına.
Var ya Şloppp diye birden girdi yarağım köküne kadar.
Baldız deli oluyordu, Bastır aşkım, bastır diye kıvranıyordu. Var gücümle amına basıyor, sonuna kadar girip çıkıyordum Baldız yeniden titremeye sarsılmaya başladı.
Ben de gelmek üzereydim. Son bir hamleyle, aynı anda boşalmaya başladık, ama nasıl boşalma. Baldız öyle bir boşalıyordu ki, bitmeyecek sandım. Belime doladığı bacaklarıyla neredeyse belimi kıracaktı.
En sonunda emelime ulaşmış, baldızı sikmiştim. Hemen toparlanıp hastaneye geri döndük. Karımın sancıları başlamıştı. Doktorlar bizi çıkarıp karımı yoğun bakıma aldılar.
Nur topu gibi bir oğlum oldu. Kayınvalidemle baldızım 1 ay kadar kaldılar. Karımın hastanede yattığı sürece genelde kayınvalidem refakatçı kaldı.
Biz de evde baldızla sabahlara kadar sikişip, gündüzleri karımı ziyarete hastaneye gidiyorduk....
Baldızımın 18 lik bakire kızı Elifi götten siktim
Merhabalar. Ben 40 yaşıında evli, 175 boyunda normal vücut ölçülerinde esmer tenli bir erkeğim. Sizlere başımdan geçen, benim için hoş bir anı olarak kalan, yaşanmış bir olayımı itiraf edeceğim. Olay baldızımın kızı Elif ile aramızda geçti. Elif 18 yaşıında kumral tenli 1.65 boylarında tombul kalçaları ve memeleri olan bir kızdı.
Elifin ablası evlendi ve şehir dışına taşındı.
Elif annesi ve babası ile birlikte yaşıyor. O gün baldızım ve bacanağım, bir haftalığına, şehir dışındaki evli kızlarını ziyarete gideceklerdi. Elif evde yalnız kalmasın diye bizde kalmasını uygun gördüler. Annesi ve babasını yolcu ettikten sonra Elif çantasını alıp bizim eve yerleşti. Elif ile aramız çok iyi ve samimi bir yakınlığımız vardı. Sürekli şakalaşır ve birbirimize takılırdık.
Elifle bazen el şakası da yapardık. Birbirimizi elleyerek, vurarak ve sarılarak şakalaşırdık. Akşam yemekte ve sonrası yine şakalaşıp gülüşerek televizyon seyrettik. Gece ilerlemiş, benim uykum gelmişti, iyi geceler diyerek yatmaya gittim. Hemen ardımdan karım da yatmaya geldi, sabah erkenden işe gidecekti. Karım ertesi sabah erkenden işine gittiğinde ben daha uyuyordum, izinliydim.
Rüyamda Elifi görüyordum, o tombul kalçalarını ve memelerini görüyordum. Etli dudaklarını ve memelerini öpüyor, kalçalarını, bacaklarını okşuyordum. Bu arada sikimin sertleştiğini, irileştiğini hissediyordum. Yaz olduğu için üzerime şort giymiştim, sanki rüyada değil de gerçekte sikimi birisi okşuyor, öpüyor gibi hissetmeye başlamıştım.
Rüyamda ateşli bir şekilde Elifle sevişiyorduk. Bir ara uyandım ve gözlerimi araladım, Elif şortumun üzerinden sikimle oynuyor, sikimi okşuyor ve şortumun içinde sertleşmiş olan sikime baygın gözlerle bakıyordu. Ben olumsuz bir tepki göstermeden uyuyor numarası yapmaya başladım. Elif ise devam ediyordu okşamaya. Demek ki gördüğüm rüya değil gerçekmiş. Bir süre sonra uyuma numarasını bırakıp gözlerimi açtım.
Elif şortumun üzerinden eğilip eğilip sikimi öpüyordu. Rahat edebilmesi için bacaklarımı açtım ve o an göz göze geldik. Elif biran duraksadı ve mahcup bir şekilde yüzü kızarır gibi oldu. Benden ters tepki gelmeyince hafif bir tebessüm ile sikimi okşamaya devam etti. Sonra elini şortumun içine soktu ve sımsıcak ve sertleşmiş sikimi okşamaya başladı. Been daha fazla dayanamadım doğruldum ve onu kendime çektim. Dudaklarından öpmeye, dolgun memelerini okşamaya başladım.
Elim geceliğinin üzerinden bütün vücudunu dolaşıyordu. Elif daha da isteklenmiş, daha da ateşlenmişti. Elifin o el değmemiş taze vücudu, isterik ve arzulu bakışları beni çıldırtmıştı, iyice azmıştım. Üzerindeki geceliğini çıkarttım. Sütyen takmamıştı, sadece beyaz bir külotu vardı. Memeleri şişmiş, dimdik havada titriyordu. Dudaklarımı memelerinin uçlarında gezdirip, dilimle uçlarını yalamaya, ağzıma alıp emmeye başladım.
Elimle de kalçalarını, bacaklarını ve külotunun üzerinden amını okşuyordum. Okşayarak elimi külotunun içine soktum. Harika bir yumuşaklık, sıcaklık avucumun içini dolduruyordu. Tertemizdi, pırıl pırıl bir amı vardı. Bu arada bende üzerimde pijamayı ve şortumu çıkarttım. Sikim, damarları çıkmış, kafası şişmiş bir şekilde dimdik duruyordu. Sikim öyle aşırı büyük ve iri değil, avucumu dolduracak büyüklükte. Elifi de ayağa kaldırıp usulca külotunu aşağıya indirdim.
Aman tanrım, harika bir amı vardı. Karımın amı da güzeldir amma bu bambaşka bir görünümdeydi, mükemmel çizgileri vardı ve hiç sikilmemişti. Elif ise dimdik duran sikime hayranlıkla, yiyecek gibi bakıyordu. Elife sarıldım onun sıcaklığını, kokusunu, sikimin onun karnına dayandığını hissettim. Öperek, yalayarak, memelerini emerek aşağıya doğru indim.
Göbeğinin etrafını dilimle yaladım. Amını okşuyordum. Öperek aşağıya indim, tam karşımda Elifin nefis amı duruyordu. İncitmekten korkar gibi üzerine öpücükler kondurdum, dilimle üzerinde gezindim. Elif dilimi daha iyi hissedebilmek için bacaklarını araladı. Başımı okşuyordu. Dilimi amının üzerinde gezdirdikçe Elifin gerildiğini hissediyordum. Dilim amının arasına kaymaya başladığında Elif inliyordu. Dilim, içi pembemsi renkli tertemiz amının içini yalamaya, içine girip çıkmaya başladı. Elimle de kalçalarını okşuyor, sıkıyordum.
Sonra amının dudaklarını araladım, amının dudaklarını dilimle dolaştım, dilimi içeriye doğru gönderip çektim. Bu hareketim Elifi mest etmiş, inlemeleri sıklaşmıştı. Elifi sürükleyip yatağa uzattım. 69 pozisyonunda üzerine çıktım, sikimi ağzına doğru verdim ve onun o muhteşem amını yalamaya devam ettim. Elif de dimdik duran sikimi okşamaya ve başına öpücükler kondurmaya başladı. Biraz acemi idi amma en azından isteyerek biir şeyler yapmaya çalışıyordu, bu da bana ayrı bir zevk veriyordu.
Sikimi ağzına sokuyor, eliyle sıvazlıyor, emiyor, yalıyor ve okşuyordu. Elifin amı tam sikilecek kıvama gelmişti, ancak önemli bir sorun vardı: Elif bakireydi, yani amını sikemeyecektim. Elifin amını yalarken kalçalarını da okşuyor, arada bir de götünün deliğine parmağımla dokunuyordum. Sımsıkı, daracık göt deliği vardı, been dokundukça açılıp yumuluyor sanki dokunuşlarıma cevap veriyordu. Parmağımı amının suyu ve tükürükle ıslatarak göt deliğine bastırmaya başladım. Önceleri biraz kasılır gibi oldu ama sonradan gevşemeye başladı, belli ki o da zevk alıyordu. Parmağımı yarıya kadar göt deliğine soktuğumda Elif hafiften bağırdı.
Acıdı mı dedim,
Önemli değil. dedi.
Ben devam ettim, parmağımın tamamını soktum ve sokup çıkartmaya başladım. Parmağım götüne, dilim amına girip çıkıyordu. Elif de iyice azmıştı ve sikimi hızlı hızlı yalııyor, emiyor, ağzına alııyordu.
Elife Sikimi sokmamı istermisin dedim,
Evet isterim ama nasıl olacak dedi.
Götüne sokayım mı dedim,
Acır ama. dedi.
Kremleriz, girmezse yapmayız. dedim.
Acımaz dimi dedi. ?
Biraz acır, ama sonra çok zevk alırsın acısı azalıcak alışırsın aşkım. dedim.
Tamam, sok. dedi.
Parmağımı göt deliğinin içiinde biiraz oynattıktan sonra kalktım. Elifi de kaldırdım, yataktan indirdim, yere diz çöktürdüm ve yatağa yüzünü yapıştırdım.
Bacaklarını aralayıp arkasına geçtim. Harika tombul kalçaları, amı ve götü, iki harika delik tam karşımdaydı. Şeytan, biir amına sok biir götüne diyordu ama kontrollü olmak zorundaydım, kendimi toparladım. Eğildim, amını tekrar yaladım, parmağımı götüne soktum.
Parmağım bu defa daha kolay giriyordu. Sikim dimdik, çatlayacak gibi olmuş, damarları çıkmış, kafası kocaman olmuştu. Sikimi güzelce kremledim. Elifin göt deliğini de bolca kremledim ve tekrar kontrol ettim, parmağım içine kaydı, zamanı gelmişti.
Arkasında been de diz çöktüm, sikimi önnce amına, sonra götünün deliğine sürttüm. Sonra sikimin başını götünün daracık deliğine dayadım ve biir elim sikimde biir elimle de Elifin belinden tutarak bastırmaya başladım.
Gerçekten çok dardı göt deliği. Biiraz daha yüklendim. Daracık deliğin açıldığını ve sikimin şişmiş başının uc kısmının götüne girmeye başladığını hissediyordum. Ben bastırdıkça Elif ileri kaçmaya çalıştı ama gidemedi.
Acıyla inlemeye başladı Acıyor aşkım yaa. diyordu.
Biraz o şekilde bekledim, kalçalarını ve amını okşadım.
Hazırmısın dedim.
Acıyor, yavaş ol aşkım. dedi.
Ben tekrar kaldığım yerden yüklendim ve biirden sanki Cup diye biir ses çıkartarak başı geçti.
Elifin o anki hoplamasını ve acıyla kıvranmasını tarif edemem.
Başı içerde olarak bekledim, okşayarak rahatlamasını sağlamaya çalışıyordum.
Elife Aşkım istersen bırakalım. dedim.
Hayır, buraya kadar gelmişken ne olacaksa olsun, nasıl olsa eninde sonunda bu iş olacak. dedi.
Ben de Tamam aşkım, nasıl istersen. Senin acı çekmeni istemem. dedim.
Bu arada da yavaş yavaş, kımıldatarak bastırıyordum. Sikim kaskatı olmuş, sanki kırılacak gibiydi. Hafif hafif Elifin o daracık göt deliğinden sımsıcak içiine doğru sokuyordum.
Tanrım, ne harika biir duyguydu bu.
Elifin inlemeleri, sızlamaları ve hızlı nefes alışlarımız eşliğinde, sonunda sikim köküne kadar götüne girdi ve kalçalarına yaslandım. Belinden sarılıp öylece beklerken elimle de alttan amını okşuyor, o güzel pürüzsüz sırtını öpüyordum.
Kısa bir süre sonra yavaşca sikimi geri çekmeye başladım. Sanki vakumla çekiyormuş gibi Elifin götü sikimi bırakmak istemiyordu, hiçç boşluk kalmamıştı.
Sikimi, başı içerde kalacak kadar çektim, birkaç saniye bekledim ve tekrar bastırdım. Bu sefer daha rahat girmişti. Elif ise dudaklarını ısırmış, hırıltılı sesler çıkarıyor, elleri ile yatağı sıkıyordu. Belli ki çook acıyordu. Yavaş yavaş sokup çıkarmaya devam ettim. Gittikçe alışıyordu.
Sikim de rahatlamıştı, Elifin daracık götü de Elif de. Elifin hırıltılı sesleri kesildi, inlemeleri zevk çığlıklarına dönüştü. Been de gittikçe hızlanmaya başlamıştım.
Elifin de kalçaları kıvrılıyor, arada kalçalarını geri itiyor, sanki daha ilerilere sokmamı istiyordu. Artık gelmek üzereydim, kendimi tutamıyordum.
Aslında bu sikişmenin hiç bitmesini istemiyordum, amma hızla sokup çıkartırken kasılmaya ve Elifin götünün içiine fışkırmaya başladım. Been kasıla kasıla boşalırken, Elif de
Aşkım, sevgilim, erkeğim. lafları ile beni azdırıyordu.
Sonunda tamamen boş aldıım ve Elifin üzerine yığıldım.
İkimiz de ter içinde kalmıştık, bir müddet o şekilde yattık. Sikim inmeye başlamıştı, sikimi götünden çıkardım ve yanına sırtüstü uzandım. Elif başını kaldırdı, gözlerimin içine mutlu ve masum bir şekilde baktı. Yan dönüp yaklaştı, dudaklarımdan ve boynumdan öptü. Been de karşılık verdim. Birbirimizi öperek, okşayarak, birbirimize sarılarak yattık. Ben yorulmuştum ve gözlerim kapanmaya başlamıştı.
Elifin eli tekrar sikime doğru gitti ve okşamaya başladı. Gözlerimi açtım
Yine mi istiyorsun dedim, bir şey demedi, ama tatlı gülümsedi ve dudaklarımdan öptü.
Sikim de bu arada kıpırdamaya başlamıştı,
Elif bunu görünce daha da keyiflendi. Ben doğruldum
Banyo yapmalıyım. dedim ve kalktım.
O da beenimle beraber kalktı ve peşimden banyoya geldi. Beraber yıkanmaya, biirbiirimizi okşamaya, öpmeye ve tekrar sevişmeye başladık.
Elif bu defa daha bir tecrübeli ve istekli olarak sevişiyordu.
Kendimi ona bırakmıştım. Beni öpüyor, sikimi ağzına alıyor, emiyor yalıyor ve okşuyordu. Sonunda sikimi tekrar kaldırmayı becerdi ve mutlu bir şekilde yüzüme baktı. Sikimi güzelce şampuanladıktan sonra götüne de şampuan yaptı ve önümde ayakta domaldı.
Hadi aşkım götüme sok sikini, onu içimde istiyorum. dedi.
Sikimi tuttum, götünün deliğine dayadım ve bastırdım. Hepsini biir seferde soktum.
Bu sefer çok rahat girmişti.
Sokup çıkartmaya başladım. Elif öncekinde acı ve ızdırapla kıvranırken şimdi zevk ve şehvet sesleri çıkartıyordu.
Sikimi götünden çektim, yere oturdum ve
Gel aşkım, üzerine otur. dedim.
Geldi, yüzü bana dönük biir şekilde bacaklarını açtı, eğildi, sikimi götüne ayarladı ve biirden oturdu.
Sikimin üzerine zevkle oturup kalkıyor, ressmen üzerinde hopluyordu. Been de parmağımla amıyla oynuyor, biir elimle de memelerini sıkıp okşuyordum. Doğruldum memelerini ağzıma aldıım, emdim, uçlarını ısırdım.
Biraz sonra Kalk, ters dönüp otur. dedim.
Sikimin üzerinden kalktı, ters döndü, sırtı banaa dönük olarak sikimi götüne soktu ve tekrar oturdu.
Bu şekilde sikimin üzerinde hoplamaya devam etti.
Sert ve damarlı sikimin Elifin daracık götüne girip çıkmasını seyretmek çok hoş biir duyguydu. Elif kalçalarını, sikimin başı içeride kalacak kaddar kaldırıyor sonra biirden oturuyordu. Elif azgın biir halde devam ederken, ben
Boşalacağım, geliyorum. dedim.
Boşal aşkım. diyerek daha zevkle oturup kalkmaya başladı,
sanki erkeğini boşaltmanın mutluluğunu ve zevkini çıkartıyordu. Ben büyük biir kasılmayla ve titreyerek götüne boş aldıım, ama o hala oturup kalkmaya devam ediyordu.
En sonunda dayanamadım ve Beni mahvettin, bitirdin. dedim.
Bu Elifin daha da hoşuna gitmişti ve daha hızlı bir şekilde devam ediyordu. Sikim çatlayacak gibiydi.
Bir müddet sonra Elif de titreyerek boşaldı ve sırtüstü üzerime yattı. Nefes nefese kalmış, sırılsıklam terlemişti, aynen benim gibi. Birbirimize öpücükler kondurduk.
İkimiz de bu sevişmeden çok zevk almış ve mutlu olmuştuk. Duşumuza aldık ve giyindik. Bir hafta boyunca her fırsatta, baldızımın kızı Elifi götten siktim.
Annesi babası döndükten sonra, istemeye istemeye bizden ayrıldı. Tabiiki ailece ziyarete gidip geliyoruz. Bu ziyaretlerde karşılaştığımız an sanki beni sikecekmiş gibi bakıyor, yanımdan geçerken sürtünüyor, çaktırmadan sikimi elliyor, şakalaşmalar devam ediyor.
Tabii bende bu arada boş durmuyorum, çaktırmadan amını götünü elliyorum, parmaklıyorum. Ve haftada bir, iki haftada bir, fırsat yaratıp gizlice buluşuyoruz ve götünü sikiyorum.
Elif yakında birini bulup evlenmeyi düşünüyor, sırf benimle daha rahat buluşabilmek ve bana amını da siktirebilmek için...
KOMSUNUN KARISINI KAPAYIM DERKEN KARIMI KAPTIRDIM
Alt katimizda yeni evli bir cift oturuyor. Neşe ile Mehmet. Adam benden yasli duruyor, ama kiz tam bir çıtır. Bizim daire, denize nazir bir konumda. Aksamlari, bazen balkonda demlenirken, bunlar da asagida, balkonda oluyorlar.
O arada, bizim hanimin cenebazligi sayesinde laflasiyoruz. Kiz genellikle askili bir tisort ve mini sort giyiyor. Ben hemen, yukaridan, goguslere ve bacaklara odaklaniyorum.
Bizim hanim, bazen yavasca “hinzir, şaşı olacan valla” diye takiliyor.
Bir gun sabah, babamin yanina, ise gitmek icin evden ciktim. Arabayla otoparktan hareket edecekken bunlari gordum. Oglan, arabayi calistirmak icin ugrasip duruyordu.
