Ben, sen yazdın ben yazdım, sen o zaman yazdın ben bu zaman yazdım tantanası olmayan biriyim ve bu ilişkileri seviyorum arkadaşlar. Bi insana cidden önem veriyorsam, o insan bana beş kez yazmış, üç kez aramış oymuş buymuş diye hesap kitap yapmam. Benim yakın saydığım insanlar şunu çok iyi bilir ki, ölmediğim sürece, gece gündüz, sabah akşam ben o telefonun diğer ucundayım. Asla durup, ben daha çok yazdım ama sen şöyle böyle yaptın demem ama aynı şeyi de karşıdan beklerim. Örneğin ben telefonla konuşmaktan neffffffffffret eden bir insanım ve bunu yakın çevrem çok iyi bilir, cidden önemli bir durum olmadığı sürece beni aramazlar. Bu yüzden onları aramamı beklemezler ve bunu ben de beklemem. Aynı şekilde aslında asla üşenmediğim, sorun yaşamadığım mesaj atma noktasında da hesap yapmam. Bunlardan herhangi birinde hesap yapıldığını fark ettiğim zaman deliririm çünkü bana çok anlamsız geliyor. Bir dönem çok sevdiğim bir arkadaşım bu konuyu kafasına takıp arkadaş grubumuz içerisinde ufak çaplı bir isyan başlatmıştı. Şimdi, o zaman oluşan beklentisinin ne kadar anlamsız olduğunu düşündüğüne eminim. Bilmiyorum izah edebildim mi ama içerisinde sayı bulunan ilişkiler bana ittirme geliyor. Mesela bütün nefretime ve beni aramasın diye ciddi ciddi engellediğim bir dönem olmasına rağmen arkadaşlarımdan biri belli aralıklarla arar sorar. Bundan ne kadar nefret ettiğim hakkında bin kere laf vurmuştur ama hiç umurumda olmamıştır misal. Aynı şekilde ben bi başka arkadaşıma belli aralıklarla yazarım çünkü hayatının nasıl olduğunu biliyorum ve benim için çok önemli biri, asla oturup "e ama o yazmıyor aramıyor ki" diye düşünmem. Yani kısacası sen, ben muhabbeti olmadan, dümdüz ilişkiler hayatı rahatlatır arkadaşlar. Deneyin.