Akşam vakti herkes evine çekildiğinde;
Gaz lambasının titreyen alevi ışıtırdı pencereleri.
Çatırdayan odunun harlandığı ocağın etrafında toplanır, tavşankanı çayımızı avuçlarımızda ısıtırdık.
Sohbetin yorgun düştüğü saatlerde,
Uykumuzu getiren son sözcükleri dilimizde düğümlerdik.
Bir nefes de can verirdi dünya.
Bir canda yeniden doğardık.











