For more follow @menfkme7
@xxxstudssss

noise dept.

PR's Tumblrdome

Love Begins
tumblr dot com
Jules of Nature
d e v o n

@theartofmadeline
$LAYYYTER
"I'm Dorothy Gale from Kansas"

Product Placement
we're not kids anymore.
Misplaced Lens Cap
Acquired Stardust

Janaina Medeiros
Three Goblin Art

Andulka

izzy's playlists!
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from China

seen from Türkiye
seen from United States

seen from Singapore
seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from Germany
seen from United States
seen from United States

seen from China
seen from United States
seen from United States
seen from Singapore
seen from China

seen from Malaysia

seen from United States
@udimelo9
For more follow @menfkme7
@xxxstudssss

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Yummy 👅😯
👀Like the view?👀 👉CLICK HERE👈
Merhaba, ismim Derya. Size kocamın beni başkasına nasıl siktirdiğini anlatacağım. Kocam ile benim uzun yıllardır mutlu süren bir evliliğimiz vardır. 36 yaşındayım ve bırakın başka ilişkiyi, elime erkek eli değmemiş amımı doktordan başkası görmemişti; ta ki o güne kadar. Kocamın cuckold fantazisi vardı ve sevişirken ara ara kulağıma , “yanımızda bir erkek olmasını istermiydin, şimdi bir yarak daha olacaktı ki, arkandan bir erkek daha dayasa ne hissederdin?” gibi sorular sorardı. Ben de o anın hazzı içinde bazen isterim bazen de istemem derdim ve sadece yatakta kalırdı. Ben bunu bir fantezi sanırdım ve hep öyle kalacak zannederdim. Ama öyle değilmiş. Ben beyaz tenli, etine dolgun ve kapalı bir kadınım. Kocam ise esmer tenli hafif göbekli ve kel bir erkektir. Yatakta iyidir ve asla beni orgazma ulaştırmadan boşalmaz, yalamayı sever, yalatmayı da ama ben pek sevmediğim için yalamam Bir gün tatil için Antalya'ya otele gitmiştik. Otelin lobisinde otururken karşımızda duran gayet genç, yakışıklı ve kaslı bir erkek dikkatimi çekti. Çünkü gözleri hep bendeydi ve süzüyordu. Ben kocamın yanında olduğum için bakamıyor ama kaçamak bakış atmadan da duramıyordum. Daha sonra sahile gittik ve o yakışıklı çocuk da hemen yanımızdaki şezlongda idi. Eşim denize gitmişti ben ise şezlongta bekliyordum zaten yüzmeyi de çok bilmem. Yandaki yakışıklı da denizde idi. Benim şezlongta yanlız olduğumu gördüğünden midir nedir bilmem denizden çıktı ve şezlonguna doğru gelmeye başladı. Kocam yanımda olmadığından daha rahat bakabiliyordum artık. Islak saçlarını geriye doğru elleriyle taradı. Kocam kel olduğu için bu bana çok seksi gelmişti. Göğüs ve karın kasları müthişti ve kılsızdı. Islak vücudu güneşte parlıyordu. Islak şortunun içindeki iri yarağı herşeyiyle belli idi. Soluk hali bile çok heybetli idi. Yürürken bacak arasında bir sağa bir sola yatıyordu, izlemesi harka idi. Öylesine dalmıştım ki yaklaştığını farketmedim bile. Ta ki “merhaba” deyince irkildim ve çok utandım. Yan tarafa uzandı. Yan gözle bakıyordum ve yarağı gerçekten müthişti kuzu gibi yatıyordu adeta. Akşam odadan lobiye inince eşim ile onun konuştuğunu gördüm ve beni görünce ayrıldılar. Eşime ne konuştuklarını sorduğumda hiiç dedi ve geçiştirdi. O gece kocamla sevişirken hep o yakışıklıyı ve iri yarağını hayal ediyordum ve eşim yine bi ara bir erkek daha istermiydin dedi ben de evet dedim hem de o lobide konuştuğun olsa müthiş olurdu deyiverdim. İkimizde çılgınca boşaldık ve o konuyu açmadık bir daha. Ertesi gün eşimle birlikte lobideyken yine eşim buraya oturalım demesiyle onun yanına oturduk. Geçen gün sevişirken onunla ilgili fantazi kurduğumu bilmesine rağmen eşimin yanına oturmak istemesi beni heyecanlandırmıştı. Konuşmaya başladılar adı Kenan'mış. Çok hoş sohbet biri idi. Uzun uzun sohbet ettik. Bekarmış. Konuşurken arada beni de kesiyordu, bakışıyorduk, gülüşüyorduk. Daha sonra odalara çıkmak üzere asansöre geçtik. Asansör biraz kalabalıktı ve Kenan arkaya geçerken siki kalçama değdi. Offf içim gitti. Çaktırmadan arkamı döndüm ve kalçamı ona doğru ittim. Siki kalçamın arasına girdiğinde aşağıya doğru uzandığını hissettim ama lanet olsun ki hemen kata geldik. Aynı katta indik. Eşim Kenan'ı odaya bir şeyler içmeye çağırdı. Odaya girdikten sonra eşim, cüzdanım aşağıda kalmış hemen geliyorum deyip hızlıca odadan çıktı gitti ve ben Kenan ile başbaşa kaldım. Kenan asansörden cesaret almış olacak ki ben pencereden dışarı bakarken arkamdan sokuldu ve sikini tekrar kalçama dayadı ve bu sefer çok daha sert ve kalındı artık. Zangır zangır titriyordum, ne bir şeey diyecek halim ne kaçacak yerim veya isteğim vardı. Kalçamda yarağı varken sağ elini arkamdan getirip sağ göğsümü tuttu, sol eliyle kafamı kendine çevirip dudaklarımdan öpmeye başladı. Amımın sulandığı ve hatta löp löp attığını hissediyordum bir yandan da eşimin gelmesinden korkuyordum. Daha sonra beni çevirdi ve daha ateşli öpmeye başladı. Ben de artık boynuna sarılmış deli gibi öpüşüyorduk. Beni aldı, duvara dayadı. Artık Yarağını amıma vuruyordu. Dudaklarımdan boynuma inerken bir yandan da gömleğimin düğmelerini çözdü ve gömleğimi çıkardı. Başörtümü sıyırıp attı. Elini arkama alıp, sütyenimi çözdü ve attı. Göğüslerim gözlerinin önündeydi ki çok geçmeden önce sağ göğsümü hafiften emip, göğüslerimin arasına kafasını daldırdı. Kocamı o ara unutmuştum ama beni artık Kenan ın elinden kimse alamazdı ne ben buna müsaade ederdim ne de Kenan. Bu bana garip bir rahatlık verdi. Sonra beni yatağ uzattı ve pantolonum ile külotumu aynı anda çıkardı. Artık tanımadığım bir adamın karşısında çırılçıplaktım. İlk defa kocamdan başka biri her yerimi görüyordu. Sonra göğüslerimden yavaş yavaş bacak arama kafasını getirdi ve sulanmaktan hoşaf olan amımı yalamaya ve dillemeye başladı. Zangır zangır titriyordum, hem yakışıklı, hem kaslı vücutlu hayalimdeki erkek kadınlığımı yiyordu resmen ve sik beni nolur sik beni diye yalvarmaya başladım ama o durmuyordu. Gözlerim kapalı idi kendimi geri atıyor kıvır kıvır kıvranıyordum ama o dudaklarını amımın dukalarından bir an olsun ayırmıyordu. Amımdan tekrar yukarı çıktı üstüme uzandı ve dudaklarıma yapıştı. Adamı öpmüyor resmen sömürüyordum, dilimi ağzının içine sokuyor ve dilini arıyordum, çok azmıştım. Üstündeki tişörtünü sıyırdığında ellerimi göğüslerinde gezdirdim çok sertti, kaya gibiydi. Üstüme tekrar uzanda ten tene değdi. Öpüşürken boynuma doğru öpmeye başladığında kafamı çevirince kapıda bekleyen kocamla göz göze geldik. Kapıda öylece durmuş izliyor ve sikini oynuyordu. Dedim ya karşıda çıksa artık beni Kenan ın altından alması mümkün değildi ama o da zaten şikayetçi görünmüyordu. Daha sonra ayağa kalktı ve pantolonunu çözdü, indirdi. Yarağı kiltonun içinde ve sulanmıştı, kıyamam. Sonra boxerını indirince öyle bir serbest kaldı ki, sallanmasıyla yarağının ucundan zevk sularının sünmesi bir oldu. Aslında sevmezdim ama hiç tereddüt etmeden o sularla birlikte yarağımı ağzıma getirdim, Kocamandı, damarlı ve uzundu. Kafası sıcacıktı tıpkı amım gibi. Sularını somurdum, ağzımın içine dolduğunu hissettiğimde de yuttum. Sonra yatağa uzanıp bacaklarımı açtım ve artık o müthiş yarağı içimde istiyordum. Kocamda yatağın kenarına oturdu ve elimi tuttu. Artık çok rahattım. Çünkü biliyordum ki herkes bunu istiyordu. Kenan bacak arama girdi, Yarağının kafasını önce götüme sürttü, sularıyla yıkadı götümü. Hafiften yüklenir gibi yaptı. Sokacak diye korktum çünkü götüme girseydi dağıtırdı herhalde. O da sokmadı zaten. Amımın ağzına getirdi. Amımın suları amımdan dışarı taşıyordu. Yavaşça kafasını amımın ağzına koydu. Ben deliriyordum. Amımı yukarı kaldırıp yarağını içime almaya çalışıyordum ama o sokmuyordu. Amım artık yangın yeri gibiydi. Kocamın elini de hiç bırakmıyor ve sıkıyordum. Bir kocama baktım bir Kenan'a. Yatağımda iki yarak vardı biliyordum ki bugün amım bayram edecekti ama sabırsızlanıyordum. Sonra Kenan yarağının kafasını amıma koydu. Offff. Ve santim santim içime girmeye başladı…. İlk başlarda çok anlamadım ama ilerledikçe anladım ki kocamınkiyle kıyaslanamaycak kadar kalındı. Soktukça amımı içerden açarak gidiyordu. Sanki… Amımı doldura doldura, aça aça ve yavaş yavaş… Sonra kafasının rahim duvarıma değdiğini hissettim ama o yüklenmeye devam etti belli ki hala dışarda kalanı vardı ve hepsini içime katacaktı. Rahmime yüklenip iyice zorladı ve nihayet taşaklarını götümde hissettim…. O an artık kendimi Kenan a ait hissediyordum. Kocam da çok zevke gelmiş olacak ki benim açık kalan ağzımdan dudaklarımdan öpmeye başladı ateşli bir şekilde. Sonra Kenan çıkardı ve hızlıca çaktı… Sonra tekrar ve tekrar… Göğüslerim ve bütün vücudum o çaktıkça sallanıyordu ve kocam beni öpmekte zorlanıyordu… Derken Kenan üzerime yatıp, eliyle çenemdem yakalayıp dudaklarımdan öpmeye başlayınca zavallı kocam çekilmek zorunda kaldı. Resmen kocamdan almıştı beni, ben de kocamın elini bırakıp Kenan a sarıldım. Kenan çok sert ve hızlı vuruyor, bir yandan da dudaklarımdan öpüyordu. Müthişti gerçekten. .. Sonra kalktı ve domal dedi bana. Artık erkeğim Kenan dı ve ne derse sorgusuz yapardım ki hemen kalktım ve ona karşı domaldım… Ve bu kez de arkamdan pompalamaya başladı… Bu sikişde ben orgazm oluyordum ama doymuyordum Kenan da durmadığı için devam ediyor zincirleme zevkler yaşıyordum… Amımdan kıvılcımlar çıkacaktı resmen… Ama değil kıvılcım amımı parçalasada feda olsun Kenan ıma… Koysun amıma, dağıtsın parçalasın beni… Sonra yatağa uzandı… Artık o müthiş yarağın üstüne oturma vakti idi. Hiç tereddüt etmedim hemen oturdum yağlı kazığa.. Sanki karnıma değiyordu.. Yarğına oturup Kenan un dudaklarına yappıştım,,,, Doyamıyordum sikilmeye öpmeye… Bu sırada kocamın götümü yaladığını hissettim… Kenanın ıslattığı yarağının kokusunu duya duya götümü yalıyordu… Kocama hiç saygım kalmamıştı artık kendimi Kenan a ait hissediyordum. Öyle ki gidiyoruz dese peşine takılır nereye demeden giderdim… Kocamın hep dp fantazisi vardı… Onun o da sikini çıkardı ve götüme dayadı. İki yarak birden yiyecektim. Ama Kenanın yarağı amımı öyle bir doldurmuştu ki göt deliğime içerden baskı yaptığı için götüme sokamıyordu kocam. Kenan yarağını geri çektiğinde tam girecek gibi oluyor amıma girince zavallı kocamın yarağı geri çıkıyordu…. Bir türlü giremedi götüme… Sonra Kenan ile birlikte aynı anda öyle bir geldik ki çığlık çığlığa anlatamam… Kenan döllerini amıma doldurmuştu… OHHHH…. Amım pamuk gibi kalmıştı…Kenanın yarağı da solarak yavaş yavaş amımdan çıkıyordu. Hiç halim kalmamıştı ve Kenan ın yanına uzandım. Uzanmamla birlikte kocamda fırsat bulmuş olarak üzerime uzandı, Kenanın döllerini doldurduğu hatta dışarı götüme doğru sızdığını hissettiğim amıma girdi…. Döllü amıma bir kaç kere girip çıkınca, o da çok zevklenmiş olacak ki hemen boşaldı…. Ve o da benim yanıma uzandı… İki erkeğimin ortasında yatıyordummm… Amım döl dolu bense bulutların üstünde… Kenan doğrulup kalktı, küçük bir öpücük kondurup, giyindi ve çıktı gitti… Ben yine kocama kaldım…. Beğendin mi sürprizimi dedi… Herşeyi ayarlamış aşkım benim…. O gün bir kaç saat sonra sonra tekrar tekrar seviştik. Elbette ben hep Kenan ı düşündüm…. Ama kocam söz verdi tekrar bein Kenan ın altına yatıracak… Sabırsızlıkla bekliyorum o günü…..

