Orospu karım siktir beni diyor 💋
Anı yaşamak isteyen çiftler ve bayanlar yazabilir
Show & Tell

PR's Tumblrdome
noise dept.

Monterey Bay Aquarium
will byers stan first human second
Xuebing Du
art blog(derogatory)

oozey mess
d e v o n

Discoholic 🪩
ojovivo
todays bird
Stranger Things
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH
sheepfilms

Jar Jar Binks Fan Club
RMH
𓃗

seen from United Kingdom

seen from Ecuador
seen from Germany
seen from United States
seen from Rwanda
seen from United States
seen from United States
seen from Ecuador
seen from India
seen from Brazil
seen from Switzerland
seen from United States

seen from Türkiye

seen from Russia

seen from Argentina

seen from Denmark

seen from Malaysia
seen from Italy
seen from Palestinian Territories

seen from United Kingdom
@aslan-beyyy
Orospu karım siktir beni diyor 💋
Anı yaşamak isteyen çiftler ve bayanlar yazabilir

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Hot throbbing cocks and wet pulsing pussy. Everyone wins!
Babam Arkadaşım ve Ben
Onbeş yaşımda, genç kızlığa yeni adım attığım çağda annem, babamla ikimizi bırakıp genç bir adamla evlendi. Babamla yalnız başımıza kaldık. Onu yalnız bırakmaya gönlüm razı olmadı, annem de yeni kocasıyla sorunsuzca etmek için benim babamla kalmama razı oldu.
Bunalımlı bir dönem yaşadık babamla…Birbirimize bakarak, destek şekilde yavaş yavaş atlattık. Annem aşığıyla derhal evlenmesine rağmen babam yalnızdı. Bazı geceler geç geliyordu. Geldiğinde ben uyumamışsam bir iki sözcük konuşuyorduk, derhal yatıyordu. üzerine sinmiş parfüm kokusundan anlıyordum ki, dışarıda bir kadınla beraberdi o akşam…
Anladığımı o da anlıyordu.
Olgun, delikanlı, oturaklı adamdı. Hayrandım ona… bayanların da üstüne atladıklarına emindim. Son sene derhal yanımıza yeni bir komşu taşınmıştı.
Kızları Arzu’yla tanıştıktan sonra benim samimi arkadaşım oldu. O da benim le aynı yaştaydı. Yaşına göre boyu baya şekilde uzundu, beline kadar inen, siyah gözleriyle ve çok fazla güzel vücuduyla uyuşan siyah saçları vardı.
Babam bile onun farkına varmıştı. Ben de giderek olgunlaşıyordum. Babamdan uzundum, omuzlarıma inen sarı saçlarım ve derin mavi gözlerim vardı. bununla birlikte dolgun, dimdik bir çift memem ve uzun düzgün bacaklarım vardı. çok fazla güzel olduğumu söyleyebilirim.
Arzu’yla beraber okula gittiğimizde okulda merakı üzerimize topladığımızı söylememe gerek yok. fakat benim ilgiyi toplayacak kadar güzel ve seksi olmam, benim için pek iyi olmadı.
Babam kendi aklınca beni korumaya çalışıyor, üzerimde alışmadığım derecede bir kontrol sağlayarak beni sıkıyordu. Bunalmaya başlamıştım. diğer kızlar oğlanlarla flört eder, gezer, oynaşırken ben evden okula, okuldan eve bir hayat sürmeye başlamıştım babamın zoruyla…
Bunalıyordum. Arzu’yla çok iyi dost olduğumuz ve tıpkı sınıfta olduğumuz için, çok sayıda şeyi paylaşıyorduk. okul çıkışı ya onun evine ya bizim eve gidiyor ders çalışıp yemek yiyorduk, televizyon seyredip, evde kimse yok ise porno film dahi izliyorduk. Derdimi o da biliyordu.
Yana yakıla babamdan şikayet ediyordum, bana yaptıklarını anlatıyordum ona…
artık onsekizime basmak üzereydim ve nefes alamıyordum. “Sen merak etme…” dedi bir gün konuşurken.
“Ben senin sorununu halledicem…” Odasındaki televizyonda, babasının saklı zulasından aşırdığı bir porno filmi izliyorduk ikimiz…
Filmdeki porno yıldızlarının iri aletlerini çıtı pıtı seksi kızlara nasıl gömdüğünü izliyorduk ellerimiz eteğimizin altında… ıslanmış, kendimizden geçmek üzereydik. Parmaklarımız hareket halindeydi sürekli…
“Nasıl olacakmış bu? Hem sen ne yapabilirsin ki?” dedim şaşkınlıkla yüzüne bakarak…
“Bekle, gör…” dedi yüzünde hınzır bir gülümsemeyle…
Kalktı filmi değiştirdi. Lolita diye bir filmdi. üvey babasıyla sevişen küçük kızın yaşadıklarını, aralarındaki erotizmi, koca adamın nasıl kendini kaybettiğini izledik.
Ertesi gün okuldan çıkıp bizim eve gittik. Her zaman bulunduğu bu gibi babam bizi süt ve kurabiyelerle bekliyordu.
Boynuna sarılıp teşekkür ettim. “Babacım! Kurabiyeler için teşekkür ederiz, gerçekten harikalar…”
“Merhaba, Metin Bey. Teşekkürler. Acıkmaya başlamıştım,” dedi şekilde babama gülümseyerek. lakin bu defa içime bir kurt düşmüştü, arzu babama benim bile fark edebileceğim şekilde farklı bir şekilde bakıyordu.
Dudakları aralanmış ve dili görünüyordu, ve direkt gözlerinin içine bakıyordu.
Babam da dudaklarını yaladı; ağzı kurumuş gibiydi, öylece dikildi, bütün bunlar birkaç saniyede olmuştu.
Bir şey söylemeden kızı baştan aşağı süzdü. O da, ben de sonbahar olduğu için kısa etekler giymiştik, bazı günler, o gün bunun gibi diğerlerinden daha sıcak oluyordu. arzu bacaklarının çoğunu gösteren ve kalçalarının yarısına kadar gelen siyah bir etek giymişti.
bununla beraber içindeki sütyeni saklamayan beyaz bir tişört giymişti. Bende ise kırmızı mini etek ile beraber moda olan göbeğimin üzerinden bağlı kırmızı bluz vardı.
kırmızı sütyenimi ve tenimin çoğunu görebilirdiniz.
Dakikalar gibi gelen bir kaç saniyeden sonra, “O zevk bana ait, genç hanımlar” dedi.
bütün zaman boyunca gözlerini kızın vücudundan ayırmamıştı.
“Akşam yemeği için ne istersiniz? Pirzola nasıl?” ikimiz de kabul ettik. Pirzolayı kim sevmez.
lakin babam daha bitirmemişti, “Bu gece kalacak mısın arzu? Bugün cuma, belki kalman Gizem’in hoşuna gider, değil mi çiçeğim?”
şaşırmıştım. Babam daha önce Arzu’ya böyle bir şey sormamıştı. fasıla yatıya kalıyordu ama şimdiye kadar onu hiç davet etmemişti.
Her zaman ben ona sorup izin almıştım. “Ben de çok aşırı sevinirim,” dedi arzu , çok fazla memnun olmuştu.
“Hadi Gizem geç yapılmaksızın ev ödevlerimizi bitirelim” Hala biraz şaşkındım ama arkasından odama doğru gittim.
arzu arkamdan kapıyı kapattı, yüzünde bir gülümseme vardı.
“Babanı gördün mü? dedi gülümseyen mutlu bir ifadeyle.
“neden bahsediyorsun?” diye sordum.
Ne yapmak istediğini anlamamıştım.
“Ayrıldığımızda kaya gibi sertti” dedi gülerek.
“arzu! O benim babam!” dedim sertçe.
Babam konusu için seksüel konuşmaları midemi bulandırmıştı.
“Bana kızma Gizem, sırf eğleniyordum. fakat doğru söylüyorum. Pantolonunun önü nasıl kabarıktı…
Sen de, senin etrafındayken sertleştiğini görmedin mi hiç?”
Gözleri üzerime dikilmişti ve ona yalan söyleyemezdim.
“Evet” dedim, fısıltıdan hallice bir sesle.
“Anlat bana.. Hadi, lütfen” O yalvaran gözlere nasıl hayır diyebilirdim. “çoğu zaman pijamalarımla dolaşmam onu sertleştiriyor.
Pantolonun, eşofmanın önündeki kabarıklık büyüyor, daha dikkatimi çekiyor, farkına varıyorum…”
“Gizem” dedi, şaşırmış görünüyordu, “Bunu kasten yapıyordun minik kaşar, öyle değil mi ” Kıpkırmızı olmuştum. Kendimi savunmaya kalktım hemen, “lakin ben bilerek yapmıyorum ki…”
Elimi ince belimde, yuvarlak kalçalarımda gezdirip Arzu’ya gösterdim “beyler bu halimden, yuvarlaklarımdan hoşlanıyor, bayılıyorlar, benim elimde değil…
Sonuçta babam da erkek… Onu ayıplayamam. Kaç senedir yalnız yaşıyor… Beni evin içinde yarı çıplak gördükçe sertleşmesi normal… Bana baktıkça aklından neler geçtiğini bilemem ki…”
Tamam seksi kızsın, fakat senin öyle bir giyiniş tarzın mevcut ki, erkeklerin senin peşinde olması hiç şaşırtıcı değil.”
”Sanki sen farklısın canım…” ansızın ayağa kalktı ve “Bir fikrim var, hemen döneceğim” dedi. Sonra aceleyle kapıya yöneldi ve çıktı.
Odadan kaçar gibi çıkmıştı, ben de nereye gittiğini görmek için pencereye yöneldim. Kendi evlerine girdiğini gördüm.
On beş dakika sonra ortaya çıktı, ama bu sefer elinde bir çanta vardı. Odama arka döndüğünde, çantayı yatağın üzerine koydu.
“Bu ne?” diye sordum. “Senin zaten geceliğin mevcut burada”. epey bir şaşkındım.
“Bu bir sürpriz… Hadi evvela ödevlerimizi yapalım” dedi, kıkırdayarak. Daha fazla soru sormaya çalıştım ama o sadece gülümsüyordu. Sonunda ev ödevlerini bitirdik. yalnızca iki saatimizi almıştı.
Babam akşam yemeğine çağırdı ve ikimiz aşağıya indik. arzu derhal babamın yanına oturmuştu ve ben diğer taraftaydım. Yemeğe başladık, arzu babamla konuşurken espriler yapıyordu. arzu gülümsemesi ve bakışlarıyla babamı baştan çıkarmıştı.
Babam da bundan haz alıyordu. çok fazla meraklanmıştım. Babamı daha evvela hiçbir kadınla görmemiştim, sanırım babam Arzu’nun ilgisinden hoşlanmıştı.
Akşam yemeği saat yedi civarı bitti, arzu ile ben izin isteyip kalktık. Babama sekizdeki film başlamadan duş alıp pijamalarımız giyeceğimizi söyledik.
Evde olduğumuz zamanlar, akşam sekizdeki gençlik dizisini kaçırmazdık. ikimiz yukarı çıktık ve arzu ilk benim banyoya girmemi söyledi.
Banyoya girip duşumu aldım. Dışarı çıktığımda arzu soyunmuş, çırılçıplak vaziyette sırasını bekliyordu.
Okulda jimnastik derslerinden sonraki duştan beri hiç soyunmamıştık. Enfes bir vücudu vardı. Vücudu bronzlaşmıştı. memeleri oldukça iriydi, en azından 85 numaraydı. Siyah saçları toplanmış ve duş başlığının altına girmişti. çok fazla çekiciydi.
Babamın ona neden bu kadar ilgi duyduğunu anlamıştım.
“Bu gece giymen için sana yatağın üzerine bir şey bıraktım.” Duşa girerek perdeyi kapattı.
Vücuduma bir havlu sarıp odama gittim. Merak etmiştim. en fazla arkadaşımın bana ne bıraktığını merak ediyordum. Aman ne şaşırmıştım… Yatağımın üstünde, gördüğüm en güzel gecelik duruyordu. yüzde yüz mavi satenden yapılmıştı.
Giydim, üzerime bir eldiven gibi oturmuştu. aşırı kısaydı, minik amımı anca kapatıyordu. Bacaklarımın çoğu görünüyordu.
Arkam da hemen hemen açıktaydı. ön kısmı karnımda ve memelerimde toplanmış, arka kalan vücudumu açıkta bırakıyordu.
Ayna önünde eğildiğim zaman memelerimi rahatlıkla görebilirdim. Daha öncelikle giydiğim hiçbir şeye benzemiyordu. aşırı hoş ve seksiydi. Eminim beni böyle görmek babamın hoşuna gidecekti.
ama aşırıya mı kaçıyor diye korkuyordum.
Sonunda arzu duştan çıktı ve havluya sarınmış şekilde odama geldi. “Hımm.. Gizem, harika görünüyorsun, sana aşırı iyi yakışmış. aşırı hoş görünüyorsun.”
“Bunu nerden aldın?” diye fısıldadım heyecanla.
“Evde bir kaç tane mevcut, babam ara sıra bir tane alır” dedi esrarengiz bir gülümsemeyle.
“Sen ne giyeceksin?” diye sordum.
“Hoş bir şey” dedi havluyu sıyırırken. önümde çıplak olarak dikiliyordu. hemen bacaklarımın arasında ıslanma hissettim.
Gerçekten bu taze kız için istek duyuyordum. Her süre erkeklerden hoşlanırım. fakat bu his başkaydı. Bir körpecik için bu biçimde hissedebileceğimi hiç düşünmemiştim lakin kendime hakim olamıyordum, kız çok aşırı güzeldi.
Ona yaklaştım. Gözlerimin içine bakıyordu. Dudakları aralandı, “Gizem… Bana dokunmak mı istiyorsun?” dedi.
Konuşamadım. arzu elimi tutup kendi karnına götürdü. Dayanamadım, okşadım ve yukarıya çıkıp yavaşça sol elimle memelerini okşamaya başladım, meme başları çok fazla sertti ve dışarı doğru fırlamışlardı.
memesi benim küçük elim için çok büyüktü, sadece bir yönünü kaplayabiliyordum. arzu gözlerimin içine baktı ve yavaşça başımı göğsüne yasladı.
Nazikçe meme başlarını emmeye başladım. inledi ve sonra beni nazikçe uzaklaştırdı.
Gülümsedi, beni dudaklarımdan öptü ve ” Belki sonra Gizem…
şu an baban biz aşağıda bekliyor” dedi. ansızın düşünmeye başladım. Ben ne yapıyordum, öteki bir kızın meme başlarını öpmek…
Aman tanrım! Kendime geldiğimde arzu çoktan giyinmişti.
O da benimki gibi kısa ama göğüs bölümü hariç (koyu renkli ve sadece hayal gücünü zorlayan) belden üst kısmı transparan siyah saten gecelikti. Ona çok fazla yakışmıştı.
Onu böyle gören her erkek muhakkak o anda sertleşirdi. yalnızca ona dokunduğumu hatırlamam bile amımın ıslanmasına yetmişti.
Tereddüt ettim, “Bu giysilerle aşağıya inemeyiz arzu . Babam çıldırır… Belki de kızar bize…”
“Sızlanmayı bırak. iddiaya girerim tek bir sözcük etmeyecek.
Hadi…” Sonra odanın kapısını açtı ve oturma odasına doğru yürüdü. Onu takip etmekten başka şansım yoktu. fakat çok heyecanlıydım. Kalbim çılgın gibi çarpıyordu. Babamın beni böyle görmekten hoşlanıp hoşlanmayacağını, kızıp kızmayacağını merak ediyordum. bütün bu yıllar boyunca babam minik kızıydım.
fakat son zamanlar vücudum serpildikçe, hatlarım yuvarlaştıkça, bana gizlice minik bir taze kız gibi değil, bir kadın bu gibi baktığını fark ediyordum ve bu his kendimi özel hissettiriyordu.
arzu ile ben oturma odasına girdiğimizde, babamı perişan etmiştik. Onu hiç böyle görmemiştim.
Ağzı yüzde yüz açılmış, gözleri iri bize bakıyordu. arzu babama gülümseyerek yavaşça ilerledi ve koltuğa oturup diziyi izlemeye başladık.
Babam oturduğu yerde, kısa zamanda önünde bir çadır kurulmuştu ve ne kadar gizlemeye çalışsa da pijamasından göze çarpıyordu.
Bir zaman sonra arzu babama dönerek, “Metin bey, biz böyle rahat değiliz. Gizem’le birlikte televizyonun önüne uzanıp seyretsek sorun olurmu” dedi.
Babam çatallanan sesini düzeltmek için bir iki öksürmek durumunda kaldı,
“Sormana gerek yok Arzu’cum…
Kendi evin bu gibi davran…” dedi. Babam oturmuş, sadece onu süzüyordu. arzu yere oturdu ve bana onun gibi yapmam için anlamlı bir bakış fırlattı.
Biraz sonra karnımızın üzerine yatmış diziyi seyrediyorduk. ikimizin de geceliği kısaydı ve böyle karın üstü yatarken götümün açıkta olduğunu hissedebiliyordum.
ikimiz de dantelli külot giymiştik.
Babamın görüntüsünü televizyonun yansımasından görebiliyordum ve gözleri bize dikilmişti.
arzu kalçalarını nazikçe ve tahrik edici şekilde oynattı. O kadar heyecanlanmış ve ıslanmıştım ki eminim babam külodumdan sızan sıvılarımı görebilirdi.
Yaklaşık bir onbeş dakika bu şekilde izledik. Sonra arzu benden içecek bir şeyler istedi. Kalkıp mutfağa yöneldim. arzu sırtüstü döndü, kollarından destek alarak,
babama şuh bir sesle, “Siz bir şey ister misiniz Metin Bey? Herhangi bir şey?” diye sordu.
Dizinin bir tanesi yukarıdaydı ve babam oturduğu yerden onun külodunu görebiliyordu kesinlikle…
Gözlerini Arzu’dan ayırmadan bana, “Bir bira lütfen… tam olarak bir biraya ihtiyacım var” dedi yutkunarak…
Yüzü kıpkırmızı olmuştu ve gözleri Arzu’nun vücudunda geziniyordu. Babamın kimseden bu kadar etkileneceğini düşünemezdim. bütün bu olan bitenden ıslanmıştım.
Mutfaktan içecekleri almak için oradan ayrıldım. Biraz sonra elimde içeceklerle odaya geri döndüğümdeyse donakaldım.
Gördüğüm şeyleri görmeye hazırlıklı değildim, fakat sanırım olmalıydım. Babam, gözleri tamamen kapalı ve yavaşça inliyordu. Bacaklarının arasında ise arkadaşım istek vardı.
Ağzına babamın kocaman sikini almış, başı inip kalkıyordu. Kapının dibinde, gördüğüm manzaradan şoke olmuş biçimde dikiliyordum.
Sevgili babacığım, en değer verdiğim erkek, derin bir zevk içindeydi ve ona bunu sağlayan en yakın arkadaşımdı. Babamın pırıl pırıl parlayan kocaman erkeklik organı, arkadaşımın seksi, mankenlere, porno artistlerine taş çıkartan yarı çıplak vücudu…
öyle güzel görünüyorlardı ki… Sonunda babamdan seksüel olarak hoşlandığımı kendime itiraf edebilmiştim.
arzu diliyle babamın 20 santimliğini yalamaya devam ediyordu. Babamın kocaman sikinin başı Arzu’nun küçük, dolgun dudaklı ağzında defalarca bir görünüp bir kayboluyordu.
