Valuska
Watching my first Béla Tarr film (Werckmeister Harmonies) coincidentally the week he died, and my god, this song haunts me and is used to such great effect in the film.

seen from United States
seen from Canada
seen from Malaysia
seen from Netherlands
seen from United States
seen from Estonia
seen from United States
seen from Kuwait
seen from Türkiye

seen from Mexico

seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from China

seen from Türkiye

seen from Türkiye
seen from Germany

seen from India
seen from China
seen from India
Valuska
Watching my first Béla Tarr film (Werckmeister Harmonies) coincidentally the week he died, and my god, this song haunts me and is used to such great effect in the film.

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
hâller
Eskiler der ki “dünyanın binbir türlü hali var”. Ben bu sözü, insan evladının hayat akışı içerisinde kendi halinde takılırken türlü türlü şeylere maruz kalabileceği şeklinde anlardım. Yani insan kendi hareketliliğiyle durma halindeyken dünya döngüsünde hayır veya şer insana değer veya teğet geçrt veya içine içine işler.
Ben bu sözü böyle anlarken bana zamanın eli değmeye devam etti. Günlerden bir gün bu sözün anlamı genişledi. “Dünyanın binbir türlü hali var” sözü yalnızca akışta başımıza gelenlerle ilgili değil, insanın kendi biricikliği içerisindeki binbir türlü hale de delalet etmekte. Dünya mekanında varlığa gelmiş her bir insanın da binbir türlü hali var. Mutlu, hüzünlü, melankolik, tripkolik, sevinçli, kederli, hayran, bayram, dahiyane, cahilane, anksiyetik, optimistik, celalli, meraklı, sâki, cani, aşık, maşuk…
Her bir halin de bir adı var. Elbette adı olacak, insan adı konulmadan bırakmıyor hiçbir şeyi. Japon yoncası çiçeği varsa adını prenses koyuyor, balığı varsa adını turunç koyuyor. Yeni bir bakteri mi buldu? “Adı bacteria bacretiamus olsun” diyor. Hatta bu adlar yetmiyor, halihazırda adlandırılmış olana da ad veriyor. Çok sevdiği arkadaşına biricik, gıcık olduğu hocasına gözlüklü, canından çok sevdiği kızına meleğim adını veriyor. Bu adlar yetmiyor insana. Hariçte şahit olduklarının veya tecrübesinde deneyimlediklerinin adı olduğu gibi muhayyilenin ürünlerinin de adı olsun istiyor. Var olmayanları ve hatta var olması mümkün olmayanları da adlandırıyor. Kanatlı ata Pegasus adını, tüm zamanların bilgisine sahip kuşa da Zümrüd-ü Anka adını veriyor.
Adlara kavramlar, terimler, betimlemeler, noktalar, soru işaretleri ve dahası eşlik ediyor. Delalet bütün düşünceyi kendi rengine boyuyor. Her bir ad karşılığının birliğini ve biricikliğini yansıtıyor. Ad öze ulaşmaya çalışıyor. İnsan adların özünü eliyle tutabilmek için tanım yapıyor. Tanım yaparak adlara, öze ve hatta hakikate ulaşmaya çalışıyor. Çünkü bir eline ayı bir eline güneşi almak yetmez. Hakikati de yakalamalı. Ancak fî tarihinden bu zamana kadar kim hakikati yakaladığını veya hakikate yaklaştığını düşünse aslında hakikatten fersah fersah uzaklaştı. İnsan hakikate dokunmalı, hakikati ruhunda eritmeli, hakikatte yok olmalı. Belki de hakikate duyulan bu arzu adın tanımını yapmayı düşüncenin bir alışkanlığı haline getirdi. Düşünce alışkanlığı eylemeyi de belirli alışkanlıklarla sınırladı. İnsanı tanımlamak istediler, “özü akıl sahibi olmaktır” dediler. Varlığın özü mahiyet olarak çıktı ortaya. Akıllı olmak başka bir şeyle, mahiyet başka bir şeyle tanımlandı. Tanım hakikate giden yolu izhar edecek diye düşündüler. Ömrü boyunca berraklık arıyor insan. Duygusu da düşüncesi de düşünen kalbi de billur sular gibi olsun istiyor. Mutluluktan bir yudum mu içmek istiyor mesela, dertlerin ve tasaların bulandırmadığı bir su olmalı diye düşünüyor.
Diğerleri düşüne dursun, ben zaman içinde var olmaya ve varlığımı tüketmeye devam ederken anlam biraz daha genişledi. Binbir türlü hali olan sadece insan halleri değilmiş, her bir halin de kendi içinde binbir türlü hali varmış. Kederin binbir türlü formu, aşkın binbir türlü hali, iyiliğin binbir türlü durumu varmış. Hayatta attığım adımların her birinde iyi olmaya yaklaşacağımı düşünürdüm. Bir noktada iyi olma hali başlayacak ve bir müddet öyle sürecek zannederdim. Yolun bir kısmında ruhumdaki dalgalı sular dinecek ve sakinleyecek diye umardım. Tanımlara bağlıydı zihnim. Çelişikler birlikte kâim olamazdı. Ama her değişim ve dönüşümde, her geçen aşamada, zamanın eli her değdiğinde benimle birlikte kavramlar da değişti ve dönüştü. Mutluluk kavramı tanımına göre yaşantıya dahil olmadı. Yaşantıya mutluluk farklı şekillerde dahil oldukça mutluluğun tanımı değişti. Mutlu olmak biraz da bulanık olmayı içermeye başladı. Kederli olmaya biraz hüzün biraz gözyaşı biraz da tecrübeden süzülmüş iç huzur eklendi. Tamamlanmışlık hissine kusurlar dahil oldu. İyi olmak iyi olmamakla el ele tutuştu. Yıllara yayılan ve bir türlü geçmediği düşünülen hissiyatların ilk olduğu haliyle kalmadığı aşikar oldu. Ben fark etmeden bendeki bir hâlin anlamı her gün genişledi ve değişti.
Elbette tanım yapmaya devam ediyoruz. Adım atmaya devam etmenin koşulu tanım yapmak, bazen yapay ve geçici de olsa birliği ve biricikliği sağlamak. Diğer yandan adlar yapılan tanımları değiştirmeye devam ediyor. Velhasıl ne teori pratiğin yolunu değiştiriyor ne pratik teoriyi ezip geçiyor. Zira hakikat yakalanamazlığıyla ve tutulamamazlığıyla bizi hayrete düşürmeye devam ediyor. Olsun, hakikatin gitmesi bile güzel!
via
via
via

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
via
via
via