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Kocamın kızkardeşi Hatice, babalarının vefatından birkaç ay sonra kocamı arayıp,
“Abi miras işlerini halledelim, bak bizim paraya ihtiyacımız var!” diye tutturdu. Kocam da bana konsolosluktan vekalet verip,
“Sen git hallet, benim vaktim yok!” deyip beni Türkiye’ye yolladı.
Görümcem Hatice ve kocası Halit beni havaalanından alıp evlerine götürdüler. Onlarla hep iyi anlaşırdık, yaşlarımız da birbirine yakın olduğundan ilgi alanlarımız, zevklerimiz benzerdi. Birlikte olduğumuzda gezer, tozar, çok iyi anlaşırdık.
Evlerine gidince duş aldım, hep birlikte akşam yemeğini yedik. Sohbet muhabbet derken vakit gece yarısı olmuştu. Onların çocukları alt katta, biz üst katta yatacaktık. Ben bana verilen odaya geçip yattım.
Aradan ne kadar zaman geçti bilmiyorum ama, bir inilti ile uyandım. Biraz kulak kabartınca olayı anladım. Yan odada görümcem kocası ile sevişiyorlardı. Duvarlar o kadar ince ki, sanki yanımda sevişiyorlar… Bütün zevk seslerini, inlemelerini, mırıl mırıl ahlaksız konuşmalarını, yatağın bitmek bilmez gıcırtısını net bir şekilde duyuyordum.
Şimdi bitirirler, onlar da uyur, ben de rahat ederim diye düşündüm önce… Fakat olmadı, bizimkilerin sevişmesi bir türlü bitmek bilmiyordu. Tam bitti derken gıcırtılar, sesler tekrar başlıyordu.
İlk başta bitirseler de bir an önce uyusam diye düşünürken elimi kasıklarımda buldum. Canımı çektirmişti azgın köpekler… Onlar yan tarafta inleye inleye zevkle sikişirken ben de kendi kendimi tatmin edip rahatladım. Ama onların sikişi daha bitmemişti.
İçime şeytan girdi o anda… Bunca zamandır ne yapıyorlar bunlar, bu kadar uzun süren seks olur mu? Nasıl bir erkeklik gücü var bizim damatta? Gidip anahtar deliğinden onları seyredecektim.
Yavaşça yataktan çıkıp, ayak parmaklarımın ucuna basarak yan odanın kapısına kadar geldim. Kapı tam kapalı değildi, dışarıdan gelen ay ışığı içerisini gündüz gibi aydınlatmıştı. Yatak odasındaki sürgülü gardrobun boydan boya aynasından her şey çok rahat görünüyordu.
Heyecanlanmıştım. Canlı porno seyrediyordum sanki… Yatakta birbirine saldıran çıplak vücutlar öyle iştah açıcı, öyle güzel görünüyorlardı ki… Yarım saatten beri sikişmelerine rağmen Halit daha boşalmamıştı. Oysa benim kocam en fazla beş dakika siker boşalırdı. Eğer yorgun değilse ikinci postayı siker, o da en fazla on onbeş dakika sürerdi…
Halit üstünde oturup kalkan Hatice’yi içinden çıkmadan döndürüp yatağa sırt üstü yatırmış, bacaklarının arasına girmiş vaziyette sikiyordu. Sikini Hatice’nin amından çıkartıp birkaç kez klitorisine, am dudaklarının arasına sürdü. Cop gibi belinden tutup kadının amını sikiyle tokatlayıp bağırttı, sonra tekrar içine soktu.
Loş ışıkta elinde tuttuğu aleti tam anlamıyla görememiştim, ama görebildiğim kadarıyla bayağı büyük ve kalındı. Yaklaşık on dakika daha siktikten sonra Hatice yalvarmaya başladı,
“Hadi koçum bitir artık!” diye yalvarıyordu. Halit,
“Tamam orospu, geliyorum!” deyip hızlandı. Bir süre daha gidip geldikten sonra içinden çıkardığı sikini Hatice’nin ağzına verdi. Şimdi büyüklüğünü daha net görüyordum. Rahat 25 santime yakın bir siki vardı. Kocamınkinin neredeyse iki katı ve daha kalındı.
Tamam, ilk olarak yabancı sik görmüyordum, ama bu kadar büyüğünü pornolar hariç, canlı olarak hiç görmemiştim. Halit Hatice’nin ağzına boşaldığında ben de yavaşça odama geri döndüm, ses olmasın diye kapıyı aralık bıraktım, tam kapatmadım. Gece rüyalarımda Halit’in kol gibi sikiyle uğraştım durdum sürekli…
Sabah banyodan gelen su sesleri, görümcemin yan taraftan gelen konuşması ile uyandım. Kocasına,
“Gürültü yapma, yengem yoldan geldi uyanmasın, git aşağıda televizyon izle ama sesini çok açma!” diyordu.
Koridorda Halit’in ayak seslerini duyuyordum. Benim odamın kapısının önüne gelince ayak sesi birden durdu. Hay allah, gece benim onları izlediğim gibi, demek ki Halid de beni röntgenliyordu.
Üzerimdeki battaniye ayaklarıma kaymıştı gece uyurken… Normal şartlarda battaniyeyi çekip örtünmem, açılan yerlerimi kapatmam gerekirdi. Fakat onun yerine, uykumda döner gibi yaptım. Bu arada popomu kaşır gibi yaparak geceliğimi belime kadar çekip çıplak kalçalarımı geceden aralık kalan oda kapısına çevirdim. Zaten külotsuz yattığımdan amımı götümü damada sergilemiştim.
Heyecandan titriyordum. Gece karısının amında gidip gelen adamın kol gibi siki gözümün önünden gitmiyordu. Çıplak kalçalarımı, heyecan ve arzudan kabaran kadınlığımı seyreden Halit’in koca siki beni görünce kalkmış mıdır acaba? Bütün gece becerdiği karısından sonra benim götümü beğendi mi? İçeri girer mi? Beni de becermek ister mi?
Sorular kafamın içinde dönüp duruyordu. Hatice yatak odasından çıkıp koridora gelince mırıltı tonunda konuşma geçti aralarında, Halit aşağıya indi. Hatice yataklarını toplayıp duş aldı, kahvaltıyı hazırlayıp beni kaldırmaya geldi.
“Yenge kalk ta kahvaltı yapalım, bugün resmi daireler kapalı, nasıl olsa bir işlem olmaz, Halit bizi pikniğe götürecek!” dedi.
Kalkıp duş aldım ve kahvaltıya indim. Hava sıcak olduğundan rahat bir elbise giydim. Memelerim sütyene ihtiyaç duymayacak kadar dik ve diriydi. Altıma da bir şey giymedim, zaten külot giymesini sevmem.
Kahvaltıdan sonra komşuları ve birkaç aile dostları ile deniz kenarında bir yere gittik. Çocuklar gelmemişti. Adamların kimi ağaç gölgesinde yatıyor, kimi balık tutuyordu. Kadınlar da yiyecekleri hazırlıyordu. Bir ara Hatice’yi biraz ileride erkeklerden biriyle bakışıp frikik verirken gördüm.
Diğerleri görmediğinden rahat hareket ediyor, resmen bilinçli yapıyordu. Oturup kalkarken eteğini fark edilmeyecek şekilde bacaklarından yukarıya sıyırıyordu.
Bulunduğum yerden ben de görebiliyordum, altında külot yoktu haspanın, adama amını gösteriyordu. Adam çekingenliği bırakmış, gözlerini Hatice’nin eteğinin altındaki hazinelere dikmişti.
Benim baktığımı fark etti sonunda, hiç umursamadan eteğini düzeltti. Umursamaz hareketlerle yanıma geldi. Sanki elin adamına külotsuz olduğunu gösteren o değilmiş gibi… Gülerek,
“Kolay gelsin!” dedim. Anlamamış gibi,
“Ne kolay gelsin yenge?” dedi. Enayi yerine koyması ağrıma gitmişti,
“Yaa anlamazdan gelme, adama her yanını gösterdin, düpedüz kendini teşhir ettin, her şeyi gördüm!” diyerek üsteledim. İnkar etmesi beni sinirlendirmişti. O ise gayet rahattı,
“Amann… Ne olmuş ki, gösterince amım eksilmez ya! Sen sabahtan kocama gösterdin, bir şeyin eksildi mi?” Şaşırdım önce… Sabah hiçbir şey söylememişti oysa… Bir şey söylemeyince fark etmediğini zannetmiştim.
“Nasıl yani? Ben… Uyuyordum, açılmışım…” falan diye kekeledim.
“Ben erken saatte odanın önünden geçerken uyuyordun, üstün örtülüydü. Sonra kocam geçerken açtın! Bunu bilinçli yaptın, bilmiyomuyum sandın?” deyip boynuma sarıldı Hatice, ekledi,
“Korkma yenge, abime söylemem. İstediğine göster, istediğine siktir. Çok beğendiysen, arzu edersen kocama da ver. Ne istersen onu yap!” dedi ve güldü. Şaşırıp kalmıştım. Kocasına çıplak götümü gösterdiğimi biliyor ve umursamıyordu bile… Ne azgın kadındı bu böyle…
Piknikte akşam üstüne kadar yenilip içildi eğlenildi. Akşam eve dönme zamanı geldiğinde erkekler içkili olduğundan arabaları kadınlar kullandı. Eve geldiğimizde Hatice’nin çocukları yoktu. Babaanneleri biz rahat edelim diye bir not bırakıp çocukları yanına almış.
