Ben senin kafanı yaslayıp omzuma, müzik dinlerken iyi hissettiğin insan değilim. Mutlaka senin kulaklığın sana aittir çünkü. Beni de çok dinleyeceğini düşünmüyorum zaten. Bu bir isyan değil. Kendinden başka her şeyi dinlersin elbette; ben hariç. Belki tekrar ağlar, yenilirsin ya da geçer dediklerinde geçmez. Kalabalıkta taşar taşar bana susup herkese çok konuşursun. Ağlarsın ağlarsın, kızıp yalnız kalırsın. Olur öyle arada galiba. Durma ve asla yılma. Beni yalnız bırakır mısınız demene de gerek yok biliyor musun? Çünkü ben seni çoktan yalnız bıraktım. Bunu bana kondurdun ama hiçbir zaman yakıştıramadın. Elbette biliyorum ve anılara sığınmanı istemiyorum. Çok kızınca çok bağırma. Bana yükselirken sesini beğenmediğimden galiba, senden çok uzak duruyorum ama belli etmemek için -sırf o anda bile sen üzülme diye- duygularımı ölesiye gizliyorum. Lütfen iyi ol. İyi olmanı isterim. Fotoğraflardan bile yorul ama iyi ol. İyi ol; çünkü sonsuz kere anılara sığındın; milyonlarca kez anımsadın; artık ayağa kalkıp hiçbir şey konuşmadan devam etme vakti.