. "İnsan geleceği düşünerek yaşayan bir varlıktı ama bunu yaparken yanlış adımlar atmaktan kaçamıyordu. Bu adımlar onu hep düne düşürüyordu. Düne düşmek, geçmişe düşmek değildi. Dün en yakın geçmiş gibi görünse de geçmiş değildi. En kolay hatırlanan geçmiş, zaman olarak, en hayal kırıcı, en umut bileyici bir yok zamandı. Dün en büyük ölüm bahçesiydi. Geçmiş, birikmiş dünlerden oluşan engin, yumuşak bir hatırlatma bahçesiyken, dün, hiçliğin en sert, en zalim, en keskin yüzüydü. Her şey bütün berraklığı ve bulanıklığıya orada öylece duruvermekteydi, ölü dünler çokluğunda." syf.11 . "Tabiatı dili olmadığı için seviyordum. Tabiatın lisanını anlamak için insanın susmayı öğrenmesi gerektiğini düşünüyordum." syf.92 . "Derler ki, aşk ne gözdedir ne sözde, özdedir. Öz ki, en gizli mağlubiyettir aslında." syf.95 . "Gün gelecek, hepimiz fotokopiyle çoğaltılmış suretlerimizin altında adımızın, başlangıç ve bitiş tarihlerimizin yazılı olduğu, yakalara iğneyle tutuşturulan sonra kimisinin bir kitabın arasına sıkıştırdığı ya da bir çekmecedeki evrakların arasında kayboluşa bıraktığı, kimisinin de buruşturup çöpe attığı kağıt parçalarında kalacaktık. Son kez kağıtlarda çoğaltılan ve yok olmaya, unutulmaya yazgılı suretler. Hepsi buydu ve biz çok daha fazlasını umuyorduk." syf.131 . "İçim de öyle bomboştu. Kendimi her anlama çabamda devasa bir boslukla karşılaşıyordum. Üstelik o bile beni içine almıyordu. Düşmüyordum. Düşemiyordum. Öylece. Kenarda. Boşluk, orada şefkatten azade cehennemi seyreder gibi ona bakarken bekleyenlerin meselesidir." syf.152 . "Geçsin diye beklediklerimizin toplamıyız aslında. Beyhude bir iç çekiş." syf.166 "bütün ateşler söndüğünde yaralar da çoktan dağlanmış demektir" diyor Filiz Özdem. Hikâyeler anlatıldıkça mı sağalır yaralar. Roman içinde bir adam ve bir kadın. Hikâyeleri içinde yaralar. Okuyalım, belki sağalırlar. #filizözdem #bütünateşlersöndüğünde #yky #yapıkrediyayınları #kitap #neokuyorum #okumakiptiladır #okumahalleri https://www.instagram.com/p/Ca-cL7uNse1/?utm_medium=tumblr