Yardim etmek icin indim, ben de denedim, falan ama, olmadi. Nereye gittiklerini sordum, sehre iniyorlarmis. Bizim buro da tam sehir merkezinde oldugu icin
“gelin, sizi birakayim bari, nereye istiyorsaniz” deyince,
“zahmet olacak” diyip bindiler.
Adam one, kiz arkaya oturdular. Yolda konusurken, tapuda isleri oldugunu ogrendim. Bir arazi ihtilafi varmis. Bizimde basimizdan gectigi icin, biraz bilgi verdim. Ben anlatirken, Neşe ilgiyle dinliyordu. Ön, iki koltugun arasina dogru egılmıs, ortadaki şaft yukseltisi nedeniyle bacaklarini iki yana acmisti.
Konu bitince, yerini degistirmeden arkaya yaslandi. Bacaklari hala acikti. Aynayi duzeltiyormus gibi yapip, tam onun bacaklarina ayarladim. O sirada, bir suru bir seyler anlatiyordu. Benim ne yaptigim pek umrumda degildi.
Neşe’nin diz ustu etegi, arkasina yaslaninca siyrilmis, bacaklari biraz daha acilmisti. Cok seksiydi. Yanimda kocasi oturuyordu, ama gozlerimi alamiyordum.
Neredeyse kaza yapmaktan korkuyordum. Boya da olsa, sariya yakin saclari, yesil gozleri ile, dipdiri, bir icim suydu.
Aksam karima anlattim. Harbi, harbi “Bana yasli karilari ayarlayacagina, bunu ayarlada bir seye benzesin bari” dedim.
Karim da bana “kocum benim! Sen benden gizli bir sey yapma, ben sana dunyalari ayarlarim” diye cevap verdi.
Bu arada, karim beni şok edecek bir sey soyledi. Mehmet denilen hiyar, her firsatta bizim kariyi kesiyormus. Benim hic dikkatimi cekmemisti, ama kadinlardan kacmiyor demekki.
Onunde dipdiri karisi dururken, herifin gozu hala disarlarda anlasilan.
Vay pezevenk. Karim bana “dur biraz sabret. Ben, sana onu, oyle, ya da boyle ayarlayacagim. Kiz biraz urkek. Once bir yoklama cekelim, bakalim” dedi.
Neşe, bir ara Istanbul’da ki ailesinin yanina gitmisti.
Bizim hanim, “eh, ne de olsa komsumuz olur, evde bekar, yalniz adam” diyip, haftada bir, Mehmet’e evde pisen yemeklerden goturuyordu.
Yine boyle bir aksam, asagiya indi ve tam bir saat sonra geldi. Ben, mac seyrederken, biranin verdigi uyusuklukla, saatin nasil gectigini anlamamistim.
Meltem geri geldiginde, saate bakinca anladim. Karim hemen mutfaga suzuldu.
“Meltem!” diye hanima seslendim.
“Gel bakayim buraya. Ne yaptin asagida bir saattir? Herife yemegini verdin, bir de altina mi girdin?” diye sordum, biraz sinirle.
Karim salona gelip “yok be kocacim. Dertlestik biraz.” falan diye gecistirmeye calisti. Ama yuzume bile bakamiyordu.
“Anlat, anlat. Bak kizmicam.” diye biraz sevkat gosterince, agzindaki baklayi cikardi.
Mehmet, sofrada tek basina raki iciyormus. Yemekler gelince, “gel be Meltem bacim. Sana da bir kadeh koyayim. Beraber parlatalim bir, iki duble” falan diyince, bizim hanim “olur mu Mehmet! Sami yukarida, evde. Sonra beraber geliriz.” demis, ama adam cok israr edince
“eh, koy o zaman. Ama suyu bol olsun” diye bir duble almis. Baslamislar sohbete.
Ordan, burdan konusurlarken, Mehmet ickinin verdigi cesaretle, mahrem konulara girmis.
“Meltemcim, bizim Neşe gideli bir ayi gecti. Gelmesine daha bir ay var. Burada abazan kaldik valla. Cok ozledim onu. Hem duygusal olarak, hem de anlarsin ya!” falan diye anlatiyormus.
“Kendi basima ne yapacagimi sasirdim. Baska kadinlara da gitmek olmuyor. Bir goren olur, yakalanirsin, hastalik var. Riskli isler.” diyip duruyormus.
Anlayacaginiz, ahlaksiz herif, bizim kariya yazilmaya calisiyormus.
Karim “hadi ben kactim, gec oldu” diye kalkinca, bu da pesinden kalkmis. Meltem kapiya dogru yururken,
Mehmet arkasindan; “Yenge be, yanlis anlama ama, sende de ne kalcalar varmis. Adami kendinden geciriyor.” diyince,
karim “aaa! Cok ayip, ayol bunlari duymamis olayim. Bak bir daha gelmem.” diye karsilik vermis. Bu hiyar da “Tamam yaa, cok ozur dilerim.” diyip kapiyi acmis.
Bizim hanim, alı, al moru, mor geldi. Meltem’e “seni kaltak. Senin de hosuna gitmis bakiyorum.” diyince, yarim agizla “olur mu be Sami?” dedi. Ama belli ki, herifin komplimalari hosuna gitmisti.
Bu olaydan iki, uc gun sonra, daha bir hafta bile olmadan, karim, yine elinde kucuk bir tencere; “Samicim, Mehmet’e şunu goturup, geliyorum.” diyince,
“ooh iyisin! Herif hosuna gitti bakiyorum. Biz adamin karisina bir guzellik düşünüken, herif seni goturecek kasla, göz arasinda.” diye, sakayla karisik çıkıştım.
Meltem; “Erkegim benim. Oyle, ya da boyle, ben senin isini ayarlamaya calisiyorum. Herif abazan kalmis, birak bir kac laf atsin, bos ver. Bak, komsumuz,ayiptir.
Ben bir yere gittigim zaman, Neşe de sana bakar, fena mi olur?” dedi ve cikti. Bu sefer yarim saatte döndü.
“N’oldu? Erken döndün. Şipşak isi bitirdiniz mi?” diye dalga gecerken, karim heyecanli, heyecanli
“Aman Sami… Bu herifin gözü dönmüş. Bir daha gitmem valla.” diye kapidan girdi.
Bu, elinde tencereyle kapidan girip, salona dogru yururken, herif, arkasindan, elini gotune atmis. Karim da elinde tencere, oylece kalakalmis. Tencereyi masaya koyar, koymaz, tam dönüp cikacakken,
Mehmet, karimi kolundan tutup, kendine cevirmis, dudaklarina yumulup, baslamis opmeye. Karim “dur, n’olur yapma… Simdi kocam gelir, oldurur valla ikimizi de.” falan demis, ama herif “Senin bu kalcalarina benim canim feda.” diyip, karimin etegini kaldirip, gotunu oksamaya baslamis.
Karim, Mehmet’in elinden kurtulmaya calisirken, herif, bir yandan da, karimin önünü oksuyormus. Karimi masaya yaslayip, fermuarini cozmus ve taş gibi sertlesmis sikini disari cikartmis. Karimin altinda kulotlu corabi olmasa, neredeyse oracikta sokuverecekmis.
Bu arada, opmeye devam ediyormus. Karim, rezalet cikmasin, nasil olsa kurtulurum elinden, diye bagirmaktan cekinmis. Ama sonunda, herif israrla ve sehvetle opmeye devam edince karim kendini salmis.
Bu, karimin corabini yirtmaya calisirken, karim; “dur, Mehmetcim boyle olmaz… Ben sana bir gun hazirlikli gelirim.” diye işveli, işveli gulumsemis.
Bunun uzerine, Mehmet ikna olup, karimi sikmekten vazgecmis, ama karimin apus arasina, sikini soka, cikara iyice tahrik olup, sonra kosarak banyoya gidip, bosalmis. Karim da cikip, eve gelmis.
Bunlari duyunca her tarafimi ates basti. Ikisini de oldureyim mi acaba diye dusundum.
Ama cok acayip bir durum oldu: Karim, Mehmet’le bu arasinda gecenleri anlatirken, sikim kabarmis, fena halde tahrik olmustum. Oracikta Meltem’i yere yatirip, corabini delip siktim.
Kızışmış karim da, neredeyse ciglik, cigliga bagirarak benimle sikisti.
Bosalinca, bana; “Bakiyorum, karinin, baska bir erkekle sikismesi fikri seni azdirdi, oyle mi?” diye takildi.
Ben de “Vay namussuz herif! Bir de sikini apus arana sokup, git, gel yapti haa?” diye konusurken, karim, abaza Mehmet’in neler yaptigini anlatiyordu:
“Sami, oyle bir öpüyordu ki, sanki diliyle agzimi sikiyor sandim.” Mehmet, karimi sıkıştırırken; “Bak goruyorsun, karim yok. O gelene kadar, sen benim karim ol. Gel sikiselim, ne var ki? Bak cok zevk alacaksin.” diye yalvariyormus.
Meltem bunlari anlatirken, yarragim yine dimdik oldu ve azdim. “Seni orospu kari! O sikememis, ben bir daha sikeyim bari.” diyip, karimi bir kez daha altima aldim. Cok gariptir, Meltem’i sikerken, herifin ona nasil sahip olmaya calistigini, detaylari ile anlattirip, daha fazla tahrik oluyordum.
Bir sonraki hafta, eve geldigimde, karim evde yoktu. Herhangi bir sey dusunmedim. Genelde bi yere gidecegi zaman hep haberlesirdik. Ben geldikten on, onbes dakika sonra geldi.
Ayaginda terlikleri vardi. “Ne o kiz, neredeydin yine?” diyip, sarilip kucakladim.
Agzi alkol kokuyordu. Oylesine, etegini kaldirip, kalcalarina elimi attim. O da ne!! Altinda donu yoktu…
Asagiya dogru bakinca gordum… Dantelli, acik kahve, seksi coraplarini giymisti. Hemen anladim! “Kiz kahpe, sonunda herifle sikistin mi?” diye sordum.
Kollarimla sıkı sıkıya sarmalamistim. Karim, “Sami, dur kocum, birak anlatayim. Gel otur şöyle, once sana bir buzlu viski hazirlayayim.” diyip, beni oturttu.
Onumde kalcalarini kivirtiyor, eteklerini savurarak, donsuz gotunu gosteriyor, beni tahrik ediyordu. Viskimi getirip, yanima oturdu. Elini sikimin uzerine atti.
“Oo bu olmus, gel, serbest birakalim.” diyip kemerimi cozdu. Benim yarrak oyle buyuktu ki, baska heriflerinki gibi, bir tek fermuari cozup cikartamiyordum.
Kemeri de cozmek gerekiyordu. Meltem, sikimi cikartinca, egilip kafasina bir opucuk kondurdu. Sonra elleri ile oksamaya basladi.
Ben de “ee anlat bakalim, nasil sikistiniz?” diye sorunca, artik gizli, sakli kalmamisti.
Mehmet, isten erken gelip, bizim kapiya dayanmis. Meltem’e “Neşe iki gun sonra geliyor. Bak, bu son şansımız.” diyerek, eve girmek istemis.
Karim, “Sen delirdin mi? Iste o zaman Sami bizi keser… Sen simdi git, duşunu al, temizlen, ben geliyorum.” diyip bunu gondermis. Ardindan kendisi de dus almis, makyaj yapmis, parfumler surunmus, coraplarini, etegini giymis, ama donunu giymemis.
En seksi haliyle, aşağı bu herifin yanina inmis. Adi herif bunu boyle gorunce, neredeyse salyalari akmis. Karim, maalesef zevkle anlatiyordu. Uzun, uzun sevismisler.
Herif, karimin her tarafini opmus, yalamis. Ayak parmaklarindan, amina kadar, yalanmadik yer birakmamis. Aminin etrafini yaladikca, karim iyice azmış. Herifin kafasini sulanmis amina bastiriyormus. Mehmet de, dilini karimin amina sokup, cikartiyor, amciginin dudaklarini emiyormus.
Kulak arkalarini, boynunu, sirtini, kalcalarini oyle ustaca opup, yaliyormus ki, karim urpermekten bayilacak gibi olmus. Goguslerini sehvetle yaliyor, meme uclarini ihtirasla emiyormus. En sonunda karim daha fazla dayanamayip, herifi uzerine cekip, kendi elleriyle, Mehmet’in dimdik olmus yarragini, kizismis amcigina tutkuyla sokmus.
Inleye, inleye sikismisler. Karim bunlari bana anlatirken, bir yandan da, eliyle sikime masaj yapiyordu. Cok hosuma gitmisti. Ama iste, simdi boynuzlu olmustum. Bu ikisine de bir iyilik (!) dusuneyim mi diye aklimdan gecirdim.
Fakat sonra, cok garip ama, karimin bir baskasi ile sikismesi fikrinden zevk aldigimi anladim. Karim, bana Mehmet’in karisini ayarlayacakken, tam tersi olmus, herifin altina yatmisti ve bu beni cok tahrik etmisti.
Ustelik, bir de, bana oldugu gibi, butun detaylari ile anlatiyordu ve ben de bunu sehvetle dinliyordum.
Isin özeti, bizim alt komsu Mehmet, karimi catir catir sikmisti ve ben bir sey yapmiyordum…
Tam tersine karima olanlari anlattiriyordum. Daha fazla dayanamayip,karima; “Gel kucagima bakalim” diyip, oturdugum yerde kucagima oturttum ve ziplata, ziplata siktim.
Bosalinca icinden cikmadim.Karim da benim tempoma uymus, sikimin uzerinde kivirtip duruyordu.
Birden aklima gelince sordum; “Kac saat kaldin kiz orada? Herif bir daha istemedi mi?” diyince, karim, yine biraz utanarak anlatti. Bak şuna, demek sormasam anlatmayacakmis!
Sikismeyi bitirince, dus alip, salona gecmisler. Karim giyinip, toparlanmis. Herif de gelip yanina oturmus. Eteklerini yavas, yavas siyirip, baslamis yine karimin bacaklarini oksamaya.
“Nasil hosuna gitti mi? Kocan seni boyle memnun edebiliyor mu?” falan diyince,
Meltem de ona benim canavardan bahsetmis. Ama herifte ozguven tam ya! Hemen bunu da lehine cevirmis ve “Ooo! Oyleyse, o yarragi hic arkana sokturmamissindir herhalde.” diye acmis konuyu.
Bizim hanim “O yarrak girer mi oraya? Sen deli misin?” diyincede, “Iyi, bak, o zaman benimki girer.” demis.
Karim “Yok! Hic kimseye arkadan vermedim, vermemde.” diyince, herif yine baslamis ikna turlarina. İşte, biraz kremlersek hic acimayacagindan, aslinda amindan sikilir gibi zevk alacagindan, falan, filan.
Bir de “Yani, hic gotten yemeden kalacak misin boyle?” diyince, bizim hanimda da merak uyanmis. Mehmet, karimin “ne yapsam acaba?” tavrini anlayinca, hemen kulaklarini, boynunu, ensesini diliyle hafif, hafif yalayip, Meltem’i tahrik etmis.
Bizim hanim kivama gelince, kendiliginden etegini cikartmis. Bu da, kosarak iceriden vazelin getirmis.
Karim, “Ooo! Sen Neşe’nin gotune bunu mu surup, gotten sikiyorsun?” diye sorunca,
o da “Evet, Neşe bayilir… Gotten benim yarragi, amina da, iceride bir dildo var, onu alir… Gozlerini kapatip, bana, sanki iki kisiyle sikisiyormus gibi hayal kurdugunu anlatir,” diyince, bizim hanim; “Bak sen! Neşe ne azgin kariymis da, bize masum kiz roller yapiyor.” diye dusumus.
Mehmet hiyari, vazelini once parmaklarina surup, karimin got deligini iyice bir alistirmis.
Karim gercekten zevk almaya baslamis… Ama, parmak yerine yarrak girince, acitir diye hala korkuyormus. Herif, vazelini yarragina da surup, cok kibarca, yavas, yavas vermis iceri. Karim, ilk basta biraz irkilmis…
Mehmet, gidip, gelmeye baslayinca, bizimkisi de zevk almaya baslamis. Bu arada, herif, karimin aminada parmaklarini sokup, cikartiyormus.
Mehmet, karimi, sehvetle, gotten sikerken, dayanamayip karimin sıkı gotune bosalmis. Pust herif, hem gotunde sikinin, hem de aminda parmaklarinin mahareti ile, karimi da bosaltmis. Tabii, karim da bu sikisten buyuk zevk almis.
NEŞE
Boylece, karim bana borclu kalmisti… Artik, mecburen Neşe’yi bana ayarlayacakti. Zaten, iyice iclerine kadar girmisti. Bundan sonrasinda, isi kolay olur diye dusunuyorduk.
Neşe, Istanbul’dan dondukten sonra, karimla samimiyeti ilerletti. Artik, cat kapi, gunduzleri birbirlerine gidip, geliyorlardi. Bir gun, karim buna sarap ikram etmis.
Bir, kac kadeh saraptan sonra, konu donmus, dolasmis sekse gelmis. Karim, benim canavardan bahsetmis… Neşe; “Ohh be Meltem! Nasil aliyorsun onu icine?
Ben korkarim valla.” diyince, karim “tuh! Urkuttuk tavsani” diye dusunmus. Kafalar iyi olunca, karim, Neşe’ye film seyretmeyi teklif etmis.
Neşe “ne filmi?” diye sorunca, bizim hanim da “Ne filmi olacak kiz, porno iste.” demis.
Neşe, “Olur abla, seyrederiz de, kocan cikip gelmez di mi? Rezil olmayalim da.” diye sormus. Bizim hanim “Merak etme, gelmez.” deyip filmi baslatmis.
Karim, Neşe’yi bana hazirlamak icin, iki kadin, bir erkegin sevistigi bir film secmis. Bunlar, filme kendilerini kaptirmislar, ickinin de etkisiyle “uff, adam nasil soktu…
Bak, kadinlar nasil seviyorlar birbirlerini…” gibi acik, sacik yorumlar yapiyorlarmis.
Bizim hanim, saraplari tazeliyeyim bahanesiyle kalkip, donuste, kanepede Neşe’nin yanina oturmus.
Kendi uzerindeki, önü dugmeli, ev elbisesinin dugmelerini eteklerinden, apus arasina kadar cozmus.
Tanga kulotu ortaya cikinca, eliyle, baslamis orasini oksamaya. Neşe, bir yandan filmi seyrederken, bir yandan da, gozleri fal tasi gibi acilmis vaziyette, karimin kendisini oksayisina bakiyormus.
“Aaw, valla sende hic utanma yok…” diyince, bizim hanim piskin, “Bosver kizim, ayri, gayri mi var? Sen de yap, zevk al filmden.” diye cevaplamis.
Bu Neşe, şuh bir edayla gulumseyip, “Olmaz ayol, yapamam oyle ortalikta.” demis. Bizim hanim da, bunun bacaklarina elini atip, oksayarak, baslamis etegini kasiklarina dogru siyirmaya. Bir tepki gormeyince, apus arasina kadar ilerleyip, hedefe ulasmis… Urkutmeden, yavas, yavas kulotunun uzerinden Neşe’nin amini ellemeye baslamis.
