-Her sene ülkenin en güvenilir insanı seçilen kişi dolandırıcı çıkıyor,
-ülkeye ucuz et getirmekle görevli kişi Macaristan'da şirket kurup devlete et satıyor,
-13 seçim kaybeden adam, ilk seçimde kazanacak adamın yerine geçip,
hala "kazanacağız" diyor,
-adliyede değerli eşyaları emanet ettiğimiz kişi her şeyi çalıp kaçıyor,
-ülkenin ticaretini kontrol eden kişi kendi kendi şirketinden devlete fahiş fiyata dezenfektan satıyor,
-bebekleri emanet ettiğimiz doktor para için bebekleri öldürüyor,
-depremde çadır dağıtmakla görevli kurum çadır satıyor,
-sınavları güvenli ve adil yapmakla görevli olan adam soruları sızdırıyor,
-çocuklar iyi eğitim alsın diye emanet edilen vakıf çocuklara tecavüz ediyor,
-maçın kurallara uygun oynanmasını sağlayacak adamlar bahis oynuyor,
-kamu yararı gütmesi gereken banka genel müdürü rüşvet alıyor,
-meclis kürsüsünde yemin eden adamlar mecliste sahte oy kullanıyor,
-310 bin lira vekil maaşı adam fakirlik kağıdı alıyor,
-"O partiye geçersem namussuzum, şerefsizim diyen" belediye başkanları o partiye geçip bıraktığı yere "namussuz, şerefsiz" diyor,
-belediyenin görev için hizmet pasaportu verdiği kişiler, yurtdışına çıkıp geri dönmüyor.
-belediye başkanı ülkeye kaçak insan sokuyor,
-milletvekilinin oğlu resmi araçla uyuşturucu ticareti yapıyor,
-ülkedeki tüm çocukların eşit eğitim almasından sorumlu kişi çocuk işçiliği marifet diye sunuyor,
-Liyakati ve adaleti öğretecek üniversitenin rektörü sülalesini işe alıyor,
-tarım ve hayvancılığı arttırması gereken kurum, ülkesinde ekilmeyen yüzlerce arazi dururken Sudan'dan, Venezuela'dan tarım arazisi kiralıyor,
-halka israfın günah olduğunu anlatan adam, "Bana Audi'yi çok gördüler diye sitem ediyor.
İpin ucu kaçtı, nereye dokunsak elimizde kalıyor.
Aşık Maksut Feryadi'nin türküsü gibi bize artık hayat.