O hatayı yaptım, çünkü yalnızdım. İş, aile veya arkadaş çevremin ne kadar kalabalık olduğu önemli değil; yalnızdım. Ve bulduğum ilk fırsatta kendi canavarımı kendim yarattım.. Kendi şeytanımı. Bu hale gelebileceğini biliyordum ama beklemiyordum. Beklemem gerekirdi umudun yanı sıra, hazırlıklı olmalıydım ama hazırlıksız yakalandım, ihtiyacım vardı, yalnızdım. Ve lanet olsun ki her şey çok güzeldi. Düşenleri yakalamaya çalışmıyordum artık, her şey göğe doğru yükseliyordu sanki yek pareymiş gibi.. Ne kadar güzel olabilirse, o kadar güzeldi her şey. Ama yükselen her şeyndüşer nihayetinde. Üstelik ne kadar yükseldiyse, o kadar hızlı ve sert çarpar.. Bana olan da buydu. Allah var, "ölüyorum" sandığım zamanlar da oldu, "atlatırsam bi' daha ölmem" dediğim zamanlar da. Herkesin kabusları olur, en güzel düşlerimizi katleden canavarların bile. Benim kabusum da o çakılış anından az evvel başladı. Uyuyamıyordum, yemek yiyemiyordum, normalin iki katı kahve ve sigara içmeye başlamıştım, işimle alakam kalmamıştı, ailem ve arkadaşlarımla aram bozulmaya başlamıştı, beden sağlığımla beraber ruh sağlığım da bozulmaya başlamıştı, anlam veremediğim saçma kararlar alıyordum sürekli, onlardan daha saçma şeyler yapıyordum. Ve bunların tek sebebi, yarattığım canavarı göremememden, görmek istemememden kaynaklanıyordu. Dahası son da veremiyordum. Tıpkı Victor Frankenstein gibi. Rezillikler üstüne rezillik, karanlıklar üstüne karanlık. ...