Neşe donup “Ayy, yapma Meltem… Valla icim bir hos oldu.” diyince, karim egilip, bunun dudaklarina bir opucuk kondurmus… Daha ilk seferde korkutmamak icin, elini cekmis. Neşe, “ay Meltem, sende neler varmis valla…
Tahrik oldum!” diyince, karim “Fena mi bak… Kocani bu gece azginca bastan cikartirsin.” diyerek, gulmus. Neşe “valla gelisini dort gozle bekliyorum” demis. Film bitince, Neşe kalkip evine gitmis.
Karim, bana bunu anlatinca, “Bu sarap ve film muhabbetlerini tekrarlarsaniz, bana haber ver, evde kalirim.” dedim. “Kucuk odaya saklanip beklerim.
Bakarsin, bana gerek duyarsiniz! Anlatabiliyor muyum?” diyince, karim “tamam kocum benim! Dur bakalim, ben onu tava getirmeye calisacam.” dedi.
Aradan bir hafta gecmisti. Bizim hanim Neşe’yi, “Kiz yarin gel, yine saraplarimizi icer, film seyrederiz. Ne dersin?” diye cagirmis. O da, istekli bir tavirla “olur gelirim.” diye karimin davetini kabul edince, bizim hanim “Bak, yarin geliyor” diye bana haber verdi.
Kapi calininca, hemen kucuk odaya saklandim. Gelen Neşe’ydi. Bunlar, mutfakta uc, bes sohbetten sonra salona gecip, saraplarini icmeye basladilar.
Kapiyi aralayip, can kulagi ile konusulanlari dinliyordum. Gecen gun, bizim hanim minibusle sehre inmis. Yaninda oturan herif, bacagini, bizimkinin bacagina surtturup, duruyormus.
Meltem, rezalet cikmasin diye, birsey demeyince, cesaretlenen odun herif, bu sefer, elini kendi bacaginin kenarina koymus.
Akli sira, karimin bacagini oksuyormus. Bizim ki, “Kendimi dar attim minibusten.” diyince,
Neşe de kendi basina gelen bir olayi anlatti. Bankada oturmus, sirasini beklerden, karsisindaki koltuklarda oturan bir herif, yiyecek gibi bunu kesiyormus.
Öküz herifin, nasil olsa o kadar insanin icinde bir sey yapamayacagini bildiginden, inadina bacak, bacak ustune atmis. Ara sira bacaklarini degistiriyor, etegi siyrilinca da, duzeltmiyormus.
Herif, neredeyse salyalari akarak, agzi acik, bunun bacaklarina bakiyormus. Bacaklarini degistirirken, super frikikler veriyor, adami cildirtiyormus.
Adam bu yuzden sirasini kacirmis. Neşe’nin sirasi gelince bankoya gitmis, adam da ruyadan uyanmis herhalde. Sonra, bankadan cikinca takip eder diye korkmus, ama bankodan ayrilinca adami gorememis. Bu Neşe, cok masum gibi gorunuyor, ama aslinda malin gozu, diye dusundum.
Ickiler etkisini gostermeye baslayinca, birbirlerine, kocalari ile nasil sevistiklerini anlatmaya basladilar. Neşe, karima; “bizim Mehmet bana - git biraz seksi kiyafetler al – diyor,
ama Meltem, bunlar nereden alinir bilemiyorum ki? Hem bilsemde utaniyorum valla.” dedi.
Bizim hanim “Utanma kiz. Bak, erkekler bayilir oyle seylere. Benim de hosuma gidiyor.” diyince,
Neşe lafini kesip “Bizimki, - eve geldigimde, diger kadinlar gibi, ara, sira beni niye oyle karsilamiyorsun? - diyip duruyor. Sen, hic kocani oyle karsiliyor musun?” diye sordu.
Meltem “Tabii ki sekerim. Ara, sira, giyiyorum seksi kiyafetlerimi, ya da yalnizca erotik ic camasirlarimi, oyle karsiliyorum kocami. Beni oyle gorunce dayanamiyor, cok sehvetli sevisiyoruz ayol.” diye cevapladi ve ekledi; “Hatta, bak, bir gun ne oldu: Ben, Sami’nin geldigini camdan gordum.
Arabasini otoparka parkederken, hemen makyajimi tazeliyeyim, parfumumu sureyim diye odaya gittim. Tam bitirmistim ki, kapi caldi. Normal olarak, Sami oldugunu dusunup, delikten bakmadan, oylece kapiyi actim… Şok oldum!
Tahmin et bakalim kim cikti? diye sorunca, Neşe basladi siralamaya; kapici, bakkalin ciragi falan diye. Bizim hanimin cevabi beni de şok etti… Cunki, bundan bana da bahsetmemisti. Kapidaki, Neşe’nin kocasi Mehmet’mis.
Neşe, bunu duyunca agzi acik kaldi. “Aaa, ne vardi peki ustunde? Cok mu acikti yani?” diye sordu, birazda kiskanclikla. Bizim hanim da domuzluguna, “Acik ne kelime kiz.
Neredeyse, ustumde hic bir sey yoktu, ama aslinda cok seksi seyler vardi.
Uzerimde, bej rengi, seffaf, askili, derin gogus dekolteli, beline kadar yirtmacli bir gecelik, ki hic giymesende olur, giyince butun gotun, basin meydanda kaliyor zaten, icine ne sutyen, ne de kulot giymemistim.
Altimda da ten rengi dantelli bir jartiyerle bagladigim, acik kahve, arkasi dikisli coraplarim ve de topuklu terliklerim vardi.” diye, insani azdiran erotik kiyafetini anlatti.
Neşe “Ayy valla, tam sikilmeye hazirmışsın! Ayol, ben bile dayanamam bu goruntune, atlardim uzerine.” dedi. Neşe’nin bu soylediklerini saklandigim odadan duyunca, kulaklarima inanamadim,
“Vay kaltak! Bak, bir de lezbiyen yani varmis.” dedim kendi kendime. Karim, Neşe’ye; “Seninki, beni boyle gorunce, hem kekeliyerek, hem de yutkunarak - Meltem kusura bakma yaa, rahatsiz ettim galiba - diyebildi.
Ama bu arada, gozleri, hic utanmadan, bir asagi, bir yukari, uzerimde gezinip, duruyordu.
Ben de gayet rahat, - yok onemli degil Mehmet. Neşe’yi soracaksin, ama bizde degil. Markete gidecekti galiba - diye cevap verince, kocan saskinlik icinde - Haa oyle mi? Peki… Pardon… Ben gideyim - diyip asagiya indi.” dedi.
Neşe, “Mehmet bana bundan hic bahsetmemisti, körolasica. Eh, tabi, seni de oyle erotik seyler icinde gorunce, benden de almami istiyor.” Neşe lafina devam edip; “E, peki kocan nerede kalmis?” diye sorunca,
bizim hanim, “O, bakkala gidip raki almis… Mehmet asagi indikten biraz sonra geldi.” diye cevapladi. Neşe; “Gelince alt alta, ust uste olmussunuzdur herhalde!” diye merakla sordu. Meltem de, “Yok sekerim…
Once oturup bir, iki tek aperitif ictik… Birbirimize erotik birseyler anlatip, iyice tahrik olduk… Sonra dedigin gibi iste.”
Neşe, bizim hanima “Meltem, gostersene bana su seksi seylerini bakayim, neler varmis gorelim.” diyince, ben de “hah, iste kiz tava geliyor.
Haydi bakalim, az kaldi.” diye dusundum. Meltem, bunu bizim yatak odasina goturup, cekmecelerden seksi giysilerini cikarmaya basladi. Benim saklandigim odadan, bizim yatak odasi gozukuyordu. Sessizce kapiyi aralayip, yere yatip, caktirmadan bunlari izlemeye basladim.
Neşe, seksi giysilerin arasindan, siyah, vucudu forma sokarak saran, korse, bustiyer, jartiyer takimi buldu. “Aaa, bak Meltem, bu cok seksi valla.” diyince, bizim hanim da “E, giy bakalim, gorelim, nasil duracak.” dedi.
Neşe bir an dusundu, sonra ustundekileri cikarmaya basladi. Donuna kadar soyunmustu. Memeleri, tam da hayal ettigim gibi, gencliginin verdigi dirilikle, “gelin, beni yalayin, emin” diyordu.
Kalcalari, her ne kadar bizim hanimin ki kadar heybetli olmasada, hic puruzsuz, insanin avuclarinda eriyip gidecek gibi, tam domaltip, sikmelikti. Bacaklarini daha once de arabada gormustum zaten…
Upuzun, sutun gibi bacaklari vardi. Uzerine siyah korseyi giyip, alttan destekli, seffaf sutyen bolumlerini goguslerine gecirdi. Gogusleri, simdi iyice diklesmis, sanki bustiyerin uzerinden firlayacakmis gibi duruyordu. Gogus uclari, seffaf sutyenden muthis seksi gozukuyordu. Sikim yine kabarmaya baslamisti.
Bizim hanim “Aa! Ama boyle olmadi… Bu kulotla olmaz… Bak onun takimi var…
Bunu giy.” diye, Neşe’ye, siyah bir g-string uzatti. Neşe, g-string’i gorunce yuzunde bir gulumseme belirdi ve; “Bu ne boyle? Bunu ha giymissin, ha giymemissin, ne farkedecek? Cok alemsin valla Meltem.” dedi.
Karim da buna; “Ee kizim, isin gizemi orada iste. Hem gosteriyorsun, hem de sakliyorsun gibi oluyor. Orani tamamen acip gostermekten cok daha seksi.
Erkekler buna bayilir.” diye cevap verdi. Neşe, ayakta kulodunu cikarinca, yandan butun kalcalari ve tertemiz aminin profili ortaya cikti.
Hasta olmustum…
Suradan firlayip, oracikta, karimin gozleri onunde sikmek istiyordum onu, ama tabii ki kendimi tutttum.
Neşe, g-stringi giydi. Ama kucucuk ve seffaf kulot, dedigi gibi, hakikatende hic bir ise yaramiyordu. Külotun önü, Neşe’nin kabarik aminin, iki yanagi arasina kacmisti bile.
Karim, “Al bakalim… Bununla tamamla kiyafetini.” diyip, siyah, super ince bir jartiyer corabi uzatti. “Ama dikkatli giy Neşecim, kacirma corabi.” diyince,
Neşe yataga oturup, dikkatle corabi giymeye basladi. Seksi hareketlerle, sanki sahnede gosteri yapar gibi, bacaklarini uzata, uzata giyordu corabini.
Karim “Ayol, sen de az degilmissin kiz.” diye laf atiyordu. Neşe’nin giydigi coraplarin arkasi cizgiliydi. Bu arkasi cizgili coraplari, karimla birlikte izledigimiz erotik bir filmde gormus ve cok seksi bulmustuk. Sonra da, karim bunlardan, farkli tonlarda bir kac tane almis, bir aksam bana surpiz yapmisti.
Neşe, coraplarini giyince, ayaga kalkip, jartiyerinin onlerini bagladiktan sonra, bizim hanim “Dur, jartiyerinin arkalarini baglarken sana yardim edeyim.” diyip, Neşe’nin arkasina gecti.
Kopcalari baglarken, “Aferin kiz! Orani hep boyle temiz mi tutarsin?” diye, belli ki bahaneden laf uydurup, bir eliyle Neşe’nin amini yoklamaya basladi. Ip gibi kulot, zaten, kalcalarinin, aminin yarigina girmis oldugu icin, karim, iki parmagi ile, Neşe’nin aminin yanaklarini oksuyordu. Jartiyer isi bitince, karim, Neşe’ye yuksek topuklu, bantli, frapan ayakkabilarindan birisini verdi.
“Gel, giy bakiyim bunlari. Sana olur herhalde. Bantlarini ayarla, tamamdir.” dedi. Neşe, ayakkabilarin bantlarini ayarlarken, kipkirmizi ojeli ayak parmaklari cok seksi gorunuyordu. Karim, “Ohh yavrum! Venus gibi oldun ayol. Hadi, simdi bir de makyaj yap…
Ondan sonra gec aynada kendine bak. Gor bakalim, kocan seni boyle gormek istemekte haklimiymis, degilmiymis.” Neşe, makyajini yaparken, bizim hanim da, Neşe’nin uzerindeki erotik kiyafetlerin benzerlerinin, ten renginde olanlarini giydi…
O da makyajini yapti. “Ayy! Neşe, ikimiz bu kiyafetlerle, heriflere yaptiramayacagimiz sey yok, di mi kiz?” diyince, Neşe de, “Ayol, haklıymışsın sekerim… Cok seksi olduk. Ay, ilk iş, ben de aliyorum bunlardan.
Bizim herifi perisan edeyim de gorsun bakalim.”
Bizim hanim yumusakca, “Film seyredecekmiyiz Neşecim?” diye sorunca, kiz “Olur ayol… Hadi sen tazele saraplarimizi da, kafamiz guzellessin.” diye cevapladi ve bunlar salona gectiler.
Meltem kadehleri doldurup, bir tane film baslatti. Ben salonun girisine gelmis, koridorda yere tam siper yatmis, yine, caktirmadan bunlari izliyordum.
Filmde, eve televizyon tamiri icin gelen bir zenci, evin hanimini ve onun arkadasini sikiyordu.
Zencinin yarragi benimkine yakindi. Senaryo mukemmeldi. Karim iyi calisiyor, Neşe’yi, konuya isindirmaya calisiyordu.
Neşe’ye donup “Bak hayatim, karilar nasilda aliyorlar kol gibi yarragi… Sen bana soruyordun; nasil aliyorsun kocaninkini diye… Bak, gor iste!” diye, filme yorum getiriyordu.
Bu arada, Neşe, uzerindekileri cok begenmis, seffaf bolumlerinden kendi vucudunu oksuyordu. Bir ara, karimin vucuduna da bakti. “Meltem, seninkiler de cok seksiymis ayol.” dedi. Karimin yuzune bakip “Sen niye ruj surmedin?” diye sorunca,
bizim hanim “Aa, unuttum valla.” diyip, piskinlikle, “Ay, senin dudaklarinda gereginden fazla ruj var! Gel, birazini bana sur ayol” diye cevapladi.
Neşe, sanki normal bir sey yapiyormus gibi, basini karima cevirdi, karim da yuzunu Neşe’ye yaklastirip, dudaklarini, Neşe’nin dudaklarina degdirdi.
Sanki, onun dudaklarindaki ruju, kendi dudaklarina suruyormus gibi yapip, dudaklarini, Neşe’nin dudaklarina surterken, Neşe, vucudunu iyice karima dogru cevirince, ikisinin memeleri, sutyenlerinin uzerinden birbirine surtunmeye basladi.
Meltem, dudaklarini aralayip, dilini cikartip, hafifce Neşe’nin dudaklarini yalamaya basladi. Neşe, gozlerini kapatmis, anlasilan sarabin etkisiyle havaya girmis, filmdeki zencinin yarraginin azametiyle de, belli ki tahrik olmustu.
Neşe de dudaklarini acip, dilini cikartinca, bunlarin dilleri, birbirini yalamaya, emmeye basladi. Karim, bir elini Neşe’nin omzuna atip, kizi kendine cekti.
Neşe, iki koluyla karima sarilip, vucudunu surtmeye basladi. Ok yaydan cikmisti.
Bizim hanim ve Neşe, belli ki iyice kizismislar, gozlerimin onunde yiyisiyorlardi. Neşe’nin, benim gizlice onlari seyrettigimden haberi olsa, acaba yine de, Meltem’le boyle rahatca sevisir miydi?
Karim, bir elini Neşe’nin vucudunda dolastiriyor, kizin her yerini oksuyordu. Memelerini orten, sozde sutyeni indirip, iki parmagiyla gogus uclarini cimdiklemeye basladi.
Neşe, karimin dudaklarini, dilini emmekten kendini alamiyordu. Bizim hanim, kendini Neşe’nin dudaklarindan kurtarip, memelerine egilip, emmeye basladi.
Bir eliyle de, corapli bacaklarini oksuyor, amina dogru yaklasiyordu. Apus arasina gelince, aminin dudaklari arasina sıkışmış olan kulotunu kenara siyirip, iki parmagini sokup, cikarmaya basladi.
Bu arada, kafasini kaldirip, Neşe’ye “Ay, kiz, sen ne bicim sulanmissin oyle? Bunlari giyip, zenci yarragini gorunce azdin degil mi?” diyerek gulumsedi. Sonra, oturduklari koltukta, Neşe’den izin isteyip, sirtustu yatti.
Neşe’ye “Gel ustume, benim kadin sevgilim.” diyince, Neşe de Meltem’in uzerine yatti. Simdi, vucutlari tamamen birbirine yapismis, dansozler gibi zevkle kivranip, duruyorlardi. Bacaklari birbirinin arasina girmis, tutkuyla birbirlerinin islak amciklarina bastiriyorlardi.
Karim, Neşe’ye “Daha once hic kadinla yaptin mi?” diye sorunca, Neşe, “Okuldayken erkeklerle opusemeye cesaret edemedigimiz icin, nasil oluyor diye, bir kez, bir kiz arkadasimla opusup, birbirimizi oksamistik… Ama hepsi bu. Ileri gitmedik.
Ya sen?” diye karima sordu.
Bizim hanim “Ay, ben hic yapmadim valla!” diye cevap Verdi. Sonra, yine ihtirasla opusmeye devam ettiler. Elleri ile birbirlerini oksuyorlar, hafif hafif inliyorlardi. Cok zevkliydi. Kadin, kadina sevismeyi, ben de, daha once filmler disinda hic gormemistim. Karim butun işi yonetiyordu.
Neşe’ye “Dön bakalim simdi… Getir, oranin tadina bakalim.” diyince, Neşe, karimin uzerinde döndü. Simdi, tam 69 pozisyonunu almislardi. Bizim hanim Neşe’nin, Neşe’de onun amini yaliyordu. Kizismis karim, Neşe’nin aminin dudaklarini hoyratca emiyordu.
Derken, dilini sokup cikartarak, adeta kizi sikmeye basladi. Bunlar, bu sekilde, inleye, inleye birbirlerini bosalttilar.
Ben, siranin ne zaman bana gelecegini, merakla ve sehvetle bekliyordum. Karim, Neşe’ye beni sunmak icin, musait anı kolluyordu anlasilan…
Yoksa kuşu urkutebilirdik. Bu da rezalet olurdu. Sevisme sonrasi, ikisi de, kanepenin birer ucuna oturmuslar, saraplarini yudumluyorlardi. Karim, bacaklarini kanepenin uzerine uzatip, ayak parmaklari ile Neşe’nin amina masaj yapmaya basladi.
aynisini Neşe’de yapti. Simdi, ikisi de, karsilikli, kanepenin iki basina sirtlarini yaslamis, ayak bas parmaklarini birbirlerinin amina sokup, cikartiyorlardi. Sanirim, ayaklarinda corap oldugu icin, tirnaklari amlarina batip, acitmiyordu. Corapli ayaklari, islak amciklarina daha kaygan bir sekilde girip, cikiyordu.