Babam elini kızın saçlarına koymuş, başını yukarı aşağı hareket ettiriyordu. Elini yavaşça aşağı kaydırıp memelerine yapıştı. Ağzı dolu olmasına karşın arzu inliyordu.
Babam Arzu’nun geceliğine yapıştı ve çıkardı. Pijamasını çıkarmak için, arzu babamın sikini bıraktığında, pop diye bir ses çıktı. Babamın pijamasını bacaklarından aşağı indirip çıkardı. şimdi ikisi de çıplaktı ve arzu sırf küloduyla duruyordu.
memesi arzuyla dikleşmiş ve babam da onları iri elleriyle mıncıklıyordu. kendilerini öyle kaptırmışlardı ki, benim evdeki varlığımı bile unutmuşlardı. Dakikalarca izledim onları…
Nasıl olduysa en sonunda başını çeviren babam beni kapıda gördü. Yüzündeki karmakarışık ifadeyi unutamam. aynı anda hem haz, hem kendinden geçiş, hem de bana yakalanmanın verdiği utanç duygularıyla allak bullak olmuş bir biçimde,
“üzgünüm küçüğüm…” diye fısıldadı.
şaşkındı. çaresiz gözlerle bir bana, bir Arzu’nun çıplak, seksi vücuduna bakıyordu.
Onun çaresizliği karşısında duygulandım. nerdeyse kalbim duracaktı. Ona koştum ve yanaklarından, dudaklarından sevgiyle öptüm.
Babamın üzülmesini, utanmasını, sıkılmasını değil, mesut olmasını istiyordum. arzu beni babamdan uzaklaştırdı, eliyle sikini tutuyordu. “Gel Gizem. Bizi izle…
Baban sikini nasıl yaladığımı seyretmenden hoşlanacaktır.
Değil mi Metin Bey? iki küçük körpe Lolitanın içinde olmaktan hoşlanmaz mısınız?”
Babam kekeledi, “Arzu… Yatak odasına gitseydik…
Gizem’in yanında… Olmaz…” ”Ya benim tadıma Gizem’in yanında bakacaksınız, veya ben yokum… Kararınızı verin…” diyince babam biçare sustu…
Sesi aşırı seksiydi. Babam bu gibi ben de bu küçük, seksi dişi şeytanın bizi günaha çağıran davetine uydum, dediğini yaptım.
Onun yanında yere diz çöktüm ve onları yakından izlemeye başladım. Harika görünüyorlardı. Babamın sikininin damarlarını yakından görebiliyordum şimdi…
Arzu’nun dolgun, etli dudaklarının arasında bir görünüp bir kayboluyordu. Sırılsıklam ıslanmıştı siki… Taş gibiydi. arzu iki eliyle dibinden tuttuğu babamın erkekliğini köküne kadar ağzına almaya çalışırken yüzü kıpkırmızı olmuş, ağzından tükürükler saçılıyor, boğulacak bu gibi sesler çıkarıyordu.
Bir ara nefes alabilmek için ağzından çıkarıp diliyle başını, gövdesini yalamaya başlanıyor. Kaymış gözlerle yanı başlarında durmuş, onları izliyordum.
Bir elim bacaklarımın içinde, külodumun üstünden amımı okşuyordum, diğer elim geceliğin açık yakasından sokup göğüslerimi okşuyordum. Babamsa benim varlığımı unutmuş, kendinden geçmişti adeta…
Elleri Arzu’nun saçlarının arasında, okşayıp duruyor, saçlarını kenara çekip sikini nasıl yaladığını görmeye çalışıyordu.
Arada bana da bakıyordu, kendimi nasıl okşadığımı izliyordu… arzu bana bakıp, “Dokunmak ister misin Gizem?” dedi şehvetten buğulanmış sesiyle…
hemen “Hayır…” diye tepki gösterdim.
“Yapamam arzu, o benim babam…” diyebildim.
O ise bana aldırmadı dahi, elimi tuttu, direnmeme rağmen babamın ıslanmış sikine götürdü.
Parmaklarımın ucunda babamın bütün damarlarına kan saldırı etmiş, damar damar penisinin sıcaklığını hissettim. Ve o anda sanki bunu bekliyormuş gibi babam boşalmaya başlandı.
Hırlıyordu ve bir demir kadar sertti. arzu elimi tuttu ve babamın sikini pompalatmaya başlanmıştır. Sikinin ucundaki delikten fışkıran spermleri ikimizin de yüzümüze, üstümüze sıçramıştı.
Arzu’nun memelerini damla damla spermler kaplamıştı ve tabi benim geceliğim de batmıştı.
arzu , “Gizem, geceliğini çıkar . çırılçıplak soyun canım…” Sesindeki otoriteyi fark etmemek imkansızdı.
O babamın meni dolu sikini tutarken, ben itaatkar bir tavırla ayağa kalkıp üzerimdeki varla yoktur arası giysiyi çıkardım.
“şimdi gel ve babanın sikini temizle. Tertemiz oluncaya kadar yala…”
“Hayır Arzu… Yapamam…” diyebildim.
“O zaman ben yaparım. Sen bizi izle…” dedi.
Eğilip babamın sikinin üstündeki spermleri bir güzel yaladı. Başını kaldırıp ağzında biriktirdiği babamın menilerini gösterdi bana… Saçlarımdan tutup kendine çekti. Dudaklarımı koparırcasına öpmeye başladı.
nefes alabilmek için ağzımı açtığımda babamın menilerini bana aktarıverdi.
Ben spermleri ağzıma almaya pek niyetli değildim fakat bana seçme şansı bırakmamıştı. çok fazla güzel değildi tadı…
Bizi, öpüşmemizi izleyen babamın hırıltılı nefes alışını duyunca bundan hoşlandığını anladım. bütün meniler şimdi ağzımdaydı.
taze kız kıza öpüşmeye devam ederken babamın spermlerini yuttum.
arzu yüzümdeki, yanaklarımdaki spermleri de dilinin ucuyla alıp kendisi yaladı, temizledi. Sonra babama döndü tekrar…
Yarı katı, yeni boşalmış sikini nazikçe yalamaya devam etti.
Aradan fazla zaman geçmeden babam yine sertleşmişti. Taşaklarını tuttu ve sikinin hepsini içine almak isterken nerdeyse boğuluyordu.
Babam duyduğu korkunç zevkle inleyip ikiye katlandı. Ben de etkilenmiştim babamın zevk inlemesini duyunca…
“Yavaş ol kızım biraz, elinden alan yok. ” dedim kısık kısık gülerek… Gülüyordum ama kasıklarım yanıyordu adeta…
arzu babama baktı ve güldü. “Merak etme Gizem… Babacık buna bayılıyor…
Bundan hoşlandığınızı biliyorum Metin Bey. Söyleyin bana, Gizem’in vücudunu nasıl buldunuz”
şimdi ayağa kalkmış, çıplak güzel vücuduyla babamın çıplak, kaslı, erkek güzeli kucağına yılan bunun gibi tırmanmış, kulağına fısıldıyordu. memesi babamın göğüslerinde eziliyordu.
Babamın eli bir anda Arzu’nun bacaklarının arasına girmiş, parmakları amının derinliklerine dalmış, karıştırıyordu.
Kulak memesini yalayan Arzu’nun minik pembe dilinden huylanarak başını hazla çekmeye çalışırken bana baktı alıcı gözüyle…
“Oh, çok aşırı güzel… çok aşırı iyi, fakat çok yanlış…” diyebildi kısık sesle…
“Bu kadar iyi olan, haz verici bir şey niye yanlış olsun babacık?” diye cevapladı arzu.
“Durmalıyız. Siz… Sen… Kızım yaşındasın… Kızımın arkadaşısın…” arzu bu defa bana sordu.. “Gizem, duralım mı? Durmamı istiyor musun?”
“kesinlikle hayır… Devam et Arzu…” diye cevapladım parmaklarım vücudumda dolaşır vaziyette onları izlerken…
çoktan kendi arzumun içinde kaybolmuştum, uçuyordum. Daha yeterince doyamamıştım. Babamın yarrağı harika görünüyordu. Düşündüğüm tek şey babacığımın keyif almasıydı. Ve onları izlerken benim keyif almam…
arzu babamı hararetli bir biçimde öpüyordu ve babamın elleri Arzu’nun körpe vücudunda dolaşıyordu. ikisi de çıldırmış bunun gibi inliyorlardı. Sonunda arzu , amını okşayıp karıştıran babamın parmaklarına zevk sularını akıtmaya başladı.
Kasıla kasıla müthiş bir orgazm yaşıyordu. Babamın gözleri donuklaşmıştı.
Boşalması bitince arzu , “Babacık? Kızının bakire olduğunu biliyor musun?
Ohhh… Seni kızının bekaretini alırken, bu koca sikinle kızını becerirken görmeyi çok istiyorum…” diye fısıldadı.
Arzu’nun bu utanmazca sözleri, babamın sikini hareketlendirmişti. “Bakire bir kızla sevişmeyi hangi erkek istemez ki? Ben de isterim…” dedi babam bana aç gözlerle bakarak.
yemin ederim bu bakışlarda yalvarış da vardı.
Kekeleyerek, “lakin onunla yapamam. Kızım o benim… Minik kızım…” kolay bir şey miydi bunu yapmak? Tabuları yıkmak, aile içi sex, günah demeden, bunca yıllık baba taze kız ilişkisinden cinselliğe, kadın erkek ilişkisine geçmek bir anda…
şu anda beraber yaşadığımız, adını koyamadığım şeyi dahi bin yıl düşünsem düş edemezdim. arzu orospusu ise ne benim, ne babamın yaşadığımız duygusal çalkantıya hiç aldırmadı bile…
“Bırakın bunları Metin bey… Siz harika bir erkeksiniz. Kızınız da harika bir fıstık, bir lolita, bir seks yıldızı… şu güzelliğe bakın… Gizem, diz üstü gelip ellerini yere koy. Babacığına domalıp ona küçük amcığını, bızırının nasıl kabardığını, minik göt deliğini bir göster bakalım…”
Sanki hipnotize olmuştum. müthiş biçimde ıslanmıştım. Gerçekten babam ile sikilecek miydim bu gece Heyecandan kalbim çılgınca çarpıyordu.
Hipnotize olmuş bu gibi eğildim ve götüm yukarda köpekleme pozisyonuna geldim.
“Hadi Metin Bey… Bakın, kızınız sikilmeye hazır… Alev alev yanıyor…. Kalçaları nasıl heyecanla titriyor…
Alın onu, ateşini söndürün… Kızınızı boşaltın…” diye fısıldadı arzu, sesi kendi heyecanını ele veriyordu.
Babamın titreyen sesini duydum, “Hayır… Hayır, yapamam…” hemen ardından şehvetten çatallaşmış sesi sertleşti, “ama seni istiyorum.
Seni küçük orospu… Minik fahişe… Asıl seni istiyorum. Seni sikmek istiyorum. Delirttin beni…” Arzu’yu tutup sert hareketlerle benim yanıma getirmişti, aynı biçimde yanı başımda domalttı. hayal kırıklığına uğramıştım. Her şeye razıydım. O zevki yaşamak, içime babamın koca sikini alabilmek, bacaklarımın içinde hissedebilmek için babamla sevişmeye bile razıydım.
ama babam, canım, bana kıyamamıştı. arzu ise kalçalarını havaya dikmiş babamı bekliyordu.
Babam bekletmeden geldi, dizlerinin üzerinde kendini tam Arzu’nun arkasına yerleştirdi. Arzu’nun tüm bünyenin kaplayan şehveti, ürpertiyi görebiliyordum, bacakları ve vücudu içine girecek aletin beklentisiyle titriyordu.
Babam sikinin başını yaklaştırdı, Arzu’nun bızırının üzerine koydu, ve o anda istek neredeyse boşalıyordu.
Zevkle inledi. Ne yapacağımı bilemiyordum. Yanlarında durmuş, sevgili babamla en yakın arkadaşımın sikişmesini zevkle izliyordum. içimden geldiği gibi davrandım.
Arzu’nun önüne geçip dudaklarından öpmeye başladım.
Bunu beklemiyordu. Tam o anda babamın sikinin içine girdiğini hissettim. Arzu’nun dudaklarından bir çığlık kopmuştu, ağzımın içinde inliyordu.
Babamın da derinden inlediğini duydum. istek beni şehvetle, dudaklarımı koparırcasına öpmeye devam ediyordu, dili çılgınca ağzımın arasında dolaşıyordu.
Bu sahne, iki seksi lolitanın öpüşüp sevişmesi babamı daha da azdırmıştı ki, hiç acımadan kendini ileri itti. arzu acı ve zevkle inliyordu. Dudaklarını benden kurtarmış, nefes almak istercesine açtığı ağzından minik feryatlar çıkıyor, başını sağa sola sallıyordu.
“Evet, evet baba…” diye bağırdım.
“Sik onu… Acıma… zevk alıyor kaltak… Koca sikini geçir amcığına…” Bacaklarımı ikiye ayırıp Arzu’nun önüne yattım.
Saçlarından tutup hırsla ıslanmış amıma yaklaştırdım başını… Ne istediğimi anlayan arzu amımı yalamaya başladı. Babam kalçalarından sımsıkı tutmuş, amında gidip gelirken, acımasızca sikilen arkadaşım da bana keyif vermeye çalışıyordu.
Dili şişmiş, sertleşmiş klitorisimde, ıslanmış am dudaklarımda gezinirken zevkten deliriyordum. Odanın içinde üçümüzün zevk hırıltıları, inlemeleri, keyif sıvılarının şapırtıları yankılanıyordu.
Kalktım, 69 vaziyeti alıp Arzu’nun altına girdim. şimdi benim amım Arzu’nun dili ile yalanırken, ben de Arzu’nun klitorisini dilimle yalamaya çalışıyordum.
Babamın 20 santimi onun şişmiş am dudaklarının arasına girip çıkıyordu gözümün önünde, sürekli…
Taşakları alnıma, burnuma çarpıyor, ben de dilimi uzatıp Arzu’nun içinden akan keyif sularını içmeye çalışıyordum.
Sonunda babamın hareketleri hızlandı, hırıltılı bir sesle, “Ohhh… Arzu… Daracıksın bebeğim…
Amcığın bitiriyor beni… Boşalmak üzereyim… Nereye boşalayım bi tanem” dedi telaşla…
arzu da amımı yalarken bir yandan ona yanıt yetiştirdi, “içime boşal babacık…
Korunuyorum… Döllerini akıt bana… Amımı sula… Ahhh… çok güzel sikiyorsun…
Babamdan daha iyisin sen…
Sikin onunkinden daha büyük…
Amımı doldurdu yarrağın, canımı yakıyor…” dedi hırsla…
O anda anlayabildim babasıyla seviştiğini…
Evdeki Lolita filminin anlamını… akraba sex filmler izlemesini… Belki kızlığını bile babası almıştı Arzu’nun… Bunu öğrenmek daha da ateşledi beni…
Babamın birkaç saniye sonra son hızla sokup çıkarmaya devam ettiği yarağının kenarından dölleri akmaya başlanıyor. Bir kez daha babamın döllerinin tadına bakıyordum.
Arzu’nun zevk sularıyla karışan beyaz köpüklü spermlerin bir bölümü yüzüme akıyor, bir kısmı kızın bacaklarından süzülüyordu.
arzu da kasılırken amımı ağzının içinde vantuz benzeri emmeye başladığında ben de kendimi kaybettim, kalçalarım yeri dövmeye, kasılmaya başladım.
Biraz sonra üçümüz de yere serilmiş, soluk nefese kendimize gelmeye çalışıyorduk. Kendimi hiç bu kadar iyi hissetmemiştim. arzu elini uzatıp memelerimi okşadı yavaşça ve yüzüme bakıp gülümsedi.
“Hoşlandın değil mi? Seni küçük sürtük,
babanı benimle sevişirken, beni sikerken izlemek hoşuna gitti.”
Konuşamıyordum. sadece zevk içimi sararken, çılgınca başımı salladım. Yaşadıklarıma inanamıyordum.
Sanki ölmüş ve cennete gitmiştim. istek yalnızca güldü ve uzanıp memelerimi öpmeyi sürdürdü. Babamsa başını yana çevirmiş, bizi izliyordu.
Sikini Arzu’nun minik amımdan çıkardığında bir miktar sperm dışarı sikinin üstüne ve yere akmıştı. arzu babama doğru emekledi ve penisinin hepsini ağzına alarak üzerindeki ikisinin zevk sıvılarını lezzetli bir şurup gibi yalamaya başladı.
Babam inliyordu ama tam olarak bitmişti.
Babamın sikini iyice temizledikten sonra, arzu döndü ve bana bacaklarımı ayırmamı söyledi.
Babam gene yatacağı yerden bizi izliyordu.
Arzu’nun amımı emmesini ve bızırımı yalamasını görebiliyordu.
arzu bana yaptığı oraldan hoşlanmıştı, am dudaklarını emerken bir yandan da bızırımı emiyordu.
Bir kaç dakika içinde yine, bir defa daha boşaldım.
Babamın siki bizi izlerken yine taş gibi olmuştu.
Arzu’nun dudaklarını üzerimde, amımda hissetmek inanılmazdı. Gerçekten ne yapacağını, nasıl zevk vereceğini çok iyi biliyordu.
Muhteşemdi. Tatmin olmuşa benzemiyordu. üzerime çıktı, memelerimiz birbirine yapışmıştı.
Beni öptü, dili ağzımda kendi şeklini bulmuştu.
Babamın ve kendimin tadını alıyordum. Bacaklarımı ayırdı iyice… Kendi de araya girdi. kabarık klitorisini benim yaş amcığıma sürtmeye, amımı amıyla okşamaya başladı.
Babamın seyrettiği görüntümüz çok aşırı erotik olmalıydı. Sessizce yanıbaşımızda otuyor ve sertleşmiş aletini okşayarak bizi izliyordu. Arzu’ya söyledim ve o da bana göz kırparak yavaşça babama yöneldi. 20 santimlik kamışı bir seferde ağzına almıştı.
Bir kaç kez siki emdikten ve tükürükle ıslattıktan sonra, üzerine çıktı ve yavaşça babamın sikini amına yerleştirdi. içinde kaybolmasını görebiliyordum.
Göt yanakları ayrılmıştı ve zevkle açılıp kapanan göt deliğini görebiliyordum. arzu kollarını babamın boynuna dolamıştı ve ikisi de oturduğu için memeleri babamın ağzına geliyordu.
arzu üzerinde inip kalkarken babam da memeleriyle oynuyordu. ahenk içinde iki vücut yukarı aşağı hareket ediyordu ve sonunda arzu tekrar boşaldı, keyif çığlıkları atıyordu.
Tırnaklarını babamın omzuna geçirmişti. Sonra babam da boşaldı. inliyordu ve nefessiz kalmıştı, bir akşamda üçüncü defa boşalıyordu.
Birbirinin kolları arasına yığıldılar. “artık kafi, genç kızlar,” dedi bıkkın bir sesle. arzu dudaklarına bir öpücük kondurdu ve “Mükemmelsiniz Metin bey, bize yaşattıklarınız için teşekkürler…” dedi.
Kalktı, geceliğini aldı ve başka bir sözcük söylemeden odama gitti.
Babamın gözleri bana döndü, vücuduma bakıyordu. “aşırı güzel bir kızsın,
Gizem. inşallah bana kızmamışsındır. çılgın arkadaşın beni delirtti bu gece…”
Gülümsedim,
“Seni seviyorum babacığım. Her zaman da sevdim. Sen beni dünyanın en mesut kızı yaptın bugün…”
Dudaklarından güzelce öptüm, sonra kirlenmiş geceliğimi alıp odama, yatakta beni bekleyen Arzu’nun yanına gittim....

