Sana ağlayamadıklarım
Keşke diyordum Ali sana senden hoşlandığımı söyleseydim ne değişirdi bilmiyorum fakat bu duyguyla tek başıma yüzleşmezdim, sana geç kalmazdım. İlk defa birinden böylesine hoşlanmıştım ve bunun karşılıklı olduğunu bilmek hoş bir duygu. Son keşkemsin. Tanrıya verdiğim son sınavsın. Arada aklıma geliyorsun ilk defa karşılaştığım ve ne yapacağımı bilemediğim nereye saklayacağımdan emin olmadığım kalbimi dolduran bedenimden taşan o duyguyla ağırlıyorum seni. Bazen bulaşıkları yıkarken, ders çalışırken, ağlarken, arkadaşlarımla bir bardayken, kahve içerken, giyinirken geliyorsun aklıma. Anlayacağın seni düşünmek günümün bir parçası artık geç kaldığımı fark ettiğim anda sahip çıktığım duyguların cezasını çekiyorum. Duygularımdan bu kadar korkmasaydım eğer sana duvarlarımı değil de o duvarın arkasındaki evimi gösterseydim ne olurdu? Çocukluğumdan beri beklediğim erkektin resmen kitap okurdun, kelimeleri güçlü kullanırdın, fizik favori dersindi, yemyeşil gözlerin vardı, yaşamak için emek veren biriydin resmen seni beklemiştim ama yetişememiştim. Çünkü korkmuştum. Bana “kendini açmamak, her şeyi anlatmamak için kendini zor turuyorsun” demiştin haklılığın da bana ağır gelmişti. Uzun zaman sonra ilk defa ağlamak her şeyi en ince ayrıntısına kadar anlatmak tüm yaralarımın hikayelerinden bahsetmek kırıklarımı göstermek istemiştim çok uzun zaman sonra birinin önünde çırılçıplak kalmayı istemiştim. Seni yoruyordum bunu kendin söylemiştin çünkü dinlemek isteyen sana anlatmamak için kendimle savaş veriyor ve o savaşta sana kapılarımı açmamak için daha büyük duvarlar örüyordum. Sonra çabalamadın diye sana kızıyordum. Ama kendi savaşımda o kadar yara alıyordum ki senin yaptıkların benim duvarlarımı yıkmama yetecek kadar çabalanmış gözükmüyordu. Her şeyden öte çocuk olmak istiyordum, vaat edilen sevgide şımarmak istiyordum ama göremediğim bir sevgiydi bu duvarlarımı indirmemem seni yoruyordu ama indirmem için bana vaat edilen sevgiden bir parça gösterilmiyordu. “Eğer” diyordun “duvarlarından vazgeçersen ötesinde göreceğin dünya sana cenettir.” Atladığın bir şey vardı o duvarları insan oğluna güvenmediğim için örmüştüm vaatlere inanıp yıkacak kadar güvenin olsa o duvarlarla yaşamazdım. Duvarlarıma resmini astım sevgilim tek tek cümlelerini yazdım bu koca duvarlara. Benim bir parçasını görmeyi beklediğim sevgiyi “ya yapamazsa” diyerek benden esirgediğin için yıkılmayan o duvarların arkasında kendimi saklamaya devam edeceğim . Ben mi geç kaldım yoksa sen mi sabırlı değildin? Her şeyin ötesinde seni sevdiğimi ama bu dünyada bize yazılmış bir mutlu sonun olmadığını bil. Birbirimizin ilacı değilmişiz.












