#ben #samimiyetsizliğin #her #halini #yasadim #sevdilerimden

seen from Thailand

seen from Russia
seen from United States
seen from China
seen from United States

seen from Thailand

seen from Australia
seen from Malaysia
seen from China
seen from Australia
seen from United States

seen from Russia
seen from Poland

seen from Thailand

seen from United States

seen from China
seen from Colombia
seen from Brazil

seen from Russia
seen from Japan
#ben #samimiyetsizliğin #her #halini #yasadim #sevdilerimden

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Şekerleme vakti aynur.
Böyle bir hissin dünyada barındığını bilmiyordum. O kadar yalnız o kadar zavallı hissediyorum ki, anlatamam. Bu duruma sürüklenmem elbette epey zamanımı aldı ancak bu kadarını sanıyorum ki kimse istemezdi, Düşmanım bile. Ancak kendi buhranımda CAYIR CAYIR yanarken, yalancılığın kitabını yazmışken belki de hak ettiğimi düşünüyorsunuz. Hak etmek hem de böyle bir şeyi? Sanıyorum ki gitgide çıldırıyorum. Eskisi kadar emniyette hissetmiyorum, her an koptu kopacak gibi tutunuyorum. Yalnızlıktan en kör kuyuları boyladım, zifiri karanlıkta yardım çağıramıyorum. Hal hatır duyamıyorum. Aynı anda iki işte dikiş tutturamayan insanların iplerimi tuttuğu bu idam tahtasında kendimi, kendi isteğimle bırakmak çok da zor değil aslında. Nasıl olsa altımda ki hayattan yapılmış sandalye gıcırdıyor. Biliyorum ki ben onu bırakmasam o beni bırakacak. DAYANAMIYORUM. İnsan kendinin doktoru derler, bir yere kadar. Öylesine dibine dibine çekildiğim bu yeri yabancılamıyorum da, nasıl olsa güneş battığından doğduğu zamana kadar daha fazla tanışıyorum kendimle, lanet ettiğiniz göz yaşlarımı savurarak. Yerim neresi? Ben ne anlam ifade ediyorum? Ne için yaşıyorum? Bu kadar basit cevapların arasında kendi sorduğum sorular o kadar yetim kalıyor ki; cevapsızlığın içinde bir de bu yüzden ölüyorum. Elimi uzatmaya korkar oldum, beni kimse anlamazken, en ufak bir duygu en ufak bir istek bana dünyalara mal olurken susmak zorundayım. Hayatım boyunca yalan söyleyerek yaşadım, öyle ki bir yerden sonra kendi söylediğim yalanlara ben inandim. Başkalarının inanmasını geçiyorum çoktan başka şansları zaten olmadı. Belki de bu, bana verilen en güçlü yetenekti. Menfaatim için yalan söylemek zor gelmiyordu bana ama artık durum çığrından çıktı, kendi canımı yakmak için yalan söyler, diplere saklanır oldum. Ben ki her duygusunu dile getiren insan, içime atmadığım hiçbir şey kalmadı. Ve ben gittikçe kayboluyorum, kendi kulağımı kesmemeyim diye bugün bir karar aldım. İki sene önceye döneceğim. Tek başıma daha fazla yapamıyorum, kimseden isteyemiyorum. Her şeyin KARŞILIKLI olduğu bu zavallı dünyada dertleşmeye korkuyorum, en sevdiğin bile seni terketmişken kendi kendine soru sorup kendin cevaplarken kendimi gittikçe kaybediyorum. Yılbaşı ağacına asılmış ışıklar kadar zavallı, dikkat çekmeye çalışan bir insan nereye kadar hayat yolunda düz gidebilir ki zaten? Üstelik kendini açıkladığı herhangi bir sayfada bile cezasını çekecekken? Allah'ım sen biliyorsun ya, benim artık bu sert acımasız yollarda yürüyecek takatim kalmadı. Bana gelen yollar hep buz tutmuş, trafik hep tıkalı. Yapayalnız bir otobanda beni ulaşması zor yapan bu trafikte nereden geliyor anlamiyorum. Herkes gitmemiş miydi zaten? İnsanların içinde çekilen yalnızlık en harbisi değil miydi zaten? Ölen ressamların para kıran tabloları misali, zaman geçtiğinde anlaşılacak benim bu hissettiklerim, buraya döktüklerim. O zamana kadar da sabreder miyim hiç bilmiyorum. Bugün, bu geceuyumaya çalışırken yağmur sesini açtım ve öyle uyuyakaldım. Beni uyandıran ise gerçek yağmurun sesiydi. Tekrar umutlanmıştım. Ancak yağmur dindi. Ve ben anlaşılabilmek için daha fazla hangi oyunu oynayabilirim bilmiyorum, Zira çocukluğumda oynadığımdan daha çok oyun oynadım. Artık ufaktan şekerleri atıştırma vakti, Ne de olsa itilen bir çocukla çekilen bir kadın arasında kalmaktan dermanım kalmadı.
Yasadim by Zafer Dilek (Mehmet Aslan edit)