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
EMİNE ME KAYDILAR
Çevremiz mutaassıp çevre, eşim hep kapalı ve tesettürlüdür . Ben ise bekarlığım da hep başkalarının dekolte ve açık hanımlarına kızlarına bakar, onları hayal ederek 31 çekerdim.
Evlendikten sonra da eşimin kapalı olması sebebiyle, dekolteli hanım ve kızlara imreniyordum. Evlendikten uzun bir süre sonra eşime de seks sırasında hep onlar gibi olmasını ya da yemişse yediği yarakları, yememişse hayalinde nasıl yaraklar yediğini anlattırıyor, ancak öyle zevk alıyordum.
Bir ara eşim bana beni minili olarak dışarıda görmek ister misin? diye sorunca, yutkundum mümkün değildi kendi giymezdi , o nedenle rahatlıkla tabi dedim.
Ya başkaları bacaklarımı görünce ne yaparsın dedi.
Bende sen yeter ki göster çok hoşuma gider dedim.
O zaman beni çarşıya götür seksi şeyler al dedi.
Giyeceksen hemen dedim.
O da mal senin sen gösterdikten sonra istediğin kadarını açarım dedi.
Yutkundum sen yeter ki aç istersen sonuna kadar dedim.
O gün caddeden taksiye bindik. Eşimin uzun eteği vardı. Yandan dizine kadar yırtmaçlıydı. Taksiye bindiğimizde kalabalık saatte taksi yavaş giderken eşim bana işaret edip aşağıyı gösterdi. Arka koltukta oturuyorduk. Eşim bir yayılmıştı ki üff eteğini yukarıya kadar sıyırmış nefis bacakları neredeyse külotuna kadar açılmıştı.
Eşimi ilk kez dışarıda öyle görüyordum. Araba sıkışık trafik yavaşça ilerliyordu.
Emine elimi sıkarak bana çaktırmadan dikiz aynasına bakmamı işaret etti. Baktığımda şoförün gözü ordaydı. Elimle Emine'ye lokum lokum diye işaret ettim. Sikim dimdik olmuştu. Emine 'ye şoför anlamadan daha da aç diye işaret ettim.
O da oturuşunu değiştirir gibi yaparak eteğinin hepten sıyrılmasını sağladı, sonra da dizlerini araladı. Yandan baktığımda evde sadece benim için giydiği açık mavi tül külodunu giydiğini anlamıştım.
Şoförün hali perişandı. Emine elimi eliyle bacak arası üzerine getirdi. Amını avuçlattı. Ben avuçlarken o kendini geri atarak sessizce inledi. Şoför kalabalık olmasa kesin kaza yapardı. Elim karımın amını tül üstünden yoğururken çarşıya gelince indik.
Eşim nasıldım dedi. Bende harikaydın karıcığım, hele tül olduğunu anlayınca hepten zevklendim dedim.
O da adamla göz göze gelince biraz utandım elinle kapattırdım oraları dedi.
Bende artık utanmanı istemem bana zevk veren zilli bir hatun ol dedim.
Artık zevkimizi bulmuştuk her gün bir şoför eşimin külotunu görüyordu. Bir gün Emine külotta giymeyince nerdeyse şoför eşimin en sikici yaraklara layık amını görünce dikkati dağılıp neredeyse kaza yapıyordu. Eşim yine kapalıydı.
Bir gün Emine bana o günü akşam üstü metroya, çarşıya gitmek için bindiğinde ellendiğinden bahsetti, heyecanımızın boyutu değişti.
Ben ona ellemek gayet normal bir şey hele akşam iş dönüşü kalabalık saatte belediye otobüsüne bin bak seni sikmiyorlar mı dedim.
Çok heyecanlandı sahi sikerler mi dedi.
Bende şansına becerikli bir erkek çıkarsa affetmez dedim. O da peki kocacığım beni öyle kabalık otobüse bindirmeye cesaretin var mi deyince ,
bende, benim değil senin cesaretin var mı ,sonuçta seni sikecekler dedim.
O da ahh şimdi öyle becerikli birinin önünde olmak isterdim o zaman sen ne yapardın dedi.
Bende ben ne yapacağım yanında olduğum ve seyrettiğim sürece hoşuma gider dedim.
Sahi birilerinin beni gerçekten sikmesini ister miydin dedi.
Bende sende bana am getirirsen hoşuma bile gider dedim.
O da bak sana ne amlar bulacağım hadi hemen götür beni yanında bakalım öyle becerikli erkek çıkacak mı dedi.
O akşam Eminönü'nün ana durağı değil de iki durak sonradan ev yönüne değil, başka yöne giden bir belediye otobüsüne bindik. Karımla tanışmıyormuş gibiydik.
Çok aşırı kalabalık otobüsten Emine zorla en arkaya kadar gelmişti. Bende onun açtığı yok sayesinde arkada, arkasında değil yanındaydım. Emine sağına soluna baktı arkasına düşüreceği erkek arar gibiydi.
Sonunda kıyafetinden lise öğrencisi olduğu belli olan bir gencin önünde kaldı bende tam solunda kaldım.
Hiç konuşmuyorduk. Emine'nin önündekinin sırtı Emine'ye dönüktü. Öbür yanlarda çok sıkışıktı. Emine belini bir iki geri falan attı. Gencin tam önüne kalçalarını yapıştırıp dar eteğin kalça boşluklarını erkeğin kalkmış sikinin tam üstüne getirip, hafifçe oynatmasıyla zaten gencin hemen siki kalkmış, neredeyse eteği yaracak gibiydi. gencin yüzü kızarmış ama heyecandan kıvranıyordu.
Genç Emine gibi kapalı bir kadının bu kadar sürtünmesinden çok zevklenmişti. Elini Emine'nin yandan götüne attı.
Eşim tepki vermeyince okşar gibi yaptı, yine Emine tepki vermeyince okşadı. Emine'de daha çok sürtününce artık tamamen kendinden emin şekilde karımın götünü avuçlayıp yoğurdu.
Karımda boş durmadı tabi oda gencin arkasını okşayan elini tutarak öne amının üstüne getirip oraya bastırdı.
Gençte Emine'nin amcığına bastırıp avuçlamaya çalışırken, eşim beni yandan dürterek bak işareti yaptı. Zaten gözün oralarda idi hiçbir anı kaçırmıyordum.
Genç biri karımın amını okşuyor, ben heyecan duyuyordum. Karıma baş işareti ile devam et mükemmel diye işaret ettim ve bir öpücük gönderdim. O da hem cesaretlenmiş hem zevklenmişti. Öyle ya kocasına marifetlerini gösterip onu zevklendirecekti. Karım elini geri atarak gencin pantolonunun fermuarını çözerek dimdik olmuş sikini çıkardı.
Okşayıp sıktı. Bana işaret etti.
Bende yandan eteğini yukarı sıyırmaya başladım. Eteği tamamen yukarı kaldırdım. Genç hayretle bana bakıyordu. Ben ona da devam işareti yaparak öbür elimle geçir işareti yaptım.
Emine gencin yarağını elinden bırakmadan kalçaları arasına yerleştirdi. Ben elimi önüne attım. Amcığı elime geldiğinde külotsuz olduğunu amının ıslandığını farkettim.
Elini sikime atarak bu kez benim sikimi kavradı, ben sol yanındaydım. Arkada ki genç sikiyle kalçalarını zorlamaya başladı. Emine zevk ve heyecandan kan ter içindeydi.
Yardımcı olmalıydım ona, elimi arkaya attım. Emine benim sikimi okşarken, ben çocuğun sikini yakalayıp alttan yukarı karımın amının üstüne getirdim. Dimdik ve sımsıcak yarağı karımın ıslanmış amını zorluyordu fakat giremiyordu. Karıma hadi yol ver işareti yaptım, o hafifçe eğilip kalçasını oldukça geri attı, yarağın yarısı ellerim arasında alttan yukarı karımın amına girmişti.
Genç alttan yukarı yarağını pompalayınca yarağın tamamı karımın amının derinliklerinde kayboldu. Ben ise artık daha fazla dayanamadan karımın eline patladım, öndeki adamın arkası berbat oldu.
Ama genç daha şanslıydı, o karımın amının derinliklerinde patlamıştı çünkü...
Eşimin yokluğunda kardeşi çok iyi baktı
Selamlar adım ayla. 19 yaşında, 1.63 boyunda, 48 kiloda, sarışın, mavi gözlü, fındık burunlu, kalın dudaklı, alımlı bir kadınım. Bundan 1 yıl önce görücü usulüyle, benimle bir boyda, 39 yaşında, şişman, kel, kaba saba ve çirkin bir adamla, sırf çok zengin olduğu için evlendirildim ve Bursa’ya gelin gittim.
eşim, cinsel anlamda tam bir felaketti. Sadece onun işi görülene kadar yataktaydık. Zaten siki de küçüktü (olsa olsa 10-12 cm kadar anca var). Evlendikten sonra orgazm nedir hiç bilemedim.
Genç kızken, kızarkadaşlarımızla birbirimize, fantazilerimizi yaşamış gibi anlatır, neşelenirdik. Evlendikten sonra o günleri düşünür, arkadaşlarımın anlattıkları hikayeleri hatırlamaya çalışır ve elim amımda kendimi tatmin etmeye uğraşırdım. Ancak eşimın kıl yumağı gibi vücudu aklıma gelir ve herşey berbat olurdu.
Evlilik yıldönümümüzde en seksi kıyafetlerimi giymiş ve eşimın işten gelmesini beklemeye başlamıştım. Kararlıydım, eşimı azdırıp beni sikmesini sağlayacak, en azından bu gece ben de tatmin olacaktım. Ancak eşim telefonla aradı ve gelemeyeceğini, işleri için 2 günlüğüne İzmir’de olacağını haber verdi, kaynım ahmet’ı da bana gözkulak olsun diye eve yolladığını söyleyip kapadı telefonu.
Evlilik yıldönümümüzü bile unutmuştu öküz! Sağlık olsun dedim kendi kendime.
eşim telefonu kapadıktan yarım saat kadar sonra ahmet geldi. Ben buarada üzerimi değişmiş, tekrar günlük kıyafetlerimi giymiştim. ahmet’a kapıyı açtım ve toklaştık. “Merhaba yenge, naaber?” dedi.
“İyiyim yengeciğim, sen nasılsın? Hoşgeldin!” diyerek karşıladım kaynımı.
ahmet, 1.80 boylarında, body sporu yapan, 25 yaşında, bekar bir gençti. eşim İzmir’den dönene kadar, ben yalnız kalmayım diye bizde kalacaktı.
Saat gece 21:00 civarı ahmet’ın odasını hazırladım ve “ahmet odan hazır, istediğin zaman yatabilirsin, ben 10 dakikalığına bir komşuya uğrayacağım!” diye seslendim. ahmet eşimın bilgisayar odasındaydı. Ses gelmeyince yanına gittim.
Kulağında kulaklık, bigisayardan müzik dinliyordu. Kulaklığı çıkardım ve tekrar odasının hazır olduğunu, komşuya gidip geleceğimi söyledim. “Tamam yenge, sağol!” diyerek bana göz kırptı ve gülümsedi, kulaklıkları yine taktı.
Ben de komşuya gittim. 10 dakikalığına diye çıkmıştım evden, ama 2 saat kadar oturmuşum Hayriye hanımla. Saat 23:00 gibi tekrar eve geldiğimde ahmet yatmıştı. Ben de odama çekilip uyudum.
Bir ara uyandım, saate baktım, gecenin 02:30’unu gösteriyordu. Açlıktan midem kıyılmıştı, mutfağa iki lokma birşeyler atıştırayım diye odamdan çıktım. eşimın çalışma odasının kapısına yaklaştığımda bilgisayarın monitoründen ışık vuruyordu koridora. Kapıya biraz daha yaklaştım, tahmin ettiğim gibi ahmet bilgisayar başındaydı.
Yarı çıplaktı, boxerla oturuyordu ve sırtı kapıya dönüktü. Hafifçe kafamı kapıya doğru uzattığımda, bilgisayarda porno izlediğini farkettim. Kulaklıkları yine takmıştı ve benim geldiğimin ve onu izlediğimin farkına bile varmamıştı.
Koridorda, bilgisayara sadece 1,5 metre uzaktan, ben de onun izlediklerini izlemeye başladım. Gördüklerim beni fena etkilemişti, amım birden sırılsıklam olmuştu.
Elim bacaklarımın arasında, koridor duvarına dayanmış halde amımı okşuyordum. Bir süre sonra sırtım duvara dayalı, yere oturacakmışım gibi bir vaziyette aşağı kayarak gözlerim kapandı ve titreyerek orgazm oldum…
Ama tam o sırada ahmet kulaklığı çıkarmış ve orgazm olurken çıkardığım iniltileri duymuş, kapının ağzında dikilmiş, beni izliyormuş. Gözlerimi açıp ahmet’ı farkettiğimde hemen toparlandım,
“Ben… ben mutfağa gidiyordum… birşeyler atıştıracağım, sen de istermisin ahmet?” diyebildim kekeleyerek.
Başını hafifçe salladı, yüzünde hin bir tebessüm vardı. Mutfağa girdiğimde (Ne yapacağım ben şimdi) diye düşünüyor, bir yandan da telaşla birşeyler hazırlamaya çalışıyordum.
Ama inanın ne hazırladığımı ben de bilmiyordum. ahmet sessizce gelip arkamdan sarılınca, elimdekiler fırladı elimden ve bir çığlık attım. ahmet belimden sımsıkı tutmuştu.
Kulağıma eğilip, “Korkma yenge, benim!” diye fısıldadı. “ahmet ne yapıyorsun sen? Kendine gel!” diyerek itmeye kalksam da, mümkün değildi, çok güçlüydü…
Boynumu öpmeye başladığında, kalçalarım arasındaki sertliği farkettim. Çok korkuyordum, “ahmet lütfen yapma, ne yaptığını bilmiyorsun sen!” desem de faydası yoktu. “Abim seni tatmin etmiyor mu da, mastürbasyon yapıyorsun yenge?” dedi bana.
Korkuyla birlikte müthiş bir heyecan dalgası kaplamıştı içimi, çünkü arkamdaki sertliğin çok büyük olduğunu hissedebiliyordum. “Beni mi sikeceksin ahmet? İstediğin bu mu?” dedim.
Cevap bile vermeden beni kucakladığı gibi yatak odasına götürdü. Sırtüstü yatağa yatırdı, geceliğimin eteklerini yukarı sıyırdı, bir çırpıda külodumu çekip çıkararak, ağzını amıma gömdü.
Artık itiraz edemiyor, sadece o anın tadını çıkarıyordum. Dudaklarını amımın dudaklarıyla birleştirmiş, deli gibi emiyordu. Sadece amımı yalayıp emerken 2 kez boşalmıştım. O arada geceliğimi de fora etmiştim. İlk kez eşimdan başka bir erkeğin karşısında çırılçıplaktım…
Kafasını amımdan kaldırdığında, ağzı yüzü amımın sularıyla sırılsıklamdı. Bana, “Olduğun gibi kal!” diyerek yatakodamdaki banyoda ağzını yüzünü yıkayıp geldi.
Ancak boxerini henüz çıkarmamıştı. “Hadi çıkar şunu!” dedim gözümle boxerini işaret ederek. Kolumdan tutup ayağa kaldırdı beni, dudaklarıma yumuldu. Harika öpüyordu.
Ateş yine basmıştı vücudumu. Bana, “Sen çıkaracaksın onu!” diyerek omuzlarımdan bastırdı. Sikini ağzıma almamı istiyordu besbelli. Bunu eşim da çok isterdi, ama ben eşima bunu yapmayı sevmiyordum. ahmet’in göğsünü öpüp yalamaya başladım, ordan da aşağıya, beline kadar indim.
Yarağı boxeri yırtıpta çıkacak kadar zorluyordu. Boxeri aşağı sıyırdığımda, eşiman birşey yüzüme çarpmıştı. Gözlerim yuvalarından çıkacaktı. Belki vücuduna oranla sikinin boyu çok büyük değildi, ama ben böyle birşeyi daha önce canlı canlı hiç görmemiştim…
ahmet kafamı sikine doğru bastırdı, “Ağzına al yenge!” dedi. Ağzımı açabildiğim kadar açtım, ama yarısı ancak girmişti ağzıma, onu aldığımda da öğürmeye başlamıştım. Ağzımdan çıkarıp, “ahmet bu çok büyük, alamıyorum!” dediğimde, “Alırsın yenge, alırsın!” diyerek tekrar başımı sikine doğru bastırdı.
Alabildiğim kadarını ağzıma almış, biraz da alıştıktan sonra emmeye başlamıştım. Hiç sesi soluğu çıkmadan ağzımdayken boşaldı hınzır. Ben kalkıp banyoya fırladım ve kusmaya başladım. ahmet ise beni izliyor ve kahkahalarla gülüyordu.
Geri döndüm, “ahmet, bak bu yaptıklarımız ilk ve sondu! Sakın bir yerlerde anlatma, rezil oluruz valla!” dedim ve giymek için külodumu aldım yerden.
Ama ahmet külodumu elimden alıp kenara fırlattı ve “Daha işimiz bitmedi yenge! Abimle evlendiğinizden beri onun seni doyuramadığını biliyorum. Seni abimin hiç sikmediği gibi sikeceğim!” deyip beni kendine çekti, dudaklarıma yumuldu…
Dudaklarımı koparacakmış gibi öperken nefesimi kesmişti. Bir eliyle belimden çekerek beni kendine yapıştırmış, diğer eli de götümün yanaklarını avuçluyor, yoğuruyordu.
Artık ben kendimi salmıştım ve karşılık veriyordum. Ayakta çılgınca öpüşmeye başladık. ahmet’ın güçlü kollarında sıcakta eriyen tereyağı gibiydim. Vücutlarımız ter içinde kalana dek öpüşüp seviştik. Bu arada tüm korkularımı ve kaygılarımı unutmuş, açılmaya başlamıştım yavaş yavaş.
Yatağa uzandım ve “Hadi aslanım, söndür yengenin ateşini, yanıyorum!” dedim, iniltilerle ahmet’ı kolundan tutarak yatağa çektim…
ahmet yine dudaklarıma yapıştı. Kalın etli dudaklarım onu çok çekiyordu. “Dudaklarına dünyaları veririm yenge!” diye mırıldandı. Sonra boynuma, ordan da göbeğime indi. Bu arada elleri boş durmuyor, eşimın nerdeyse hiç dokunmadığı göğüslerimi mıncıklıyordu. Avuçlarında kaybolup gidiyordu göğüslerim.
Amıma indiğinde, ben bir kez boşalmıştım bile. Diliyle amımı sırılsıklam edene dek yaladı ve amımı emmeye başladı. Bir ara dudaklarını amıma dayadı, resmen amımla öpüşüyordu. Müthiş zevk alıyor ve inim inim inliyordum.
Doğrulup bacaklarımı iki yana araladı. Bu defa yarağını ağzıma hiç almamıştım, ama yarağından zevk suları gelmeye başlamıştı. Yarağının başını amıma dayadığında sanki amımda bir yumruk var gibi geldi.
Ben daha, “Lütfen yavaş sok ahmet, abinin siki bamya kadar bile değil…” diyene kadar, amıma soktu yarağını. İlk girdiğinde sadece, “Iıııhhh!” diye bir ses çıktı benden. Her yanım uyuşmuştu. Bu da yetmezmiş gibi, hemen gidip gelmeye başlamıştı…
Ben, “Yavaş hayvan!” diye bağırdıkça, ahmet pis pis sırıtarak ve hiç istifini bozmadan köklüyordu amıma. Acı ve zevk karışıp gitti birbirine. Kısık kısık çığlıklar atıyordum.
Taşakları o kadar büyüktü ki, götüme vurduğunu, o kadar büyük bir yarağa rağmen hissedebiliyordum. “Yavaş sik orospu çocuğu, amımı dağıttın, senin gibi bir piç daha varmı bu dünyada!” diye yırtınıyordum altında. Bir süre beni bu pozisyonda sikti.
Amım yarağının kalınlığına alışmıştı, ama uzunluğu başıma dertti. Her köklediğinde geri kaçmaya çalışıyordum.
Derken mım çıktı ve “Domal bakalım yenge!” diye emretti adeta. Ben önünde domaldım ve omuzlarımı çökerttim. Amım kabak gibi karşısındaydı. Kalçalarımdan kavradı ve yarağını tekrar amıma soktu. Kasıklarını kalçalarımda hissettiğimde ölüyorum sandım. Demek ki bu pozisyonda yarağı daha derine iniyordu.
Benim acı içinde inlemem ve bağırmam delirtmişti onu, sert sert köklerken, “Bağır orospu, bağır! Senden ala orospu çocuğu mu olur lan, baksana kaynına veriyorsun!” diye söyleniyordu. Ben sadece, “Aaaayy, aman, off!” diye inleyebiliyordum. Canım gerçekten çok yanıyordu.
Çok geçmeden bu pozisyona da alışmıştım. Bu defa tatlı tatlı inlemeye başladım, “ahmet’ım, sik beni erkeğim, sikin ne kadar tatlı, ne kadar güzel sikiyorsun yengeni!” dedikçe, ahmet’ın hırıltıları daha da yükseliyor, ama bir türlü boşalmıyordu. Birden içimden çıktı ve yine sırtüstü yatırdı beni.
Aslında bu pozisyonu çok seviyordum. Şimdiye kadar, şişko, kel ve şekilsiz, öküz eşimın yüzüne tahammül etmiştim. Oysa ahmet oldukça yakışıklıydı ve boğum boğum kasları olan bir erkeğin beni eze eze sikmesi müthiş bir zevkti. Bacaklarımı omuzuna aldı ve eliyle yarağından tutarak amıma dayadı.
Yine birden bire köküne kadar sokmuştu. “Aayyyy!” diye çığlık attım yine. En derine girmişti yarağı. “Lan piç, her seferinde bağırtma beni, tatlı tatlı sikeceksen sik işte!” diye söylenirken, ahmet amıma eşiman yarağını pompalamaya devam ediyordu…
Bir elini yatağa dayamış, diğer eliyle boynumdan yakaladığı gibi üzerime abandı ve dudaklarımı öpmeye başladı. Anestezi etkisi yapmıştı bu ateşli öpücük. Çok geçmeden ahmet adeta yaralı bir hayvan gibi böğürerek, içimde volkan gibi patlamıştı. “Eyvaah, ahmet naaptın sen yaa Korunmuyorum!” diye hayıflanarak söylenmeye başladım.
O ise yüzünde mutluluktan uçar bir tebessümle, “Abimle bu aralar bir sikişsen hiç fena olmaz yenge!” diyerek üzerimden kalktı. eşiman yarağının ucundan dölleri sarkıyordu.
Yarağını ağzıma dayadı. Ben de yine alabildiğim kadarını ağzıma alarak, yarağında kalan tüm dölleri emdim. Sonra birlikte duş aldık, tekrar yatağa girdik, sabaha kadar sevişip sikiştik ve birbirimize sarılarak uyuduk.
Sabah kahvaltıdan sonra ahmet, “Yenge ben çıkıyorum, akşama istediğin birşey varmı?” diye seslendi. Akşama geç kalmamasını rica ettim ve uğurladım.
Akşam saat 20:00 sularında ahmet geldiğinde, ben henüz dinlenememiştim. “Ne o yenge, çok bitkin görünüyorsun?” deyince, “O yarağı sen yesen, sen de bitkin görünürdün!” diye cevap verdim. Akşam yemeğine oturduğumuzda, yemeğini çabuk çabuk yemeye başladı. “Yavaş yesene, acelen ne?” dedim.
ahmet yine pis pis sırıtarak, “Yemekten sonra tatlı olarak seni istiyorum yenge!” dedi. “Aaaa, hayır ahmet yaaa, lütfen ama, bana da acı, ben de insanım, sabaha kadar siktiğin yetmedi mi?” dedim. Ama o sırada bacaklarımın arasında birşey hissettim.
Eğilip baktığımda, ayağıyla amımı okşamaya çalıştığını gördüm. “Deli oğlan!” diyerek gülümsedim ve ekledim, “Ama bu akşam hiç heveslenme, amım dağıldı, sikişemeyiz!” dedim. ahmet yemeği bırakıp, ayağa kalktığı gibi beni kucakladı ve yine yatak odasına götürdü…
Ona yalvarırcasına, “Nolur bu akşam sikme, sonra yine sikersin, çok yorgunum!” dedikçe, o başını hayır der gibi iki yana sallıyordu. Yatağa yatırdı ve “Merak etme yenge, çok uzun sürmeyecek!” dedi.
Çırılçıplak kalana dek soyundu. Yarağı henüz kalkmamıştı, ama bu haliyle bile eşimım sikinden çok büyüktü. Ben yarağına bakarken, “Soyunsana amına koduğum orospusu!” diyerek yüzüme hafif bir tokat attı. Sanki robot gibiydim, tokadı yer yemez soyunmaya başladım ve bir çırpıda çırılçıplak kaldım.
Bir an önce ne olacaksa olsun istiyordum. Ağzıma almamı istediği yarağını bu haliyle zorda olsa hepsini ağzıma almış, emmeye başlamıştım. Birkaç saniyede yine o ihtişamına kavuşmuştu.
Domalmamı istedi, ben de domaldım. Götüme parmağını soktuğunda canım çok yandı. “Aaaaahhh! Naapıyorsun lan?” diye bağırdım ve arkama dönüp baktığımda parmağını götümden çıkardı.
“Bana zorluk çıkarırsan canın çok yanar yenge, madem amın dağıldı, bu gece de götünü sikeceğim!” deyince, ben ayağa kalkmaya çalıştım, ama ahmet’a gücümün yetmesi mümkün değildi. Çaresiz olacakları beklemeye başladım. Götümün deliğini sırılsıklam yapana kadar yaladı ve tükürükledi.
Ben az önce parmağının verdiği acıyla yarağının götüme nasıl gireceğini düşünürken, o yarağının kafasını götüme dayamıştı bile. “Bağırma sakın!” dedi ve birden yüklendi. Beynim karıncalanmış, gözlerimde şimşekler çaktı.
“Ooouufff!” diye bir ses çıktı benden, ardından, “Orospu çocuğu yırttın götümü!” diye bağırdım. ahmet kaçamayım diye kasıklarımdan tutmuş, kıpırdamadan bekliyordu.
Ben götten sikilmek çok ta kötü değilmiş diye düşünürken, içimi adeta parçalarcasına sokmaya devam etti. Meğer daha yarısı girmemiş. “ahmet noolur yapmaaa, çok canım acıyoor!” diye ağlamaya başladım. “Sus amına koduğumun orospusu, sidikli kızlar gibi ağlamyı kes!” diye azarladı ve götüme pompalamaya başladı.
Benden çıkan acı dolu sesler onu çıldırtmıştı adeta, daha hızlı gidip geliyor, götüm cayır cayır yanıyordu. Çok geçmeden boşaldı götümün içine. Halen iki gözüm iki çeşme ağlıyordum. Yarağını götümden çıkardığında, gazoz şişeleriyle parmağımızla oynarken çıkan sese benzer bir ses çıktı. Göt deliğimin kapanmadığını hissediyordum.
Yanıma uzandı ve “Bebişiim, tatlı yengem benim, hadi ağlama artık, bak bitti işte! Bundan sonra seni yaraksız bırakmayacağım!” diye teselli ediyor, nazikçe dudaklarımı öpüyor, göğüslerimi okşuyordu. Yarım saat kadar yattıktan sonra kalktık ve duş alıp, kalan yemeğimize devam ettik.
Komşu Oğluyla Gurup Sex
Merhaba ben Oya. 30 yaşında 85 beden dik göğüslerim incecik belim dolgun doyumsuz kalçalarımla erkekleri baştan çıkarmak benim için bir zevk oluyor. İş arkadaşım berna ile aynı evde kalıyoruz. yaşadığımız Aparman aile apartmanı.
bir gün işe gitmek için sabah çıktım evden asansör bekliyordum asansörden benden önce biri iniyordu. tek değildi bi bayan sesi yapma aşkım sabret diyordu çok merak ettim asansör geldi bende indim aşağıya. benden önce inenler çıkmamıştı apartmandan çünkü kapı sesi duymadım.
bodrum kat var genelde apartman toplantıları orda yapılıyor bir kaç koltuk bir kaç sandalye vardı burada. oraya gitmişlerdi. bende sessizce indim oraya birden ne göreyim üst kattaki komşumuzun üniversite öğrencisi oğlu kızın birini yiyor.
gömülmüş göğüslerine ordan emerek amına indi. beni fark etmediler. daha sikişmeye geçmeden onları izlerken amım sulandı çok ateşli sevişiyorlardı.
komşu oğlu birden kızı domaltıp kalın sikini kıza bir soktu offf kıza değil sanki bana soktu o an öyle hissettim amım öyle kabarmıştı ki nerdeyse üstüne atlayakcaktım.
çatur çutur sikti bizim üst kat komşu oğlu benim pembe dantelli kilotum sırılsıklam olmuştu tekrar eve çıkıp onu değiştirdim işe öyle gittim. neyse aradan bir 10 gün falan geçti iş dönüşü biraz yorgunum asansörü çağırdım o sırada komşu oğluda geldi.
birden gözlerim sikine kaydı oğlan fark etti durumu asansöre geçtik elimi tutup sikine koymaz mı ahhh varya oracıkta ağzıma alıp sömüresim geldi ama yer uygun değildi. akşam bize gelmesini söyledim. eve geçtim hemen duşumu aldım seksi iç çamaşırlarımı ve geceliğimi giyip beklemeye başladım.
saat 23.30 sıralarında kapı çaldı geldi benim komşu oğlu. yakasından tuttuğum gibi yapıştım dudaklarına kapıyı kapatmadan başladık yiyişmeye ibne öyle iyi yiyişiyor ki doymak bilmiyor insan. yiyişerek odama geçtik. geceliğimi hayvan bir parçaladı beni yatağa fırlatıp başladı götümü yalamaya. ısırıyor yalıyor dil atıyor tokatlıyor çok hoşuma gitmişti.
ters çevirip dik göğüslerime gelince büyülenmişti dakikalarca yaladı uçlarını sömürdü. ordan amıma kaydı yanaklarını ayırıp dil atmaya öpmeye başladı ben artık iptaldim. bir süre amımla dudaklarını sikiştirdikten sonra kalın yarağını ağzıma soktu ağzımda git geller yapmaya başladı köklüyor acımadan hepsini sokup nefessiz bırakıyordu beni.
siki ağzımdayken çıkan seslere berna gelip bakmak istemiş dank odaya daldı bizi öyle görünce şok oldu üst kat komşunun oğlu dayamış bana. berna şaşkınlığını atınca sokuldu yanımıza. başladı oda yalamaya ikimizde inanamıyorduk bu duruma ama harika zevk alıyorduk.
beni yatırdı ayırdı bacaklarımı kalın sikini yavaşca soktu deliğime.amımım yanakları ayrılıp onu aldı içine. bana gel git yaparken bernanın amını parmaklıyor bernayı üstüme uzandırıp bizi öpüştürüyordu. içimde öyle sertti ki aleti görmemiştim böyle bir yarak acı zevk hepsi bir arada.beni bir güzel sikti 20 dakika falan sonra bernayı yatırdı aynı şekilde ona da kaydı.
ibne geciktirici almış bizde diyoruz neden boşalmıyor hala . bernayıda seri bir şekilde sikti berna nın çığlıkları nerdeyse apartmanı inletecek onun çığlıklarını bastırmak için bacaklarımı ayırıp amımı verdim ağzına yalayıp dişlemeye başladı amım sulu sulu onun ağzına akıyor komşu oğlu çatur çutur acımadan sikmeye devam ediyordu.
15 dakika falanda bernayı sikti berna benim amcığı folloş etti resmen. yanaklarından sular akıyor azgın komşu oğlu ikimizi yan yana yatırdı ayırdı bacaklarımı ellerini soktu hızlı inanılmaz seri şekilde sokup çıkarıyordu ikimizde çıldırdık berna ile ve ben dayanamadım fışkırarak boşaltım kıvranıyordum ki bernada fışkırttı squirt yaptık.
sonra komşu oğlanı ikimizin ağzına verdi birde ağzımı sikti ayaküstü git gel git gel yapa yapa birden yüzümüze boşaldı sonra bernayla öpüştürdü bizi.
hiç böyle bir deneyimim olmamıştı. komşu oğlu üniversiteyi bitirene kadar haftada bir ziyarete gelip berna ve beni sikiyordu harika günlerdi....