Iste, yine karilar arasi sikis baslamisti. Yarragim, dimdik, sepsert olmustu… Artik, pantolona sığmıyor, ozgurlugune kavusmak istiyordu. Pantolonun onunu acip, cikarttim ve sivazlamaya basladim.
Bizim hanim, kanepenin uzerinde, biraz daha Neşe’ye dogru kaykilip, Neşe’yi de, bacaklarindan kendine dogru cekti. Kanepenin uzerinde, bacaklarini uzatmis, karsilikli otururlarken, ikisi de bacaklarini birbirlerinin arasindan gecirip, kasiklarini birbirlerine yasladilar. Am, ama gelmislerdi.
Ikisinin de ami, tertemiz, pırıl, pırıldı. Cirlop gibi amcıklarını, zevkle birbirine surterken, anlasilan sirilsiklam olduklari icin, garip sesler cikiyordu.
Bu arada, birbirlerinin ayak parmaklarini agizlarina goturmus, emiyorlardi. Karim, Neşe’nin ayak tabanlarini, corabinin uzerinden yaladikca, kadin ihtirasla, yay gibi geriliyor, kendini iyice Meltem’in amina yasliyordu.
Karim, kizin topuklarini, yaliyor, isiriyordu. Neşe de, az once amina giren, kendi aminin sulariyla islanmis, karimin corapli ayak parmaklarini agzina almis, tutkuyla, yarrak emer gibi emiyordu.
Bu sekilde, amciklarini birbirlerine surte, surte bastan cikartici bir manzara olusturdular ve bagira, bagira bosaldilar. Onlar bosalinca, ben de kendimi tutamadim ve elime bosaldim.
Birbirlerini iki kez bosalttiktan sonra,ikisi de, gozleri kapali, sanki baygin dusmuslerdi. Once bizim hanim biraz dogruldu ve Neşe’nin eline sarabini verdi.
Hala pozisyonlarini bozmamislardi. Bacaklari birbirinin arasindan gecmis vaziyette, oylece, am, ama duruyorlardi. Azgin karim, hafif, hafif kimildayarak, tekrar, amini, Neşe’nin amina surtmeye basladi.
Neşe, karima, “Ohh, cok hosuma gitti.” diyince, Meltem; “Ay, kiz iki kere bosaldik… Valla cok zevkliymis! Ara, sira yapalim bunu ayol, ne dersin?” diyince, Neşe, sozde utanmis gibi gulumsedi.
Ve karim bombayi patlatti: “Ne dersin kiz, filmdeki zenci gibi birini, mesela benim Sami’yi de alalim mi aramiza? Once, biz ikimiz sevisiriz…
Sonra da cagiririz onu, gelir, ikimizi de yeter… Ne dersin? Cok zevkli olur valla.” diyince,
Neşe biraz dusunup, “Olmaz be Meltem… Ay ben cok utanirim. Sonra nasil bakarim, hem senin, hem de onun yuzune. Valla tasinmamiz gerekir buradan, o derece yani.” diye cevapladi.
Bu cevap karsisinda ben cok bozuldum. Bu kadar cabamız bosa gidiyordu… Plan yurumemisti…
Bizim hanim, Neşe’yi ikna edememisti. Ama, Neşe’nin karsi teklifini duyuca, daha da şok oldum: “Meltem! Peki, benim herifle yapmaya ne dersin? Hem sen daha az utangacsin… Bak, fena mi olur ayol? Yine, hem ikimiz yapariz, hem de, kendimizi bir guzel siktiririz!” diyince,
karim da, belli ki acayip sasirdi. Biraz dusunup, “Ay, iyi kiz. Tamam ayarla seninkini, yapalim.” diye cevapladi. Bu, hic beklemedigim bir cevapti…
Yine, bana sormadan evet demisti. Simdi durum cok karismisti. Meltem, zaten bu Mehmet okuzu ile yapmisti, ama bunu tabii ki Neşe bilmiyordu.
Simdi, bu Mehmet, karimi sikerken, Neşe bunlarin daha once sikistiklerini bakalim anlayabilecek miydi?
Neşe gidince, karimi bir de ben becerdim. Bana, yalvarir gibi, dudaklarini buzerek “Izin vericen di mi kocacim?
Ay, valla sonunda sana ayarliyacam bu kizi.” diyince,
“Verdim, gitti.” dedim.
Karimin boyle yalvarmasinin yani sira, aslinda, soylemesi ayiptir, o bana gelipte, baska herifle nasil sikistigini anlatinca, cok tahrik oldugum icin bunu kabul etmistim....
KOMSUNUN KARISINI KAPAYIM DERKEN KARIMI KAPTIRDIM
Alt katimizda yeni evli bir cift oturuyor. Neşe ile Mehmet. Adam benden yasli duruyor, ama kiz tam bir çıtır. Bizim daire, denize nazir bir konumda. Aksamlari, bazen balkonda demlenirken, bunlar da asagida, balkonda oluyorlar.
O arada, bizim hanimin cenebazligi sayesinde laflasiyoruz. Kiz genellikle askili bir tisort ve mini sort giyiyor. Ben hemen, yukaridan, goguslere ve bacaklara odaklaniyorum.
Bizim hanim, bazen yavasca “hinzir, şaşı olacan valla” diye takiliyor.
Bir gun sabah, babamin yanina, ise gitmek icin evden ciktim. Arabayla otoparktan hareket edecekken bunlari gordum. Oglan, arabayi calistirmak icin ugrasip duruyordu.
Yardim etmek icin indim, ben de denedim, falan ama, olmadi. Nereye gittiklerini sordum, sehre iniyorlarmis. Bizim buro da tam sehir merkezinde oldugu icin
“gelin, sizi birakayim bari, nereye istiyorsaniz” deyince,
“zahmet olacak” diyip bindiler.
Adam one, kiz arkaya oturdular. Yolda konusurken, tapuda isleri oldugunu ogrendim. Bir arazi ihtilafi varmis. Bizimde basimizdan gectigi icin, biraz bilgi verdim. Ben anlatirken, Neşe ilgiyle dinliyordu. Ön, iki koltugun arasina dogru egılmıs, ortadaki şaft yukseltisi nedeniyle bacaklarini iki yana acmisti.
Konu bitince, yerini degistirmeden arkaya yaslandi. Bacaklari hala acikti. Aynayi duzeltiyormus gibi yapip, tam onun bacaklarina ayarladim. O sirada, bir suru bir seyler anlatiyordu. Benim ne yaptigim pek umrumda degildi.
Neşe’nin diz ustu etegi, arkasina yaslaninca siyrilmis, bacaklari biraz daha acilmisti. Cok seksiydi. Yanimda kocasi oturuyordu, ama gozlerimi alamiyordum.
Neredeyse kaza yapmaktan korkuyordum. Boya da olsa, sariya yakin saclari, yesil gozleri ile, dipdiri, bir icim suydu.
Aksam karima anlattim. Harbi, harbi “Bana yasli karilari ayarlayacagina, bunu ayarlada bir seye benzesin bari” dedim.
Karim da bana “kocum benim! Sen benden gizli bir sey yapma, ben sana dunyalari ayarlarim” diye cevap verdi.
Bu arada, karim beni şok edecek bir sey soyledi. Mehmet denilen hiyar, her firsatta bizim kariyi kesiyormus. Benim hic dikkatimi cekmemisti, ama kadinlardan kacmiyor demekki.
Onunde dipdiri karisi dururken, herifin gozu hala disarlarda anlasilan.
Vay pezevenk. Karim bana “dur biraz sabret. Ben, sana onu, oyle, ya da boyle ayarlayacagim. Kiz biraz urkek. Once bir yoklama cekelim, bakalim” dedi.
Neşe, bir ara Istanbul’da ki ailesinin yanina gitmisti.
Bizim hanim, “eh, ne de olsa komsumuz olur, evde bekar, yalniz adam” diyip, haftada bir, Mehmet’e evde pisen yemeklerden goturuyordu.
Yine boyle bir aksam, asagiya indi ve tam bir saat sonra geldi. Ben, mac seyrederken, biranin verdigi uyusuklukla, saatin nasil gectigini anlamamistim.
Meltem geri geldiginde, saate bakinca anladim. Karim hemen mutfaga suzuldu.
“Meltem!” diye hanima seslendim.
“Gel bakayim buraya. Ne yaptin asagida bir saattir? Herife yemegini verdin, bir de altina mi girdin?” diye sordum, biraz sinirle.
Karim salona gelip “yok be kocacim. Dertlestik biraz.” falan diye gecistirmeye calisti. Ama yuzume bile bakamiyordu.
“Anlat, anlat. Bak kizmicam.” diye biraz sevkat gosterince, agzindaki baklayi cikardi.
Mehmet, sofrada tek basina raki iciyormus. Yemekler gelince, “gel be Meltem bacim. Sana da bir kadeh koyayim. Beraber parlatalim bir, iki duble” falan diyince, bizim hanim “olur mu Mehmet! Sami yukarida, evde. Sonra beraber geliriz.” demis, ama adam cok israr edince
“eh, koy o zaman. Ama suyu bol olsun” diye bir duble almis. Baslamislar sohbete.
Ordan, burdan konusurlarken, Mehmet ickinin verdigi cesaretle, mahrem konulara girmis.
“Meltemcim, bizim Neşe gideli bir ayi gecti. Gelmesine daha bir ay var. Burada abazan kaldik valla. Cok ozledim onu. Hem duygusal olarak, hem de anlarsin ya!” falan diye anlatiyormus.
“Kendi basima ne yapacagimi sasirdim. Baska kadinlara da gitmek olmuyor. Bir goren olur, yakalanirsin, hastalik var. Riskli isler.” diyip duruyormus.
Anlayacaginiz, ahlaksiz herif, bizim kariya yazilmaya calisiyormus.
Karim “hadi ben kactim, gec oldu” diye kalkinca, bu da pesinden kalkmis. Meltem kapiya dogru yururken,
Mehmet arkasindan; “Yenge be, yanlis anlama ama, sende de ne kalcalar varmis. Adami kendinden geciriyor.” diyince,
karim “aaa! Cok ayip, ayol bunlari duymamis olayim. Bak bir daha gelmem.” diye karsilik vermis. Bu hiyar da “Tamam yaa, cok ozur dilerim.” diyip kapiyi acmis.
Bizim hanim, alı, al moru, mor geldi. Meltem’e “seni kaltak. Senin de hosuna gitmis bakiyorum.” diyince, yarim agizla “olur mu be Sami?” dedi. Ama belli ki, herifin komplimalari hosuna gitmisti.
Bu olaydan iki, uc gun sonra, daha bir hafta bile olmadan, karim, yine elinde kucuk bir tencere; “Samicim, Mehmet’e şunu goturup, geliyorum.” diyince,
“ooh iyisin! Herif hosuna gitti bakiyorum. Biz adamin karisina bir guzellik düşünüken, herif seni goturecek kasla, göz arasinda.” diye, sakayla karisik çıkıştım.
Meltem; “Erkegim benim. Oyle, ya da boyle, ben senin isini ayarlamaya calisiyorum. Herif abazan kalmis, birak bir kac laf atsin, bos ver. Bak, komsumuz,ayiptir.
Ben bir yere gittigim zaman, Neşe de sana bakar, fena mi olur?” dedi ve cikti. Bu sefer yarim saatte döndü.
“N’oldu? Erken döndün. Şipşak isi bitirdiniz mi?” diye dalga gecerken, karim heyecanli, heyecanli
“Aman Sami… Bu herifin gözü dönmüş. Bir daha gitmem valla.” diye kapidan girdi.
Bu, elinde tencereyle kapidan girip, salona dogru yururken, herif, arkasindan, elini gotune atmis. Karim da elinde tencere, oylece kalakalmis. Tencereyi masaya koyar, koymaz, tam dönüp cikacakken,
Mehmet, karimi kolundan tutup, kendine cevirmis, dudaklarina yumulup, baslamis opmeye. Karim “dur, n’olur yapma… Simdi kocam gelir, oldurur valla ikimizi de.” falan demis, ama herif “Senin bu kalcalarina benim canim feda.” diyip, karimin etegini kaldirip, gotunu oksamaya baslamis.
Karim, Mehmet’in elinden kurtulmaya calisirken, herif, bir yandan da, karimin önünü oksuyormus. Karimi masaya yaslayip, fermuarini cozmus ve taş gibi sertlesmis sikini disari cikartmis. Karimin altinda kulotlu corabi olmasa, neredeyse oracikta sokuverecekmis.
Bu arada, opmeye devam ediyormus. Karim, rezalet cikmasin, nasil olsa kurtulurum elinden, diye bagirmaktan cekinmis. Ama sonunda, herif israrla ve sehvetle opmeye devam edince karim kendini salmis.
Bu, karimin corabini yirtmaya calisirken, karim; “dur, Mehmetcim boyle olmaz… Ben sana bir gun hazirlikli gelirim.” diye işveli, işveli gulumsemis.
Bunun uzerine, Mehmet ikna olup, karimi sikmekten vazgecmis, ama karimin apus arasina, sikini soka, cikara iyice tahrik olup, sonra kosarak banyoya gidip, bosalmis. Karim da cikip, eve gelmis.
Bunlari duyunca her tarafimi ates basti. Ikisini de oldureyim mi acaba diye dusundum.
Ama cok acayip bir durum oldu: Karim, Mehmet’le bu arasinda gecenleri anlatirken, sikim kabarmis, fena halde tahrik olmustum. Oracikta Meltem’i yere yatirip, corabini delip siktim.
Kızışmış karim da, neredeyse ciglik, cigliga bagirarak benimle sikisti.
Bosalinca, bana; “Bakiyorum, karinin, baska bir erkekle sikismesi fikri seni azdirdi, oyle mi?” diye takildi.
Ben de “Vay namussuz herif! Bir de sikini apus arana sokup, git, gel yapti haa?” diye konusurken, karim, abaza Mehmet’in neler yaptigini anlatiyordu:
“Sami, oyle bir öpüyordu ki, sanki diliyle agzimi sikiyor sandim.” Mehmet, karimi sıkıştırırken; “Bak goruyorsun, karim yok. O gelene kadar, sen benim karim ol. Gel sikiselim, ne var ki? Bak cok zevk alacaksin.” diye yalvariyormus.
Meltem bunlari anlatirken, yarragim yine dimdik oldu ve azdim. “Seni orospu kari! O sikememis, ben bir daha sikeyim bari.” diyip, karimi bir kez daha altima aldim. Cok gariptir, Meltem’i sikerken, herifin ona nasil sahip olmaya calistigini, detaylari ile anlattirip, daha fazla tahrik oluyordum.
Bir sonraki hafta, eve geldigimde, karim evde yoktu. Herhangi bir sey dusunmedim. Genelde bi yere gidecegi zaman hep haberlesirdik. Ben geldikten on, onbes dakika sonra geldi.
Ayaginda terlikleri vardi. “Ne o kiz, neredeydin yine?” diyip, sarilip kucakladim.
Agzi alkol kokuyordu. Oylesine, etegini kaldirip, kalcalarina elimi attim. O da ne!! Altinda donu yoktu…
Asagiya dogru bakinca gordum… Dantelli, acik kahve, seksi coraplarini giymisti. Hemen anladim! “Kiz kahpe, sonunda herifle sikistin mi?” diye sordum.
Kollarimla sıkı sıkıya sarmalamistim. Karim, “Sami, dur kocum, birak anlatayim. Gel otur şöyle, once sana bir buzlu viski hazirlayayim.” diyip, beni oturttu.
Onumde kalcalarini kivirtiyor, eteklerini savurarak, donsuz gotunu gosteriyor, beni tahrik ediyordu. Viskimi getirip, yanima oturdu. Elini sikimin uzerine atti.
“Oo bu olmus, gel, serbest birakalim.” diyip kemerimi cozdu. Benim yarrak oyle buyuktu ki, baska heriflerinki gibi, bir tek fermuari cozup cikartamiyordum.
Kemeri de cozmek gerekiyordu. Meltem, sikimi cikartinca, egilip kafasina bir opucuk kondurdu. Sonra elleri ile oksamaya basladi.
Ben de “ee anlat bakalim, nasil sikistiniz?” diye sorunca, artik gizli, sakli kalmamisti.
Mehmet, isten erken gelip, bizim kapiya dayanmis. Meltem’e “Neşe iki gun sonra geliyor. Bak, bu son şansımız.” diyerek, eve girmek istemis.
Karim, “Sen delirdin mi? Iste o zaman Sami bizi keser… Sen simdi git, duşunu al, temizlen, ben geliyorum.” diyip bunu gondermis. Ardindan kendisi de dus almis, makyaj yapmis, parfumler surunmus, coraplarini, etegini giymis, ama donunu giymemis.
En seksi haliyle, aşağı bu herifin yanina inmis. Adi herif bunu boyle gorunce, neredeyse salyalari akmis. Karim, maalesef zevkle anlatiyordu. Uzun, uzun sevismisler.
Herif, karimin her tarafini opmus, yalamis. Ayak parmaklarindan, amina kadar, yalanmadik yer birakmamis. Aminin etrafini yaladikca, karim iyice azmış. Herifin kafasini sulanmis amina bastiriyormus. Mehmet de, dilini karimin amina sokup, cikartiyor, amciginin dudaklarini emiyormus.
Kulak arkalarini, boynunu, sirtini, kalcalarini oyle ustaca opup, yaliyormus ki, karim urpermekten bayilacak gibi olmus. Goguslerini sehvetle yaliyor, meme uclarini ihtirasla emiyormus. En sonunda karim daha fazla dayanamayip, herifi uzerine cekip, kendi elleriyle, Mehmet’in dimdik olmus yarragini, kizismis amcigina tutkuyla sokmus.
Inleye, inleye sikismisler. Karim bunlari bana anlatirken, bir yandan da, eliyle sikime masaj yapiyordu. Cok hosuma gitmisti. Ama iste, simdi boynuzlu olmustum. Bu ikisine de bir iyilik (!) dusuneyim mi diye aklimdan gecirdim.
Fakat sonra, cok garip ama, karimin bir baskasi ile sikismesi fikrinden zevk aldigimi anladim. Karim, bana Mehmet’in karisini ayarlayacakken, tam tersi olmus, herifin altina yatmisti ve bu beni cok tahrik etmisti.
Ustelik, bir de, bana oldugu gibi, butun detaylari ile anlatiyordu ve ben de bunu sehvetle dinliyordum.
Isin özeti, bizim alt komsu Mehmet, karimi catir catir sikmisti ve ben bir sey yapmiyordum…
Tam tersine karima olanlari anlattiriyordum. Daha fazla dayanamayip,karima; “Gel kucagima bakalim” diyip, oturdugum yerde kucagima oturttum ve ziplata, ziplata siktim.