Biz de duşlarımızı aldık, üstümüzü değiştirip, rakı sofrası kurduk. Halit oturuyor, biz iki kadın hizmet ediyorduk. Mutfaktan meze, rakı falan getirip masayı hazırlarken gözü sürekli benim üzerimde dolaşıyordu adamın… Masa hazırlandı. Oturduk içmeye ve sohbete başladık. Havadan sudan konuşurken Hatice lafı pikniğe getirdi. Kocasına,
“İsmail benim için bir şey dedi mi?” diye sordu. Kocası da,
“Göstere göstere adamı bitirmişsin valla karıcım! Ağzının suları akıyordu.” deyip güldü. Hatice de,
“Ne yapayım onlar başladı. Karısı, Sevim sana gösterince ben de açtım, İsmail’e gösterdim!” dedi, gülüştüler. Ellerindeki rakı kadehlerini tokuşturup beni de kadeh kaldırmaya zorladılar. Ben kadehleri yuvarladıkça ilk şoku atlatmıştım. Onlarla birlikte konuşmalarına gülüyor, ortama ayak uydurmaya çalışıyordum. Rahatlamıştım. Hatice rakısını yudumladıktan sonra,
“Yengem de görmüş ben İsmail’e gösterirken, kolay gelsin dedi hatta..” diyerek güldü.
Ağzım açık kalmıştı. Ne kadar rahat insanlardı bunlar böyle… Ne birbirlerinden çekiniyorlardı, ne de yanlarında benim olmam engelliyordu onları… Kocası elini cebine sokup bir string külot çıkardı, Hatice'ye gösterip,
“Bak bu külot Sevim’in… Piknikten sonra sen bulaşıkları yıkarken ağaçların altında ayak üstü ifadesini alıverdim. Islanmış donunu da cebime soktu azgın kaltak!” dedi.
“Eh, bir pundunu bulur, külodun içindeki amcığa da sokarsın kocacım.. Madem Sevim kuyruk sallamış sana, halletmezsen olmaz. Komşumuzdur, bir iyilik yapıver orospuya…” dedi karısı… Halit bana bakıp elindeki külodu koklayıp bana doğru uzattı,
“Sen de böyle şeyler giyer misin Gül?” diye sordu. Ben bir yandan onların rahat tavırları, bir yandan iki kadeh rakının etkisiyle iyice gevşemiştim. Eteklerimi kaldırıp altımda hiç bir şey giymediğimi onlara gösterdim,
“Ben öyle şey kullanmıyorum canım… Böyle külotsuz gezmeyi daha çok seviyorum!” diye amımı gösterdim…
“Ooo” diye beğeni dolu sesler geldi bizimkilerden, gülmeye başladılar. İçtiğimiz için hepimiz rahatlamış, dilimiz çözülmüş, rahat konuşuyorduk. Ben Halit’e merak ettiğim, beynimin içini kurcalayan soruyu sordum o rahatlıkla,
“Karın başkalarına amını gösteriyor, ya kalkıp kendini siktirirse? Hiç çekinmiyor musun böyle bir şeyden?” dedim. Halit gülerek,
“Benim siktiğim kadın kolay kolay başka yarak altına yatmaz, yoksa hayal kırıklığına uğrar!” dedi.
“Yaaa? Sikine çok mu güveniyorsun?” dedim.
Halit önce Hatice’ye bakıp sonra bana,
“İstersen deneyelim, bak gör, kendin karar ver!” dedi. Hatice’ye baktım, yine şaşırtmayı becermişlerdi beni…
“Yok artık, karının yanında becerecek halin yok ya…” dedim. Hatice gevrek gevrek güldü,
“Bana uyar valla! Problem yok yenge… Canın ne istiyorsa yapabilirsin. Arslan gibi kocam var benim.. Azgın boğamın siki herkese yeter…” dedi.
“Nasıl sikmiş bu böyle yaa…” dedim şaşkınlıkla…
Daha benim cümlem bitmeden Halit kalktı. Pantolonun önünden sikini çıkartıverdi. Konuşmaların etkisiyle azmıştı herhalde, gece gördüğüm canavar uyanmış, bu kez yarı sert, burnumun dibinde duruyordu.
Bana yaklaştı, sikini tutup ağzıma soktu. Başını ağzıma ancak alabiliyordum. Dudaklarımı kapattım sıkıca, gövdesini iki elimle kavrayıp oral yapmaya başladım. Sikinin tam olarak kalkması, taş gibi olması uzun sürmedi…
Eteğimi yukarı kaldırıp önüme diz çöktü ve zaten külotsuz olan kızışmış amımı yalamaya başladı. Hatice karşımızda oturmuş, hem bizi seyrediyor, hem de amıyla oynuyordu.
Halit amımı öyle güzel yalıyordu ki, gelmem uzun sürmedi. Kasıla kasıla boşaldım. Sonra Halit bir çırpıda soyundu, çırılçıplak yere uzanıp havaya dikilen kazığı işaret etti bana,
“Gel üzerine otur bakalım.” dedi. “Ağzını siktim, biraz da amına koyayım senin…”
Görümceme baktım, oturduğu yerde elini apış arasına götürmüş okşayıp duruyor, parlayan gözlerle bizim yaptıklarımıza bakıyordu. Canlı porno izliyordu kahpe… Kocasının yengesini nasıl becerdiğini izliyordu.
“İzin var mı görümce? Kocanın sikini biraz ben kullanabilir miyim?” diye sordum, yanıtını biliyordum elbette…
“Sorduğun kabahat yenge… Otur üstüne de bak bakalım gerçek yarak nasıl oluyormuş, öğren…”
Kalkıp eteğimi belime sıvadım. Az önceki boşalmam nedeniyle içinden sıvılar akan amımı aletin başına nişanladım. Dudakların arasına sürttüm bir iki, sonra da o devasa sikin üzerine oturmaya başladım. Yavaş yavaş… Zorlaya zorlaya…
Halit'in kalın sikinin içime giren her santimi hissediyordum. Muhteşem alet içimi doldurmuştu, bacaklarım titriyordu. Kalınlığı amımı geriyor, bacaklarımı ayırabildiğim kadar ayırmama rağmen giriş çıkış zorluyordu.
Sonunda benim rahat hareket edemediğimi gören Halit, beni sırtüstü yatırıp bacak omuza yaptı. Kendi işini kendi görecekti. Amıma seri şekilde sokup çıkarmaya başladı. Bir süre sonra ıslaklığı artan amımda rahatça gidip gelebiliyordu. Bense altında kıvranıp duruyor, altımdaki halıyı tırnaklarımla yoluyordum zevkten…
Daha sonra üzerimden kalktı. Kol gibi sikini amımdan çıkardı. Hayal kırıklığıyla bacaklarım açık yatıyordum öylece… Halit gözlerimdeki sorguyu ve hayal kırıklığı ifademi görünce güldü.
“Baksana Hatice, yengen nasıl bakıyor sikime… Öksüz çocuk gibi aynı…” dedi. Bana döndü, sikini göstererek,
“Korkma yavrum… Seni defalarca boşaltmadan bırakmam, merak etme sen… Seni yarak yemeye doyurucam bugün…”
Belimden tutup beni çevirdi. Domaltıp arkama geçti, sikini arkadan bir hamlede dibine kadar amıma soktu. Bir çığlık attım can havliyle… O yirmibeş santimlik yarak köküne kadar girmişti amcığıma…
Gidip gelmeye başladı arkamda… Kasıkları göt yanaklarıma çarpıp duruyor, beni bitiriyordu. Hatice de gelip önüme yattı ve
“Hadi yenge, amımı yala!” dedi. Şaşırdım.
“Ben am yalamam!” dedim. Suratıma bir tokat patlatıp,
“Orospu, ne demek yalamam? Kocama kendini siktiriyorsun bir güzel, benim canım yok mu? Yala şu amımı! Yoksa söylerim kocama, piç gibi yaraksız, sikilmeden ortada bırakır seni…” deyip saçlarımı tuttu amını ağzıma yapıştırdı…
Hayatımda ilk olarak am yalıyordum. Biraz yaladıktan sonra am yalamak benim de hoşuma gitti. En büyük zevklerimden biriydi amımı yalatmak… Bayılıyordum amımın yalanmasına… Nasıl yalanır, nasıl oral yapılır, iyi biliyordum, Haticenin amını yalarken parmaklarımı da amına sokmaya başladım.
Önce bir iki, derken dört parmağımı, sonra elimi olduğu gibi amına soktum. Ellerim büyük değil… Zaten her gün Halit’in kol gibi yarağını yiyen kadının amı narin elimi bileğime kadar amına alabilmişti. Sürekli sokup çıkarıyordum.
Üçümüz de zevkten inliyorduk. Ne kadar sikildim bilmiyorum, kaç kere orgazm oldum saymadım. Halit böğürerek içime boşaldı. Sonra yan tarafa yatıp beni yanına çekerek,
“Nasıldı?” diye sordu. Sadece,
“Şahaneydi!” diyebildim. “Öldürdün beni zevkten… Bittim…”
O hafta sonu Halit hem Hatice’yi hem de beni evire çevire sikti. Hatta bir ara piknikte külodunu bırakan Sevim de oturmaya gelmişti. Onu da halletti aygır herif… Bağırta bağırta sikti kadını… Evine zor kaçtı.
Pazartesi günü miras işlemlerini yaptık. Bütün resmi işlemlerin bitmesine rağmen kocama daha işlerin sürdüğünü söyleyip, bir hafta daha onlarda kaldım ve Halit’in kocaman yarağını yedim…
Şimdi yine memlekete gitmenin, Halit’e kendimi siktirmenin hesaplarını yapıp duruyorum. Çünkü artık kocamın siki beni tatmin etmiyor, amım kol gibi yarak istiyor.
Dediği doğru çıktı Halit’in… Benim yarağımı yiyen kadın başka yarak aramaz, hayal kırıklığına uğrar demişti. Gerçekten de hayal kırıklığı içindeyim.
Öyle arıyorum ki onun yarağını… Bana verdiği zevkleri… Beni bulutların üzerine uçurmasını…
İsmim Ercüment, yaşım 33, İzmir'de yaşıyorum ve bir fabrikada vardiyalı olarak çalışıyorum. Karım benden bir yaş büyük, iri göğüsleri ve yuvarlak götüyle, çay bardağı gibi ince belli vücuduyla çok seksi bir kadındır.