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Aösöndalskxps
Ben Gelinle Damat Karımla
Bundan iki hafta önce okuldan tanidigim bir arkadasim bizi dügününe çağrı etti. Cok eski ve can arkadasi oldugumuz icin, bende benim arabami gelin arabasi yapmaya karar verdim. Ögle saatleri Karim Emel gelinin evine gitti ve hep beraber Kuaföre gidiceklerdi. Bende arabamla cicekciye gidip arabami süslettim. isim bittigi gibi gelinin evine gittim ve hep beraber salonun yolunu tuttuk.
Salona vardigimzda, karim Damat ile Gelini alip iceri girdiler, bende arabayi saglam bir yere park ettikten sonra salona girdim. Dügün basladi ve bayagi neseli ve güzeldi. Ben dans etmesini sevmedigim icin, oturuyor ve etraftaki yavrulari kesiyordum. Bunu farkeden Gelin,
ismi Meral, masama dogru geldi ve”hadi kalk biraz oyna,arkadasnin dügününde oynamazsan ayip olur”diyerek beni zorlada olsa kaldirip piste sürükledi.
Sansimada tam piste vardigimizda slow bir parca calmaya basladilar. Arkadasim Kemal,Emeli alip derhal pistin ortasinda sarmas dolas dans etmeye basladilar, bende Merale sarilarak dansa basladim. Kemale baktigimda, Emeli iyicene kendisine cekmis sanki iki sevgili gibi dans ediyorlardi.
Bende onlardan cesaret alarak merali kendime biraz daha bastirarak dansa devam ettim. Meral cok güzel bir kadindi, yasi 30 olmasina ramen genc bir kiz gibiydi. Pist dolmaya basladi ve herkez esini almis dans ediyordu. Sanki seytan dürtmüstü beni, elimi yavas yavas asagiya dogru indirdim ve Meralin götünü oksamaya basladim.
Bunu ayrım edince suratini bana cevirerek derin bir sekilde gözlerimin icine bakti ve gülümsedi. Bu gülücükten sonra dahada cesaretlendim ve götünü avucumun icine alarar oksamaya basladim. Meral kafasini omuzuma dayadi ve müzik bitene kadar bu sekilde dans ettik. Dügün artik bitmek üzereydiki,biz yavas yavas hazirlandik ve yola cikacaktik.
Hep beraber arabya bindik ve Kemalin evinin yolunu tuttuk. Eve geldigimizde hep beraber indik, yukari cikacak esyalari tasimaya yardimci olduk. Hepimiz yorgun oldugumuz icin bir kac dakika dinlenmek icin salonda biraz oturmaya karar verdik. Aradan 10 dakika sonra Kemal kalkti ve bize bir seyler ikram etmek icin mutfaga gitti.
kisa bir süre sonra mutfaktan seslendi”Meral bana yardima gelirmisin?”. Meralde cok yorgun oldugu icin, Emele dönerek”hic kalkicak halim yok, Kemale yardimci olurmusun”diye sordu. Emel yerinden kalkti ve mutfaga dogru gitti. Ben Meral ile yanliz kalmistim ve derin sohbete daldigimiz icin bizim eslerimizin daha gelmedigini zor farkina vardik.
Aradan nerdeyse 10 dakika gecmistiki, birlikte kalkip mutfaga girdigimizde, ikiside yemek masasinin basinda, kafalarini masaya dayamis uyumus halde bulduk. Demek ikiside o kadar yorulmuslardiki, dayanamayip orada dalmislar. Biz sesimizi cikarmadan yine salona döndük ve beraber kanepeye oturduk.
Biraz daha muabet etikten sonra daha derin bir konuya gectim ve gözlerinin icine bakarak ”Dügün salonunda sana yaptigim sarkintiliktan bana kizdinmi?”. Biraz düsündükten sonra ”Hayir,hosuma bile gitti. Bir baska erkek tarafindan oksanmak bana zevk verdi, istersen beni simdide oksayabilirsin zaten bizimkiler derin uykuda, hic bir sey anlamazlar”diyerek ayagi kalkti, arkasini bana döndü ve hafifce öne dogru egildi.
O yusyuvarlak ve tas gibi olan göt, tam önümde benden oksanmayi bekliyordu. Iki elimide götüne attim ve yavas yavas oksamaya basladim. Meralin derin derin soluk aldigini duyuyor ve bu yaptigimdan zevk aldigini simdi biliyordum. Dayanamadim ve bir hamlede gelinliginin arka tarafini beline kadar kaldirarak o güzel götünü oksamaya devam ettim.
Ben ne yapiyordum? Cocukluk ve can arkadasimin karisini oksuyor, elimden gelse sikemeye bile kararliydim. Ama kan bir kere beynimde degil, hepsi sikimde birikmisti ve her seyi göz önüne alarak kilodunu indirdim ve götünün deligini yalamaya basladim. Meral hic sesini cikarmiyor ve benim daha neler yapicagimi bekliyordu. ”Biliyorum,beni sikmek istiyorsun,bende cok istiyorum ama kizligimi Kemale vermek istiyorum.
Beni götümden sikmek istiyormusun? ”.”Evet Meral,hemde cok”diyerek pantolonumun önünü actim ve sikimin ucunu tükürledikten sonra delige yanastirdim. Biraz zordu ama yavas yavas icine girmeye basardim. Deligi daracikti ve bana cok zevk veriyordu. Bosalmamak icin kendimi zor tutuyordum ve vuruslarimi ona göre ayarliyordum. Hemen patlamak istemiyor ve bu güzel götün tadini cikarmak istiyordum.
Gözlerim kapali bir sekilde sikimi Meralin götüne sokup cikariyordum ki, birden Kemalin sesinle kendime geldim. Karim ile beraber salona geldiklerini duymamisiz ve ne zamandan beri bizi izlediklerini de bilemiyordum.
Ben birsey söylemeye kalmadan”Murat sen benim karimin tadina baktin, acaba ben seninkinin tadina bakmak istesem ne dersin? ”.Ne diyecegimi bilemiyordum ama yaptiklarimdan sonra kendimi af ettirmek icin her seye raziydim.
”Emele sor, kendisi razi olursa bana söz düsmez”dememe kalmadan, Kemal Emeli yere dogru itti ve arkasina gecerek Emelin Kilodunu yirtarcasina indirdi.
Vakit kaybetmeden sikini cikarip Emelin amina dayadi ve bir hamlede icine girdi. Ben sikim Meralin götünde dona kalmistim ama bu önüme serilen manzaradan sonra sikimi Meralin götünde yavas yavas yine sokup cikarmaya basladim.
Karim yerde bir köpek gibi diz cökmüs,kemalde hizli hizli amina yükleniyordu. Bunu gören Meral”Hadi,sende beni amimdan sik o zaman, seni icimde istiyorum. Ama biliyorsun, ilk kez amımdan sikiliyorum ve biraz dikkatli olmani istiyorum”demesiyle sikimi götünden cikardim ve amina dayadim.
Önce ucunu soktum,sonra yavas yavas icine dogru girmeye basladimki, Meral ani ciglik atti ve zarinin yirtildigini o an anldim. Ami sulanmisiti ve girip cikmama faydali olmustu. Ben hizlandikca Meralde zevk sesleri cikarmaya basladi ve “Daha hizli, daha derine sok”diyerek beni tatmin ediyordu.
Zaten kendimi zor tutuyordum, bu laflarin üzerine dayanamiyarak icinde patladim ve bütün spermlerimi Meralin aminin icine bosalttim. Sikimi cikardigimda kan icinde oldugunu gördüm ve bu küçük orospunun gercekten kiz olduguna o an inandim.
Biz isimizi bitirmemizle beraber, kemalde Emelin amina bosaldi ve sikini tam bosalanan kadar Emelin amindan cikarmadi. Ikiside belliki bu sikisten zevk almislardi, kemal Emele bir öpücük vererek yerinden kalkti. Hepimiz bu olaydan sonra mutluyduk ve hepimiz zevkini almisti. Tekrar beraber kanepelere oturarak, yasananlardan konustuk ve bir gün yine beraberce sikismeye karar verdik.
Arkadaşımın Eşine Evlilik Yıl Dönümü
Pelin çok sevdiğim ve samimi olduğum eski bir arkadaşım, yaşça benden büyük olmasına karşın çok iyi anlaşıyoruz. Ersin ile olan hayat tarzımızı bilmesine karşın ağzı çok sıkıdır ve güvendiğim yegane kişidir.
Pelin benim farklı tenlerde yaşadığım zevkleri bilse de bunu asla eşi ile paylaşmamıştır.Onlarla ailece görüşüyoruz ve daha önce yaz tatiline de birlikte gitmişliğimiz vardır.
Pelin 35 yaşında sarışın, oldukça hoş, alımlı, güzel ve çekici bir kadındır. Uluslararası bir firmanın İnsan Kaynakları Müdürlüğü görevinde çalışıyor, eşi Alp’in ise 38 yaşında kendisine ait hukuk bürosu var ve avukatlık yapıyor, Ersin’le haftada bir halı saha maçı yapıyorlar. 10 yıllık evliler ancak onlar da bizim gibi hayatı yaşamayı sevdikleri için çocuk yapmayanlardan.
Pelin ve Alp sıklıkla bize gelir, biz onlara gideriz güzel ve samimi bir ilişkimiz vardır. Kendilerine ait bir villa’da oturuyorlar. Bahçelerinde bir çok kez mangal partileri yapmışlığımız vardır.
Size anlatacağım olayın gerçekleştiği tarihin 1 hafta öncesinde, 24 Şubat 2014 – Pazartesi günü Pelin beni arayarak konuşmak istediği şeyler olduğunu ve bir akşam iş çıkışında birlikte yemek yemek istediğini söyledi. Pelin ve eşi Alp’le en son 2 hafta önce hafta sonu kahvaltısında görüşmüştük.
O zamandan beri bir araya gelmiyorduk. Tarihi kararlaştırdık ve hafta içi 26 Şubat 2014 – Çarşamba akşamı iş çıkışı buluştuk, keyifli bir sohbet eşliğinde yemek yiyorduk, Pelin’e merakla benimle konuşmak istediği şeylerin ne olduğunu sordum. Pelin’de bana haftaya evlilik yıl dönümleri olduğunu ve 10. yıllarında eşine çok özel bir hediye vermeyi düşündüğünü söyledi.
Ben de gülerek hediye seçimi için yardımcı olmamı istediğini söylemen için yemeğe çıkmamıza gerek yoktu dedim. Pelin, ben hediyemi seçtim zaten, önemli olan hediyemin de hediye olmayı kabul etmesi dedi. Hiç bir şey anlamamıştım, bilmece gibi konuşuyorsun daha net anlatır mısın dedim.
Pelin’de, şuan kocama 10.yıl dönümümüzde sunacağım harika hediyeye bakıyorum dedi. Ben durumu halen anlamamıştım, madem hediyeye karar verdin o halde başka bir konu mu konuşacağız? Ayrıca peki ben neden bu hediyeyi göremiyorum dedim. Pelin’de çantasından bir ayna çıkarttı ve bana tuttu, işte bak şimdi sende hediyemi görüyorsun dedi. Bir an duraksadım ve ne diyeceğimi bilemeyerek sustum ve sonra güldüm.
Pelin’de, kocama 10. yıl dönümünde seni hediye etmek istiyorum, tabi eğer kabul edersen dedi. Bende şaşkınlıkla, gerçekten ne diyeceğimi bilemiyorum, böylesi bir teklif daha önce almamıştım, çok şaşırdım, ayrıca böylesine özel bir gün için hediye olarak seçilmiş olmakta doğrusu ilginç dedim.
Pelin’de hayatta güvenebileceğim eşimden sonraki belki de tek kişi sensin, bu nedenle sana güvenerek bunun kararına vardım, Alp senden hoşlanıyor, bunu bana daha önce defalarca dile getirdi,
senin Ersin’le olan ilişkin gibi olmasa da bizim de bu konularda rahat bir ilişkimiz var, ancak bugüne kadar Alp benim haricimde biriyle birlikte olmadı, zaten bunu teklif dahi etmedi, bulunduğumu ortamda güzel bir kadın gördüğü zaman bunu bana söylemekten çekinmez,
bende bundan rahatsız olmam, ancak sana karşı olan hisleri farklı, yani beğenmenin ötesinde dedi. Ben de çevremdeki bir çok erkeğin benden hoşlandığı olmuştur, ancak Alp’in benden hoşlanması ve beğenmesi, hem de senin gibi güzel bir karısı varken doğrusu şaşırttı, şok üstüne şok yaşatıyorsun bana dedim.
Pelin’de, Ersin’de sana sahip ancak farklı tenlerde değişik zevkler yaşamayı seviyor, hem sen benden çok daha seksi bir kadınsın o nedenle durumu sadece eş ilişkisi olarak değerlendirme, erkekler her zaman ufak kaçamakları severler,
Alp bugüne kadar bunu bedenen yapmadı, ama biliyorum ki zihnen yapıyor dedi. Ben de haklı olduğunu ancak bundan nasıl emin olduğunu sordum.
Pelin’de bana Alp’le her şeyi rahatlıkla konuştuklarını ve özellikle bize her gelişleri sonrasında eve döndüklerinde Alp’in beni o gün ne kadar seksi bulduğunu ve yürüyüşüm sırasındaki kalça hareketlerimin dahi onu tahrik ettiğini anlattığını söyledi ve devam etti.
Bizimle birlikte geçirdikleri zamanlar sonrasında eve döndüklerinde mutlaka Alp’in Pelin’le sevişmek istediğini ve her seferinde öncekilerden çok farklı olduğunu ve en son yaşadıkları sevişme sonrasında Alp’in itirafta bulunarak seviştikleri sırada beni düşlediğini söylediğini anlattı. Ben’de Pelin’e peki bu durum seni rahatsız etti mi? diye sordum.
Pelin’de gülerek rahatsız etmiş olsa seni ona hediye etmek ister miydim sence? Şimdi sen söyle bakalım hediyem olmayı kabul ediyor musun? dedi. Ben de bu kararından son derece mutlu olduğumu, güvendiğimiz, tanıdığımı ve sevdiğimiz dostlarımız olması nedeniyle bu teklifini memnuniyetle kabul edeceğimi ancak Ersin’le de bunu konuşarak kesin kararımı bildireceğimi söyledim.
Pelin’de o halde karar verdik diye düşünüyorum, sen Ersin’le konuştuktan sonra o güne ait detayları planlarız dedi. Yemeğimizi yedikten ve biraz daha sohbet ettikten sonra ayrıldık.
Eve gittiğimde Ersin’e yemekte Pelin’le konuştuklarımızı anlattım, Ersin’de senin fikrin nedir, sen istiyor musun hediye olmayı dedi. Ben’de çok iyi tanıdığımız, güvendiğimiz ve görüştüğümüz bir çift, Pelin zaten benim eski arkadaşım onlardan zarar geleceğini düşünmüyorum dedim.
Ersin’de bana Alp’e ben de sonuna kadar kefilim, çok düzgün birisi, ancak önemli olan senin istemen, sen böyle özel bir hediye olmak istiyor musun? diye sorusunu yineledi. Ben’de bu farklı deneyimi yaşamak istiyorum dedim.
Ersin’de o halde Pelin’e söyle hediyesi için güzel bir kurdele seçsin dedi. Ersin’de onaylamıştı ve ben Ersin’le konuştuktan sonra daha da heyecanlanmıştım, farklı bir deneyim olacaktı ve bunu yaşamak için sabırsızlanıyordum.
Pelin’i aradım hemen o akşam, kocanın hediyesi hazır, detayları bekliyorum tatlım dedim. Pelin’de bana kabul edeceğinizi biliyordum, Alp hediyesine çok sevinecek, detayları sana yarın aktarıcam canım dedi ve telefonu kapattık. Bana aktaracağı detayların ne olduğunu merak ediyordum.
27 Şubat 2014 – Perşembe günü Pelin beni aradı ve müsaitsen ofisine gelip detayları konuşmak istiyorum dedi, ben de ofisimde beklediğimi söyledim.
Pelin ofisime geldi, onun hediyesi olmayı kabul ettiğim için bana teşekkür etti. Ben’de çok heyecan verici bir deneyim olacağını ve hem detayları merak ettiğimi, hem de o gün için sabırsızlandığımı söyledim. Pelin evlilik yıl dönümlerinin 07 Mart 2014 Cuma günü olduğunu, Cuma günü akşam yemeğinde en geç saat 20.30 onlarda olmamı istedi. Gün ve saat benim için uygundu.
Onlara giderken üstüme kırmızı tek parça, üst kısmı büstiyer, askısız, eteği süper mini bir elbise giymemi, elbisenin dar olmasını ve vücudumu sarmasını, vücut hatlarımın, özellikle de kalçalarımın belli olmasını, iç çamaşırı giymememi istedi.
Ayağıma uzun siyah, diz üstü deri çizme ve siyah file jartiyer çorap giymemi, saçlarımın açık ve dalgalı kalmasını, makyajımın kırmızı tonlarında ancak abartılı olmayacak şekilde olmasını ve ayak bileğime kadar uzun siyah deri pardesü giymemi, pardesünün kuşak kısmına ise kırmızı kurdele bağlamamı istedi. Ben’de gülerek hediyeni paketleyerek vereceksin yani dedim.
Pelin’de çocuklar hediyeleri açmayı ve süprizleri severler, erkekler hiç büyümeyen çocuklar olduğuna göre onu heyecanlandıracak süpriz hediyeyi paketleyerek sunmak güzel olur dedi. Ben’de istediklerini severek yapacağımı söyledim.
Pelin ayrıca yanımda beyaz büstiyer-jartiyer takımım olmasını ve beyaz askılı göbeğimi açıkta bırakacak body ile siyah deri, dar, diz altına uzanan eteğimi, kırmızı topuklu ayakkabılarımı, kırmızı kısa deri montumu da götürmemi istedi. Ben de hepsi tamam ama deri etek ve beyaz body neden? diye sordum.
Pelin bunların giyim konusundaki istekleri olduğunu, geceye ve hediye sürecine dair isteklerini anlatacağını söyledi. Ben’de merakla onu dinliyordum.
Onlara gittiğimde deri pardesümü çıkartmadan içeriye girmemi, kendisinin Alp’e yapacağı konuşma sonrasında Alp’in belimdeki kırmızı kurdeleyi açıp hediyesini almasını istediğini söyledi. Ben’de bu heyecan verici olacak dedim. Pelin ama isteklerim bitmedi dedi, ben de dinliyorum dedim ve Pelin devam etti.
Hediye olarak seni ona verdiğim andan itibaren 24 saat süresince sen onun hediyesi olacaksın, seninle istediğini yaşama özgürlüğünü ona sunucam, senin de buna itirazın yok değil mi? dedi. Ben’de hediye olmayı kabul ettiğime göre tüm kuralları kabul etmiş durumdayım, elbette itirazım yok dedim, içimdeki heyecan Pelin anlattıkça artıyordu.
Cevabım Pelin’in hoşuna gitmişti, güzel buna sevindim, Alp seninle 24 saat boyunca istediğini yaşarken ben size asla katılmayacağım, gece yanınızda olup sizi izleyebilirim bu durum seni rahatsız etmeyecektir biliyorum, zaten sürekli sizi izlemeyeceğim, hediyesi ile baş başa zaman geçirmesi için size sabah kahvaltınızı hazırladıktan sonra evden ayrılıcam. Alp seni beyaz büstiyer-jartiyer takımın içinde görmekten zevk alacaktır.
Kahvaltıda onları giymeni istiyorum. Akşam süre dolumuna yakın yeniden eve dönücem. Eve döndüğüm zaman eğer Alp ve sen benim de katılımımla devam etmek isterseniz size eşlik edicem. Ancak eğer Alp o an sadece benimle birlikte olmayı seçerse senin hediyelik süren dolmuş olacak, bunu da kabul ediyor musun? dedi.
Ben’de Pelin’e, canım beni tanıyorsun, farklı zevkleri yaşamaya her zaman açığımdır, eminim ki Alp ikimizi aynı anda isteyecektir, bu zevke seninde katılımınla Alp’in hediyeliğinden zevk aldığı kadın ikilisine dönüşmek güzel olacak dedim.
Pelin’de bende bundan eminim, Alp asla sana git demeyecektir, ona birlikte ikinci kez hediye vereceğiz, ayrıca senden istediğim deri etek ve body ile ilgili sorunu yanıtlamam gerekirse onları senden özellikle istedim, çünkü Cuma akşamı evde yapacağımız yıl dönümü kutlamasında ona hediyemi sunucam yani seni, ancak Alp’i tanıyorsam Cumartesi akşamı dışarıda bir yerde eğlenmek isteyecektir, o nedenle onları da eğlenceye giderken giymeni istiyorum, eğlence sırasında seni yeniden arzulayacak ve eve birlikte dönmemizi isteyecek eminim ki dedi.