Bosalinca icinden cikmadim.Karim da benim tempoma uymus, sikimin uzerinde kivirtip duruyordu.
Birden aklima gelince sordum; “Kac saat kaldin kiz orada? Herif bir daha istemedi mi?” diyince, karim, yine biraz utanarak anlatti. Bak şuna, demek sormasam anlatmayacakmis!
Sikismeyi bitirince, dus alip, salona gecmisler. Karim giyinip, toparlanmis. Herif de gelip yanina oturmus. Eteklerini yavas, yavas siyirip, baslamis yine karimin bacaklarini oksamaya.
“Nasil hosuna gitti mi? Kocan seni boyle memnun edebiliyor mu?” falan diyince,
Meltem de ona benim canavardan bahsetmis. Ama herifte ozguven tam ya! Hemen bunu da lehine cevirmis ve “Ooo! Oyleyse, o yarragi hic arkana sokturmamissindir herhalde.” diye acmis konuyu.
Bizim hanim “O yarrak girer mi oraya? Sen deli misin?” diyincede, “Iyi, bak, o zaman benimki girer.” demis.
Karim “Yok! Hic kimseye arkadan vermedim, vermemde.” diyince, herif yine baslamis ikna turlarina. İşte, biraz kremlersek hic acimayacagindan, aslinda amindan sikilir gibi zevk alacagindan, falan, filan.
Bir de “Yani, hic gotten yemeden kalacak misin boyle?” diyince, bizim hanimda da merak uyanmis. Mehmet, karimin “ne yapsam acaba?” tavrini anlayinca, hemen kulaklarini, boynunu, ensesini diliyle hafif, hafif yalayip, Meltem’i tahrik etmis.
Bizim hanim kivama gelince, kendiliginden etegini cikartmis. Bu da, kosarak iceriden vazelin getirmis.
Karim, “Ooo! Sen Neşe’nin gotune bunu mu surup, gotten sikiyorsun?” diye sorunca,
o da “Evet, Neşe bayilir… Gotten benim yarragi, amina da, iceride bir dildo var, onu alir… Gozlerini kapatip, bana, sanki iki kisiyle sikisiyormus gibi hayal kurdugunu anlatir,” diyince, bizim hanim; “Bak sen! Neşe ne azgin kariymis da, bize masum kiz roller yapiyor.” diye dusumus.
Mehmet hiyari, vazelini once parmaklarina surup, karimin got deligini iyice bir alistirmis.
Karim gercekten zevk almaya baslamis… Ama, parmak yerine yarrak girince, acitir diye hala korkuyormus. Herif, vazelini yarragina da surup, cok kibarca, yavas, yavas vermis iceri. Karim, ilk basta biraz irkilmis…
Mehmet, gidip, gelmeye baslayinca, bizimkisi de zevk almaya baslamis. Bu arada, herif, karimin aminada parmaklarini sokup, cikartiyormus.
Mehmet, karimi, sehvetle, gotten sikerken, dayanamayip karimin sıkı gotune bosalmis. Pust herif, hem gotunde sikinin, hem de aminda parmaklarinin mahareti ile, karimi da bosaltmis. Tabii, karim da bu sikisten buyuk zevk almis.
NEŞE
Boylece, karim bana borclu kalmisti… Artik, mecburen Neşe’yi bana ayarlayacakti. Zaten, iyice iclerine kadar girmisti. Bundan sonrasinda, isi kolay olur diye dusunuyorduk.
Neşe, Istanbul’dan dondukten sonra, karimla samimiyeti ilerletti. Artik, cat kapi, gunduzleri birbirlerine gidip, geliyorlardi. Bir gun, karim buna sarap ikram etmis.
Bir, kac kadeh saraptan sonra, konu donmus, dolasmis sekse gelmis. Karim, benim canavardan bahsetmis… Neşe; “Ohh be Meltem! Nasil aliyorsun onu icine?
Ben korkarim valla.” diyince, karim “tuh! Urkuttuk tavsani” diye dusunmus. Kafalar iyi olunca, karim, Neşe’ye film seyretmeyi teklif etmis.
Neşe “ne filmi?” diye sorunca, bizim hanim da “Ne filmi olacak kiz, porno iste.” demis.
Neşe, “Olur abla, seyrederiz de, kocan cikip gelmez di mi? Rezil olmayalim da.” diye sormus. Bizim hanim “Merak etme, gelmez.” deyip filmi baslatmis.
Karim, Neşe’yi bana hazirlamak icin, iki kadin, bir erkegin sevistigi bir film secmis. Bunlar, filme kendilerini kaptirmislar, ickinin de etkisiyle “uff, adam nasil soktu…
Bak, kadinlar nasil seviyorlar birbirlerini…” gibi acik, sacik yorumlar yapiyorlarmis.
Bizim hanim, saraplari tazeliyeyim bahanesiyle kalkip, donuste, kanepede Neşe’nin yanina oturmus.
Kendi uzerindeki, önü dugmeli, ev elbisesinin dugmelerini eteklerinden, apus arasina kadar cozmus.
Tanga kulotu ortaya cikinca, eliyle, baslamis orasini oksamaya. Neşe, bir yandan filmi seyrederken, bir yandan da, gozleri fal tasi gibi acilmis vaziyette, karimin kendisini oksayisina bakiyormus.
“Aaw, valla sende hic utanma yok…” diyince, bizim hanim piskin, “Bosver kizim, ayri, gayri mi var? Sen de yap, zevk al filmden.” diye cevaplamis.
Bu Neşe, şuh bir edayla gulumseyip, “Olmaz ayol, yapamam oyle ortalikta.” demis. Bizim hanim da, bunun bacaklarina elini atip, oksayarak, baslamis etegini kasiklarina dogru siyirmaya. Bir tepki gormeyince, apus arasina kadar ilerleyip, hedefe ulasmis… Urkutmeden, yavas, yavas kulotunun uzerinden Neşe’nin amini ellemeye baslamis.
Neşe donup “Ayy, yapma Meltem… Valla icim bir hos oldu.” diyince, karim egilip, bunun dudaklarina bir opucuk kondurmus… Daha ilk seferde korkutmamak icin, elini cekmis. Neşe, “ay Meltem, sende neler varmis valla…
Tahrik oldum!” diyince, karim “Fena mi bak… Kocani bu gece azginca bastan cikartirsin.” diyerek, gulmus. Neşe “valla gelisini dort gozle bekliyorum” demis. Film bitince, Neşe kalkip evine gitmis.
Karim, bana bunu anlatinca, “Bu sarap ve film muhabbetlerini tekrarlarsaniz, bana haber ver, evde kalirim.” dedim. “Kucuk odaya saklanip beklerim.
Bakarsin, bana gerek duyarsiniz! Anlatabiliyor muyum?” diyince, karim “tamam kocum benim! Dur bakalim, ben onu tava getirmeye calisacam.” dedi.
Aradan bir hafta gecmisti. Bizim hanim Neşe’yi, “Kiz yarin gel, yine saraplarimizi icer, film seyrederiz. Ne dersin?” diye cagirmis. O da, istekli bir tavirla “olur gelirim.” diye karimin davetini kabul edince, bizim hanim “Bak, yarin geliyor” diye bana haber verdi.
Kapi calininca, hemen kucuk odaya saklandim. Gelen Neşe’ydi. Bunlar, mutfakta uc, bes sohbetten sonra salona gecip, saraplarini icmeye basladilar.
Kapiyi aralayip, can kulagi ile konusulanlari dinliyordum. Gecen gun, bizim hanim minibusle sehre inmis. Yaninda oturan herif, bacagini, bizimkinin bacagina surtturup, duruyormus.
Meltem, rezalet cikmasin diye, birsey demeyince, cesaretlenen odun herif, bu sefer, elini kendi bacaginin kenarina koymus.
Akli sira, karimin bacagini oksuyormus. Bizim ki, “Kendimi dar attim minibusten.” diyince,
Neşe de kendi basina gelen bir olayi anlatti. Bankada oturmus, sirasini beklerden, karsisindaki koltuklarda oturan bir herif, yiyecek gibi bunu kesiyormus.
Öküz herifin, nasil olsa o kadar insanin icinde bir sey yapamayacagini bildiginden, inadina bacak, bacak ustune atmis. Ara sira bacaklarini degistiriyor, etegi siyrilinca da, duzeltmiyormus.
Herif, neredeyse salyalari akarak, agzi acik, bunun bacaklarina bakiyormus. Bacaklarini degistirirken, super frikikler veriyor, adami cildirtiyormus.
Adam bu yuzden sirasini kacirmis. Neşe’nin sirasi gelince bankoya gitmis, adam da ruyadan uyanmis herhalde. Sonra, bankadan cikinca takip eder diye korkmus, ama bankodan ayrilinca adami gorememis. Bu Neşe, cok masum gibi gorunuyor, ama aslinda malin gozu, diye dusundum.
Ickiler etkisini gostermeye baslayinca, birbirlerine, kocalari ile nasil sevistiklerini anlatmaya basladilar. Neşe, karima; “bizim Mehmet bana - git biraz seksi kiyafetler al – diyor,
ama Meltem, bunlar nereden alinir bilemiyorum ki? Hem bilsemde utaniyorum valla.” dedi.
Bizim hanim “Utanma kiz. Bak, erkekler bayilir oyle seylere. Benim de hosuma gidiyor.” diyince,
Neşe lafini kesip “Bizimki, - eve geldigimde, diger kadinlar gibi, ara, sira beni niye oyle karsilamiyorsun? - diyip duruyor. Sen, hic kocani oyle karsiliyor musun?” diye sordu.
Meltem “Tabii ki sekerim. Ara, sira, giyiyorum seksi kiyafetlerimi, ya da yalnizca erotik ic camasirlarimi, oyle karsiliyorum kocami. Beni oyle gorunce dayanamiyor, cok sehvetli sevisiyoruz ayol.” diye cevapladi ve ekledi; “Hatta, bak, bir gun ne oldu: Ben, Sami’nin geldigini camdan gordum.
Arabasini otoparka parkederken, hemen makyajimi tazeliyeyim, parfumumu sureyim diye odaya gittim. Tam bitirmistim ki, kapi caldi. Normal olarak, Sami oldugunu dusunup, delikten bakmadan, oylece kapiyi actim… Şok oldum!
Tahmin et bakalim kim cikti? diye sorunca, Neşe basladi siralamaya; kapici, bakkalin ciragi falan diye. Bizim hanimin cevabi beni de şok etti… Cunki, bundan bana da bahsetmemisti. Kapidaki, Neşe’nin kocasi Mehmet’mis.
Neşe, bunu duyunca agzi acik kaldi. “Aaa, ne vardi peki ustunde? Cok mu acikti yani?” diye sordu, birazda kiskanclikla. Bizim hanim da domuzluguna, “Acik ne kelime kiz.
Neredeyse, ustumde hic bir sey yoktu, ama aslinda cok seksi seyler vardi.
Uzerimde, bej rengi, seffaf, askili, derin gogus dekolteli, beline kadar yirtmacli bir gecelik, ki hic giymesende olur, giyince butun gotun, basin meydanda kaliyor zaten, icine ne sutyen, ne de kulot giymemistim.
Altimda da ten rengi dantelli bir jartiyerle bagladigim, acik kahve, arkasi dikisli coraplarim ve de topuklu terliklerim vardi.” diye, insani azdiran erotik kiyafetini anlatti.
Neşe “Ayy valla, tam sikilmeye hazirmışsın! Ayol, ben bile dayanamam bu goruntune, atlardim uzerine.” dedi. Neşe’nin bu soylediklerini saklandigim odadan duyunca, kulaklarima inanamadim,
“Vay kaltak! Bak, bir de lezbiyen yani varmis.” dedim kendi kendime. Karim, Neşe’ye; “Seninki, beni boyle gorunce, hem kekeliyerek, hem de yutkunarak - Meltem kusura bakma yaa, rahatsiz ettim galiba - diyebildi.
Ama bu arada, gozleri, hic utanmadan, bir asagi, bir yukari, uzerimde gezinip, duruyordu.
Ben de gayet rahat, - yok onemli degil Mehmet. Neşe’yi soracaksin, ama bizde degil. Markete gidecekti galiba - diye cevap verince, kocan saskinlik icinde - Haa oyle mi? Peki… Pardon… Ben gideyim - diyip asagiya indi.” dedi.
Neşe, “Mehmet bana bundan hic bahsetmemisti, körolasica. Eh, tabi, seni de oyle erotik seyler icinde gorunce, benden de almami istiyor.” Neşe lafina devam edip; “E, peki kocan nerede kalmis?” diye sorunca,
bizim hanim, “O, bakkala gidip raki almis… Mehmet asagi indikten biraz sonra geldi.” diye cevapladi. Neşe; “Gelince alt alta, ust uste olmussunuzdur herhalde!” diye merakla sordu. Meltem de, “Yok sekerim…
Once oturup bir, iki tek aperitif ictik… Birbirimize erotik birseyler anlatip, iyice tahrik olduk… Sonra dedigin gibi iste.”
Neşe, bizim hanima “Meltem, gostersene bana su seksi seylerini bakayim, neler varmis gorelim.” diyince, ben de “hah, iste kiz tava geliyor.
Haydi bakalim, az kaldi.” diye dusundum. Meltem, bunu bizim yatak odasina goturup, cekmecelerden seksi giysilerini cikarmaya basladi. Benim saklandigim odadan, bizim yatak odasi gozukuyordu. Sessizce kapiyi aralayip, yere yatip, caktirmadan bunlari izlemeye basladim.
Neşe, seksi giysilerin arasindan, siyah, vucudu forma sokarak saran, korse, bustiyer, jartiyer takimi buldu. “Aaa, bak Meltem, bu cok seksi valla.” diyince, bizim hanim da “E, giy bakalim, gorelim, nasil duracak.” dedi.
Neşe bir an dusundu, sonra ustundekileri cikarmaya basladi. Donuna kadar soyunmustu. Memeleri, tam da hayal ettigim gibi, gencliginin verdigi dirilikle, “gelin, beni yalayin, emin” diyordu.
Kalcalari, her ne kadar bizim hanimin ki kadar heybetli olmasada, hic puruzsuz, insanin avuclarinda eriyip gidecek gibi, tam domaltip, sikmelikti. Bacaklarini daha once de arabada gormustum zaten…
Upuzun, sutun gibi bacaklari vardi. Uzerine siyah korseyi giyip, alttan destekli, seffaf sutyen bolumlerini goguslerine gecirdi. Gogusleri, simdi iyice diklesmis, sanki bustiyerin uzerinden firlayacakmis gibi duruyordu. Gogus uclari, seffaf sutyenden muthis seksi gozukuyordu. Sikim yine kabarmaya baslamisti.
Bizim hanim “Aa! Ama boyle olmadi… Bu kulotla olmaz… Bak onun takimi var…
Bunu giy.” diye, Neşe’ye, siyah bir g-string uzatti. Neşe, g-string’i gorunce yuzunde bir gulumseme belirdi ve; “Bu ne boyle? Bunu ha giymissin, ha giymemissin, ne farkedecek? Cok alemsin valla Meltem.” dedi.
Karim da buna; “Ee kizim, isin gizemi orada iste. Hem gosteriyorsun, hem de sakliyorsun gibi oluyor. Orani tamamen acip gostermekten cok daha seksi.
Erkekler buna bayilir.” diye cevap verdi. Neşe, ayakta kulodunu cikarinca, yandan butun kalcalari ve tertemiz aminin profili ortaya cikti.
Hasta olmustum…
Suradan firlayip, oracikta, karimin gozleri onunde sikmek istiyordum onu, ama tabii ki kendimi tutttum.
Neşe, g-stringi giydi. Ama kucucuk ve seffaf kulot, dedigi gibi, hakikatende hic bir ise yaramiyordu. Külotun önü, Neşe’nin kabarik aminin, iki yanagi arasina kacmisti bile.
Karim, “Al bakalim… Bununla tamamla kiyafetini.” diyip, siyah, super ince bir jartiyer corabi uzatti. “Ama dikkatli giy Neşecim, kacirma corabi.” diyince,
Neşe yataga oturup, dikkatle corabi giymeye basladi. Seksi hareketlerle, sanki sahnede gosteri yapar gibi, bacaklarini uzata, uzata giyordu corabini.
Karim “Ayol, sen de az degilmissin kiz.” diye laf atiyordu. Neşe’nin giydigi coraplarin arkasi cizgiliydi. Bu arkasi cizgili coraplari, karimla birlikte izledigimiz erotik bir filmde gormus ve cok seksi bulmustuk. Sonra da, karim bunlardan, farkli tonlarda bir kac tane almis, bir aksam bana surpiz yapmisti.
Neşe, coraplarini giyince, ayaga kalkip, jartiyerinin onlerini bagladiktan sonra, bizim hanim “Dur, jartiyerinin arkalarini baglarken sana yardim edeyim.” diyip, Neşe’nin arkasina gecti.
Kopcalari baglarken, “Aferin kiz! Orani hep boyle temiz mi tutarsin?” diye, belli ki bahaneden laf uydurup, bir eliyle Neşe’nin amini yoklamaya basladi. Ip gibi kulot, zaten, kalcalarinin, aminin yarigina girmis oldugu icin, karim, iki parmagi ile, Neşe’nin aminin yanaklarini oksuyordu. Jartiyer isi bitince, karim, Neşe’ye yuksek topuklu, bantli, frapan ayakkabilarindan birisini verdi.
“Gel, giy bakiyim bunlari. Sana olur herhalde. Bantlarini ayarla, tamamdir.” dedi. Neşe, ayakkabilarin bantlarini ayarlarken, kipkirmizi ojeli ayak parmaklari cok seksi gorunuyordu. Karim, “Ohh yavrum! Venus gibi oldun ayol. Hadi, simdi bir de makyaj yap…
Ondan sonra gec aynada kendine bak. Gor bakalim, kocan seni boyle gormek istemekte haklimiymis, degilmiymis.” Neşe, makyajini yaparken, bizim hanim da, Neşe’nin uzerindeki erotik kiyafetlerin benzerlerinin, ten renginde olanlarini giydi…
O da makyajini yapti. “Ayy! Neşe, ikimiz bu kiyafetlerle, heriflere yaptiramayacagimiz sey yok, di mi kiz?” diyince, Neşe de, “Ayol, haklıymışsın sekerim… Cok seksi olduk. Ay, ilk iş, ben de aliyorum bunlardan.
Bizim herifi perisan edeyim de gorsun bakalim.”
Bizim hanim yumusakca, “Film seyredecekmiyiz Neşecim?” diye sorunca, kiz “Olur ayol… Hadi sen tazele saraplarimizi da, kafamiz guzellessin.” diye cevapladi ve bunlar salona gectiler.