Geçen ay köyden aradılar, karımın bir akrabasının oğlu olan Oktay İzmir'e kısa süreli eğitim için gelecekmiş. Ona ucuz bir otel veya pansiyon gibi bir yer ayarlamamızı istediler.
Biz de, çocuk yabancı yerde kalıp zorlanmasın, akrabamızdır, masraf olmasın diyerek bizimle kalmasını önerdik. Kabul ettiler ve Oktay bizde kalmaya geldi. Oktay 17 yaşında, orta boylu, iri yapılı, sarışın ve saf bir gençti. Pek kullanmadığımız küçük odayı onun için düzenledik, hazırladık. Bizimle beraber kalmaya başladı.
Karımın akrabasıydı evet ama, ne de olsa ergenlik çağında bir delikanlıydı. Ben işteyken karımla evde yalnız kalacak olması ilk başta biraz düşündürdü beni… Sonra kişiliğini tanıdıkça içim rahatladı. Efendi, sakin, sesi soluğu çıkmayan, çekingen yapılı bir çocuktu. Gündüzleri okulda, akşamları evdeydi.
Fabrikada birlikte çalıştığım Necati isminde bekar ve çapkın bir arkadaşım var. Gömlek değiştirir gibi sevgili değiştirir, onları nasıl siktiğini bana anlatır sürekli…
Bir gün evli bir kadını siktiğini anlattı. Ben inanmayınca da telefonunu çıkarıp kadını nasıl siktiğinin videosunu izlettirdi. Yatak odasına taktığı gizli kamerayla kayıt yapmıştı. Videonun çözünürlüğü oldukça yüksekti ve ses kalitesi de çok iyiydi. Necati yarağı amına gömdükçe kadından yükselen feryatları, zevk inlemelerini her şeyi kaydetmişti.
Beynimde ampul yandı. Gündüz ben işteyken eve gizli kamera koyabilirdim. Evde neler olup bittiğini naklen izleyebilir, hatta Necati gibi kayıt yapabilirdim. Bunu aklımın bir köşesine yazdım. O gece karımla yatak odamıza çekilince,
"Aşkım, bizim Necati yine sevgili değiştirmiş. Bu sefer evli bir kadın düşürmüş puşt... Kadını nasıl siktiğini de izlettirdi bana, gizli kamerayla kaydetmiş..." diyerek, en ince ayrıntılarına varıncaya kadar karıma videoda gördüklerimi anlattım.
Yatakta böyle şeyleri konuşunca karımın da benim gibi azdığını bildiğim için anlatırdım hep... Yine aynı şey oldu. Ben Necati'nin evli kadını nasıl siktiğini videoda izlediklerimi ballandırarak anlatınca azdı, kudurdu. Daha anlatacaklarım bitmeden biz sevişmeye başladık.
Karımı domalttım, çıkan 'Şap, şap, şap!' sesleri eşliğinde Ah'laya Oh'laya sikişiyorduk. Bir ara gözüm kapı altından sızan koridor ışığına takıldı. Tam bizim odanın kapısının altında bir gölgelenme vardı.
Anladığım kadarıyla Oktay bizim yatak odasının kapısındaydı ve bizi röntgenliyordu galiba... Bir an durdum. Sonra da yabancı bir erkek gözünün seksi karımı nasıl hoyratça, bağırtarak siktiğimi izliyor olması fikri hoşuma gitti.
Lanet olsun, çok tahrik edici bir şeydi bu… Hiç bozuntuya vermeden karımı sikmeye devam ettim, hatta daha da artırdım tempoyu... Karımın suyunu çıkarana kadar sikip, böğüre böğüre içine boşaldım.
Necati'nin gizli kamerası varsa, benim de kapının arkasında gizli bir izleyici gözüm vardı. Karımı nasıl zevkten inlete inlete siktiğimi duyabiliyordu. Sikişmemiz bitip yatağa devrildik karımla… Bizim sikiş seslerimiz kesilince gölge birden kayboldu ve koridorun ışığı söndü. Odamızdaki ebeveyn banyosunda duş aldık ve yattık.
Ertesi gün işteydim. Çalışıyordum ama, aklımdan çıkmıyordu kapımızın arkasındaki gölge görüntüsü... Oktay efendi bizi izliyor ve muhtemelen otuzbir çekiyordu. Oğlan çok gençti. Büyük olasılıkla gözü açılmamış, daha milli bile olmamıştı. Konu açıldığında utancından yüzü kızarırdı.
Hiç Oktay'dan beklemediğim bir hareketti bu… Fakat, nedense ona kızamıyordum. Tam aksine bizi sikişirken izlemesi, dinlemesi garip bir heyecan bile vermiş, nedense beni tahrik etmişti.
O gece de karımla yatak odamıza çekilip sikişmeye başladık. Ben yine kapının altında beliren gölgeyi fark ettim. Bizim küçük sapık yine iş başındaydı. Anahtar deliğinden bizi gözetliyor, dinliyordu. Karımın kulağına fısıldayarak,
“Bozuntuya verme aşkım, Oktay bizim kapının önünde, bizi izliyor!” dedim. Karım bunu duyunca paniklese de, ben hiç bir şey yokmuş gibi, karımı sikmeye, amını pompalamaya devam ettim. Karım telaşla fısıldayarak bana engel olmaya çalıştı.
“Ne yapıyorsun? Çocuk kapının önünde bizi dinliyor, sen beni zevkten ciyak ciyak bağırtıyorsun. Yapma artık, kes şunu, sikme beni…”
“Kızım bu yarak kalktı artık, tillahı gelse seni sikmeden bırakmam.” dedim bacaklarının arasında inip kalkarken… Beni engellemeye çalışan ellerini yatağa bastırıp sikmeye devam ettim.
“Off… Yavaş… Canım yanıyor. Ama hayatım, kendimi tutamıyorum, beni çok bağırtıyorsun. Bir de şaplata şaplata, vurdura vurdura sikiyorsun. Çocuk hepsini duyuyor.”
“Siktir et bebeğim, duyarsa duysun. Kardeş değiliz biz, karı kocayız. Tabi ki sikişicez. Yatak odasında ne yaptığımızı zannediyor ki oğlan… Karımı sikiyorum, en doğal hakkım…”
Sevişmeye devam ettik. Yarağı gömdükçe zevke gelen karım da itiraz etmeyi bıraktı artık… Evire çevire, her deliğinden siktim karımı… Sonunda yine ayı gibi homurdanarak, karım zevkten kasıla kasıla, neredeyse bağırarak aynı anda boşaldık.
Sonunda sakinleştik, orgazm kasılmaları bitti. Kapının önündeki gölge hareket etti, ortadan kayboldu. Biz de kalktık ve duşa girdik. Yıkanırken karım,
“İnanmıyorum ya, Oktay efendi çocuk, yapmaz öyle şey! Yanlış görmüş olamaz mısın?” deyince, ben de,
“Hayır canım, yanlış görmedim. Ama sen inanmıyorsan, bunu sana ispatlarım. Ne olduğunu öğrenmenin çok kolay bir yolu var!” diyerek planımı anlattım.
Kamera olayını kabul etti karım... İçin için seviniyordum, bir taşla iki kuş vuracaktım. Hem yaramaz oğlanın bizim kapının arkasında neler yaptığını görebilecektik, hem de ben evi 7/24 kontrol altında tutabilecek, ben işteyken olan biten her şeyi görebilecektim.
Kamera sayesinde evdeki küçük röntgenci sapığın benim sikişe doymayan, her gece yarak isteyen karımla iş tutup tutmadığını görecek, evde bütün gün yalnız kalan ikilinin beni boynuzlama ihtimalinin doğruluğunu test edebilecektim.
Sabah mesaiye gittiğimde, Necati'ye o gizli kamerayı nerden aldığını, markasını, modelini, görüntüyü nasıl cep telefonuma aktaracağımı ve kaydedeceğimi falan en ince ayrıntısına kadar sordum. Necati,
“Vayy, demek yengemle fantezi yapıp kaydedeceksiniz ha?” dedi önce...
“Bakalım, yengende bir deneyelim de… Sonra belki ben de senin gibi evli karı sikerim, lazım olur.”
“Ee, ben de o görüntüleri izlemek isterim ama… Sana ben ilham verdim, hem de yaptığım kaydı sana izlettirdim. Bana borcun var.”
“Siktir lan ibne…” dedim gülerek… “Godoş muyum ben karımı nasıl sana siktiğimi göstereyim. Başka karı olursa tamam… Hadi anlat bakalım şu işi bana, öğreneyim.”
Necati bana kamera hakkında öğrenmek istediğim şeyleri anlattı. O anlatırken benim aklım şeytanlığa çalışıyordu bir yandan...
Karımı sikerken videoya çekip bu zamparaya göstersem… Ben karımı çırılçıplak sikerken, amına götüne koyarken izlese… Bizi sikişirken porno film izler gibi izledikçe siki kalksa ibnenin…
Ne varmış bunda? Videoda siktiğim kadının karım olduğunu söylemem Necati'ye gösterirken, tanımıyor ki karımı… Orospunun birini siktim derim. Nasıl tepki göstereceğini, karım için neler söyleyeceğini heyecanla beklerim. Yatakta benimle çırılçıplak sevişen karımın amına götüne bakıp yarağı kaldırınca ben daha beter kudururum.
Off… Fantezinin dibi amına koyayım. Yoksa ben gerçekten godoş bir koca mıyım? Resmen değişim geçiriyordum. Karımla sikişirken evdeki yabancıya izlenmekten tahrik olduğum gibi, üstüne bir de Necati'ye karımı çırılçıplak gösterme fantezileri kuruyordum. Bunun adı pezevenklik değil de ne?