Bende sen planın tüm detaylarını düşünmüşsün bu durumda artık bunu yaşamak ve yaşatmak kalıyor dedim. Pelin son bir şey daha var, Cuma gecesinden itibaren, bizden ayrılacağın zamana kadar cep telefonun kapalı olacak, dikkatini dağıtacak herşeyin hayatından çıkmasını istiyorum dedi.
Ben’de kabul dedim. Pelin’de tüm detaylarda anlaşmış olmamıza sevindim dedi. Ofisten birlikte çıktık, Pelin evine doğru gitmek için arabasına bindi, ben de kendi arabama bindim ancak içimdeki heyecana engel olamıyordum.
Çok farklı bir histi bu, en yakın arkadaşımın kocasına hediye olacaktım ve bunun biran önce olması için sabırsızlanıyordum.
28 Şubat 2014 Cuma gecesi Pelin aradı, Alp’le konuşurken neredeyse 3 haftadır bir araya gelmediğimizi ve bizi özlediklerini Cumartesi günü öğleden sonra bize gelmek istediklerini söyledi.
Bunun Pelin’in muzurca bir oyunu olduğunu farketmiştim, haftaya gerçekleşecek evlilik yıl dönümleri öncesinde, alacağı hediyesinden habersiz olan Alp’in beni görüp arzulamasını istiyordu belli ki, ben de bize gelmelerinden mutlu olacağımızı söyledim.
Ersin’e Pelin ve Alp yarın bize gelecekler dedim, Ersin’de o halde haftaya yaşayacağı şok süpriz öncesinde Alp’i bizde biraz terletelim, yarın çok seksi olmanı istiyorum bebeğim dedi. Benimde aklımdan aynı şey geçiyor dedim Ersin’e.
01 Mart 2014 Cumartesi sabahı uyanınca önce güzel bir duş aldım, vücudumu duş jelimle yıkarken bedenimde dolaşan ellerimi Alp’in elleri gibi düşlemek beni zevklendirdi, duş sonrası Ersin’de uyanmıştı, beni öptü ve kokladı, şimdiden kokunla baştan çıkarıyorsun Alp geldiğinde deliye dönecek dedi.
Birlikte kahvaltımızı yaptıktan sonra kuaföre gidip saçıma dalgalı fön çektirdim. Saat artık öğlen 1.30 olmuştu, Pelin öğleden sonra geleceklerini söylemişti, gelecekleri saat yaklaşmış olmalıydı, yatak odama çıkıp hazırlandım.
Ersin televizyon odasındaydı, Ersin’in üstünde mavi keten bir gömlek ve kot vardı. Sıradan gibi dursa da kıyafeti spor ancak özenli giyinmişti, ben de aynı özende hazırlandım. Üstüme beyaz saten gömlek giydim, düğmeleri göğüs çatalıma kadar açıktı, altımda süper mini dar leopar desenli eteğim vardı ve ayağıma vizon rengi jartiyer çoraplarımı giydim, içimde beyaz dantel sütyenim ve tangam vardı.
Ayakkabı olarak da kahverengi uzun topuklu güderi ayakkabılarımı seçtim. Kıyafetimi inci küpelerim ve inci kolyem ile tamamladım.
Evin önüne park eden arabanın sesini duyunca yatak odamın camından baktım, gelenler Alp ve Pelin’di. Alt kata indim onları karşılamak için, kapıyı açtığımda Pelin’le Alp karşımdaydı.
Pelin’in elinde bir kutu çikolata vardı, Alp’te bir buket kırmızı gül getirmişti. Pelin’in elinden çikolatayı aldım, sarıldık ve öpüştük, ardından da Alp’e sarılıp öperken vücudumu ona bastırdım, göğüslerimi ve sıcaklığımı hissetmesini sağladım ve hoş geldin dedim. Alp bir an yutkundu ve hoş bulduk Arzu dedi ve bu çiçekler sana dedi.
Ben’de çok teşekkür ederim diyerek elinden çiçekleri aldım. Pelin içeri girmişti ve Ersin yok mu diye sordu, ben de televizyon odasında dedim, gidip ona da merhaba diyeyim o halde dedi. Biz Alp’le holdeydik. Salona geçelim biz de o halde dedim ve birlikte salona geçtik.
Elimdeki çiçekleri ve çikolatayı ortadaki sehpaya bıraktım ve Alp’in karşısına oturup bacak bacak üstüne attım. Eteğim kalçama kadar açılmıştı. Alp’le sohbet ediyorduk, genel gündelik konular ve işlerimiz üzerine konuşuyorduk.
Alp’in gözleri bedenimde dolaşıyordu bunun farkındaydım. Biz sohbet ederken Pelin ve Ersin salona geldi, Alp Ersin’i görünce ayağa kalkıp sarıldı ve selamlaştılar.
Ersin çiçek ve çikolatayı görünce Alp’e, hayırdır kız istemeye mi? geldiniz dedi ve güldü. Alp’te gülerek, elimiz boş gelmeyelim dedik, ben çikolata alalım dedim, Pelin’de çikolata Ersin’e olur, Arzu’ya da çiçek alalım o halde deyince ortaya böyle bir durum çıktı işte dedi. Pelin karşımda oturuyordu o sırada ve bana bakıp göz kırptı, bu muzurca fikrin planlanmış bir durum olduğunu anlamıştım.
Ben de Ersin ve Alp’in konuşmasına katılarak bence çok güzel olmuş, çok nazik bir davranış ve çiçeklerde harika teşekkürler Alp, ayrıca ne zaman ne olacağı belli olmaz, çiçek ve çikolata şimdi gelir kız isteme teklifi daha sonra, belli mi olur dedim ve Pelin’e bakıp göz kırparak güldüm. Ersin ve Pelin ne demek istediğimi anlamıştı, Ersin’de muzurca tabi hayatım ne zaman ne olacağı belli olmaz, bakarsın Pelin seni Alp’e ister dedi ve güldü.
Alp kızarmıştı. Sonra Ersin Alp’in sırtına vurup hadi geç otur ayakta kalmayalım dedi. Ersin yanıma oturdu, Alp’te Pelin’in yanında oturuyordu ve tam karşımdaydı. Sohbet ettik bir süre, sonra ben Pelin’e hadi bana yardımcı ol da çayı ve yemekleri getirelim dedim. Ayağa kalkarken bacaklarımı açınca Alp’in eteğimden tangamı gördüğüne emindim.
Pelin’le birlikte mutfağa indik. Pelin çayları koyarken, muhteşem olmuşsun Alp şuan eminim ki çıldırıyordur, ayrıca kalkarken eteğinden tanganı ben gördüysem o bu fırsatı affetmemiştir dedi. Ben’de çiçek ve çikolata fikri de gerçekten çok muzurca, sen de az değilsin dedim. Çayları ve börek-kek ve çörekleri alıp salona çıktık.
Gün boyunca Alp’in gözleri hep üstümdeydi, bende her fırsatta ona frikikler veriyordum. Saat 19.30 civarına gelmişti, Ersin akşam yemeğinde bizdesiniz dedi Alp’e. Alp’te Pelin’e baktı ve Pelin’de dost meclisindeyiz, bu güzel ve keyifli ortamdan benimde ayrılasım yok doğrusu dedi.
Alp’te madem ki fikirlerimiz ortak ucunu açık bırakıyoruz günün dedi. Ersin’de ha şöyle ya, gelip kaçmak olur mu hiç dedi. Ben’de günün ve gecenin ucunu açık bırakalım, tadını çıkaralım dedim. Ersin’de o halde ben mangalı yakıyorum dedi.
Ben’de hayatım ama etler buzlukta, hemen çözülmez, taze et alırız biz Alp’le kasaptan, sen mangalı hazırlarken Pelin’de salatayı hazırlasın dedim. Üstüme taba rengi kısa deri ceketimi alıp Alp’le birlikte evden çıkıp arabama bindik, koltuğuma oturunca eteğim daha da açıldı. Alp’in belli etmemeye çalışsa da bacaklarımı baktığının farkındaydım.
Yolda ilerlerken Alp’e akşam yemek sonrası bizde kalsanıza, yarın nasıl olsa pazar hep birlikte kahvaltı yaparız dedim. Alp’te gecenin ucunu açık bırakmaya zaten karar verdik, bence olur dedi. Kasap’ın önüne arabayı park ettik ve indik.
Et seçimini Alp’e bıraktım. Kasap’tan çıktıktan sonra marketten de içki alalım dedim ve markete gittik birlikte. İçki reyonunda dolaşıp içki seçerken elime litrelik rakı şişesini alıp, gece uzun nede olsa değil mi? dedim. Alp’te sızıp kalma sonra dedi. Ben’de keyifini çıkartırız ama sızma en fazla çakır olurum dedim.
Alp’te o halde seçim bence tamamdır dedi. İçkiyi de alıp marketten çıktık. Arabama bindik eve dönüyorduk. Yolda Alp’e, birlikte çok zamanlar geçirdik, tatile gittik, samimiyet derecemizin etkisiyle sana sormak istiyorum beni güzel buluyor musun? dedim. Alp bana, bunu Pelin’e de çok sık söylerim gerçekten güzel ve alımlısın.
Ersin bence çok şanslı, seni gören hemen her erkek onun yerinde olmak ister dedi. Bende peki sen de o erkekler içerisinde misin? diye sordum. Alp’te benim çok sevdiğim ve güzel bir karım var, sen de biliyorsun ki çok mutluyuz, seni de elbette güzel buluyorum dedi.
Ben’de ama sorumun cevabı bu değil, ben sana Ersin’in yerinde olmak isteyen erkekler içerisinde sen de var mısın? dedim.
Alp’te bana, beni doğrusu çok sıkıştırdın, senin gibi arzulu bir kadının eşi olmayı istemeyen aptaldır dedi. Ben’de yani sorumun cevabı olarak Evet mi diyorsun dedim. Alp’te gülerek ben cevabımı verdim, sen Evet olarak algıladıysan öyledir dedi.
Eve gelmiştik, arabamdan indim. Alp’te inmişti. Bagajı açtım ve eğilip bagajdan alışveriş poşetlerimizi alıyordum. Alp arkadamdaydı, başımı çevirip, orada durup kalçalarımı seyretmek yerine bana yardımcı olmaya nedersin dedim.
Alp’te gülerek tamam ver bakalım şu poşetleri dedi ve bagajdan poşetleri alıp eve girdik. Ersin bahçede mangalı yakmıştı, Pelin’de mutfaktaydı, masayı ve salatayı hazırlamıştı. Biz geldik diye seslendim. Ersin’de nerede kaldınız, mangal hazır hadi etleri getirin dedi.
Pelin’de Alp’e seni Arzu ile göndermekle hata mı ettim yoksa, alışverişten gelemediniz bir türlü dedi muzurca gülerek, Alp’te doğrusu benim için keyifli bir alışveriş geçti, çok zaman kaybetmediğimizi düşünüyorum dedi.
Ben’de elimdeki cips paketinden cips atıp ağzıma nokta atışlarla ihtiyaçlarımızı aldık, yolda da biraz sohbet ettik hepsi bu dedim. Daha sonra yemeklerimizi yedik, mangalda kızaran etlerin tadına karışan rakıyla gece saatler su gibi akıyordu. Şişenin dibine indikçe alkolün etkisiyle sohbet daha rahat bir ortamda geçmeye başlamıştı.
Saat gece yarısını geçmişti, Ersin Alp’e, bu saatten sonra eve dönmekle uğraşmayın bence, burada kalın, yarın sabahta güzel bir kahvaltı yaparız birlikte dedi. Alp Pelin’e baktı, Pelin’de bence olur, sen karar ver dedi. Alp’te kalıyoruz dedi. Ben’de kadehimi kaldırıp, işte buna içilir o zaman dedim. Saat 02’yi gösteriyordu.
Ben ve Pelin rakının etkisi ile hafif çakır keyif olmuştuk. Ersin enerjimizi biraz da yarına mı saklasak artık yatalım mı dedi. Herkes bu fikre sıcak bakmıştı.
Alp ve Pelin’e bizim de yatak odamızın olduğu kattaki misafir yatak odasını verdik. Odaları bizim yatak odamızla karşılıklıydı. Bizde yatak odamıza çekilmiştik, üstümü değiştirip uçuk mavi askılı saten süper mini geceliğimi giydim, içimde iç çamaşırım yoktu.
Ersin yataktaydı, lavaboya gidip dişimi fırçalamak için odamdan çıktığım anda Alp’le karşılaştık. O da lavabodan çıkmış odasına gidiyordu. Beni süzdü, ben de güzel bir gece oldu dedim. Alp’te evet ev sahipliğinize diyecek yok zaten dedi. Ben’de tatlı rüyalar size dedim ve lavaboya girdim.
Dişlerimi fırçaladıktan sonra yatak odama döndüm. Ersin yatakta beni bekliyordu. Yanına girip teninde elimi dolaştırdım ve elimi boxerının üstüne atıp, seni istiyorum dedim. Ersin’de dudaklarımı yapışıp beni öptü.
Dudaklarımız ayırıldığında sen istersin de hayır denir mi hiç dedi. Sabaha karşı 04.30’a kadar seviştik, inlemelerimin ve çığlıklarımın Pelin ve Alp’in yatak odasından duyulduğuna emindim. Sabah saat 10’da uyandım. Ersin halen uyuyordu. Banyoya girdim, önce güzel bir jakuzi keyfi ardından da yıkandım ve havluma sarınıp banyodan çıktım. Saat 11 olmuştu, Alp’te uyanmıştı. Koridorda karşılaştık.
Islak vücuduma sarılı olan havlumla karşısındaydım. Alp bana bakıp gülümsedi ve günaydın dedi. Ben’de günaydın, güne güzel bir duş ile başlamak gibisi yok dedim.
Alp’te geceyi güzel bitirdiysen güne de güzel başlarsın, senin geceyi güzel bitirdiğini düşünüyorum dedi. Ben odama doğru yürüyordum ve yan yanaydık bunları konuşurken, ben de oldukça güzel hemde dedim ve göz kırpıp yatak odamın kapısını açtım.
Ersin yüz üstü yatıyordu yatakta, Alp çıplak olduğunu görmüştü, odada yerde geceliğim duruyordu onu da farketmişti ve ben Alp’e bakıp kahvaltıda görüşürüz diyerek odamın kapısını kapattım. Ersin’de uyanmıştı, günaydınlaştık, kalkıp kısa bir duş aldı ve üstünü giydi. Ben de üstüme pembe bir body ve gri dar eşortman giymiştim.
Birlikte salona indik, Pelin ve Alp salondaydı. Günaydın dedik ikisine de, sonra biz Pelin’le mutfağa inip kahvaltıyı hazırladık. Alp ve Ersin salonda oturuyordu.
Pelin bana mutfakta, akşam o sesler neydi öyle, Alp senin sesini duydukça deliye döndü resmen, sikini kalçama dayayarak beni tahrik etmeye çalıştı ama ben karşılık vermedikçe resmen çıldırdı. Ben sızmışım alkolün etkisiyle, bir ara uyandığımda halen senin çığlıkların devam ediyordu.
Alp’e baktım yanımda yoktu, odadaki tuvaletin ışığı yanıyordu, seni düşleyerek mastürbasyon yaptı dedi. Ben’de hem Ersin’le sevişmek istediğim için hem de Alp’in seslerimi duyacağını ve çıldıracağını tahmin ederek yaptım bunu, hem fena mı işte hediyesini haftaya parçalayarak açar dedim.
Biz kahkaha atarak gülüşürken Ersin ve Alp mutfağa indiler. Neşeniz bol olsun dedi Ersin, neler hazırladınız bize bakalım diye sordu. Ben’de Ersin’i dudağından öpüp ona dokunup Alp’e bakarak, güzel geçen bir gecenin ardından enerji verecek bir kahvaltı dedim. Ersin’de Alp’e o halde hadi oturalım masaya dedi.
Ersin ve Alp masaya oturdular, Pelin çayları koyarken ben’de yumurta ve sucuk servisi yapıyordum. Pelin çayları doldurup Ersin’in yanındaki sandalyeye oturdu. Ben yumurta servisini yapmış, sucukları servis yapıyordum.
Alp’in tabağına sucuğu koyduktan sonra Ersin’in tabağına koyacakken yere düştü bir tanesi, ben de tavayı masaya bırakıp yere domalarak yerdeki sucuğu aldım. Kalçam Alp’e dönüktü. Ersin o sırada Alp’e insanın içinden kalçasına tokat atmak geliyor değil mi dedi.
Ben’de yerden sucuğu alıp kalktım ve içinden geçeni istediğin zaman yapmazsan fırsatlar kaçabilir dedim ve tavayı mutfağa bırakıp Alp’in yanına oturarak kahvaltıma başladım.
Kahvaltı boyunca sohbet ettik, hatta bir ara sohbet bizim akşam odamızdan yükselen seslere geldi. Ersin Alp’e gece rahat uyuyabildiniz mi? diye sordu.
Alp’te ev sahipliğiniz gerçekten harika, yatak odamız ve yatağımız da çok rahattı dedi ve sonra bana dönüp bakarak bir süre duyduğum seslerde geceye heyecan katan ayrıntı oldu dedi.
Ersin’de az önce Arzu’nun söylediği gibi içinden geleni istediğin zaman yapmazsan fırsatı kaçırırsın, o nedenle biz içimizden geleni istediğimiz zaman yaşamayı seviyoruz, sesler umarım rahatsızlık vermemiştir dedi. Alp’te hayır sizin zevkiniz bize asla rahatsızlık vermez dedi.
Kahvaltımızı yaptıktan sonra, keyif kahvelerimizi de içtik ve Alp’le Pelin bizden ayrıldılar. Onları yolcu ederken Alp’i öpüp, fırsatları kaçırma, en yakın zamanda yeniden görüşelim dedim göz kırparak.
Pelin’de her şey için teşekkürler, en yakın zamanda görüşeceğiz dedi. Evden ayrıldıklarından sonra Ersin’le Alp hakkında konuştuk, Ersin bana, haftaya yaşayacağı şoku ve sonrasında seni nasıl parçalayacağını doğrusu merakla bekliyorum dedi.
Ben’de Ersin’e, ben de o anları yaşamak için sabırsızlanıyorum dedim.
02 Mart 2014 Pazartesi sabahı yeni haftaya başlamıştım. Heyecanlı bekleyişle geçecek bir haftaydı bu. Ersin’le anlaşmış ve Cuma gecesi kendimi Alp’e saklamak için bu haftayı seks yapmadan geçirecektim. Öğlen yemeğine çıktığım sırada Pelin aradı.
Hafta sonu hakkında konuştuk telefonda, bana Alp’in Cumartesi gecesi sevişme seslerimi duyması sonrasında çılgına döndüğünü, Pazar günü eve gittiklerinde onu eve girer girmez tutup parçalarcasına sevişirken bir ara sana bayılıyorum Arzum diye haykırdığını söyledi.
Ben’de Pelin’e Cuma gecesini sabırsızlanarak beklediğimi anlattım. Hafta boyunca işlerime odaklanmaya çalışsam da aklım hep Cuma gecesindeydi, biran önce o geceyi yaşamak istiyordum. Günler bir birini kovalayarak geçerken artık Perşembe gecesi olmuştu ve büyük güne artık çok az kalmıştı.
Pelin aradı o gece, senden yarın için istediklerimi unutmadın değil mi dedi. Ben’de yarın her şey harika olacak bana güven dedim. Pelin’de yarın gece için ufak bir isteğim daha olacak dedi, ben de isteğini zevkle yerine getirim sen söyle yeter ki dedim.
Yarın gece kocama seni hediye edicem biliyorsun, bu nedenle yarın ve hafta sonu boyunca arkadaşlığımız geçerli olmayacak, sana başka biriymişsin gibi hitap etmem gerekiyor dedi. Ben’de doğru düşünüyorsun, hem bu durum daha hoş olur, istersen kocanın hafta sonu fahişesi olabilirim dedim.
Pelin güldü ve fahişe mi? dedi. Ben’de evet erkekler bundan hoşlanır, Ersin bana sevişirken böyle hitap ediyor bazen, beni de ateşlendiriyor dedim. Pelin’de peki senin için sakıncası yoksa olur dedi. Bu konuda da anlaşmıştık ve artık yarın geceyi bekliyordum.
Yeni Sevgilim Çağla Götten Vermiyor
Gamze'yle bir sene kadar daha birlikte olduk. Her buluşmamızda bir yolunu bulup seks yapıyorduk, en kötü ihtimalle sinemada, tenha yerlerde, parklarda sevişiyorduk.
Bizim o güzel ilişkimiz artık bir seks birlikteliğine dönmüştü. Kendimi durduramıyordum. Yavaş yavaş Gamze bu durumdan açık açık sıkıldığını belli etmeye başladı.
Üniversite sınavına gireceğim sene, Hatice abla başka bir şehre taşındı. Gitmeden son kez o gece onda kaldım, tüm gece tüm deliklerini siktim. Sınav yaklaştıkça, bizim Gamze'yle olan buluşmalarımız seyrekleşiyordu.