Meltem kadehleri doldurup, bir tane film baslatti. Ben salonun girisine gelmis, koridorda yere tam siper yatmis, yine, caktirmadan bunlari izliyordum.
Filmde, eve televizyon tamiri icin gelen bir zenci, evin hanimini ve onun arkadasini sikiyordu.
Zencinin yarragi benimkine yakindi. Senaryo mukemmeldi. Karim iyi calisiyor, Neşe’yi, konuya isindirmaya calisiyordu.
Neşe’ye donup “Bak hayatim, karilar nasilda aliyorlar kol gibi yarragi… Sen bana soruyordun; nasil aliyorsun kocaninkini diye… Bak, gor iste!” diye, filme yorum getiriyordu.
Bu arada, Neşe, uzerindekileri cok begenmis, seffaf bolumlerinden kendi vucudunu oksuyordu. Bir ara, karimin vucuduna da bakti. “Meltem, seninkiler de cok seksiymis ayol.” dedi. Karimin yuzune bakip “Sen niye ruj surmedin?” diye sorunca,
bizim hanim “Aa, unuttum valla.” diyip, piskinlikle, “Ay, senin dudaklarinda gereginden fazla ruj var! Gel, birazini bana sur ayol” diye cevapladi.
Neşe, sanki normal bir sey yapiyormus gibi, basini karima cevirdi, karim da yuzunu Neşe’ye yaklastirip, dudaklarini, Neşe’nin dudaklarina degdirdi.
Sanki, onun dudaklarindaki ruju, kendi dudaklarina suruyormus gibi yapip, dudaklarini, Neşe’nin dudaklarina surterken, Neşe, vucudunu iyice karima dogru cevirince, ikisinin memeleri, sutyenlerinin uzerinden birbirine surtunmeye basladi.
Meltem, dudaklarini aralayip, dilini cikartip, hafifce Neşe’nin dudaklarini yalamaya basladi. Neşe, gozlerini kapatmis, anlasilan sarabin etkisiyle havaya girmis, filmdeki zencinin yarraginin azametiyle de, belli ki tahrik olmustu.
Neşe de dudaklarini acip, dilini cikartinca, bunlarin dilleri, birbirini yalamaya, emmeye basladi. Karim, bir elini Neşe’nin omzuna atip, kizi kendine cekti.
Neşe, iki koluyla karima sarilip, vucudunu surtmeye basladi. Ok yaydan cikmisti.
Bizim hanim ve Neşe, belli ki iyice kizismislar, gozlerimin onunde yiyisiyorlardi. Neşe’nin, benim gizlice onlari seyrettigimden haberi olsa, acaba yine de, Meltem’le boyle rahatca sevisir miydi?
Karim, bir elini Neşe’nin vucudunda dolastiriyor, kizin her yerini oksuyordu. Memelerini orten, sozde sutyeni indirip, iki parmagiyla gogus uclarini cimdiklemeye basladi.
Neşe, karimin dudaklarini, dilini emmekten kendini alamiyordu. Bizim hanim, kendini Neşe’nin dudaklarindan kurtarip, memelerine egilip, emmeye basladi.
Bir eliyle de, corapli bacaklarini oksuyor, amina dogru yaklasiyordu. Apus arasina gelince, aminin dudaklari arasina sıkışmış olan kulotunu kenara siyirip, iki parmagini sokup, cikarmaya basladi.
Bu arada, kafasini kaldirip, Neşe’ye “Ay, kiz, sen ne bicim sulanmissin oyle? Bunlari giyip, zenci yarragini gorunce azdin degil mi?” diyerek gulumsedi. Sonra, oturduklari koltukta, Neşe’den izin isteyip, sirtustu yatti.
Neşe’ye “Gel ustume, benim kadin sevgilim.” diyince, Neşe de Meltem’in uzerine yatti. Simdi, vucutlari tamamen birbirine yapismis, dansozler gibi zevkle kivranip, duruyorlardi. Bacaklari birbirinin arasina girmis, tutkuyla birbirlerinin islak amciklarina bastiriyorlardi.
Karim, Neşe’ye “Daha once hic kadinla yaptin mi?” diye sorunca, Neşe, “Okuldayken erkeklerle opusemeye cesaret edemedigimiz icin, nasil oluyor diye, bir kez, bir kiz arkadasimla opusup, birbirimizi oksamistik… Ama hepsi bu. Ileri gitmedik.
Ya sen?” diye karima sordu.
Bizim hanim “Ay, ben hic yapmadim valla!” diye cevap Verdi. Sonra, yine ihtirasla opusmeye devam ettiler. Elleri ile birbirlerini oksuyorlar, hafif hafif inliyorlardi. Cok zevkliydi. Kadin, kadina sevismeyi, ben de, daha once filmler disinda hic gormemistim. Karim butun işi yonetiyordu.
Neşe’ye “Dön bakalim simdi… Getir, oranin tadina bakalim.” diyince, Neşe, karimin uzerinde döndü. Simdi, tam 69 pozisyonunu almislardi. Bizim hanim Neşe’nin, Neşe’de onun amini yaliyordu. Kizismis karim, Neşe’nin aminin dudaklarini hoyratca emiyordu.
Derken, dilini sokup cikartarak, adeta kizi sikmeye basladi. Bunlar, bu sekilde, inleye, inleye birbirlerini bosalttilar.
Ben, siranin ne zaman bana gelecegini, merakla ve sehvetle bekliyordum. Karim, Neşe’ye beni sunmak icin, musait anı kolluyordu anlasilan…
Yoksa kuşu urkutebilirdik. Bu da rezalet olurdu. Sevisme sonrasi, ikisi de, kanepenin birer ucuna oturmuslar, saraplarini yudumluyorlardi. Karim, bacaklarini kanepenin uzerine uzatip, ayak parmaklari ile Neşe’nin amina masaj yapmaya basladi.
aynisini Neşe’de yapti. Simdi, ikisi de, karsilikli, kanepenin iki basina sirtlarini yaslamis, ayak bas parmaklarini birbirlerinin amina sokup, cikartiyorlardi. Sanirim, ayaklarinda corap oldugu icin, tirnaklari amlarina batip, acitmiyordu. Corapli ayaklari, islak amciklarina daha kaygan bir sekilde girip, cikiyordu.
Iste, yine karilar arasi sikis baslamisti. Yarragim, dimdik, sepsert olmustu… Artik, pantolona sığmıyor, ozgurlugune kavusmak istiyordu. Pantolonun onunu acip, cikarttim ve sivazlamaya basladim.
Bizim hanim, kanepenin uzerinde, biraz daha Neşe’ye dogru kaykilip, Neşe’yi de, bacaklarindan kendine dogru cekti. Kanepenin uzerinde, bacaklarini uzatmis, karsilikli otururlarken, ikisi de bacaklarini birbirlerinin arasindan gecirip, kasiklarini birbirlerine yasladilar. Am, ama gelmislerdi.
Ikisinin de ami, tertemiz, pırıl, pırıldı. Cirlop gibi amcıklarını, zevkle birbirine surterken, anlasilan sirilsiklam olduklari icin, garip sesler cikiyordu.
Bu arada, birbirlerinin ayak parmaklarini agizlarina goturmus, emiyorlardi. Karim, Neşe’nin ayak tabanlarini, corabinin uzerinden yaladikca, kadin ihtirasla, yay gibi geriliyor, kendini iyice Meltem’in amina yasliyordu.
Karim, kizin topuklarini, yaliyor, isiriyordu. Neşe de, az once amina giren, kendi aminin sulariyla islanmis, karimin corapli ayak parmaklarini agzina almis, tutkuyla, yarrak emer gibi emiyordu.
Bu sekilde, amciklarini birbirlerine surte, surte bastan cikartici bir manzara olusturdular ve bagira, bagira bosaldilar. Onlar bosalinca, ben de kendimi tutamadim ve elime bosaldim.
Birbirlerini iki kez bosalttiktan sonra,ikisi de, gozleri kapali, sanki baygin dusmuslerdi. Once bizim hanim biraz dogruldu ve Neşe’nin eline sarabini verdi.
Hala pozisyonlarini bozmamislardi. Bacaklari birbirinin arasindan gecmis vaziyette, oylece, am, ama duruyorlardi. Azgin karim, hafif, hafif kimildayarak, tekrar, amini, Neşe’nin amina surtmeye basladi.
Neşe, karima, “Ohh, cok hosuma gitti.” diyince, Meltem; “Ay, kiz iki kere bosaldik… Valla cok zevkliymis! Ara, sira yapalim bunu ayol, ne dersin?” diyince, Neşe, sozde utanmis gibi gulumsedi.
Ve karim bombayi patlatti: “Ne dersin kiz, filmdeki zenci gibi birini, mesela benim Sami’yi de alalim mi aramiza? Once, biz ikimiz sevisiriz…
Sonra da cagiririz onu, gelir, ikimizi de yeter… Ne dersin? Cok zevkli olur valla.” diyince,
Neşe biraz dusunup, “Olmaz be Meltem… Ay ben cok utanirim. Sonra nasil bakarim, hem senin, hem de onun yuzune. Valla tasinmamiz gerekir buradan, o derece yani.” diye cevapladi.
Bu cevap karsisinda ben cok bozuldum. Bu kadar cabamız bosa gidiyordu… Plan yurumemisti…
Bizim hanim, Neşe’yi ikna edememisti. Ama, Neşe’nin karsi teklifini duyuca, daha da şok oldum: “Meltem! Peki, benim herifle yapmaya ne dersin? Hem sen daha az utangacsin… Bak, fena mi olur ayol? Yine, hem ikimiz yapariz, hem de, kendimizi bir guzel siktiririz!” diyince,
karim da, belli ki acayip sasirdi. Biraz dusunup, “Ay, iyi kiz. Tamam ayarla seninkini, yapalim.” diye cevapladi. Bu, hic beklemedigim bir cevapti…
Yine, bana sormadan evet demisti. Simdi durum cok karismisti. Meltem, zaten bu Mehmet okuzu ile yapmisti, ama bunu tabii ki Neşe bilmiyordu.
Simdi, bu Mehmet, karimi sikerken, Neşe bunlarin daha once sikistiklerini bakalim anlayabilecek miydi?
Neşe gidince, karimi bir de ben becerdim. Bana, yalvarir gibi, dudaklarini buzerek “Izin vericen di mi kocacim?
Ay, valla sonunda sana ayarliyacam bu kizi.” diyince,
“Verdim, gitti.” dedim.
Karimin boyle yalvarmasinin yani sira, aslinda, soylemesi ayiptir, o bana gelipte, baska herifle nasil sikistigini anlatinca, cok tahrik oldugum icin bunu kabul etmistim....
👉 Craving more? WATCH ALL MY VIDEOS HERE

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Köyümüzün Amcıkları (8. Bölüm)
Uykumun en tatlı yerinde, bodrumun kapısı tıkladı, birkaç kere. Saat kaç idi ve gelen kimdi bilmiyordum. Uyandım, ama kapıyı açmadım, yorganı çektim kafama ve tekrar uyumak istiyordum.
Fakat birkaç dakika sonra kapı tekrar tıkladı, her kimse açmam için ısrar ediyordu. Sinirle kalktım saate baktım, saat 03:10'u gösteriyordu. Kapıyı açtım.
Zeynep ve Fidan pijamaları ve hırkalarıyla dikiliyordu karşımda. Suratları asıktı. Zeynep, "Fidan seninle konuşacakmış!" dedi.
Zeynep kapının ağzında gözcü kaldı, Fidan içeri girdi.
Fidan'la geçtik yatağıma oturduk. Ben daha birşey demeden, Fidan, "Akşam düğün evinde Nurcan'ın havasından geçilmiyordu.
Ana kız, herkese sizin evleneceğinizi anlatıyorlardı! O orospuyla evlenecekmisin? Doğru mu bu?" dedi.
Nurcan'a orospu demesi canımı sıkmıştı, "Gecenin bu saatinde bunu sormak için mi geldin?" dedim sinirle.
"Yok, sizin öğlen işiniz varmış, biz de öğlen dönüyoruz, seni birdaha göremem diye vedalaşmaya geldim…" dedi.
Gözlerime arzulu bir şekilde bakıyordu. Fidan istediğini söylesin, aslında benimle sevişmeye gelmişti, bu okunuyordu gözlerinden.
Hemen dudaklarına yumuldum. Ateşlice öpüşmeye başladık. Öpüşürken de soyunuyorduk. Çabucak çırılçıplak olduk ikimiz de. Yatırıp göğüslerini okşadım, öptüm, yaladım, morartırcasına emdim, uçlarını ısırdım.
Amına geçtim, amının dudaklarını, klitorisini öptüm, yaladım, emdim. Dilimi amına sokup, dilimle siktim. Fidan inliyor ve kıvranıyordu, amı vıcık vıcık olmuştu.
Beni omuzlarımdan tutup yukarı çekiyor, "Hadi içime gir, sik beni!" diye fısıldıyordu.
Yavaşça yukarı kayıp Fidan'ın üzerine uzandım, yarağımın başı amının ıslak dudakları arasında geziniyordu. Bazen amının girişine dayanıyordu, ama sokmuyordum.
Fırçalıyordum sadece. Fidan kulağıma sürekli, "Gir içime, hadi sok, sik beni!" diye fısıldıyordu.
Aslında bunu ben de çok istiyordum, Fidan'ın bakire amını sikmeyi ve kızlığını bozmayı, ama şimdi giderayak olacak iş değildi bu. Daha uygun yer ve zaman olsaydı yapardım kesin, sonucu ne olursa olsun.
Şimdi onu sadece götünden sikecektim,
"Dön arkanı!" dedim. Fidan ise dönmemekte ısrar ediyor, "Amımdan siksene!" diye yalvarıyordu.
"Başka zaman, şimdi dön arkanı!" dedim ve zorla yüzüstü dönderdim.
Yastığı verdim ağzına, "Isır!" dedim.
Yarağımı götünün yanakları arasına koyup, "Kaldır götünü!" dedim. Götünü yükseltince, göt deliğine bolca tükürüp, yarağımın başını dayadım. Ve yüklendim.
Fidan böğürür gibi sesler çıkarırken kökledim yarağımı götüne. Ve gidip gelmeye başladım. Fidan ağzında yastık, kesik kesik ıhılıyordu ben götüne pompalarken.
Elimi alttan amına attım. Amını, klitorisini okşayarak pompalıyordum götüne, hızlı hızlı. Sanki Nurcan'a orospu demesinin hırsını çıkarıyordum.
Fidan orgazm olup, amının suları elime gelince, ben de götüne boşaldım. Üzerine uzandım, biraz kaldım öyle yarağım götündeyken. Omuzbaşlarını, boynunu, ensesini öptüm bir süre.
Geçenki getirdiğim peçetelerden kalmıştı biraz, uzanıp bir iki tanesini Fidan'a verdim. Bir iki tane de kendime alıp, götünden çıktım. Peçetelerle dölleri silip, kullanılmış peçetelerin olduğu poşete attık. Sonra hemen giyindik.
Fidan'la biraz daha öpüştük. Zeynep dudaklarını ısırarak kapıda bekliyordu. Yanına gittik. Biliyordum ki Zeynebin canı da şimdi yarak istiyordu.
Ama onu şimdi sikemeyecektim. Zeynebin dudaklarını öpüp, götünü avuçladım ve "Seninle sonra görüşürüz, hadi gidin şimdi!" dedim. Birlikte sessizce gittiler. Ben de kapıyı kilitleyip, tekrar yattım uyudum.
Sabah saat 9 gibi Meryem'le Zahide beni kahvaltıya çağırmaya geldiler. Kalktım, kapıyı açtım, onları içeri alıp, ikisini de dudaklarından öptüm ve giyinmeye başladım.
Ben giyinirken Meryem de aynı şeyi sordu, "Nurcan'la evleniyormuşsun, doğru mu bu?" diye.
"Evlenmeyim mi peki?" dedim. "Birbirinizi seviyorsanız evlenin tabii…
Hem Nurcan çok güzel bir kız, aynı Prensesler gibi! Erkek olsam, ben de onunla evlenmek isterdim!" dedi.
En son gömleğimin düğmelerini ilikleyip, "Ama siz de çok güzelsiniz!" dedim, götlerini avuçlayarak.
Bu dediğime sevindiler. Sonra bunları önüme katıp, yukarı çıktık, kahvaltıya.
Kahvaltı masasında annemle babamın düşünceli olduklarını gördüm. Pek fazla da konuşmuyorlardı. Ben de fazla konuşmadım, sessiz sakin kahvaltımızı yaptık.
Kahvaltımız bitmek üzereyken, Fidan geldi masaya, elinde bir iki broşür ve kitap vardı.
"Harun abi, bu sene ben Üniversite sınavına gireceğim… İstediğim Fakültelere bir bakabilirmisin?" dedi.
Fidan tepemde ayakta dikilirken uzattıklarına göz attım.
"İyi, güzel! Umarım istediğin bölümü kazanırsın!" dedim. İzmir'de, benim okuduğum Fakülteye girmek istiyordu.
Babam, "Kızım sen hele bir sınavı kazan, Harun abin sana yardımcı olur!" dedi.
Annem de, "Hem İzmir'i kazanırsan kalacak yer sorunun olmaz, bizde kalırsın!" dedi. Fakat Fidan'ın derdi başkaydı,
"Yok, kazanırsam, ilk sene yurtta kalmayı düşünüyorum…
Belki ikinci sene de okuldan kızlarla eve çıkarız!" dedi. Annem de, "Sen bilirsin kızım, bizde teklif var, ısrar yok!" dedi.
Kızlar elbirliğiyle sofraları kaldırdılar, bulaşıkları yıkadılar. Ben de babamla verandada keyif çayı içiyordum. Ozaman babam açtı Nurcan meselesini.
Ramazan çavuşun karısı da akşam düğünevinde kadınların yanında anneme söylemiş, Nurcan'la Harunu evlendirelim diye.
Babam, "Ne diyeceğiz şimdi bu Ramazan çavuş Dürzüsüne? Kızla evlenmek istiyormusun?" diye sordu.
Ben de, "Baba, Nurcan iyi kız, hoş kız, evlenmek isterim, ama bunun için birbirimizi tanımamız lazım, topu topu bir iki saat anca konuştuk!" dedim.
Babam, "Annenle de aramızda konuştuk, Nurcan değil, Padişahın kızı dahi olsa, zaten okulun bitmeden asla evlendirmeyiz seni! Ama eğer kızı gerçekten istiyorsan, böyle de olmaz! Milletin ağzı torba değil ki büzesin, köylü şimdiden dedikodu yapmaya başladı. Kendi aramızda adını koyarız, söz gibi birşey yaparız, ondan sonra rahat rahat gezer dolaşır, konuşur, birbirinizi tanırsınız! Tamam mı?" dedi.
"Tamam baba!" dedim.
