bugün yirmi üç oldum. kendimi hala tanımıyorum. sırtıma bir yığın sıfat geçirip aynaya baktığımda yakıştıramıyorum. soyun dökül bir başkasını dene. güçlü gözüküyorum. yabancı olan duygularım olduğundan bile şüphe eder, olmayan da içinde boğuluyor zaten. yazmayı bıraktım. dil öğrenmeyi bıraktım. okumayı bıraktım. yaşamaya çabalıyorum, hayatta kalma işinden kendimi uzaklaştırmaya. dünyayı göstermeye çalışıyorum kendime. bunca yıl kendi küçük kozamda mahrum kaldığım şeyleri usul usul tattırıyorum kendime. adım adım, yapabildiğim kadar. kaybolmadan, kaybetmeden. muazzam bir ilişkim var, güzel bir evim, iyi bir ailem, akademik olarak da başarılı sayılırım. bazen hiç geçmeyecek sanıyorum. bazen diyorum ki sen iyileştim desen kendine yıllarca bunu tekrar etsen de içindeki o kara delik elbet bir gün seni yutacak. silkiniyorum. sahip olduklarımı düşünüp utanıyorum da. ama işte sen silkelensen de, görmezden gelsen de, gözlerimi kaparsam beni göremezsin desen de bazı şeyler kaybolmuyor. daha iyiyim, kesinlikle. daha sağlıklıyım, daha mutluyum -daha doğrusu mutluyum, bu yeni bir tecrübe. kendime güveniyorum. bu güven bir dosta güvenmek gibi bir güven. kendime dost oldum, kendini yok etme çabasındaki küçük ben görse gözleri dolardı. önümü göremiyorum. önümü görememenin yarattığı dehşetten kendimi sakınmaya çalışıyorum. kontrol edemediğim şeylerle barışmaya çalışıyorum.