İkimiz de başımızı dersten kaldıramıyorduk. Kaldırdığımız nadir anlarda ise ya sinemaya gidiyor sevişiyor, ya parka gidiyor yiyişiyorduk, bazen de ev boşken sikişiyorduk. Resmen seks bağımlısı olmuştum!
Sınav zamanı geldi, o zaman hepten görüşemez olduk. Sınava girdik, sonuçları açıklanana kadar Gamze'yle o bar senin, o cafe benim sürekli gezdik durduk Ankara'da. Bizimkiler yazlığa gidince, Gamze bazı geceler bizde kalmaya başladı.
Ailesinden izin alabildiği sürece gelip bizde kalıyordu, aileside sınav stresini atsın diye izin veriyordu, ama tabi Gamze en yakın arkadaşı Ceren'de kaldığını söylüyordu. Evde takılıyor, film izliyor, oyun oynuyor, sikişiyorduk, takılıyorduk gene sikişiyorduk.
Sınav sonuçları geldiğinde, tercihlerimizi yaptık. Ben ağırlıklı olarak İstanbul yazmıştım, orası daha güzel geliyordu bana. Gamze de yazmıştı, ama muhtemelen Ankara'da kalacaktı o. Tercih sonuçları geldi, ben İstanbul'da bir üniversite tutturdum, o Ankara'da kaldı.
"Eh ne yapalım! Ben gelirim Ankara'ya, sen gelirsin İstanbul'a, sık sık buluşuruz aşkım!" diye teskin ediyordum sevgilimi. "Bana hergün mesaj atacaksın, arayacaksın bak!" diye ağlarken, o gece otobüse bindim ve İstanbul'a geldim.
Babam da benle İstanbul'a gelmişti, Ankara'dan iki arkadaşımla daha ev tuttuk. "Rahat rahat yaşarsınız gençliğinizi!" diye ailelerimiz bize ev tutmuştu, o bakımdan rahattık. Babamın gitmesiyle, bizim İstanbul'u keşfe çıkmamız bir oldu.
Her gece geç saatte geliyorduk eve, tüm gün Beyoğlu, İstiklal… takılıyorduk. Ev arkadaşlarım ne karılar götürüyordu, ama Ben Gamze'ye sadıktım, onun fotoğraflarıyla 31 çekmeyi tercih etsem de, okul döneminin açılmasıyla benim azgınlık dönemimin açılması bir oldu.
Üniversite bambaşkaydı! Herkes gençliğini yaşıyor, dilediğini yapıyordu, dersler falan sikimizde değildi. İki ev arkadaşım da sevgili yapmışlardı, kızlar da sağlam kızlardı, haftada birkaç gece bizde takılıyorlardı.
Ben sevgilimin özleminden kudurmak üzereydim! Birkaç hafta sonra Gamze geldi. O otobüsten indiği an öyle bir sarıldım ki ona, tüm özlemim bitmişti.
Gece geldiği için hemen eve geldik. Ev arkadaşlarımdan biri sevgilisiyle takılıyordu, diğeri dışarıdaydı. Tanıştırdık kızları, sonra muhabbet falan derken herkes odasına çekildi.
O gece öyle bir siktim ki Gamze'yi, tam 3 saat 2 deliğini de siktim. Sikişmeyi bıraktığımızda sabah olmuştu. Gamze, "İstanbul seni değiştirmiş sevgilim!" diyordu.
Arkadaşım da bana takılıyordu, "Oğlum ne azmışsın, kızı mahvettin ettin gece lan!" diye. Gamze iki gün daha kaldı, amını sikime doyurmuştum. Gitmeden önce son bir kez siktim, sonra yolladım Ankara'ya.
Birkaç ay böyle geçti. Dayanılacak gibi değildi hasreti. Dahada dayanılmaz olanı, gençliğimin en sikici zamanında kızsız kalmamdı. En sonunda bir akşam barda takılıyorduk. Bir arkadaş ortamındaydık ve ben Çağla'yla tanıştım.
Muhabbetler beni gerince, Çağla'ya, "Gel başka yerde takılalım!" dedim. Çağla da, "Harbi ya, tenha bir yerlere kaçalım!" deyince, ona en tenha yerin ev olduğunu söyledim. Birkaç bira alıp bizim eve geldik.
Muhabbete başladık. "İzmir'den geliyorum, birde ablam var. İkinci sınıftayım…" diye bana herşeyi anlatırken, "Sevgilin var mı?" diye sordum. "Uzun zamandır yok, yalnızım!" deyince bana sordu.
Niyeyse o an içimden sevgilim yok demek geldi, "Ben de uzun zamandır yalnızım…" deyince, yalnızlıktan ve aşktan konuşmaya başladık. Oldukça güzeldi ortamımız.
Konuştukça açılıyor, ufak dokunmalar oluyordu. Bir süre sonra kafamız çakırkeyif olunca, hafiften oynaşmalar yerini yiyişmeye bıraktı. İri dudaklarını öperken, ellerimle vücudunu keşfediyordum. Ellerimle üstünü çıkardım.
Sevgiliminkine nazaran biraz daha küçük memelerini saran siyah sütyeni içinde çok sexy idi. Elimle kopçasını açtım, memeleri karşımdaydı.
Hayatımdaki 3. kadının memelerini emiyordum. Uzun uzun, tadına vara vara emdim yaladım memelerini. Kucağımda otururken elimi pantolonuna götürdüm. Kemerini çözdüm, altıma aldım, yerdeydik şimdi.
Üstümdeki tisörtü çıkardım, onun pantolonunu da kendi ellerimle indirdim. Memelerini emmeye tekrar başladım. Kafamı okşuyordu. Göbeğini yalayarak aşağı doğru geldim, amının kokusunu çekmeye başladım içime.
Elimle avuçladım amını… Siyah külodunun içinde amını hissediyordum, sıcacık am… Elimi soktum küloduna, parmaklamaya başladım vıcık vıcık amını. Islanmıştı.
Gözlerine baktım. "Gir içime…" diye kısıkça inledi. Benim de dayanacak halim kalmamıştı. Donumu indirdim, yarağımı amının ağzına koydum. Hafifçe ittiriyordum içine, ittirdikçe titriyor, içindeki sike alışmaya çalışıyordu.
Bir anda kökleyip, durdum. Sonra amına pompaya başladım. Memelerini yoğuruyordum. Üstünde gidip geliyordum, bir yandan dudaklarını, memelerini emiyordum.
Sonra içinden çıktım, ayağa kalktı ve 69 pozisyonunu aldık yerde. Ben amını yalarken, o sikimi sömürüyordu. Gamze bu pozisyonda 2-3 kere orgazm olurdu.
Elimle amını ayırıp dillemeye başladım. Dilimi toplayıp dilimle siker gibi içine soktum çıkardım dilimi. Ve boşalmaya başladı. O da benim sikimi yalıyordu. Kadınlık sıvılarını emdim güzelce. Sonra kalktı üstümden, sikimi amına almaya başladı. Aldıkça sıcaklığını daha çok hissediyordum.
Alkolün etkisiyle dağıtmıştık kendimizi, külodu, sütyeni, pantolonu bir yerdeydi. "Odama geçelim, bizimkiler gelir birazdan!" dedim, kucaklayıp götürdüm odama. "Çağlaaamm!" diye bağırarak sikmeye başladım. "Ahhh, pompalaaa, şahanesin, aaaah!" diye inlerken çıkardım sikimi içinden, ağzına soktum ve boşaldım.
Yatağa yığıldık ve içkinin ve boşalmanın etkisiyle uyumuşuz. Sabah kalktık, ikimiz de çırılçıplak, tek kişilik yatağımda yatıyorduk. Dışarıdan bir kız sesi daha geliyordu.
Boxerımı giydim, gömleğimi giydim çıktım salona. Çamaşırlarımız masanın üstünde katlanmıştı. Kızı biliyordum, ev arkadaşımın manitasıydı. Bana gülümseyerek, "Günaydın!" dedi.
Karşılık verip odama geçtim, elimde çamaşırlarla. Çağla sütyenini taktı, külodunu giydi. Ona, "Gitme, kalsana biraz daha!" diye arkasından sarıldım. "Yarın gelecem!" diye telefonu verdi ve çıktı evden. Ben odama gidip yattım tekrar.
Telefonun çalmasıyla uyandım. "Günaydın aşkımmm!" diye Gamze'nin sesiyle irkildim. "Harika bir haberim var sana! Üç gün sonra İstanbul'a geliyorummm!" diye sevinç nidaları atıyordu, ama benim ona karşılık verecek durumum yoktu.
Hatta üzülmüştüm niye geliyor bu diye.
Üç gün boyunca aklım hep Çağla'daydı. 3 gün barda takıldık, seks yapmadık bir daha. Bir yandan üzülüyordum, korkuyordum, garip bir duyguydu.
Gamze'yi görünce nasıl olsa ne kadar özlediğimi anlar eskisi gibi severim diye düşünsem de, Gamze'nin üç gün sonra geldiğindeki o cıvıltılı hali bende yoktu. Onu görmek istemiyordum! Aklım hep Çağla'daydı. Tüm gün takıldık, gece eve geldik.
Gamze üstünü çıkardı, benim deli olduğum siyah sütyeni ve tangasıyla yatağa uzandı. Bacaklarını ayırdı, amını okşamaya başladı. "Offf, nasıl özledim sikini aşkım! Hadi gel sik beni, doyur beni!" diye kendini parmaklıyor, beni azdırmaya çalışıyordu.
Gittim yanına, o gece uyduruk bir sikiştik. Bana, "Neyin var senin?" diye sorduğunda, "Hiç!" diye geçiştiriyordum. Üç gece, isteksiz bir şekilde seks yaptıktan sonra, "Başkası mı var?" diye sordu ve kavga ettik.
Ertesi gün sabahtan otobüse bindi. Ankara'ya varınca da, tek mesajla ayrıldı benden.
Ayrıldığımız gece, Çağla'larda kaldım ve saatlerce sikiştik. 2 aydır Çağla'yla çıkıyoruz!
Çağla sekste Gamze'den çok çok daha iyi geliyor bana, tek sorun götten vermiyor, ama alacağım onu da, inanıyorum. Bilmiyorum neden, ama ben Çağla'yla şu anda her konuda çok mutluyum…
Sizinle şu ana kadar sikiştiğim tüm kızları ve Hatice Abla'yı paylaştım. Buraya yazmak beni çok rahatlatıyor. Hem rahatlıyorum, hem itiraf etmiş gibi oluyorum. Kim bilir, kaç erkek Gamze, Çağla ve Hatice ablayı hayal ederek boşaldı.
Kimbilir kaç kadın kendini Gamzenin, Çağlanın veya Hatice ablanın yerine koydu, orgazm oldu? Bunları düşünmek bile, bana hem cinsel hem duygusal anlamda inanılmaz bir haz veriyor…
Genç Banka Memuruyla Sikişiyorum
Merhabalar. Adım Zerrin, 46 yaşında, esmer ve dul bir kadınım. 2 yıl önce bir trafik kazasında kaybettiğim Fabrikatör Kocamdan kalan Fabrikanın yönetimiyle ben ilgilenmeye başladım.
Kızım da Amerikada Üniversitede okuduğu için, 2 yıl boyunca tek başıma tüm zamanımı Fabrikanın işleriyle harcadım, ama malesef mizacım iş kadınlığına elvermediğinden ve parasal sıkıntım olmadığından sonunda Fabrikayı satmak zorunda kaldım. Kocam çok zengin biriydi,
Fabrikanın haricinde daha birçok gayrımenkulden oluşan yüklü bir miras bırakmıştı. Takriben 1,5 yıldır da mirasla uğraşmaktan kendime hiç zaman ayıramamıştım.
Parasal işlerimi Şişli taraflarındaki bir Banka şubesi ile hallediyordum. Küçük bir şube seçmemin sebebi, yüklü mevduatım olduğundan çok daha samimi ve kolay işlem yaptırmamdandı.
Bir gün yine gelen faizleri ve kiraları kontrol etmek için şubeye gittiğimde, yeni bir memurun işe başlamış olduğunu gördüm. Diğer çalışan 7-8 kişinin arasında hemen göze batıyordu.
Çok yakışıklı bir gençti, 1.80 boylarında, temiz yüzlü, atletik yapılı biriydi. Görür görmez bayılmıştım. Şöyle bir ellerine baktım, yüzük filan yoktu, muhtemelen bekardı.
2 yıldır işten güçten başımı alamamış, ancak kendimi toplamışım, bir anda tahrik olmuştum, içim erimişti görünce. Müdüre hanımın yanında kahvemi içerken, hesaplarımı kontrol ettim. Müdüre hanımla konuşurken, öylesine işe yeni başlayan memurdan bahsettim.
Müdüre hanım da sinsice gülümseyerek, "Evet yeni başladı, ismi Selim. Daha bekar ve üstelik sizin semtte oturuyor!" :)) dedi. Neyse, ben kahvemi bitirdikten sonra şubeden ayrılıp eve döndüm. Ama kafama takmıştım bir kere, bu yeni gelen çocuğu daha yakından tanımam lazımdı…
Ne yaparım, nasıl yaparım diye düşünürken, aklıma birşey geldi. Bankadakiler saat 18:00 de paydos ediyorlardı, akşam 17:15 gibi Müdüre hanımı arayıp, "Ah şekerim sorma, öğlen unutmuşum, bu akşam bir düğüne gideceğim, hediye almam lazım, bizahmet o yeni gelen memur çocukla bana 1.500 TL gönderiver, sana verdiğim vekaletten halledersin!
Adı neydi, Selim miydi Nasıl olsa bizim semtte oturuyormuş!" dedim. Müdüre hanım da, "Tamam, hemen yolluyorum!" dedi. Ben de hemen bir duş alıp bornozumu giydim ve Selimi beklemeye başladım. 15 dakika sonra Selim kapıyı çaldığında bornozla kapıyı açtım.
Elindeki zarfı göstererek, "Müdüre hanım gönderdi…" dedi. Parayı teslim aldığıma dair Makbuz imzalatması gerekiyordu. "Gel canım, içeri buyur!" diye salona aldım.
Selim sıkıla sıkıla içeri girdi, parayı saydı uzattı. "Ah canım sana da zahmet oldu, ama görüyorsun halimi, hazırlanmam lazımdı, buyur geç, şöyle otur!" diye üçlü koltuğu işaret ederek oturtup, ben de hemen yanına oturdum.
Ve o an bacak bacak üzerine atarak ilk frikiğimi verdim, neredeyse kalçama kadar bacaklarımı açtım, bornozun önü de baya aralık, göğüslerim olduğu gibi meydandaydı…
Selimin gözleri bir göğüslerimde bir bacaklarımdaydı. "Dur sana içecek birşey ikram edeyim, eh buraya kadar zahmet edip geldin!" dedim. Kalkıp iki bardak Viski doldurdum ve biraz daha yakınına oturdum. Artık kalçam Selimin bacağıyla temas halindeydi.
Selim makbuzu imzalattıktan sonra Viskisini fondip yaptı ve göğüslerimle bacaklarımı süzerek, "Başka bir arzunuz varmıydı Zerrin hanım?" dedi. Selimin önüne baktığımda siki neredeyse pantolonundan fırlayacak gibiydi, hiç düşünmeden elimi pantolonunun üzerinden sikine atıp kavradım, "Bunu istiyorum!" dedim ve dudaklarına yumuldum.
Selim dudaklarımı koparırcasına öperken, benim de ellerim önce gömleğini sonra pantolonunu çıkartmakla meşguldü. Dudaklarım ve dilim Selimin ağzında, dillerimiz birbirine dolanmış vaziyette iken, Selimin elleri de göğüslerimi kavramış, okşamakla sıkmak arasında dolaşıyordu. O onda amımın suları şarıl şurul akmaya başlamıştı zaten…
Ben Selimin külodunu da bir çırpıda aşağı indirdiğimde, kazık gibi siki fırlamıştı. Hemen eğilip sikinin mantar gibi başını ağzıma aldım ve emmeye başladım. Elimi de taşaklarına attım, taşaklarını sıktıra sıktıra sikini emiyordum.
Selim de boş durmuyor, elleri kah göğüslerimde kah kalçamda okşamalarına devam ediyordu. Bir anda kalkıp Selimin kucağına oturdum, sikinin başı göbeğime geliyordu.
Dudaklarımız tekrar birleşmiş, şehvetle birbirini emip ısırırken, biraz kalkıp elimle Selimin sikini amıma denk getirip üzerine bıraktım kendimi. O anda zevkten ölebilirdim, Selimin kazık gibi siki bir anda içime saplanmış ve tiz bir çığlık atmıştım.
Dibine kadar aldıktan sonra yavaş yavaş oturup kalkarak kendi kendime gitgel yapıyordum. Müthiş bir şehvet Okyanusunda yüzüyordum sanki, her oturuşumda neredeyse çığlık atıyordum. Amımdan sular akmaya başladığında inleyerek birden hızlandım. Selim ise altımda resmen böğürüyordu.
Tam gelmek üzereydim, birden hızla oturup Selimin sikini amımın içinde kasarak hapsettim ve sarsılmaya başladım… Selim de, "Uuuaaoohhh, geliyorummm! diye inleyerek alttan kalçasını kaldırarak dahada derine girdi ve lavlarını içime boşaltmaya başladı. Tırnaklarım Selimin etlerine geçmişti neredeyse. İkimiz aynı anda gelmiştik ve ben bunca yıllık evlilik hayatımda hiç tadamadığım bir orgazm yaşıyordum.
O vaziyette, siki içimdeyken bir müddet Selimin kucağında kaldım. Sehpadaki telefonum çalmaya başladı, Selimin kucağından inmeden telefona uzanıp cevap verdim. Müdüre hanım arıyordu, "Zerrin Hanım, Selim geldi mi?" dedi. Ben de titrek bir sesle, "Geldi geldi! Şu anda içerde!" dedim. Müdüre hanım da, "OK!" dedi kapattı…
Kalkıp Selimle birlikte duşa girdik. Yıkandık çıktık. "Hadi giyinip yemeğe gidelim!" diyerek lüks bir restorana götürdüm Selimi. Yemeğimizi bir şişe şarap eşliğinde yeyip tekrar eve geldik.
Daha kapıyı kapar kapamaz Selime saldırdım, koridorda birbirimizi soyarak yatak odama geçtik. Beni sırtüstü yatağa atıp, direk amıma yumularak dillemeye başladı. Yatakta biraz döndü ve siki tam suratımın üzerine geldi. 69 olmuştuk.
Ben de onun sikini tutup emmeye başladım. Birbirimizinkini çılgınlar gibi emerken, o an bir kere orgazm oldum, sularım akmaya başlamıştı. Selimin siki kazık gibi olmuştu, ağzıma sığdıramıyordum. Sikini elimle kavradım ve iri göğüslerimin arasına aldım.
Selim göğüslerimi biraz siktikten sonra dönerek kasıklarıma oturdu, üzerime eğilip göğüslerimi emmeye ısırmaya başladı. Dayanamıyordum artık, bacaklarımı açmaya başladım.
Selim de üzerimden indi, ayak bileklerimden kavrayıp ayaklarımı omzuna koydu, nabız gibi atan sikini amımın dudaklarıma sürmeye başlamıştı. Zevkten çıldırıyordum, inlemelerim duvarlarda yankılanıyordu…
Az sonra Selimin sikinin santim santim amımın içine kaydığını hissediyordum. Tamamını içime köklediğinde bir çığlık daha atmıştım. Zira amım Selimin sikine göre dar geliyordu. Hele Selimin amıma geçirirken, "Ohhh yavrum, ne kadar dar amın var!
Ben bu amı sabahlara kadar sikmezmiyim!" gibi konuşmaları benim aklımı tümden alıyor, daha çok tahrik oluyor ve kendimden geçiyordum. Nasıl dediğime ben de şaşırıyordum, ama ben de Selime, "Sik koçum! Parçala amımı! Bu amın bundan sonra tek sahibi sensin! Sok erkeğim, bitir beni! Yerim senin o muhteşem yarağını!" gibi laflar ediyordum. Selim de daha sert ve hızlı basıyordu.
Beni altında katlamış gibiydi ve sikinin baskısını taa midemde hissediyordum, ama buna rağmen ben de kalçamı ona doğru iterek dahada içime almaya çalışıyor ve "Sokkkk! Daha sokkk!" diye bağırıyordum. Kaçıncı orgazmım olduğunu sayamadım…
Selim beni evire çevire yarım saate yakın sikti. En son beni domaltarak gitgel yaptığında artık ben perişan olmuştum ve "Boşalll! Boşal artık erkeğim! Ben bittimmm!" demiştim.
Selim de daha da hızlanarak, "Geliyorummm aşkımmm!" diyerek içime fışkırmaya başlamıştı. Müthiş birşeydi! Tüm evliliğimdeki sikişmelerimin hepsinin toplamından daha çok zevk almıştım. Artık Selim benim erkeğim olmuştu.
O gece Selim bende yattı ve beni birde hiç sikilmemiş bakire götümden siktikten sonra uyuduk. Sabah erkenden Selim uyanmış ve amımı yalayarak beni de uyandırmıştı. Sabah sikişinden sonra o işe giderken, ben yatakta öylece kalakalmıştım.
Öğleden sonra Şubeye uğradığımda Müdüre Hanım bana, "Hoşgeldiniz Zerrin hanım!" derken yüzünde muzip bir gülümseme vardı. "Zerrin hanım, umarım dün sizi memnun edebildik?" deyince, ben de aynı muzip bir gülümsemeyle, "Nasıl mutlu olduğumu bilemezsiniz, çok teşekkür ederim!" dedim.