Çayım bittikten sonra ben duş aldım, üzerimi değiştirdim, hazırlandım. Babamla annem de hazırdılar. Saat 12'ye 5 kala Ramazan çavuşun arabası kapıdaydı. Biz arabaya doğru giderken, evdeki kızlar da verandaya çıkmışlar, merakla arkamızdan bakıyorlardı. Ramazan çavuş indi ve sağ ön kapıyı açtı, babam öne otursun diye. Nurcan da arkadan indi, annem binsin diye kapıyı tuttu.
Annesi inmemişti, arkada ortada oturuyordu. Annem de annesinin yanına oturdu. Ben de kapıyı tutup Nurcan'ın binmesini sağladım. Amacım en son binip Nurcan'ın yanına oturmaktı. Nurcan çok sexy görünüyordu, beyaz gömlek ve diz üstü etek giymişti.
"Biraz yanaşırsanız ben de buraya oturabilirim!" dedim.
Ama annesi oyunbozanlık etti, "Oğlum yakışık almaz, millet bakıyor, sen gel bu tarafa yanıma otur!" dedi.
Mecburen Nurcan'ın kapısını kapayıp öbür tarafa geçtim, annesinin yanına oturdum. Ve hareket ettik.
Arkada dördümüz biraz sıkışmıştık. Benim sağ tarafım kapıya dayanmıştı. Sol tarafımda ise annesinin kolu koluma, bacağı bacağıma yapışmıştı. Kadının vücudundan yayılan sıcaklık, kolundan ve bacağından elektrik akımı gibi bana geçiyordu.
Kadın gülerek, "Koca arabaya da zor sığdık valla!" dedi ve anneme doğru yan döndü, annemle sohbet etmeye başladı.
Biraz sonra, "Amaan, böyle de rahat edemedim!" diyerek kımıldamaya başladı, sanki kendine uygun oturma pozisyonu yaratmaya çalışıyordu. Fakat kıpraştıkça da o koca götü bacağımın üst kısmına sürtünüp duruyordu. Yarağım kalkmaya başlamıştı, belli olmasın diye iki elimi önümde birleştirmek zorunda kaldım.
Acaba kadın bunu bilerek mi yapıyor diye takıldı kafama. Bunu öğrenmek için götüne değen bacağımı hafif hafif yukarı aşağı oynatmaya başladım.
Bacağımla götünü okşuyordum. Ve kadın da sanki cevap verir gibi götünü oynatıyor, bacağıma bastırıyordu. Bu kadında anlayamadığım birşeyler vardı.
Ama şimdi bu durum böyle biraz daha devam ederse küloduma boşalıp rezil olacaktım.
Bacağımı oynatmayı bırakıp, dikkatimi öndekilere verdim. Ben hareketsiz durunca, kadın da götünü oynatmayı ve bastırmayı bırakmıştı. Ramazan çavuş babama arabasının özelliklerini anlata anlata basıyordu gaza.
Babamla konuşurken, dikiz aynasından da bana bakarak, "Bu arabayı damadıma düğün hediyesi vereceğim!" diyordu yine. Otoyola çıkmıştık, geçen Nurcan'la gittiğimiz otele gidiyorduk. Ama busefer sadece öğle yemeği yiyecek ve konuşacaktık.
Otele vardığımızda, Lobiden direkt restoran kısmına geçtik. İçerde hazır masalar varken, Ramazan çavuş şef garsonun eline para sıkıştırıp, bahçeye masa kurmalarını istedi.
Şef garson da garsonları çağırıp, birkaç dakika içerisinde bahçeye masa çıkarttırıp, hazırlattırdı.
Geçtik oturduk, yemek ve içecek siparişlerimizi verdik. Siparişlerimiz gelene kadar havadan sudan konuştuk. Yemeklerimiz geldi, yemeye başladık.
Garsonlar başımızdan çekilince Ramazan çavuş da konuyu açtı, "Azizim, dün de dediğim gibi, Nurcan'la Harun'u evlendirelim!" dedi. Babam da, "İyi güzel söylüyorsun Ramazan çavuş, evlilikte keramet vardır, bereket vardır.
Ana baba olarak gençlere önayak olmak bize düşer. Lakin, evlenmeye çocukların kendileri karar vermesi gerekir!
Onlar evlenmeyi isterse, bize sadece gerekeni yapmak, yuvalarını kurmak düşer! İkisi de burada, kendilerine soralım, evlenmeyi istiyorlar mı?" dedi.
Nurcan ordan hemen, "Ben çok istiyorum!" dedi. Bunun üzerine bakışlar bana yöneldi.
Ortamda bir gerginlik vardı, istemiyorum desem gerginlik daha da büyüyecekti. "Ben de istiyorum, ama…" der demez,
Ramazan çavuş, "Tamam, işte bukadar, gerisi teferruat!" diyerek lafımı kesti.
Ağzı kulaklarına varmıştı, kendini zafer kazanmış gibi hissediyordu, nerdeyse kalkıp göbek atacaktı.
Ben lafıma devam ettim, "Ama, okulum bitmeden evlenemem!
Hem Nurcan'la birbirimizi daha doğru dürüst tanımıyoruz, topu topu bir iki saat konuştuk, hepsi bu! Böyle şeyler zaman gerektirir!" dedim.
Ramazan çavuş sinirlenmişti, "Evladım tamam, gerisi teferruat dedik ya! Sanki babanla anan evlendiklerinde birbirilerini tanıyorlarmıydı? Onlar da bizim gibi görücü usulüyle evlendiler! Bak sen kızımla gezip dolaşıp konuşabiliyorsun, daha ne istiyorsun? Sen evlenmeye karar verdiysen gerisini bize bırak, ne gerekiyorsa biz hallederiz! Hadi yemeğinizi bitirin ve gidin gezin dolaşın konuşun gelin, biz de teferruatları konuşalım!" dedi.
Nurcan'la yemeklerimizi bitirmeden kalktık masadan. Otelin bahçesinde yürümeye başladık.
Masadan epey uzaklaşınca Nurcan elimi tuttu ve "Seni çok özledim aşkım!" dedi.
"Ben de seni çok özledim aşkım! Seni hemen şuracıkta yatırıp sikmek istiyorum!" dedim.
O anda Nurcan'ı sikmek için içimde müthiş bir istek vardı. Etrafa şöyle bir baktım, otelin bahçesinin bitiminde hemen ormanlık başlıyordu. Ama ormana ulaşabilmek için otelin dışından gitmek gerekiyordu. Nurcan'a ormanı gösterip, oraya gitmek istediğimi söyledim.
"Haa, anladım! Tamam gidelim aşkım, ama önce lavaboya uğramam lazım!" dedi.
Otelin Lobisine gittik, ben beklerken, Nurcan WC'ye girdi. Çıktığında bir eli arkasında yanıma gelip, pantolonumun cebine birşey soktu.
"Nedir bu?" dediğimde,
kulağıma, "Külodum! Külodumu çıkardım, ama çantamı almadım yanıma!" dedi.
Bunu söylemesi bile yarağımın hareketlenmesine yetmişti.
Otelin ana girişinden çıkıp, el ele ormana yürüdük. Tamamen gözlerden uzaklaşınca durduk ve öpüşmeye başladık. Öpüşürken elimi eteğinin altına attım.
Amını, klitorisini okşuyor, am Piercingi ile oynuyordum. Amı çoktan sulanmıştı. Parmağımı amına sokup, amının suyuna buladım ve parmağımı emmesi için ağzına verdim.
Parmağımı emip, gülerek, "Mmmhhh, amımın tadı çok güzelmiş!" dedi. Bu arada yarağım pantolonumu zorluyordu, fermuarımı açıp çıkardım yarağımı.
Nurcan eğilip biraz yaladı yarağımı. Fazla vakit kaybetmek istemiyordum, "Dön arkanı, ağaca tutunup domal!" dedim.
Dediğimi yapınca, eteğinin arkasını hafif kaldırıp yanaştım arkasına.
Benim yarak kendiliğinden bulmuştu amının deliğini.
Biryandan da gelen giden var mı diye etrafa bakınarak, Nurcan'ın amında tutturduğum tempoyla gidip geliyordum. Tempoyu hiç aksatmadan,
Nurcan orgazm olup boşalana kadar siktim. Orgazm sonrası kızın bacakları titriyordu, ama ben daha boşalmamıştım. Amına boşalsam olmazdı, götünü sikip götüne boşalsam diye düşündüm, ama yanımızda kağıt mendil dahi yoktu.
Her tarafa döl bulaşacaktı. Onun için biraz daha siktim amını ve boşalmama yakın, amından çıkıp, Nurcan'ı dönderdim, önümde çömeltip ağzına verdim.
Ve biraz emdirip, ağzına patladım. Döllerimi yuttuktan sonra, yarağımı yalayarak temziledi. En temiz çözüm bu olmuştu. Külodunu cebimden çıkarıp giymesi için verdim.
Bana tutunarak giydi külodunu ve toparlanıp tekrar otele doğru yürüdük. Kısa sürmüş de olsa, yine de çok iyi gelmişti bu sikiş.
Lobide Nurcan yine lavaboya girdi, ağzını yıkamaya ve kendine çeki düzen vermeye. Ben de erkeklerin WC'sine girdim, önce işedim, sonra aynada saçıma başıma çeki düzen verdim.
Masaya döndüğümüzde, hararetli hararetli tartışıyorlardı. Sanki hayvan pazarında Kurbanlık İnek pazarlığı yapar gibiydiler.
Ramazan çavuş, "Almanya'ya dönmeden Nişanı da Düğünü de yapalım bitsin bu iş!" diye tuttururken, bizimkiler, "Şimdilik söz keselim, birbirilerini iyice tanısınlar, konuşup anlaşsınlar, Nişanı Düğünü oğlanın okulu bitince yaparız!" diye diretiyordu.
Nurcan'ın annesi ise bambaşka birşey attı ortaya, "Tamam söz kesmeye razıyım, ama imam nikahı da yapalım en azından! Ateşle barut yan yana durmaz! Neme lazım, şeytana falan uyarlar, bir halt karıştırırlar! Bunun günahı da çok büyük olur, sonra hepimiz Töhmet altında kalırız!" dedi.
Bu lafın üzerine bir sessizlik çöktü masaya.
Nurcan'ın anası tam bir orospuydu, kızının bir Almanla evlenip boşandığını söylemiyor, bunu gizliyordu herkesten. Ama benim Nurcan'la gezip dolaşmam için imam nikahı istiyordu. Belki de ilerde kızını benim bozduğumu idda etmek için istiyordu bunu.
Çünkü imam nikahlı karım olursa, Nurcan'ı istediğim zaman sikebilecektim. Orospu anası belki de imam nikahından sonra kızına, adetliyken benimle yatağa girmesini öğütleyecekti, kızının bakire olmadığını anlamayım diye.
Bu kadından herşey beklenirdi.
İşin ilginç tarafı, onun bu söylediğine bizimkiler hak verdiler ve söz kesmenin yanısıra imam nikahını da kabul ettiler.
Ramazan çavuş tabi yine vakit kaybetmemek için, çıkardı cüzdanını, Nurcan'a bir tomar Euro verdi, bana da arabanın anahtarını verdi,
"Hadi gidin kasabaya, söz yüzüklerinizi alın! Fazla oyalanmayın, alıp hemen geri gelin!
Akşama da söz kesip imam nikahını yapalım!" dedi.
Nurcan sevinçten havaya uçacaktı, "Danke Papa!" diyerek babasını yanaktan öptü.
Atladık arabaya, kasabada ilk gördüğümüz kuyumcuya girdik, Nurcan'ın seçtiği yüzükleri aldık, döndük otele.
Ramazan çavuş da bu arada otelin restoranına, yanımızda götürmek için, 20 kişilik Ordövr tabakları hazırlatmış, Naylon Folyoya sardırmış, 10 şişe büyük meşrubatla, 2 şişe de büyük Rakı sipariş vermiş.
Otelin önüne parkettiğimizde garsonlar hepsini bagaja yerleştirdiler. Fazla durmadık, Ramazan çavuş hesabı ödedi ve döndük köye. Dönüşte anası Nurcan'ın yanıma oturmasına izin verdi. Nurcan çocuk gibi seviniyordu, yol boyunca elimi tutup, bana iyice sokulup, başını omzuma yasladı.
Direkt bizim eve gittik. Yiyecek ve içecekleri taşıdık içeriye. Evde kızlardan sadece siktiklerim vardı, Zeynep, Meryem, Zahide ve Rabia. Onlar da meraklarından beklemişlerdi. Fidan'lar zaten memleketlerine dönmüşlerdi.
Nurcan sevinçle kızlara söz yüzüklerimizi gösterip, akşama söz kesileceğini ve imam nikahı yapılacağını müjdeledi. Kızlar Nurcan'ı öpüp tebrik ettiler.
Ama bunu zoraki yaptıklarını, yüzlerinde gülümseme olsa bile, Nurcan'ı kıskandıklarını sezebiliyordum. Kızlar salondaki masayı yiyecek içeceklerle donatırken,
Ramazan çavuşla babam, akşam için imamı ayarlamaya ve akrabalardan söz kesiminde bulunacakları davet etmeye gittiler. Ben de sigara içmeye bodruma indim.
Akşam saat 8 gibi, davetliler eşliğinde söz kesildi, yüzükleri taktık, ardından imam nikahı kıyıldı.
Nurcan artık (imam nikahlı da olsa) benim karımdı...
Devam Edicek ...
Köyümüzün Amcıkları (7. Bölüm)
Evden çıkmadan önce birşeyler atıştırdım, kahvaltıyla duruyordum. Vedat Selim'in yanına gideceğini söylemişti. Karnımı doyurduktan sonra atladım arabaya Selim'lere gittim.
Fakat Selim'in annesi, biraz önce Vedat'ın motoruyla gittiklerini, nereye gittiklerini bilmediğini söyledi. "Tamam, ben bulurum onları!" deyip ayrıldım ordan.
Gidebilecekleri birkaç yer vardı. Sırayla takılabilecekleri yerlere baktım, yoktular.
En son, dere kenarına bakmak geldi aklıma. Eskiden oraya balık tutmaya, yüzmeye, sigara, şarap içmeye giderdik.
Bazen de 31 çekerdik orada. Söğüt ağaçlarının gizlediği, pek kimsenin bilmediği ve uğramadığı yerler vardı dere kenarında.
Uzaktan, bir ağacın altında Vedat'ın motorunu görünce durdum. Araba girmiyordu oraya, arabayı kilitleyip yürüyerek gittim motorun yanına. Fakat kimseyi göremedim.
Yukardan dereye paralel biraz yürüdüm. Sonunda aşağıda dere kenarında elbiselerini gördüm. Balık tutmaya gelselerdi Selim'in annesi mutlaka söylerdi. Ohalde ya yüzüyorlardı, yada sikişiyorlardı! Ses çıkarmadan biraz daha ilerledim.
İnleme sesleri gelmeye başladı. Biraz daha yürüdüm ve tahmin ettiğim gibi, aşağıda dere kenarında sikişiyorlardı! Selim Vedat'ı domaltmış, arkadan götüne pompalıyordu. Vedat da karı gibi inliyordu yarağı yerken.
Yukardan birkaç resim çektim ve sessizce izlemeye devam ettim. Benim asla erkeklerle işim olmaz, ama onları izlerken yarağım kazık gibi oldu. Yaklaşık 10 dakikadır sürüyordu pompalaması.
Selim sonunda böğürerek Vedat'ın götüne boşaldı. İçinde biraz durup çıktı. Sonra da yarağını derede yıkadı. Ben sikişmeleri bitti diye tahmin etmiştim, ama şimdi de Selim domaldı ve 15-20 dakika da Vedat Selim'in götünü sikti.
O arada ben yine birkaç resim çektim. Vedat'ın da boşalıp yarağını yıkamasını bekledim.
Sonra da, "Napıyorsunuz lan ibneler, birbirinizi mi sikiyorsunuz?" diye seslenerek aşağı indim.
Beni görünce şaşırdılar, Vedat hemen, "Düşündüğün gibi değil valla, yüzmeye geldik!" dedi. Selim de onu onayladı.
"Siktirin amına koduğumun ibneleri, yukardan yarım saatir sizi izliyordum!" deyince, ikisi de Dut yemiş Bülbül gibi sustu.
"Merak etmeyin, gördüğümü kimseye söylemem! Ama buna karşın siz de bana kıyak yapacaksınız!" dedim.
Vedat, "Ne kıyağı? Sen de mi göt sikmek istiyorsun?" diye sordu. "Yok lan, siz birbirinizi istediğiniz gibi sikin! Ben amcık sikmek istiyorum!" dedim ve elbiselerini verdim ellerine.
Aceleyle giyindiler. Çıktık yukarıya motorun yanına. Bunlara birer sigara ikram ettim. Ağacın gölgesine oturduk. Sigaralarımızı içerken, "Ee, sayın bakayım köydeki sikişen karıları!" dedim.
Önce, "Biz nerden bilelim…" dediler, ama sonra tek tek anlattılar kimlerin kimlerle sikiştiğini. Hayret ettim, hayatta aklımın ucundan bile geçmeyecek karılar kızlar vardı saydıkları arasında.
En çok övdükleri de Kahveci Memduh'un kızı Hatice idi. Selim'in anlattığına göre, kız resmen yarak hastasıymış ve günde 5 vakit yarak yese doymak bilmiyormuş.
"Ozaman ilk önce onu sikmek istiyorum!" dedim. Selim, "O iş çok basit!" dedi ve saatine bakıp, "İstersen şimdi gidelim, sik! Bu saate kardeşi Nihat'la birlikte Yukarı Öz'de koyun otlatıyorlardır!" diye ekledi.
"Kardeşi ordaysa nasıl olacak bu iş?" dedim. Birbirilerine bakıp gülüştüler ve Selim,
"Hatice'yi bizim arkadaşlar sikiyor, Nihat'ı da biz sikiyoruz!" dedi. Çok ilginç geldi bana,
"Tamam ozaman, hadi gidelim!" dedim, ayaklandık. Arabayla gideceğimizi sanmıştım, ama Yukarı Öz'e araba çıkmıyormuş.
Mecburen motora üç kişi binmek zorunda kaldık.
Motoru Vedat süreceğinden, arkasına Selim bindi, ben de Selim'in arkasına bindim. Üç kişi zor sığmıştık Vedat'ın eski Java'sına. Düşmemek için Selim'e iyice yapışmıştım.
İbne Selim de fırsatı değerlendirip, götünü yarağıma iyice bastırıyordu.
Yukarı Öz'e varıp, otlayan koyunları görünce indik motordan. Selim iki kere uzun ıslık çaldı ve "Nihaaat!" diye seslendi.
Nihat az ilerde bir ağacın altında yatıyormuş, kalktı geldi yanımıza. 16-17 yaşlarında, çelimsiz biriydi Nihat. Selamlaştıktan sonra,
Selim, "Bacın nerde, yok mu bugün?" diye sordu.