Neyse… İş çıkışı gidip kameranın aynısından bir tane de ben aldım. Akşam eve gittiğimde Oktay yoktu her zamanki gibi… O gelmeden kamerayı koridora, bizim yatak odasının kapısını net görecek şekilde yerleştirdim, cep telefonumda gerekli ayarlamaları yaptım. Çok heyecanlıydım, çok...
O gece de yine karımla uzun uzun sikiştik. Her ne kadar neler hissettiğini bana itiraf etmese de, olayın heyecanı karımı da sarmış gibiydi. Daha bir ateşliydi, daha çok zevk alıyordu sanki… Bir önceki sevişmemizde olduğu gibi bağırtarak, inleterek siktim karımı…
Hani bırakın kapı arkasını, komşular bile duyabilirdi zevk feryatlarını… Sevişmiyor, yatakta savaş yapıyorduk sanki… İkimiz de alabildiğine tahrik olmuş, alabildiğine kendimizi kapıp koyvermiştik.
Duştan sonra tekrar yatağa geçip telefonumu açtım. Benden sonra küçük havluya sarınıp yanıma uzanan karımla birlikte kamera kaydını izledik. Benim haklı olduğum ortaya çıktı. Video kaydında, biz içeride sikişmeye başladıktan sonra Oktay kapımıza geliyordu hırsız gibi…
Önce eğilip anahtar deliğinden bakıyordu. Küçük anahtar deliğinden ne görebildiğini bilmiyordum. Fakat seslerimizi duyduğu kesindi. Holdeki kamera bizim kapısı kapalı yatak odasındaki seslerimizi bile kayıt altına almıştı. Çok kısık gelse de yine duyuluyordu.
Oktay kapımızın önünde diz çökmüş, gözü anahtar deliğinde iken şortunu biraz indirip yarağını çıkardı ve sıvazlayarak otuzbir çekmeye başladı.
“Vay namussuz piç vay…” diye öfkeyle tısladı karım… “Acıyıp eve aldık, şu yaptığına bak… Utanmadan bizi dinleyip otuzbir çekiyor.”
“Şşşt… Bırak da sonuna kadar izleyelim.”
Karım sustu, videoyu izlemeye devam ettik. Oktay kapının önünde sikini sıvazlayıp durdu dakikalar boyu… Biz sikişimizi bitirirken de avucuna boşalıp kapının önünden çekildi, odasına gitti.
Karım öfkelenmişti, ben engel olmasaydım gecenin o saatinde Oktay'ı evden kovacaktı. Karıma,
“Sakin ol hayatım. Sinirlenmene hiç gerek yok. Ne de olsa Oktay genç bir erkek… O yaştaki biri için bu gayet normal bir ihtiyaç…” dedim.
“Ne geniş adamsın kocacım… İhtiyaç diyorsun da… Oğlan bizi dinleye dinleye otuzbir çekiyor. Belki de beni çırılçıplak yarak yerken görüyor. Hiç mi kızmadın, beni hiç mi kıskanmadın?”
“İlk gördüğümde ben de senin gibiydim. Ama sonradan düşündükçe çocuğa hak verdim hayatım… Hem evden siktir etsen akrabalara ne diyeceğiz? Hem çocuk rezil olacak, hem de biz… Sakin ol lütfen…”
Karım sakinleşti biraz… Ben bir süre daha konuşup onun doğal tepkilerini yatıştırmaya çalıştım. Ben anlattıkça yavaş yavaş fikri değişti, o da benim gibi düşünmeye başladı. Öfkesi iyice yatışınca,
“Şunu başa al da bir daha seyredelim!” dedi. “Madem ki genç delikanlının ihtiyacıymış… Azgın piçin nasıl ihtiyaç giderdiğini bir daha göreyim.”
Karımın bu isteği beni biraz şaşırtsa da, videoyu başa aldım ve yeniden seyretmeye başladık. İlk seyrettiğimizde de heyecanla seyretmiştik, ama ikinci seyredişimizde çok daha farklı bir duygu vardı. İkimiz de tahrik olmuştuk.
İzlerken karım bir bacağını üstüme atmış, amını kıllı bacağıma dayamış sürtünüyordu. Amından süzülen sular kıllarımı ıslatmıştı. Bir yandan da elini sertleşmiş yarağıma atmış sıvazlayıp duruyordu.
Video bitince karım üstündeki yarım havluyu fırlatıp atıverdi. Sonra da beni üstüne çekti, bacaklarını ayırdı. Videonun etkisiyle taş gibi olmuş yarağımı amına soktuğumda vajinasının içleri daha önce hiç görmediğim kadar ıslaktı.
“Ohhh… Sik beni aşkım…” dedi omuzumu dişleyerek… “Azgın piç, beni de azdırdı. Fena halde sikilmek istiyorum şu anda…”
“Sorma karıcım, ben de fena oldum. Ohhh… Amcığın su içinde kalmış.”
“Çok zevk alıyorum çünkü… Ohh… Sik kocacımm… Sik karını…”
“Aşkım, şeyi fark ettin mi? Oğlan daha onyedi yaşında ama, siki benimkinden daha büyük…”
“Evet kocacım, fark ettim. Siki daha büyüktü. Daha pembe beyaz… İştah açıcı… Senin sikin gibi koyu değil. Hadi… Bırak konuşmayı, devam et sen… Sik beni diyorum.”
“Ohhh… İştah açıcı ha? Seni fahişe seni… Seni azgın seni… Al bakalım... Pembesini veremedik ama, koyu renkli yarağı koyayım amcığına…”
Evlilik hayatımızın en sessiz, en kısa fakat en heyecanlı ve tatminkar sikişini yaptık. Karımın bu kadar çabuk orgazm olduğunu hiç görmemiştim. Beş dakika sürmeden ikimiz de boşalıp rahatladık. Nefes nefese yatağa serildik.
Başımı çevirip baktım, karımın gözleri tavandaydı, memelerini okşuyordu dalgın dalgın… Elimi uzatıp benden taraftaki memesini avuçlayıp sıktım, meme ucunu ovaladım,
“Ne düşünüyorsun canım? Oktay'ın sikini mi? Çok mu tahrik etti seni oğlanın yarağı?” diye sordum gülümseyerek… O da güldü, elime vurdu,
“Amann… Sen de az sapık değilsin. Ama evet… Küçücük oğlan sikini sıvazlarken, elindeki alet keser sapı gibiydi. Doğrusu epey şaşırdım. Ağzım açık kaldı.”
Bundan çıkan sonuç ortadaydı. Sikişirken Oktay'ın bizi dinlemesi, belki de yarım yamalak delikten bizi izlemesi ikimizi de müthiş tahrik etmişti. Aklıma daha farklı şeyler geliyordu. Kapıyı aralık bırakıp, sanki farkında değilmişiz gibi kendimizi teşhir etmek daha da heyecan verici olabilirdi.
Ertesi gece yine yatak odamıza çekildiğimizde düşündüğümü uyguladım. Kapıyı hafif aralık bıraktım. Soyunup sevişmeye başlayacağımız sırada, karım,
“Napıyorsun Ercüment, kapıyı kapat! Neden açtın ki?” dedi.
“Bir şey olmaz! Bırak şimdi, amına koduğumun kapısını siktirtme…” diyerek karımı domalttım ve bir anda yarağı geçirip sikmeye başladım.
“Ohhh...” diye bir feryat kopardı karım… Kızışmış amına yarak girince kapı olayına itiraz etmeyi bıraktı. Ama sikilirken bir yandan zevkle inliyor, bir yandan fısır fısır konuşuyordu.
“Aşkım, anahtar deliğinden bakmaya, sesleri dinlemeye benzemez bu… Çocuk her şeyimizi görecek. Beni, karını çırılçıplak görecek. Beni nasıl siktiğini görecek. Sanki porno film seyreder gibi bizim sikişmemizi izleyecek. Sen nasıl bir pezevenksin, sapık kocam…”
“Bırak izlesin canım…” dedim pompaya devam ederken… “Bir kadınla erkek nasıl sikişiyor, görsün. Dedim sana, ihtiyacı var. O da bize baka baka boşalsın zavallı, rahatlasın.”
Belinden tutmuştum karımı, amcığında gidip geliyordum. İkimiz de heyecan içindeydik. Karımı sikerken yan gözle şifonyerin aynasından kapıya bakıyordum.
Derken Oktay'ın geldiğini gördüm. Yarı aralık kapıyı görünce bayram yapmış olmalıydı. Koridorda sessizce yanaşmış, kapının kenarından sinsice izliyordu bizi... O izlerken ben daha da zevke geldim, karımı daha bir iştahla sikmeye başladım.
Karım da Oktay'ın bizi izlediğini anlamış olmalıydı ki, inlemeleri değişmişti. Bir ara karımın amından çıktım. Karımın önüne geçip sikimi ağzına verirken, aynı anda karımın amını götünü Oktay'a teşhir ede ede okşamaya başladım.
“Ohhh… Geldi değil mi? Mmmm…” diye kapıdakine çaktırmadan kelimeleri inlemelerinin arasında boğarak sordu karım… İştahla sikimi yalıyor, boğazına kadar ağzına sokup çıkarıyordu. Ben de yüksek sesle,
“Ohhh… Evettt… Geldi. Evet… Devam et… Em yarrağımı…” diye inlerken aslında karıma yanıt veriyordum. Küçük röntgencimizin kapının önünde bizi izlediğini ikimiz de biliyorduk.
O esnada aynadan kapının eşiğindeki Oktay'ın karanlığın içinde hareketlendiğini, bize bakarak otuzbir çektiğini fark ettim. Offf… Gencecik bir erkek, ben karımı sikerken bizi izliyor ve sikini sıvazlayarak mastürbasyon yapıyordu.
Beni deli gibi tahrik ediyordu bu durum… Sikimi karımın ağzından çektim ve tekrar arkasına geçtim. Zaten sırılsıklam olan amcığına bir hamlede kaydırdım yarağı… Sert hareketlerle sikmeye devam ettim. Karım orgazm olunca ben de fazla dayanamadım ve içine boşaldım.