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Kocam işe Gidince Komşum Beni Sikti
Yaşadıklarımı birilerine anlatmaktan çok utanacağımı düşünüyordum, fakat buradaki diğer hikayeleri okuyunca yazmaya karar verdim. Biz Bursa'da oturan, kendi halinde yaşayan bir çiftiz. İki yıl önce evlendik. Kocamla birbirimizi çok seviyoruz.
Ben 21, kocam 28 yaşında. Ben kocamdan başkasıyla hiç beraber olmadım, olmayı da aklımdan bile geçirmedim. Çünkü kapalı bir çevrede yetiştik. Bu arada kocam Hüsnü sekse pek düşkün değildir. Çoğu zaman ben ona yaklaşırım.
Apartmanda sadece görüştüğümüz Aysel ablalar vardı. Onlarla çok samimiydik. Herşeyimizi paylaşırdık. Her sırrımızı paylaşırdık. Hatta cinsel yaşantımızı bile. Kocası Osman abi kamyon şoförüydü. Yola çıkardı sürekli.
Yoldan döndüğünde Aysel ablayı sevişmekten perişan ettiğini, her gece onunla seviştiğini anlatırdı. "Üzerime bir çıkar benim pestilimi çıkarır." derdi. O bunları anlatırken aklıma Hüsnü'nün isteksiz hali gelirdi. Osman abi iri kıyım bir adamdı.
Aysel abla kocasının ona artık yaşlanmaya başladığını, eski tazeliğini koruyamadığından falan bahsedermiş. Aysel abla 40 yaşlarında falandı.
Bir hafta sonra yılbaşıydı. Aysel ablalar bizi o gece için davet ettiler. Onlar eğlenmeyi seven, neşeli insanlardı. Hüsnü'ye söyledim.
Hüsnü bir metal üretimi yapan fabrikada çalışıyordu.
"Tamam gidelim, ama o gece benim gece çalışmam gerekebilir." dedi. Ben de, "Olsun, o saatte biz de kalkarız zaten." dedim. Yılbaşı gecesi akşam saat 20:00 gibi onlara gittik. Hüsnü gece çalışacaktı. Bunu onlara anlattı.
Fakat onlar, "Hüsnü sen istediğin yere git, bu kızın ne suçu var, o gitmez bizle girer yeni yıla. Gerekirse bizde kalır. Olmaz öyle şey!" dediler. Hüsnü mecburen kabul etti. Saat 22:00'ye kadar eğlendik, tombala falan oynadık, yedik içtik.
Saat 22:30 gibi ben Hüsnü'yü yolcu ederken, onlar da kapıya kadar uğurladılar. Hüsnü gitti, ama ben tedirgin oldum, kocam yoktu.
Biz içeri girdik ve televizyonda müzik ve eğlence proğramını izlemeye devam ettik. Bir ara Aysel abla odaya gitti, döndüğünde üzerinde ince bir gece elbisesi vardı.
"Aman sıkıldım dar elbiseden, şimdi rahatladım. Sen de ince birşeyler ister misin?" dedi bana.
Ben de, "Ben böyle iyiyim." dedim utanarak. Aysel abla, "Aaaa olurmu? Ben böyle sen öyle.
Hemen sana da bulalım!" dedi. "Bilmem ki nasıl olur?" dedim. Odaya gittik. Aysel abla dolabından ince bir askılı elbise çıkardı. Çok açık saçık bir elbiseydi.
Ben başörtülü bir kadınım, nasıl olacaktı, "Ben onu giyemem abla!" dedim.
Fakat zorla başörtümü çıkardı, "Kızım bu gece yılbaşı, bırak köylülüğü, gönlünce eğlen, bak bize takıl sabaha kadar!" dedi.
Verdiği elbisenin etekleri kısaydı, bu geceye kadar böyle elbise giymemiştim. Sıkılyordum. Odaya girerken çıplak hissettim kendimi. Bir de kocamdan başka bir erkek vardı yanımızda. Ama neyse, o benim abim sayılırdı.
Saat 24:00'e çeyrek vardı, Aysel abla mutfağa çağırdı beni, "Güzel bir yılbaşı sofrası ve mezesi hazırlayalım, bana yardım eder misin? Osman abin içmeden durmaz, bakarsın biz de atarız bir iki duble belki, olmaz mı?" dedi.
"Ben içkiyi hayatımda hiç ağzıma sürmedim abla, siz için!" dedim. Sofrayı hazırladık. Saat 24:00'e saniyeler kala Aysel abla ile Osman abi beni de ayağa kaldırıp, geri saymaya başladılar.
Osman abi bir koluna Aysel ablayı, bir koluna da beni takmıştı. Yüksek sesle sayıyorduk, ben de onlara katılmıştım.
"Sıfır!" deyince Osman abi Aysel ablayı sarılıp kucağına aldı, kaldırıp öptü. Hatta uzunca dudağından öptü. Sonra bana yöneldi, beni de kucaklayıp, "Mutlu yıllar!" deyip beni de yanaklarımdan, ama dudağıma yakın öptü.
İçim bir tuhaf oldu. Ben ne yapıyordum? Kimse inanmazdı şu olanlara. Hoşuma gitti, ilk defa böyle değişik bir yılbaşı kutluyordum. Sonra oturduk, ben Aysel abla ile konuşurken, Osman abi içki içmeye başladı. "Bayanlar size de dolduruyorum!" dedi.
"Ben içmem, siz için!" dedim. İkisi kadeh tokuşturup içmeye başladılar. Hem sohbet ediyor, hem yiyor, içiyorduk (ben meyvasuyu içiyordum sadece).
Osman abi sürekli eşine takılıyor, ona el şakaları yapıyor, kucaklıyor, öpüyordu. Bir ara ikisi de bana, "Meyvasuyuna biraz Votka katalım, bak sen de seveceksin, eğer hoşuna gitmezse içme!" dediler. Artık ısrarları üzerine kabul ettim.
Önce tadı değişik geldi, ama biraz içince hoşuma gitti. Ama sarhoş olurum diye korktuğum için, bir bardaktan fazla içmeyecektim. Osman abi, "Cenaze evindemiyiz yaa, oturmaya mı geldiniz buraya, hadi biraz da oynayın bakalım!" dedi ve oryantal bir CD koydu.
Aysel abla beni de zorla kaldırdı ve başladı kıvırtarak oynamaya. Ben utandım, yüzümün kızardığını söylediler. İçkinin tesiriyle kendimi koyverdim, aslında iyi oryantal yapardım.
Aysel abla, "Kız sen dansözlere taş çıkartırsın valla, bu ne güzel oynayış!" dedi. Osman abi de, "Aysel bu kızda ne cevherler varmış da haberimiz yokmuş!" dedi. Az sonra Osman abi de kalktı bizimle oynadı. Sonra oturduk ve oynamayı nasıl öğrendiğimi sordular.
Ben de kızlar arasında oryantal yarışı yaptığımızı, sürekli oynadığımızı anlattım. Aysel abla, "Biraz da romantik takılalım kocacığım!" deyip, slow bir CD koydu.
Odanın büyük ışıklarını södürüp, küçük mum ışığı tipindekini yaktı sadece ve ışığını da loş hale getirdi. Osman abiyle dansa kalktılar…
Kafaları da çakırlaşmıştı. Dans erlerken öpüşüyorlar, elleri de birbirinin vücudunu okşuyordu. Osman abi bir ara eşinin boynunu yaladı. Beni fark etmiyorlardı sigara dumanı ve loşluktan. Ben çaktırmadan onları seyrediyordum.
Aysel abla elini kocasının önüne atmış, sikini okşuyordu. Dudakları biririnden ayrılmıyordu. Az daha biribiriyle sevişeceklerdi. Aysel abla benim sıkıldığımı fark etmiş olacak ki, "Ben yoruldum!" dedi. Ama Osman abi, bırakmak istemedi.
Aysel abla da, "Biraz da Oya ile dans et hadi, onu kaldır dansa, ben de masadakileri toplayıp mutfağa götüreyim!" dedi.
Otururlarken Osman abi bana, "Oya hadi dans edelim!" dedi, elini uzattı.
Ne yapacağımı şaşırdım, istemeden elimi uzattım ona. Dansa başladığımızda Aysel abla da masayı toplamaya başladı…
Osman abi yeni yıldan neler beklediğimi falan soruyordu. Yüzü yüzüme değecek gibiydi. Nefesini hissediyordum. Vücudumuz değiyordu zaten. İçimde birşeyler kıpırdıyor, fakat ben duygularımı bastırmaya çalışıyordum.
Osman abi konuşmaya devam ediyordu. İlk defa bana bu kadar yaklaştığını ve beni çok sevdiklerini anlatırken, elini belimde gezdiriyor, kalçalarımı okşuyordu.
"Ne güzel oynadın öyle, vücudun da çok güzelmiş, aslında hep böyle giyinsen ya!" dedi. Ben de, "Açık giyinirsem kocam kızar!" dedim. "Ama çok düzgün fiziğin var,
insanlar da görsün bu güzelliğini, bak biz de sevindik!" dedi. İçim yine tuhaf oldu. Başka bir erkek beni beğendiğini söylüyor ve beni okşuyordu.
Bu arada Osman abi eşini izliyordu. Ona meyva hazırlamasını söyleyip mutfağa gönderdi…
Aysel abla gidince, Osman abinin hareketleri serbestleşti, elini kalçama indirdi. Beni yanağımdan öptü, "Oya çok güzelsin!" deyip dudağımdan öpmeye çalışırken, ben geri çektim kendimi. Elini bacaklarıma indirdi, zorla öpüyordu.
Ben kendimi kaçırırken birden dudaklarım onun dudaklarına değdi ve Osman abi de hemen yapıştı dudaklarıma. Kocamdan başka bir erkekle hiç öpüşmemiştim. Tadı farklıydı.
Tükrüğü, dudaklarıma yapışıp içine çekmesi değişikti. Ben yine kendimi toparladım, "Oturalım!" dedim. Ben oturunca, o direk mutfağa gitti…
Aradan bir süre geçti, kimse gelmeyince, yavaşça mutfağa yöneldim. Mutfağın kapıdan içeriye baktım ki, aman Tanrım! Osman abi beni öpüp okşayamayınca, gitmiş hevesini karısından çıkarmaya çalışıyordu.
Arkasında eteğini kaldırmış, külodunu dizine kadar indirmiş, amını yalıyordu. Aysel abla da, "Yapma Osman, içeride kız var!" diyordu. Osman abi de, "Siktirtme kızını lan, mazaret dinlemem ben, seni sikmeden bir adım atmam buradan!" diyordu.
Hemen aysel ablayı tezgaha domaltıp, kendi pantolonunu ve donunu indirdi, sikini eline aldı. Ne büyük birşeydi o öyle! Tükürükle sikinin başını ısladı önce, sonra dayadı karısın amına. Aysel abla sadece boğuk bir, "Ohhhh!" diyebildi.
Osman abi kudurmuş gibi hızlı hızlı sikmeye başladı. Sikinin ancak yarısı giriyordu Aysel ablanın amına. "Yavaş Osman, hepsini sokma, canım yanıyor!" diyordu.
Az sonra siki ve taşakları Aysel ablanın kalçalarına vuruyordu. Sonra birden boşaldı ki herhalde, Aysel ablanın üstüne yığıldı kaldı. Ben de sessizce yerime geçtim.
Banyoya gidip geldiler yanıma. Gece devam ediyordu. Benim aklımda Osman abinin siki vardı. Aman Tanrım, ben neler düşünüyordum. Saat 02:00 gibi oldu,
"Ben gideyim artık." dedim. Hemen müdahale ettiler, "Ne demek gitmek? Bir yere gidemezsin, bu gece salmayız seni. Bu saten sonra nereye? Kalıyorsun burada!" dediler. Bana konuşma hakkı bile vermediler.
Aysel abla odadan ince bir gecelik getirdi. Ama gecelik tamamen şeffaftı, içi tam gözüken cinsten. "Yan odada giy!" dedi. Giyip geldim, ama kendimi çıplak hissettim. İkisi de bana bakıyordu. Sütyenim ve külotum olduğu gibi belliydi.
O sırada televizyonda şarkılar çalıyordu, slow bir müzik vardı. Osman abi elini bana uzatarak, "Hanımefendi benimle dans eder misiniz?" dedi. Aabla da, "Hadi kalk, nazlanma!" deyince, ben artık üzerimden utangaçlığımı atmıştım, "Tabii beyefendi!" dedim.
Biz dansa kalkarken Aysel abla esniyordu. Eline kumandayı alıp televizyonun sesini açtı. O da şarkıyı mırıldanıyordu. Kocasını hiç kıskanıyor gibi değildi, çok rahattı. Demek ki onlar alışkındı böyle yaşamaya. Osman abinin nefesi dudaklarımın ucundaydı. Az sonra oturduk.
Osman abi içmeye devam etti. Aysel abla, "Benim uykum geldi, ben yatacağım. Oya senin yatağını yan odaya açtım canım. Uykun gelince yatarsın. Osman abin daha içer. Sabah beraber kahvaltı yaparız. Tamam mı? Hadi size iyi geceler!" dedi. "Abla ben de yatayım artık. Sana da iyi geceler!" dedim kalktım, birlikte odalarımıza çekildik.
Ben uykuya dalamamıştım. Çişim gelmişti. Tuvalete giderken yatak odalarının önünden geçiyordum, kapıları açıktı ve Aysel abla çoktan sızmıştı.
Osman abi salonda televizyona bakıyordu. Televizyonda açık saçık bir film izliyordu. Beni fark edince, "Oya uyuyamadın mı canım? Gel televizyon izle biraz, ozaman uykun gelir!" dedi. Ben de tuvalete gittiğimi söyledim.
Tuvaletten gelirken Osman abinin yanına gidip gitmemekte tereddüt ettim. Ama içimdeki dürtüler farklı şeyler de istiyordu. Sonra dayanamadım gittim yanına. Osman abi çok sevindi, "Gel canım, romantik bir film var." dedi, yanına oturmam için biraz yana kaydı. Oturdum seyretmeye başladım. Ama erotik sahneler de vardı…
Az sonra ışığı söndürdü, "Aysel ablanı rahatsız etmesin ışık!" dedi. Artık sarhoşluğu iyice anlaşılıyordu. Elini yavaşça bacaklarımda gezdirmeye başladı.
Diğer eliyle de sikini sıvazlıyordu. Filmde iki sevgili öpüşmeye başlayıca, Osman abi de beni öpmeye başladı. Benim de başım dönüyordu, hiçbir şeyi düşünemiyordum ve düşünmek istemiyordum. Kendimi salıp, karşılık verdim.
Beni biraz öptükten sonra, "Oya sana tapıyorum, seni bu gece öyle bir sikeceğim ki, tadını hiçbir zaman unutamayacaksın!" dedi ve önüme diz çöküp külodumu çekti çıkardı. Sonra bacaklarımı açtı ve amımı yalamaya başladı.
Arada bir yalamyı bırakıp, "Müthiş bir güzellik bu Oya, keşfedilmemiş bir hazine var burda, sen her erkeğin hayali olacak kadınsın!" diyor, tekrar yalıyordu…
Beni yalayarak 2 defa orgazm ettikten sonra ayağa kalktı ve sikini ağzıma verdi. Zaten kocaman birşeydi ve ben yaladıkça dahada büyüdü siki.
Bacaklarımı omzuna alıp sikini sokmaya başladı. O koca sikin amıma bir kayışı vardı ki, kızak gibi girdi. Yarısı girip de, başı amımın çeperine dayanınca, "Osman abi sikin çok büyük, hepsini sokma!" diyebildim. Ama o dinlememiş hepsini sokmuştu bile.
Boşalmaktan amım o kadar sulanmıştı ki, içine almışt koca siki. Osman abi öyle zevkle gidip geliyordu ki, elinden gelse taşaklarını da sokacaktı sanki.
Beni birkez daha orgazm ettikten sonra, "Kocan seni götünden sikti mi hiç, haa?" dedi. Anladım ki götümü sikmeyi kafaya koymuştu. "Hayır Osman abi, deliğim çok küçük, girmez oraya!" dedim.
Tabii yine dinlemedi, beni çevirdiği gibi koltuğa domalttı ve götümün deliğini yalamaya başladı. Sürekli tükürükle ıslatıyor, diliyle parmağıyla götümün deliğini alıştırmaya çalışıyordu.
"Oya, bu deliğe mutlaka girmem gerek, böyle dar deliğe girmeyeli uzun yıllar oldu. Ayselin amı götü çuvala döndü!" diyerek sokmaya çalıştı. Ama ben çığlık atınca geri çekti.
Sonra bir daha denedi, bu sefer çok acımadı. Aksine hoşuma da gitti ve başladım götümü sikine doğru bastırmaya. Kendimi nasıl kaptırdıysam artık, "Hadi! Hadi! Hadi sok hepsini! Del götümü! Sik götümü!" dediğimin farkına vardım.
Ben neler söylüyordum. Utanmam falan kalmamıştı. Sonunda her ikimizin gayretiyle o koca yarak köküne kadar girmişti götüme…
Fakat götüm çok dar olduğundan, Osman abinin siki mengeneye kısılmış gibi, ne ileri, ne de geri gidiyordu. Elimi arkaya atıp taşaklarını okşamaya başlamıştım ki, Osman abi o saniye, "Geliyorum Oyaaa!" dedi ve götüme boşaldı....
