seen from Singapore

seen from Poland
seen from China

seen from United States
seen from Türkiye
seen from United Kingdom

seen from Türkiye
seen from North Macedonia

seen from United States
seen from China
seen from Türkiye
seen from United States
seen from China

seen from United Kingdom
seen from Türkiye
seen from China
seen from Germany
seen from United States
seen from United States
seen from United States

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
şiir’i dinle
Halbuki korkulacak hiç bir şey yoktu ortalıkta Her şey naylondandı o kadar Ve ölünce beş on bin birden ölüyorduk güneşe karşı. Ama geyikli geceyi bulmadan önce Hepimiz çocuklar gibi korkuyorduk
Geyikli geceyi hep bilmelisiniz Yeşil ve yabani uzak ormanlarda Güneşin asfalt sonlarında batmasıyla ağırdan Hepimizi vakitten kurtaracak
Bir yandan toprağı sürdük Bir yandan kaybolduk Gladyatörlerden ve dişlilerden Ve büyük şehirlerden Gizleyerek yahut döğüşerek Geyikli geceyi kurtardık
Evet kimsesizdik ama umudumuz vardı Üç ev görsek bir şehir sanıyorduk Üç güvercin görsek Meksika geliyordu aklımıza Caddelerde gezmekten hoşlanıyorduk akşamları Kadınların kocalarını aramasını seviyorduk Sonra şarap içiyorduk kırmızı yahut beyaz Bilir bilmez geyikli gece yüzünden
"Geyikli gecenin arkası ağaç Ayağının suya değdiği yerde bir gökyüzü Çatal boynuzlarında soğuk ayışığı" İster istemez aşkları hatırlatır Eskiden güzel kadınlar ve aşklar olmuş Şimdi de var biliyorum Bir seviniyorum düşündükçe bilseniz Dağlarda geyikli gecelerin en güzeli
Hiçbir şey umurumda değil diyorum Aşktan ve umuttan başka Bir anda üç kadeh ve üç yeni şarkı Belleğimde tüylü tüylü geyikli gece duruyor
Biliyorum gemiler götüremez Neonlar ve teoriler ısıtamaz yanını yöresini Örneğin Manastır'da oturur içerdik iki kişi Ya da yatakta sevişirdik bir kadın bir erkek Öpüşlerimiz gitgide ısınırdı Koltukaltlarımız gitgide tatlı gelirdi Geyikli gecenin karanlığında
Aldatıldığımız önemli değildi yoksa Herkesin unuttuğunu biz hatırlamasak Gümüş semaverleri ve eski şeyleri Salt yadsımak için sevmiyorduk Kötüydük de ondan mi diyeceksiniz Ne iyiydik ne kötüydük Durumumuz başta ve sonda ayrı ayrıysa Başta ve sonda ayrı ayrı olduğumuzdandı
Ama ne varsa geyikli gecede idi Bir bilseniz avuçlarınız terlerdi heyecandan Bir bakıyorduk akşam oluyordu kaldırımlarda Kesme avizelerde ve çıplak kadın omuzlarında Büyük otellerin önünde garipsiyorduk Çaresizliğimiz böylesine kolaydı işte Hüznümüzü büyük şeylerden sanırsanız yanılırsınız Örneğin üç bardak şarap içsek kurtulurduk Yahut bir adam bıçaklasak Yahut sokaklara tükürsek Ama en iyisi çeker giderdik Gider geyikli gecede uyurduk
"Geyiğin gözleri pırıl pırıl gecede İmdat ateşleri gibi ürkek telaşlı Sultan hançerleri gibi ayışığında Bir yanında üstüste üstüste kayalar Öbür yanında ben" Ama siz zavallısınız ben de zavallıyım Eskimiş şeylerle avunamıyoruz Domino taşları ve soğuk ikindiler Çiçekli elbiseleriyle yabancı kalabalık Gölgemiz tortop ayakucumuzda Sevinsek de sonunu biliyoruz Borçları kefilleri ve bonoları unutuyorum İkramiyeler bensiz çekiliyor dünyada Daha ilk oturumda suçsuz çıkıyorum Oturup esmer bir kadını kendim için yıkıyorum İyice kurulamıyorum saçlarını Bir bardak şarabı kendim için içiyorum "Halbuki geyikli gece ormanda Keskin mavi ve hışırtılı Geyikli geceye geçiyorum"
Uzanıp kendi yanaklarımdan öpüyorum.
- Turgut Uyar _______________
art © Eda Tanses
aydınlanma sonra geldi. aşk’a olan özlem, kendi derinliklerine varmaktan daha önemliydi o vakitler. aydınlanma sonradan geldi. başta gelen o sihirli his, geçmişe ait olan ve bir yap boz’un en mühim parçası misaliydi. ufacık, kağıttan bir kayık yolculuğuna başladı. kim dinliyor? September 2017 | Eda Tanses
insanın çat kapı dünyanın neresinde olursa olsun gidebileceği bir evi olmalı. benim iki evim var. - bundan yüce ne olabilir bilmiyorum. biraz maviye boğulmaya, bir tutam göğe sığmaya, biraz da rüzgarda esmeye gittim, süzüldüm martı gibi; lakin durulmadı deniz. kendi yaralarımı bir tek bana ait sanırken, başlamış tüm yanılgılarım. düğüm atıp döneceğim kopan kıyılarıma. biraz bulut oldum yağmadan, biraz deniz oldum taşmadan, biraz da mavi olmayı denedim işte; mor’a ihanet etmeden. turkuaza çalıyor şimdi tüm hüzünlerim. biraz elif’im şimdi, biraz lâl. _______ September 2017 | Eda Tanses

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Gaye'ye
haritada denizi olmayan şehirlere deniz çizmiş kızım ben, ne bekliyorsun ki benden?
işin en ironik tarafı da ne biliyor musunuz? bir film kahramanı, yahut sevilen bir kitap içerisindeki karakter olmayışınızdan ötürü anlaşılamıyor oluşunuz. oysa herkes bir kere olsun üzülmüştür kendi dünyasına çekilip, hayal alemlerinde gezgin o kimsenin anlamadığı bilimum karakterlerin haline ve öfke biriktirmiştir içinde onları anlamayıp ötekileştiren yüzeysel insanlara karşı. üstelik şimdi siz de o ötekileştirilensinizdir onların hayatlarında sırf bir kutuda, yahut köşeli bir kitap kapağı arkasında yer edinememişsiniz diye kendinize... işte capuçinoları ve caféleri bu kadar sevmem belki de bu yüzden, çünkü orada defter arkalarına, öykülere, günlük notlara, ve hikayelere sığıyorsunuzdur üstelik sükunetli dakikalar yaratıp, kaybolabiliyor, sıcak yudumlar eşliğinde kendi el yazınızla harmanlaşıp, mor renkli defter kapakları ardında gizeminizi koruyabiliyorsunuzdur... 13.06.2014 | E Tanses