Oktay kapıdan uzaklaşınca kalktık. Gidip hala aralık duran kapıyı sessizce kapattım. Karımla duşa girdik. Duşta suyun altında ikimiz beraber yıkanırken karım,
“Ne demeye kapıyı aralık bıraktın kocacım? Oktay bizi sikişirken izledi senin yüzünden…” diye fırça attı bana, biraz kızar gibi oldu.
“Aşkım, hadi itiraf et bana… Sapık çocuk bizi röntgenlemesinden sen de benim kadar zevk almadın mı? Şimdiye kadar hiç böylesine ateşli sevişmemiştin benimle… Söyle bana… Zevk aldım de…” dediğimde, önce kem küm etti, ama sonunda çok zevk aldığını itiraf etti.
“Tamam canım, peki, ben de zevk aldım. Seninle sevişirken birinin bizi izlemesi acayip tahrik etti beni, ne yalan söyleyeyim.” dedi.
O an karıma söylemesem de, aklıma daha ekstrem şeyler gelmiyor değildi. Mesela karımı Oktay'a siktirmek gibi… Fakat bunu nasıl organize edeceğimi ve karımın kabul edip etmeyeceğini bilmiyordum.
Ertesi gece ve ondan sonraki gece sikişirken yine kapıyı aralık bıraktık. Karım da artık iyice alışmıştı Oktay'ın bizi izlemesine… İzlendiğini bilerek daha tutkulu sikişiyordu benimle…
Sikiştikten sonra da kamera kaydından Oktay'ın bizi röntgenleyerek otuzbir çekişini izliyorduk. Videoyu izledikten sonra tahrik olup bir posta daha atıyordum karıma…
Benim kafamı meşgul eden düşünce ise, karımı nasıl ikna edebileceğim, onu nasıl Oktay'a siktireceğim konusuydu. Bir gece sikiştikten sonra yine duş alırken dayanamadım ve
“Aşkım, konuşmamız lazım...” diyerek konuya girdim. Ne diyeceğini, nasıl karşılayacağını bilmediğim için heyecanlıydım biraz… Ama röntgenlenmeye, teşhire alışan ve tahrik olan karımda bir ışık görüyordum, beklentim o yöndeydi.
“Neyi konuşacağız?” dedi karım…
“Bak bu Oktay çok saf… Anladığım kadarıyla bu yaşa kadar hiç kız arkadaşı olmamış. Bence çocuk daha milli de olmamıştır!” dedim. Karım suratıma bön bön bakarak,
“Eee?” dedi.
“Yaşının verdiği bu azgınlıkla orospuya falan gider bu çocuk… Dışarıda hırlısı var, hırsızı var. Hem ayrıca hastalık falan kapar, yani başına iş almasın!”
“Eyvah, aman deyim! Akraba çocuğu, emanet bize… Ne düşünüyorsun peki?"
“Oğlana bu konuda yardımcı olmamız lazım… Sonuçta Oktay yabancı değil, akrabamız, senin akraban ve dediğin gibi bize emanet!” dedim. Karım merakla,
“Peki biz ne yapabiliriz, nasıl yardımcı olacağız?” dedi.
“Biz değil canım… Ona ancak sen yardımcı olabilirsin! Dışardaki kadınlara gitmesine engel olmalısın.” Ne söylemek istediğimi hemen anlayan karım hiddetlendi
“Ah benim pezevenk kocam… Oktay'la sevişmemi mi istiyorsun yani…? Asla olmaz, akrabamız o… Hem sen nikahlı karını nasıl başka bir erkekle paylaşırsın?" dedi.
Sarıldım hemen, sakinleştirmeye çalıştım,
“Aşkım, biraz mantıklı olmasın.” dedim saçlarını okşayarak… “Bizim bunu Oktay'ın iyiliği için yapmamız gerekiyor. Bin türlü zührevi hastalık var dışarıda, eve mikrop mu taşısın dışarıdaki orospulara gidip?”
Karım susmuş beni dinliyordu. Oktay'ın saf bir delikanlı olduğunu o da biliyordu. Aslında karım da ondan saftı, söylediklerime inanıyordu hemen…
Çok sonraları asıl safın ben olduğumu öğrendim. Çıtır oğlanın benimkinden daha uzun yarağını görünce bayılan karım, benim sapıkça fikrime balıklama atlamış meğer… Oktay'la sikişmeyi, onun kocaman ergen sikini yemeyi benden çok istiyormuş aslında… Bense bunu bilmediğim için ikna etme çalışmalarıma devam ediyordum.
“Sevgilim, alacağın sevabı düşünsene… Çocuk ilk defa bir kadınla beraber olacak. Sen onu milli yapacaksın. Abla olarak yol göstereceksin, sikişmeyi öğreteceksin. Sana nasıl dua edecek bir bilsen…”
“Sonra konuşalım bunu, düşünmem lazım, şimdi yatalım!” dedi o gece… Sanki düşünecek bir şey varmış gibi… Sanki oğlanla sikişmeyi çok istemiyormuş gibi…
Ertesi gün fabrikadayken karımdan mesaj geldi,
"Tamam, yapalım. Madem beni siktirmek istiyorsun, siksin beni… Ama nasıl yapacağız?" yazmıştı.
O an nedense havalara uçtum saçma bir şekilde… Karısı başka bir erkekle sikişmeyi kabul ettiği için çok sevinen kaç tane koca vardır ki… Tabii ki bu kadar sevindiğimi ona belli etmedim. Eve gidince plan yapmaya başladık karımla...
“Sen evdeyken nasıl olacak bu iş? Sen evde olursan Oktay rahat davranamaz! Bu iş kapı arkasından röntgen yapmaya, otuzbir çekmeye benzemez ki…” deyince hak verdim.
“Doğru söylüyorsun karıcım. Ben evde yokken, benim yokluğumda rahat rahat, oğlan korkup çekinmeden sikişmeniz lazım…”
“Terbiyesiz…” diyerek güldü karım… “Sikişmemiz lazım öyle mi? Hiç de utanmıyorsun bakıyorum.” Sarılıp dudaklarını kemirdim karımın, uzun uzun öpüştük.
“Utanmıyorum, evet…” dedim gülerek… “Sikişmeni istiyorum aşkım…Karımın başka bir erkekle sikişmesini istiyorum. Çıtır bir erkek… Koca yaraklı bir erkek…”
Karımın oğlanla sikişmesi için iki gün beklemeye karar verdik. İki gün sonra ben gece vardiyasına geçtiğimde, ben evde yokken sevişmeleri gerekiyordu. Ben akşam işe gidecektim, Oktay da bir şekilde benim yatağıma girecek, benim yerimi alacak, bütün gece karımı sikecekti.
“Aşkım, nasıl yapacağım peki? Çocuğa direk gel beni sik diyemem ki… Benim azgın orospunun teki olduğumu düşünecek. Doğal olmalı, spontane olmalı…”
Bu konuda da haklıydı. Oktay'ı şüphelendirmeden karımla sevişmesi için bahane uydurma işi kalmıştı. Birkaç alternatif üzerinde düşündükten sonra bahaneyi de bulduk.
Son günlerde sitede yaşanan hırsızlık olayları vardı. Birkaç gündür evde konuşulduğu için hırsızlık olaylarından Oktay'ın da haberi vardı. Gece karım Oktay'a bir ses duyduğunu ve hırsızdan korktuğunu söyleyip yatak odamıza çağıracak ve birlikte yatacaklardı.
Koridordaki kamerayı da yatak odasına takacaktım ve böylelikle yanlarında olmasam da izleyebilecektim. Plan tamamdı, ikimiz de şimdiden müthiş heyecanlanmıştık. O heyecanla tutuşup bir kez daha seviştik.
Nihayet sabırsızlıkla beklediğim gün gelmiş, gece vardiyasına geçmiştim. O gün mesaiye gitmeden kamerayı yatağın tam üstündeki tavan avizesinin içine yerleştirdim.
Birkaç dakika kamerayı test ettim, mükemmel görüntü ve ses veriyordu. Akşam işe giderken içim içime sığmıyordu. Derken gece karımdan mesaj geldi,
"Duş alıp çıktım canım. Güzelce hazırlanıp genç kocamı çağıracağım!"
"Biraz bekle. Sizi rahat rahat seyretmek istiyorum. Ben sana haber veririm!" diye yazdım. Vardiya amirine rahatsızlandığımı söyleyip izin aldım. Fabrikadan uzaklaşınca arabamı kenara çektim ve
"Tamam, sikicini çağırabilirsin!" yazdım. Hemen telefonumdan kamera bağlantısını açtım. İzlediğimi bildiği için karım ne giydiğini gösterip,
"Nasıl görünüyorum?" dedi. Sesi heyecanlı geliyordu.
Üstüne kısa ve şeffaf geceliğini giymiş, sutyen takmamış, altında ise arkası ipli tanga külotu vardı. Ben de,
"Mükemmel görünüyorsun. Gerdeğe girecek gibi hazırlanmışsın. Yanında olsaydım eğer, şimdiye kadar sikmiştim seni… O tanganın ipini kopartıp amına koymuştum. Hadi çağır oğlanı!" yazdım. Karımın o halini izlemek bile yarağımı kazık gibi etmeye yetmişti.
Karım kapıyı açıp bana, kameraya doğru bakarak,
“Oktaaayyy, bir ses duydum. Ablacım, hırsız var galiba, ne olur çabuk gel!” diye telaşla seslendi. Oktay anında geldi. Yatak odasının kapısından girer girmez karım çok korkmuş bir vaziyette oğlana sarılıverdi.
Önce şaşırdı Oktay… Her gece sevişmemizi izlemişti ve o her gece benim altımda inleye inleye zevkle boşalan kadın şimdi onun kollarının arasındaydı. Hem de üstünde şeffaf gecelikle, yarı çıplak, her yeri meydanda…
