En tehlikeli tapınak, sorgulamaktan vazgeçmiş zihindir.

seen from United Kingdom

seen from Russia

seen from United Kingdom
seen from Kosovo
seen from Germany

seen from United States

seen from United States
seen from Tunisia

seen from United States

seen from United Kingdom

seen from T1

seen from United States
seen from Germany

seen from United States
seen from Switzerland

seen from United Kingdom

seen from Malaysia

seen from Russia

seen from United States

seen from Saudi Arabia
En tehlikeli tapınak, sorgulamaktan vazgeçmiş zihindir.

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Kendine güvenen zihin, otorite aramaz; sorgular. Kendinden kuşku duyan zihin ise sığınacak bir otorite arar.
İnanç, düşünmenin yerini aldığında tehlikeli olur. — Richard Dawkins
Özgürlük, sorgulayan zihinlerde yaşar.
Türkler, Arapların dinini Araplardan daha fazla sahiplenen tek millettir. Araplar bile dinlerini Türkler kadar savunmaz. * İslam, Arabın dinidir. Muhammed, Arabın Peygamberidir. Kuran da Arabın kitabıdır." Kaynak: Eş-Şâtıbî, Ebû İshak, el-Muvâfakât fî Usûli'ş-Şerîa (Ö.790/1388) * Müslüman olmak; Arap gibi düşünmek ve yaşamaktır. *

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Gerçeğe giden tek yol; aklı kullanmak, bilimi izlemek ve felsefeyle sorgulamaktır.
İNSANLIK TARİHİNDE İDDİA EDİLEN TANRILAR VE İSPAT YÜKÜ
İnsanlık tarihi boyunca farklı uygarlıklar ve dinler tarafından binlerce tanrı ve tanrıça iddia edilmiştir. Kimi araştırmalar bu sayının binlerle, hatta on binlerle ifade edilebileceğini belirtir. Bugün ise bu tanrıların çok büyük bir bölümü artık kimse tarafından gerçek kabul edilmemektedir. Geriye kalan birkaç büyük din ise kendi tanrısının gerçek olduğunu ileri sürmektedir.
Burada temel soru şudur: Bu kadar tanrı iddiası arasında herhangi birinin varlığı nesnel, bağımsız ve bilimsel yöntemlerle kanıtlanabilmiş midir?
Bugüne kadar bunun cevabı hayırdır.
Hiçbir tanrının varlığı, gözlem, deney ve bağımsız doğrulama ilkelerine dayanan bilimsel yöntemle evrensel kabul görecek biçimde gösterilememiştir. Her din kendi kutsal metinlerini, geleneklerini, vahiy anlayışını veya kişisel deneyimleri delil olarak sunar. Ancak bunlar, bilimsel kanıt olarak kabul edilmez.
Bilim, doğa olaylarını doğal nedenlerle açıklamaya çalışır. Test edilemeyen, yanlışlanamayan veya deneyle doğrulanamayan iddialar bilimsel bilgi kapsamına girmez. Bu nedenle bilim, herhangi bir tanrının varlığını doğrulamış değildir.
Burada önemli olan bir başka ilke de ispat yüküdür. Mantık ve eleştirel düşüncede genel kabul gören yaklaşım şudur: Bir iddiada bulunan kişi, iddiasını gerekçelendirmekle yükümlüdür. Bir varlığın mevcut olduğunu ileri süren taraf, bunun neden doğru olduğunu gösterebilmelidir. İspat yükü, iddiayı reddeden kişide değil, iddiayı ortaya koyan kişidedir.
Örneğin biri görünmez bir ejderhanın evinde yaşadığını iddia ederse, bu iddiayı kabul etmeyenlerin ejderhanın olmadığını kanıtlaması beklenmez. Beklenen, iddia sahibinin bu olağanüstü iddiasını desteklemesidir. Aynı ilke tanrı iddiaları için de geçerlidir.
Düşünürlerin bir kısmı da bu noktaya dikkat çekmiştir.
Richard Dawkins şöyle der: "Kanıt olmadan ileri sürülen iddialar, kanıt olmadan reddedilebilir."
Christopher Hitchens ise şu ifadeyi kullanır: "Kanıtsız öne sürülen şeyler, kanıtsız reddedilebilir."
Bertrand Russell'ın ünlü düşünce deneyi de aynı mantığı anlatır. Russell, Dünya ile Mars arasında yörüngede dönen görünmez bir çaydanlık olduğunu iddia etmenin hiçbir anlam taşımadığını söyler. Böyle bir iddiayı kabul etmeyenlerden onun yokluğunu kanıtlamaları beklenemez. İddiayı ortaya atan kişi kanıt sunmak zorundadır.
Carl Sagan da eleştirel düşüncenin temelini şu sözle özetler: "Olağanüstü iddialar, olağanüstü kanıtlar gerektirir."
Bu yaklaşım yalnızca din için değil, bütün bilgi iddiaları için geçerlidir. Bilim de hukuk da gündelik yaşam da aynı ilkeye dayanır. Kim bir iddiada bulunuyorsa, o iddiasını desteklemekle yükümlüdür.
Sonuç olarak, tarih boyunca öne sürülen binlerce tanrı iddiasından herhangi biri için evrensel ölçekte kabul edilmiş bilimsel bir kanıt bulunmamaktadır.
Bu nedenle, eleştirel düşünce açısından doğru yaklaşım; kanıt ortaya konuluncaya kadar iddiayı kabul etmemektir.