Azgın Kız
Döner dönmez tam bir koşuşturmaca içinde buldum kendimi. İşlerin yoğunluğu, ablamın zor geçen hamileliğinde ona bakma, hafta sonları kafeyle ilgilenme ve Bora ile başlayan flörtüm.
İlk fırsat bulduğumda da bir kuyumcuya giderek verdiği hediyeleri bozdurdum. Hem çalışıyor olmam hem de kira gelirlerim ile bol para harcamam zaten dikkat çekmiyordu ama hiç tarzım olmayan pahalı takılar özellikle ablamın kesin dikkatini çekerdi.
Bora'nın ailesinin davetlerine uyarak güzel bir akşam yemeği yedik. Anne ve babası bana kendi kızları gibi davranan, evlatları ile de arkadaş gibi konuşan çok sevimli insanlardı. Almanya'da yaşıyorlar ama yaz tatili için Bora'nın yanında kalıyorlardı.
Sonraki günlerde Bora ile sık sık akşam yemekleri yemeğe ve iki liseli aşık gibi dolaşmaya başladık. Aramızdaki en ufak kıvılcımın yatakta biteceğini biliyordum.
Zaten çoğu akşam eniştenin ofisinde seyrettiğim onun kalın yarağını düşünerek iki parmağımı içime sokup mastürbasyon yapmak alışkanlığım haline gelmişti.
O daha sık görüşmek veya yalnız kalabilmek için baskı yapsa da, çekincen bir kız gibi kaçıyordum. Yatağa girdikten sonra evliliğe gideceğimizi biliyordum.
Belki bu sefer de hata yapmamak korkusu idi yaşadığım. O yüzden her şeyi ağırdan alıyor ancak erkeksizlikten de kavruluyordum. Ailesi ile bir aylığına Almanya'ya gitmesinden önceki son buluşmamızda beni bırakırken apartmanın girişinde benim kaçınmama rağmen iyi akşamlar öpücüğünü önce yanağıma kondurmuş ve sonra dudağımın kenarını öpmüştü.
Ben tepkisiz kalınca iri gövdesi ile beni duvara doğru çekip dakikalarca dudaklarımı emmiş, dillerimiz birbirini tanımıştı. Bedenim kendini çoktan teslim etmiş ve beni sikmesi için kıvranıyorken son bir güç bulan ruhum kollarının arasından kaçarak eve sığınmıştı.
Nefes nefese içeri girip yatak odama gittiğimde bacak aramdaki ıslaklığı fark etmiş ve yapışan donumu banyoya atarak çırılçıplak uyumuştum. Dönüşünde gerçek birer sevgili olacağımızı ve o kalın yarağı yiyeceğimi bilerek her gün konuşuyor veya mesajlaşıyor döneceği gün için sözde masum planlar yapıyorduk.
Ablamın yanından eve geldiğim bir gece yorgunluktan ve terden arınmak için ılık bir duş aldım. Aylardır sikilmemiş kadınlığıma dokununca irkilen bedenimi sakinleştirmek için bornozum ile bilgisayarın karşısına oturdum ve porno sitelerde gezmeye başladım.
Bir elim amımda kendimi okşarken sikilen kadınlar, kalın yaraklar, büyük memeliler gibi aramalar ile kendime benzeyen kadınların sikilme resimlerine ve filmlerine bakıyordum.
İlk başlarda hoşlandığım ama artık sıkıcı gelen yabancı sitelerden sonra biraz daha gerçekçi ve amatör resimlere girmek için facebook ve tumblr de de aramalar yapmaya başladım.
Kalın yarak gibi aramalar yapınca Facebookta jigolo ilanları açılmaya başladı, ilgilenmeyerek ve yazdıkları saçma sapan şeylere gülerek kapatırken, sabaha kadar sınırsız seks, 22 cm, 1.0000 TL yazan bir ilan gördüm.
Yok artık diyerek biraz eğlenmek biraz merak ve damlayan amımın düşünmemi engellemesi ile sahte facebook profilimden bir mesaj attım. “40 yaşında bir dulum nasıl görüşebiliriz?” Bu sırada bir yandan diğer açtığım sayfalardaki videoları seyrederek amımı okşamaya devam ediyordum.
İki üç dakikaya mesaj geldi.- Merhaba adım Metin. Ataşehir'de evim var ama isterseniz ilk görüşmemizi bir otelde de yapabiliriz.
Alkolün de etkisi ile biraz oynamaya karar verdim.
- Otel olsun. Ama diğer ilanlarının fiyatı daha ucuz siz niye 1.0000 demişsiniz.
- Benim bir iki iyi müşterim var ve sadece onlara hizmet veriyorum. Diğerleri gibi şip şakçı değilim
- Çok mu iyisin?
- Ben iyi sevişiyorum ve yakışıklıyım. İki gün önceden randevu alırsan da sabaha kadar mutlu ederim seni.
- İnanmam kaç yaşındasın sen
- 24Heyecanım artmıştı.
Olgun enişte yarağı ve güçsüz eski kocamdan bu yana en büyük hayalimdi beni üst üste sikecek genç güçlü bir erkek.
- Gerçekten 22 santim mi?
- Kamera aç göstereyim istersen. İş ciddileşmişti. Sol elimin parmakları am sularımdan ıslandığı için tek elle yavaş yavaş yazıyordum.
“ Bekle” yazarak yüzümü görmemesi için kamerayı aşağıya doğru indirdim ve kamera açma davetini kabul ettim. Hafif loş bir ortamda yakışıklı bir erkek silüeti belirdi.
- Sen yüzünü göstermeyecek misin? O zaman ben de kapatayım bir erkekle geyik yapacak zamanım yok.
- Erkek değilim?
- Kanıtla
Kamerayı yüzümü göstermeyecek şekilde hafif kaldırdım ve memelerimi sundum beğenisine ve tekrar aşağıya indirdim açısını kameranın.
- Oo çok güzelsin.
- Sıra sende. Kamera önünde ayağa kaktı. Uzun boylu idi. Üzerindeki penyeyi çıkarttı, vücut çalıştığı beli kılsız üstü ve karın kasları biçimli idi. Şortunu indirip eliyle sikini sıvazlayarak kameraya yaklaştı.
Önünde sallanan sik hortum gibi bir şeydi. Kamera önünde sikiyle oynamaya devam ederek dikildi. Yirmi iki santim mi bilemem ama gördüğüm en büyük ve en güzel sikti. Çıplak olarak oturdu. Kamerayı dikilmiş sikine doğru çevirerek beni ekrana kilitledi.
- Genelde daha yaşlı olur müşterilerim. Senin de kırkında olmadığın belli.
- Evet 30 bile değilim
- Bekarlığa veda yapmak istiyorsun sen.
- Sayılır
- Bugünlerde pek moda. Kaç kız geleceksiniz.
- Yalnızım
- İki erkek ile beraber oldun mu hiç?
- Hayır
- O zaman bekarlığa vedalara gittiğim bir arkadaş da var. Onunla 18000 TL olur. Bütün gün sike doyarsın.
- Düşüneyim diyerek korku ile kapattım.
Hemen ardından gelen mesajda telefon numarası yazıyordu. Gösterdiği kalın yarağın amımı gere gere siktiğini hayal ederek iki elimle amımı avuçlayarak boşaldım.
Aylardır yaraksız olduğumdan her gece porno sitelerde gezmek ve kremlediğim parmaklarıma boşalmak neredeyse bir alışkanlık olmuştu. Her gece bir kadeh şarap koyup kendime bilgisayar karşısına geçiyor ve bazen ekran başında bazen de yatağımda kıvrana kıvrana boşalıyordum.
Anılarımı okuyanlara uyarı buradan sonra yazdıklarım mastürbasyonlarım sırasında kullandığım fantezidir. Gerçek değildir. Ertesi akşam yine geç saatte eve geldim. Duştu ortalığı toplamaktı derken elimde şarabım ile kendimi tekrar bilgisayar karşısında buldum.
Bir gece önceden okurum diye işaretlediğim seks hikayeleri için sahte facebook sayfama girdim. Tam bir hikayeye kaptırmış külodumun üzerinden kendimi okşarken bir mesaj uyarısı fark ettim.
- Cevap vermedin. Cumartesiye iki gün var sonrasında dinlenmek için üç gün müsait olmam.
Uzun süre düşündüm. Sonra şeytanlık olsun diye cevap yazdım.- Arkadaşının özelliklerini bilmiyorum.
- Arıyorum şimdi seni ekleyecek. Gönderecek o da resmini
Heyecanım daha da artarak beklemeye başladım. Tarkan isimli biri ekledi ve benim kabul etmemden bir dakika sonra ise mesaj kutuma bir resim düştü.
Şüpheye yer bırakmayacak bir resim geldi bu sefer. Kalkıp bir kadeh daha koyup ekran başına geri döndüm.
Yeni bir mesaj.
- Ee ne diyorsun dayanabilir misin ikimize?
- Neden sordun?
- Sabaha kadar 9-10 posta gideriz de. İyi reklamcı diye düşündüm. Kendi sorularımı sıraladım, hangi oteller uygun, bir hastalıkları var mı, prezervatif, gizlilik, vb. Genelde sosyetik orta yaşı kadınlar ile beraber olan iki foto model olduklarını anlattı.
O yazarken ben sıktığım bacaklarımın arasındaki elim ile amımı parmaklıyor ve ekran karşısında iki yarağın resmine bakarak kıvranıyordum. En sonunda Cumartesi gecesi için anlaştık.
Gündüzleri vazgeçiyor geceleri ekran karşısına oturunca bir an önce cumartesi olmasını ve yaraksız geçen ayların acısını çıkarmak, kendime bir bekarlığa veda hediyesi vermek istiyordum.
Cumartesi öğle saatinde cesaret bulmak için içmeye başlayıp akşamı önerdikleri beş yıldızlı otele kadar bir taksi ile gittim. Hemen facebooktan ikisine birden oda numaramı yazdım. Soyunayım mı giyinik mi bekleyim kararsızlığı ile bir kadeh daha içki söyledim.
En sonunda elbiselerim temiz dursun diye karar vererek soyundum bugüne özel giydiğim jartiyerli iç çamaşırlarımla kaldım ve üzerime geçirdiğim otel bornozu ile sikicilerimi beklemeye başladım.
Bir iki dakika geçmişti ki kapı çaldı. Yüreğim ağzımda kapıyı açtım. İki tane şık giyimli, uzun boylu, gerçekten yakışıklı genç adam.
Elinde bir çiçek olan “Metin ben” diyerek çiçeği uzattı.
Ne yapacağımı bilmez halde içeri aldım. Onlar ise kendi aralarında beni övüyorlardı.
“ Ben daha güzel bir kadın ile tanıştığımızı hatırlamıyorum di mi Tarkan”
“ Hayır Ayşe Hanım gibisi ile hiç olmadı” İsmimi Ayşe olarak tanıtmıştım.
TV karşısındaki üçlü koltukta iki erkeğin arasında oturuyordum. Hoşsohbet, naziktiler ama her hareketlerinde bir erotizm saklıydı. Kadehlerimiz bitince,
- Daha önce bir tecrüben oldu mu bizim gibi erkekler ile diye sordu Metin.
- Hayır derken ben, Tarkan ayağa kalkmış ve odanın ışıklarını kapatmıştı. Sadece slow müzikler çalan TV kanalının ışığı odayı aydınlatıyordu. O sırada Metin istediği gibi bir zarfa koyduğum parayı ceketinin cebine koydu ve ceketini asarak ikisi birden lavaboya girdi.
İki erkeğin yoğun parfüm kokusu daha dağılmamışken bir anda üstleri çıplak boyunlarında papyon ve altlarında sadece deri çamaşırlar ile geri geldiler.
Bu sefer Tarkan “ hanımefendi dans eder mi” diyerek elindeki gülü uzattı. Yan yatırdıkları siklerinin haşmeti belli oluyordu. Nazikçe bana sarılarak dans etmeye başladı.
“Metin hanımefendiye yardımcı olur musun?” demesi ile Metin bornozumu üstümden çıkardı. Müziğin ritmi ile sallanıyor iki erkek vücutlarını bana sürterek striptizciler gibi dans ediyordu.
Arkadan sarılmış Metin'in elleri kalçalarımı okşamaya başlamış ve boynumu öpen Tarkan “ göğüslerin Metin'in anlattığından daha güzel” mırıltıları ile memelerime inmişti.
Üzerimde dolaşan dört el, önden ve arkadan değen iki koca sik beni aralarında sıkıştırmıştı. Memelerimden tekrar boynuma çıkan Tarkan aralanmış dudaklarıma beklemediğim bir anda yapışmış ve bir bacağımı yukarı çekerek kendine yapıştırmıştı.
Avuçladığı kalçamdan açılan göt deliğime değen dilden Metin'in arkamda diz çöktüğünü fark ettim. İnce külodumu kenara çekmiş götümü ve arkadan amımı yalıyor, ben ise bu kadar çabuk bu noktaya gelmiş olmanın şaşkınlığı ile sadece inliyordum.
Dudaklarımı sakin sakin emen Tarkan'ın daha görmediğim siki amıma girmek için yol arıyordu. Bu sikleri ayakta değil rahat rahat yiyebilmek için onun da kafasını aşağıya itekledim.
O da diz çökünce şimdi iki yakışıklı erkek arasında önden ve arkadan yalanıyordum. İkisi de işini çok iyi biliyor ve dilleri içimde dolaşırken elleri kıçımı okşuyordu.
Göt deliğime masaj yapan dile önden yermişçesine amıma saldıran bir dil eklenince kendimi Tarkan'ın suratına bastırarak boşalmaya başladım. Boşalmam devam ederken kucakladıkları gibi yatağın üstüne bıraktılar.
Daha nefesim kendime gelmemişken Tarkan amımın çevresini öpmeye Metin ise memelerimi sıkarak dudaklarımla ilgilenmeye başlamıştı.
- Tarkan iki haftadır sevişmemiş, ondan çekeceğin var bugün, demesiyle Tarkan'ın bacaklarımı araladığını fark ettim.
Geri doğru bir yastığa sırtımı vererek kendimi Metin'den kurtardım. Bu anı seyretmeliydim. Tam bir profesyonel olarak hiç ısrarcı değillerdi. Metin memelerimi yavaşça okşayarak yana çekildi. Kafası kocaman yirmi santimlik sikini okşayan Tarkan amıma bakarak yaklaştı.
Daha yeni boşalmış sırılsıklam amıma kökünden tuttuğu siki sürttü. Metin sol mememi yavaş yavaş emerken aylardır sik girmemiş amıma yirmi santimlik bir yarağı alabilmek için bacaklarımı açtım iyice.
Taktığı prezervatif ile kayganlaşan sikin başı bir anda içime battı. Battı diyorum aylar sonra gelen bu sik amımı sızlatmıştı.
Durumumu anlayıp biraz beklediler. Metin mememi emerken Tarkan git gele başlamıştı bile.
- Hiç bu kadar güzelini sikmemiştik Metin diyerek bacaklarımı omzuma almış, Metin ise memem ile dudaklarım arasında giderek beni dili ile azdırıyordu.
Tarkan hızlandığında o da hızlanıyor Tarkan yavaş tempo ile sikini amımda gezdirirken sakin sakin memelerimi emiyordu. İyice dikleşen meme uçlarım parlıyor birini dillerken diğerini sıkıştırıyordu.
- Amı kıpır kıpır olmaya başladı diyen Tarkan temposunu artırmış omzumdaki bacaklarını kendine yapıştırarak amımın kökünü bulmuştu.
Geleceğimi anlayan sikicilerim iyice hızlanmıştı. Bir eli yanağımı sıkan Metin dudaklarıma yapışmış emdiği dilim yüzünden nefes almam zorlaşmıştı.
Tarkan'ın omzundan kayan bacaklarım gerilerek ve nefessizlikten gözümde şimşekler çakarak boşaldım. Kısa sürede gelen ikinci orgazmın bitkinliği ile gözlerimi açtığımda on dakikadır içimde olan sikicim
“ iki haftalığı sana boşaltacağım” şimdi diye fısıldadı.
Buraya diyerek memelerimi sıktım. Parlayan prezervatifi sikinden attı. Kolum gibi kalın sikin başını memelerime sürterek kökünü sıvazlamaya başladı.
İlk fırlayan döl boynumu yakarak aşağıya süzülürken hiç azalmadan göğüslerimin arasına akmaya devam etti dölleri.
Kocaman memelerimi bile kaplayacak döl akıttıktan sonra kalan son damlaları göğüs uçlarıma sürdü.
Göbeğime doğru akan döller silmek için kıvıra kıvıra banyoya yürüdüm....