Belki de bu yüzden karımın neden hırsız korkusuyla koşarak yanına gitmediğini, neden onu yatak odasına çağırdığını sorgulamadı bile…
“Çok korkuyorum Oktay… Çok korktum ablam…” dedi karım sesi titreyerek…
Telaşla sımsıkı sarılmıştı çocuğa, iri memelerini onun göğsüne bastırıyor, kollarıyla ahtapot gibi sarılıyordu. Oktay bu işe bayılmıştı büyük ihtimalle, ama hırsız korkusu üstün gelmiş olmalıydı ki,
“Nerden geldi ses abla? Ben bakayım hemen!” dedi.
“Balkonda biri var galiba Oktay… Tıkırtılar, sesler duydum, çok korktum!” dedi.
Oktay karımın kollarının arasından istemeye istemeye sıyrılıp balkonun kapısını açtı. Önce karanlıkta, sonra ışığı yakarak balkonu kontrol etti ve içeriye döndü.
“Balkonda kimse yok ablam… Boşuna korkup telaşlanmışsın. Korkma sen, için rahat olsun! Ben odamdayım, yine olursa seslen, hemen gelirim.” dedi. Yarı çıplak karıma utangaç bakışlarla bakıyor, gidip gitmemekte kararsız gibi dikiliyordu karşısında…
“Tüh yaa… Ben şimdi korkudan uyuyamam da… Oktay, sen bu gece burda yatsana!” dedi cilveli cilveli, oğlanın çıplak kolunu tuttu.
“Tamam abla, sorun değil. Ben battaniyemi ve yastığımı getireyim...”
“Ne yapacaksın battaniyeyi yastığı?”
“Yerde yatarım ben abla! Yere sermek için getireceğim.”
“Saçmalama ya, yerde olur mu hiç… Taşın üstünde… Sen de yatakta, yanımda yatarsın!” dedi. Oktay aptallaşmış gibiydi,
“Abla, yerler parke ama… Sen bilirsin. Bari üstüme eşofmanlarımı giyip geleyim..." dedi. Üzerinde şort ve atlet tarzı tişörtle gelmişti. Karım,
“Aaa… Yabancı mıyız canım? Ablanım ben senin… Eşofmanla yatılmaz ki, hem içerisi çok sıcak… Hadi bakim, ablanı dinle, hemen geç yatağa! Kızıyorum artık…” deyince Oktay sıkıla sıkıla geçti yatağa ve örtüyü çekti üzerine… Karım,
“Lamba açık kalsın. Odada ışık yandığını görürse belki hırsız gelmez!” dedi ve çaktırmadan kameraya bakıp bana göz kırptı. Benim onları net izleyebilmem için açık bırakmıştı ışığı... Karım yatağa girip,
“Hadi uyuyalım canım!” dedi. İkisi de bir süre hareket etmeden yan yana sırtüstü yattı. Sonra karım öfleyip püfleyip,
“Çok sıcak oldu ya... Hem hava sıcak, terliyorum, hem de ben üstümde örtüyle yatmayı sevmiyorum!” diyerek doğruldu.
Önce örtüyü üstünden açtı, sonra da ayaklarıyla iterek yataktan aşağıya düşürdü. Tekrar sırtüstü yattığında da geceliğinin önü biraz daha açılmış, sütyensiz, kavun gibi büyük göğüslerinin nerdeyse tamamı meydana çıkmıştı.
Karım yalandan uyumak için gözlerini kapattığında, Oktay da karıma doğru dönmüş, karımın muhteşem göğüslerini izleyerek ona çaktırmadan yarağıyla oynuyordu.
Az sonra karım arkasını Oktay'a dönüp yatmaya devam etti. Kasıtlı olarak arkasını döndüğünden emindim. Biraz da götünü sergilemek istiyordu.
Oktay arkasında olduğundan karımın yüzünü göremiyordu, ama ben tepelerindeki kameradan orospunun hınzırca gülümsediğini görebiliyordum. Karım iyice kudurtmuştu Oktay'ı…
Gerçi onları izlerken benim yarak da kazık gibi olmuştu. Ne zaman ve nasıl sikişmeye başlayacaklarını merakla bekliyordum. Karım bir süre sonra,
“Uyuyamıyacağım galiba, bu hırsız olayı beni çok gerdi. Baksana, vücudumdaki tüm kaslar taş gibi gergin… Oktay, bana biraz masaj yapar mısın canım?” diyerek yüz üstü yattı.
Tanganın ipi götünün arasına girdiği için karımın karpuz gibi yuvarlacık götü çıplak gibi duruyordu. Oktay'ın daha da aptallaştığını görebiliyordum.
“Yapayım abla!” deyip doğruldu, karımın ensesini ve omuzlarını ovmaya başladı... Oktay karımın yönlendirmesiyle omuzlarından sırtına indiğinde, karım,
“Dur şu geceliği çıkarayım da rahat yap!” diyerek doğruldu, üstündeki şeffaf geceliği çıkarıp attı.
Güya eliyle açıkta kalan göğüslerini kapatır gibi yapıyordu ama… O koca memeleri tek eliyle saklaması ne mümkün… Olduğu gibi meydandaydı her şey… Tekrar yüzükoyun uzanana kadar oğlan karımın memelerini bütün detaylarıyla görmüştü bile…
Şimdi karım üzerinde sadece götünün yanakları arasında kaybolan tanga külotla yüz üstü yatıyordu. Memeleri kapanmıştı bu şekilde, ama tamamen çıplakmış gibi görünüyordu. Oktay kısa bir anlık şaşkınlıktan sonra karımın sırtına masaj yapmaya başladı. Karım,
“Mmmhhh” diye inleyip duruyordu oğlanın parmakları okşarcasına sırtında dolaşırken… Sanki masaj yaptırmıyor da seks yapıyor gibi, zevk inlemesi gibi çıkıyordu ağzından…
“Ohhh… Harikaa… Çok güzel masaj yapıyorsun canım… Oktaycım, ne kadar güçlü ellerin var… Hamur gibi yoğuruyorsun beni… Hadi, şimdi biraz da belime masaj yap!" diyerek Oktay'ı aşağılara yönlendiriyordu.
Oktay karımın belinde biraz fazla oyalanınca, karım elini arkaya atarak çocuğun elini tutup götünün yanağına indirdi ve
“Buralara da yap aşkım, kalçalarımda aşırı bir gerginlik var!” dedi.
Oktay şok olmuş gibiydi. Abla dediği kadın üstünde sadece minik bir tanga külotla önünde uzanıyordu ve ona “aşkım” diye hitap ediyordu. Kısa bir duraksamadan sonra karımın göt yanaklarını ovmaya başladı.
“Mmmhhh… Oh, biraz daha sert yap canım… Ne kadar iyi geldiğini bilemezsin. Öyle uzakta durmasana… Bütün kuvvetini veremiyorsun böyle, bacaklarıma otur da yap!”
Oktay karımın bacaklarına oturup, karımın göt yanaklarını sertçe yoğurmaya başladı. O esnada karım da götünü hafif yükseltmişti. Oktay, tanganın ipine rağmen karımın göt deliğini ve amını görebilmek için karımın göt yanaklarını iyice ayırıyordu.
Off… Çok iyi biliyordum o görüntüyü… Yatakta belini çukurlaştırıp, kalçaları diktiğinde görünen manzara benim diyen erkeği delirtirdi. Pembecik göt deliği ile onun altında dudakları her zaman kabarık, içi her zaman ıslak amcığı arasında kararsız kalırdım sikmek için… Karım,
“Harika yapıyorsun. Hadi, devam et canım, mmmhhhh!” diye inlerken Oktay birden kasılıp kaldı. Hiç hareket etmeden felç olmuş gibi öylece duruyordu. Karım,
“Noldu canım, iyi misin?” diye sordu. Oktay cevap vermeyince karım dönüp baktı ve
“Ahh canım kıyamam sana! Gel hadi banyoya gidip temizleyelim. Utanma canım, bunda utanılacak bir şey yok!” dedi.
Oktay'dan ses çıkmıyordu. Anlaşılan gitgide daha erotik bir hal alan masajın heyecanına, karımın zevk inlemelerine dayanamamış, küloduna boşalmıştı. Oktay aslında o manzaraya çok bile dayanabilmişti. Ben karımı binlerce kez o halde gördüğüm ve siktiğim halde, şimdi izlerken nerdeyse boşalacaktım.
Karım doğrulmuş, yatağın kenarına oturmuştu, Oktay da yanında… Memeleri meydandaydı ve hiç de çekiniyor gibi görünmüyordu. Sanki ergen bir delikanlıyla yatak odamızda çıplak bir şekilde oturulması gayet normalmiş gibi…
“Canım benim… Ablandan tahrik mi oldun sen? Ah, ah… Sen ne zaman büyüdün de tahrik olmaya başladın bakim yaramaz? Kalk bakayım ayağa, geç önüme… Ayy, şortun berbat olmuş, önü sırılsıklam... Ne kadar çok boşalmışsın böyle… Çıkar şunu hemen yıkayalım.”
Elini şortun beline atıp bir anda külotla beraber sıyırıverdi. Şimdi Oktay da çırılçıplak kalmıştı, iki elini önüne atmış, sikini saklamaya çalışıyordu. Karım onun mahcubiyetine aldırmadı bile… Oğlanın ellerini kararlılıkla tutup çekti.
Koca alet boşalmasına rağmen hala sertti. Her gece kapı önünde otuzbir çekerken kamerada izlediği erkeklik organı şimdi burnunun dibindeydi. Parmaklarının arasında evirdi, çevirdi.
“Aaaa… Taşakların bile sperm olmuş canım… Hadi yürü, doğru banyoya… Yıkanman lazım senin, böyle yatamazsın.”
Karım da ayağa kalktı. Üzerindeki tek giysi olan minicik tanga külotla Oktay'ın elinden tuttu, birlikte banyoya girdiler. Ne yazık ki kamera banyoyu görmüyordu ve neler konuştukları da duyulmuyordu, sadece duştan akan su sesi az biraz duyuluyordu. Anlaşılan banyoya da kamera koymam gerekiyordu.