Nihat da, "Var, aşağıda Çıtlık topluyor. Hayırdır, gidip çağırayım mı?" dedi.
Selim, "Yok biz gideriz yanına… Harun bacınla görüşmek istiyor da…" dedi.
Nihat, "Haa, tamam!" deyip, bana şöyle bir baktı ve bacısının olduğu yeri tarif etti.
Vedat'la Nihat orda kaldılar, Selim'le birlikte gittik ve bulduk Hatice'yi.
Hatice çömelmiş Çıtlık topluyordu. Çömeldiğinden şalvarının arkası aşağı doğru kasılmış, beli biraz açılmıştı. O açıklıktan beyaz külodunun çok az bir kısmı görünüyordu.
Kızda kamyon tekeri gibi göt vardı. Selim, "Hatice kız!" diye seslenince, Hatice kafasını çevirip baktı.
Bize gülümseyerek ayağa kalktı, ellerini şalvarına sildi ve önce şalvarının arkasını, sonra da başörtüsünü düzeltti.
Beni baştan aşağıya şöyle bir inceledikten sonra, elini bir kere daha şalvarına silip, tokalaşmak için elini uzattı. Gözleri parlıyordu.
Sanki ne için geldiğimi biliyor gibi bakıyordu bana. O sırada Selim çıkarıp 50 Lira verdi Hatice'ye ve kulağına birşeyler fısıldadı.
Sonra da bana,
"Ben Vedat'la Nihat'ın yanına gidiyorum! Size kolay gelsin!" deyip uzaklaştı yanımızdan. Selim'in kıza para vermesine şaşırmıştım.
Selim gidince, Hatice gülümseyerek, "Gel benimle!" deyip, elimden tuttu ve az ilerde büyükçe bir Söğüt ağacının arkasına götürdü beni.
Kızın yüzünden gülümseme hiç eksik olmuyordu, çok neşeli bir kızdı. Ağacın altına serilmiş eski bir kilim ve yanında da bir Desti su ile, içinde azık olduğunu düşündüğüm bir Heybe vardı.
Kilimin üstüne oturmamızla, beni sırtüstü yatırıp, benimle öpüşmeye başlaması bir oldu. Okadar istekli ve güzel öpüşüyordu ki, sanki karşımda bir köylü kızı değil de, İzmir'in kaşarlarından biri vardı. Hatice öpüşürken, bir yandan da fermuarımı indirmiş, kemerimi çözmeye çalışıyordu.
Bir an için kendimi 'İlk kez Milli olacakmışım' gibi hissettim. Şu ana kadar siktiğim kızların hepsi, kendilerini bana Pasif bir şekilde bırakırlarken, Hatice'nin davranışları çok Aktifti.
Galiba insiyatifi ele almayı çok seviyordu. Bu da onun, gerçekten çok azgın bir kız olduğunu gösteriyordu.
Benim birşey yapmama gerek kalmadan Hatice pantolonumu dizlerime kadar sıyırdı. Sonra ayakkabılarımı çıkarıp, paçalarımdan çekerek pantolonumu da çıkardı. Şimdi gömleğim, çoraplarım ve Boxerimle kalmıştım.
Hatice de şalvarını ve külodunu çıkardı sadece.
Gerçekten çok büyük götü vardı, fakat teni pürüzsüz ve bembeyazdı. Amındaki kıllar ise birkaç gün önce traş edilmiş olmalıydı. Sonra gülümseyerek eğilip,
Boxerimi çıkardı. Ama bir sorun vardı. Dişi Sinek bile görsem anında kalkan yarağım, nedense kalkmamıştı.
Böyle birşey Nurcan'la oteldeyken de başıma gelmişti, ama ozaman kalkmamasının sebebi, Jürgen piçine kafam takıldığı içindi.
Hatice inik yarağımı ve taşaklarımı avuçlamış, okşuyordu. Benim ufaklıkta yine hareket yoktu. Anlamıyordum, nasıl olabilirdi böyle birşey. Hatice ise halen ilk anki gibi gülümsüyordu.
Belki de benim 'Sorunum' gibi sorunu olan birçok erkek görmüştü şimdiye kadar ve bu duruma alışıktı.
Ama ben alışık değildim ve böyle birşey olmamalıydı bende.
Ya Hatice sonra bunu Selim'e ve Vedat'a anlatırsa, ozaman onların dilinden hayatta kurtulamazdım. Belki de karşımda Aktif bir karı varken kalkmıyordu yarağım.
İnsiyatifi kendi elime almaya karar verdim.
Ve doğrulup Haticey'i yatırdım sırt üstü. Dudaklarına yumuldum, rahat bir 5-10 dakika öpüştük.
Bluzunu yukarı sıyırıp, götü gibi büyük göğüslerini sutyeninden çıkardım.
Ve öpüp, yalamaya, emmeye başladım. Nekadar emdiysem de göğüsuçları ağzıma gelmemişti.
Oysa göğüsuçlarını ısırmak istiyordum. Parmaklarımla göğüsuçlarını bulmaya çalıştığımda,
Hatice, "Boşuna uğraşma, benim göğüsuçlarım içe çökük!" dedi. Bu sefer yüzündeki gülümseme kaybolmuştu. Utanmıştı kızcağız.
Böyle birşeyi ilk defa duyuyordum. Ama kızı daha fazla utandırmak istemedim ve göğüsleriyle ilgilenmeyi bırakıp göbeğine geçtim. Göbeğini öpüp yalarken, elimi de amına attım, etli am dudaklarını okşuyordum.
Sonra amına yumuldum ve yalamaya başladım. Ben daha dilimi değdirmeden amı sulanmıştı. Biraz yalayıp, aynı zamanda da klitorisini de okşayınca, Hatice inlemeye ve kıvranmaya başladı.
İşte olay buydu, karı benimle değil, benim karıyla oynamam gerekiyormuş. Yarağım şimdi sertleşmiş, kazık gibi olmuştu.
Doğruldum ve Hatice'nin göğüs hizasına oturdum, yarağımı yalamasını istiyordum. Hatice yarağımın kalkık olduğunu görünce sevinçten ağzı kulaklarına varmıştı.
Hemen yarağımın başını ağzına aldı ve yalayıp emmeye başladı. Çok istekli somuruyor ve çokta zevk alıyordu bunu yaparken.
Yarağımı biraz yalattıktan sonra kızın göğüslerinden kalktım. Onu domaltıp sikecektim, "Domalsana!" dedim.
Hatice kıvrak bir hareketle doğruldu ve "Sonra domalırım, önce sen yat aşağı!" deyip omuzlarımdan beni kilimin üzerine bastırmaya başladı.
Kız yine insiyatifi ele almak istiyordu anlaşılan. Sırtüstü uzandım. Hatice eğilip yarağımı bir süre daha yaladı, emdi.
Sonra da üzerime çıktı, çömelerek yarağımı tutup amının girişine yerleştirdi ve yavaşça üzerime oturdu. Yarağım dibine kadar amına girince de hafif hafif ileri geri salınmaya başladı.
Kalkıp oturmuyordu, yani zıplamıyordu, sadece hafif hafif ileri geri salınıyordu. Bunu yaparken alt dudağını ısırıyor ve gözlerime bakıyordu. Sonra bana doğru eğildi iyice, yarağım halen amındaydı, dudak dudağa gelmiştik.
Öpüşürken de salınmaya devam ediyordu. Ve çok geçmeden, ağlar gibi sesler çıkararak orgazm oldu.
Amının sularının aktığını hissedebiliyordum. Hayret etmiştim, yarağım amındayken ve benim hiç pompalamama gerek kalmadan, kız kendi kendini orgazm etmişti. Öpüşmeye devam ederken burnundan soluyordu.
Dudaklarımı dudaklarından kurtarıp, "Kalk, domal şimdi!" dedim. Hemen kalktı ve dizlerinin üzerinde dörtayak oldu. Ben de doğrulup arkasına geçtim ve yarağımı vıcık vıcık olmuş amına kökleyip, pompalamaya başladım.
Vurdura vurdura amına pompaladıkça, kocaman götünün yanakları da Sütlaç gibi bıngıl bıngıl titriyordu. Bir ara amına girip çıkmayı yavaşlattığımda, Hatice kendini geriye ittirmeye başladı. Yavaşlamamı istemiyordu anlaşılan. Ben de yeniden hızlandım. Sertçe ve hızlı hızlı pompalıyordum.
5-10 dakika pompaladıktan sonra, Hatice yine Enik gibi inlemeye, ağlar gibi sesler çıkarmaya başladı. Yeniden orgazm oluyordu. O da şimdi kendini hızlı hızlı ileriye ve geriye doğru ittiriyordu. Sonunda kendini olanca gücüyle geriye ittirip kaldı ve orgazm oldu.
O sırada ben de arkaya düşmemek için ona sarılmak zorunda kaldım. Am kaslarını nasıl sıkıp gevşettiğini hissediyordum. Bir süre öylece ona yapışıp kaldım.
Sonra arkasından hafif çekilip, yarağımı çektim çıkardım amından. Ben de boşalmak istiyordum, fakat götüne. Yarağımın başını göt deliğine dayadığımda, Hatice, "Dur öyle değil, yat aşağı!" diyerek doğruldu.
Beni yine sırtüstü uzattı. Hatice busefer yarağımı göt deliğine sokup, üzerime oturdu. Hiç zorlanmadan almıştı götüne, hemde köküne kadar. Ve zıplamaya başladı.
Hızlı hızlı zıplıyor, arada sırada durup, götünü değirmen taşı gibi çeviriyor, sonra tekrar oturup kalkarak zıplıyordu. Bu kız götten sikişirken de zevk alıyordu, bu yüzünden belli oluyordu. Ben de artık boşalmak üzereydim. Ama onun da orgazm olmasını istiyordum, onun için elimi klitorisine attım, okşamaya başladım.
Şimdi ikimiz de inliyorduk. Ve Hatice bir kez daha orgazm olurken, ben de döllerimi götüne fışkırttım. Biraz öyle kalıp, nefes alışverişimiz normale dönünce kalktı üzerimden.
Götünden döllerim akıyordu. Destideki suyla amını götünü yıkadı. Sonra da benim yarağımı yıkadı. Başındaki başörtüsünü çıkarıp, önce yarağımı kuruladı, sonra da amını götünü kuruladı.
Ve giyindik. Ayakta bir süre daha öpüştük.
Vedalaşırken Hatice bana, "Çok güzel sikişiyorsun! Gene gel emi?" dedi. Normalde bu ilk cümleyi hep ben siktiğim kızlara söylerdim.
Elimde olmadan durumun garipliğine güldüm ve "Tamam, gelirim!" dedim, ayrıldım yanından ve diğerlerinin yanına doğru yürüdüm.
Onları bıraktığım yere yaklaşınca, ağacın altında sikiştiklerini gördüm. Vedat alta yatmış, Nihat onun üzerine domalmış, 69 olmuşlar birbirlerinin yarağını yalıyorlardı.
Selim de Nihat'ın arkasına geçmiş, oğlanın götünü sikiyordu.
Yanlarına yaklaşırken telefonumu çıkardım ve birkaç resim çektim. İyice yaklaşıp, "Kolay gelsin, rahatsız olmayın, devam edin!" diyerek birkaç resim daha çektim.
Fakat resim çektiğimi görünce hemen toparlandılar, aceleyle giyindiler.
Fazla kalmadık orda, atladık motora, benim arabanın durduğu yere gittik. Resimlerini çekmemden dolayı ağızlarını bıçak açmıyordu. Ayrıca benimle göz göze gelmemeye çalışıyorlardı.
Onları bu sıkıntılı durumda fazla bırakmak istemediğim için, "Hatice dediğiniz kadar azgınmış, iliğimi kuruttu orospu!" dedim.
Bunun üzerine gerginlikleri biraz azaldı ve Vedat, "Sen yeter ki ağzını sıkı tut, köyde öyle daha ne karılar var, hepsini siktiririz sana!" dedi. Selim de onayladı onu.
Onlara, "Merak etmeyin benim ağzım sıkıdır, resimleri de kimseye göstermem!" deyince biraz daha rahatladılar.
Ama yine de resimler yüzünden biraz sıkıntıları vardı. Resim konusunun irdelenmesine fırsat vermeden, "Hadi ben gidiyorum, sonra görüşürüz!" deyip vedalaştım onlarla, atladım arabaya.
Onları orda bırakıp köye doğru sürdüm arabayı.
Yoldan babamı aradım, halen kahvehanede ise gelip alayım mı diye sormak için. Fakat babam evde olduğunu, birazdan düğün evine gideceğini, eve uğrarsam birlikte gidebileceğimizi söyledi.
Direkt eve gittim. Babamla biraz sohbet ettik. Almancı Ramazan çavuşun kendisiyle konuşmak istediğini söyledim. "Hayırdır, benimle ne konuşacakmış Dürzü?" dedi.
"Bilmiyorum!" dedim, Nurcan'dan da hiç bahsetmedim. Birlikte düğün evine gittik.
Düğün evinin avlusu yine kalabalıktı. Yine erkekler bir tarafta oturuyorlar, kadınlar içeride idiler.
Avluda büyük bakır kazanlarla yemek kaynatıyorlardı. Erkeklere yemek servisini gençler yaparken, kızlar da kadınların olduğu bölüme götürüyorlardı yemekleri.
Babamla birlikte diğer erkekleri selamladıktan sonra, amcalarımın oturduğu masaya sandalye çektik ve oturduk.
Yemeğin yanında amcamlar bana da Rakı ikram ettiler, ama ben içki içmediğimi söyledim. Ekolu müzik eşliğinde yemek yeyip, sohbet muhabbet ederken,
Ramazan çavuşun arabası geldi durdu avlunun girişine. Ve ailece indiler arabadan.
Ramazan çavuş takım elbise giymişti. Karısında busefer, yine pahalı, fakat kendisine yine hiç yakışmayan bir Döpiyes vardı, başında da yine ipek bir eşarp.
Nurcan ise vücuduna sımsıkı yapışmış siyah bir gece kıyafeti giymişti, ayağında da yüksek topuklular vardı. Zaten sexy bir kızdı, ama şimdi bu haliyle çok daha sexy olmuştu.
Gözümü alamıyordum Nurcan'dan. Ama o arabadan indiğinden itibaren başını öne eğmiş, kimseye bakmıyordu. Anne kız kol kola girip, direkt kadınların olduğu bölüme içeriye geçtiler. Ramazan çavuş ise, "Merhaba ağalar!" diye avludaki erkeklerin hepsine toptan selam verip, doğruca bizim masaya geldi.
Amcamlarla ve babamla tokalaşıp, bana yine, "Öp bakayım kerata!" diyerek elini uzattı. Kalkıp elini öptüm ve oturması için sandalyemi verdim. Ortalıkta gezinen çocukların birine söyleyip, kendime yeni bir sandalye getirttim.
Ramazan çavuş daha oturur oturmaz, "Yaa bu nedir böyle Haremlik Selamlık gibi? Gavurların karıları erkeklerle birlikte Uzaya gidiyor, bizim halimize bak, insan düğünde bile karısıyla kızıyla aynı masada oturamıyor! Alamanyada böyle şeyleri asla göremezsin Azizim!" diye ukelalık etmeye başladı.
O anda ona söyleyecek çok şeyim vardı, ağzının payını vermek isterdim, ama sesimi çıkarmadım.
Babam da gülerek, "Ramazan çavuuuşşş, ne çabuk unuttun köyün adetlerini! Burası köylük yer, sen İzmir'e, İstanbul'a, Ankara'ya, Antalya'ya git bakalım, Almanya'dan eksiği yok, fazlası var!" dedi.
Ramazan çavuş biraz bozulmuştu, "Hani yav, yiyecek içecek birşeyler yok mu bize?" diyerek konuyu değiştirdi.
Hemen ona da yemek geldi, Rakı doldurdular. Yemekler yendikten sonra, Rakıyla devam ettiler.
Ben Rakı muhabbetinden sıkıldım kalktım, hala oğullarımın, amca oğullarımın ve arkadaşların olduğu masaya geçtim. Onlarla sohbet ederken, Vedat'la Selim de geldi.
Arkadaşlardan biri Vedat'a, "Ramazan çavuşla ailesi sizde kalıyormuş… Lan oğlum ne kadar şanslısın, Nurcan ne biçim giyinmiş öyle, evde de mi öyle giyiniyor?" diye sordu.
Vedat da, "Höst, ağzını topla Yavşak! Nurcan yengemiz olur, Harun'la konuşuyorlar!" dedi.
Ve anında gözler benim üzerime çevrildi, onaylamamı bekliyorlardı. Vedat farkında olmadan beni sıkıntılı bir Kulvara sokmuştu. "Evet konuşuyoruz, ama daha birbirimizi tanımaya çalışıyoruz!" dedim ve müsade isteyip kalktım.
Arkadaşlar arasında Nurcan konusunun açılmasına canım sıkılmıştı.
Tekrar babamların masaya döndüğümde de konu aynıydı. Ramazan çavuş babama, benim Nurcan'la gezmeye gittiğimi, konuştuğumuzu anlatıyordu.
Galiba kızını övme işini ben masada yokken yapmıştı. Sonunda babama, "Azizim, Nurcan'la Harunu evlendirelim! Çok yakışıyorlar birbirlerine!" dedi. Babam şaşırmıştı, hiç beklemiyordu böyle bir şeyi.
Ramazan çavuşa, "Bu şimdi burda, bu curcunada konuşulacak mevzu değil! Sakin bir zamanda ve yerde konuşalım! Hem hanımlarla çocuklar da olsun, mutlaka onların da söyleyecekleri vardır!" dedi.
Ramazan çavuş hiç vakit kaybetmek istemiyordu, "Tamam Azizim, ozaman yarın Saat 12:00'de hazır olun, gelip sizi alacağız!
Alamanyadan gelirken kaldığımız güzel bir Otel var, köye fazla uzak değil, orda hem konuşuruz, hem de güzel bir öğlen yemeği yeriz!" dedi. Ramazan çavuşun Emrivaki yapmasına babamın da canı sıkılmıştı, ama yine de, "İyi, tamam!" dedi. Ve konu kapandı.
Gece geç vakitte çalgı çengi eğlence bittiğinde, millet evlerine dağıldı. Babam, annem ve bizde yatacak kızlarla, hep beraber eve gittik. Eve giderken babamdan fırça yiyeceğimi düşünmüştüm, ama tek kelime etmedi.
Annem de birşey söylemedi. Ama kızların birkaçı bana ters ters bakıyordu. Ters ters bakanların arasında Fidan ve Meryem de vardı. Eve varınca, ben hiç yukarıya çıkmadan, herkese iyi geceler dileyip, bodruma indim.
O anda evdeki kızlarla ilgilenecek durumda değildim. Kapıyı kilitleyip, hemen yattım, sağlam bir uykuya ihtiyacım vardı.
Nurcan'ı düşünürken uyumuşum...
Devam Edicek ...