Sanırım karımın çocuğu ikna etmek için fazla uğraşması gerekmeyecekti. Seks yapmaya bu kadar istekli, güzel ve çıplak bir kadının karşısında siki kalkmayacak erkek ancak ölü bir erkek olabilirdi. Heyecanla dakikaları sayarak bekledim.
Umduğum gibi oldu sonuç… Bir süre sonra azgın ikili çırılçıplak bir halde ve el ele tutuşarak yatak odasına döndüler. Yatağa uzandılar ve öpüşmeye başladılar. Daha doğrusu karım Oktay'ı öpüyor, Oktay da acemice karşılık veriyordu.
Öpüşürken Oktay hareketsiz halde yatarken, karımın eli onun tüm vücudunda geziniyor, yarağını ve taşaklarını okşuyordu. O pek beğendiği yarak parmaklarının arasında bir görünüp bir kayboluyordu.
Sanırım karım da en az benim kadar sabırsızlanıyordu o yarağı içine almak için… Ama az önce boşalan çocuğun gücünü toplaması için olmalı, ağırdan alıyordu.
Karım bir süre okşamaya devam ettikten sonra Oktay'ı sırtüstü yatırıp aşağıya kaydı ve sikini ağzına aldı, ona sakso çekmeye başladı. Oktay çıldırmış gibiydi, kıvranıp duruyordu. Az sonra karım sırtüstü yatıp,
“Memelerimi sev! Okşa, öp, yala, em onları!” dedi.
Oktay doğrulup karımın göğüslerine yumuldu, birini okşarken diğerini öpüp yalıyor ve emiyordu. Karım da zevk aldığını göstermek için, "Mmmhhh!" diye inliyordu. Sonra karım,
“Şöyle şuraya geç, göbeğimi de sev!” diyerek Oktay'ı bacak arasına aldı. Biraz da göbeğini öptürüp yalattırdıktan sonra,
“Daha aşağılara in canım!” diye yönlendirip, amını yalattırmaya başladı.
O ne biçim am yalamaydı öyle! Oktay aç bir köpek gibi saldırmıştı amına, karımın adeta iliğini kurutmak istercesine somuruyordu. Karım inleye inleye orgazm olup kıvranırken bile Oktay yalamaya devam ediyordu.
“Yeter, hadi gel canım, sik beni!” deyince Oktay doğruldu ve karımın da yardımıyla yarağını amına yerleştirdi. Hepsini sokunca karımdan derin bir,
“Ohhhh!” çıktı. Oktay hiç beklemeden sikmeye başladı karımı, tren pistonu gibi pompalıyordu karımın amına...
Karımın kısık kısık inlemeleri yüksek sesli çığlıklara dönüşmüştü. Oktay demin karıma masaj yaparken küloduna boşaldığı için şimdi daha uzun süre dayanacaktı anlaşılan… Ama çıkardığı seslerden karımın orgazm olmaya yaklaştığını anlamıştım. Nitekim karım orgazm olup,
“Hadi sen de boşal artık canım!” deyince, Oktay karımın amına birkaç kez daha pompalayıp, böğüre böğüre içine boşaldı ve karımın üstüne yığıldı. Sonunda karımın yardımlarıyla milli olmuştu.
Oktay karımın üstünden kalkınca, karım döller akmasın diye hemen elini amına tutup banyoya koştu. Oktay da durur mu, fırlayıp arkasından gitti. Birlikte duş alıyorlardı anlaşılan… Ya da suyun altında, küvette her ne yapıyorlarsa…
Daha sonra yine el ele geldiler yatağa, sevgili gibiydiler. Yatakta öpüşüp oynaşıyorlardı. Oktay gençliğinin verdiği bitmez tükenmez enerjiyle karımı bir kez daha sikti.
Bu sefer karımı domaltıp sikmiş ve daha uzun süre dayanmıştı. Biraz dinlendikten sonra Oktay bir kez daha sikmek isteyince, karım,
“Gitmen lazım canım, Ercüment abin her an gelebilir, bazen mesaisi erken bitiyor!” dedi. Oktay kalkıp odasına gidince, karım kameraya bakıp gülümseyerek,
“İzledin mi beni kocacım, nasıldım?” dedi.
“İzledim, harikaydın. Şu anda kudurmuş gibiyim. Hazır ol, 10 dakikaya eve geliyorum!” diye mesaj yazdım. Uzanıp telefona gelen mesajı okudu. Gülümseyerek kameraya döndü,
“Ben çarşafı değiştirip duş alacağım, görüşürüz!" dedi.
Telefonu kapatıp eve sürdüm arabayı. Eve vardığımda azgınlıktan ölüyordum, karımın bir başkasıyla sikişmesini izlemek beni müthiş tahrik etmişti.
Karım duşunu almış, yatakta çırılçıplak beni bekliyordu. Hemen soyundum ve karımı domaltıp ben de bir güzel siktim.
Bu olay tabii bir seferle kalmadı, ben gece vardiyasında olduğum her gece sikişmeye devam ettiler. Sabahları işten geldiğimde karımı yatakta çırılçıplak, buruşuk çarşafların ortasında serilmiş buluyordum. Öpe öpe uyandırıyordum,
“Aşkım, ne olur bırak uyuyayım biraz… Oğlan gece mahvetti sike sike…” diye itiraz ediyordu önce karım…
“Ben anlamam. O sikilmiş amcığını bir kerecik de ben sikeceğim. Yoksa uyku tutmaz, biliyorsun.”
“Mmmm… Madem çok istiyorsun, sik öyleyse…” diyordu karım ve bir posta da benimle sevişip boşalıyordu.
Bir sabah yatakta uyanık yatıyordu. Yatak odasına girdiğimde bacaklarını araladı, eliyle amının dudaklarını açarak içini gösterdi bana… Tüysüz, kaymak gibi amcığının kabarıp şişmiş dudak kenarlarında, içlerinde beyaz spermler vardı hala…
“Ne bu aşkım?” dedim hızla soyunurken… Gözlerimi karımın amcığından ayıramıyordum soyunurken, mıknatıs gibi oraya mıhlanmıştım. Uyku mahmuru karım mırıldandı,
“Sen gelmeden az önce Oktay sikti beni…” dedi. “Okula gitmeden… Abla, yolluk ver bana, sabah seksi yapalım seninle dedi, ben de yolluk diye amcığımı verdim bir güzel…”
Yaklaşıp bacaklarının arasına girdim usulca… Oğlanın spermlerini daha yakından görebiliyordum. İşaret parmağımın ucuyla dış dudaklardakini sıyırdım biraz…
“Amın döl içinde kalmış…” diye fısıldadım. “Kirlenmişsin. Banyo yapmadın mı?”
“Yapmadım.” dedi şeytani bakışlarla baktı bana… “Seni bekledim. Belki pezevenk kocam, karısının amını temizlemekten de zevk alır dedim.”
Şakaklarım zonkluyordu. Heyecandan ölecek gibiydim. İyice yaklaştırdım başımı kasıklarına… Spermlerin am suyuyla karışık kokusunu alabiliyordum.
“İyi düşünmüşsün aşkım…” dedim nefesim kesilecekti neredeyse… “Ben temizlerim şimdi amcığını…”
Temizledim. Dakikalarca karımın amını, am dudaklarını, klitorisini dilimle temizledim. Çıtır oğlanın karımın amcığına boşalttığı spermlerini yalayıp yuttum. Tertemiz yaptım. İşim bittiğinde karım saçlarıma asıldı, yukarıya çekti beni, dudaklarıma yumuldu.
“Mahvettin beni…” dedi hırsla… “Hadi gir içime… Sik beni… Pezevenk kocam… Genç ortağından sonra sen de sik… Onun koca yarrağını soktuğu amıma sen de sikini sok… Hadi… Dümbük kocam benim… Karısını başkasına siktiren kocam… Ohhh… Sik karını… Belki amımın içlerinde ortağının dölleri kalmıştır, sikin güzel kayar. Ohhh”
“Orospuu…” diye hırladım. “Azgın orospum… Beni nasıl tahrik edeceğini çok iyi biliyorsun. Fahişem…”
Taş kesilmiş sikimi bir hamlede soktum amına, hunharca, vurdura vurdura, zevkten bağırta bağırta siktim karımı… Aynı anda boşaldık. Karım orgazmın kasılmalarında sarsılırken ben de taşaklarımı olduğu gibi amına boşalttım.
Fırtına geçmişti. Yatakta serilip yattık, kaldık. Karımın iri göğüsleri inip kalkıyordu hala… Yanımda duran elini tutup sıktım,
“Aşkım…” dedim. Başını çevirip bana baktı. “Sizi kamerada izlemek kesmiyor beni artık… Ben de yanınızda olmak istiyorum. Çocuk seni sikerken yanı başınızda uzanıp yakından bakmak istiyorum.” Gülerek elimi sıktı o da…
“Ah seni sapık pezevenk… Bir gün bunu isteyeceğini biliyordum.” dedi.
“Sen? Sen istemiyor musun peki? İki erkeğin arasında kalmayı istemiyor musun?”
“Hem de çok istiyorum. En az senin kadar istiyorum. Gece rüyalarıma giriyor hatta…Sevdiğim iki erkekle aynı anda sevişmek, ortanızda kalmak çok güzel olmalı… Sadece bunu ilk defa senin istemeni, bana açmanı bekledim.”
Yatakta sırt üstü yatarken başımızı yana çevirip birbirimize baktık. Gülümsedik
My love
👉 cam videos & pics

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
👉 TRADE NUDE SNAPS
MAŞALLAH ŞEKER BADEMİ GİBİ.
Tüysüz Yarma Şeftali Amcığı
🎬 WATCH MORE OF ME
That's a nice ass and a phat 🐱
OMG what a dream machine 😋😋😋😋
ÇOK GÜZEL.

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Find fun, flirty, and open-minded women near you, start now!