Belki de susuşum, senin duymaya hiç niyetin olmadığını anlamamdan ibaretti.
seen from China

seen from Germany

seen from United Kingdom
seen from United Kingdom

seen from United States
seen from China

seen from Australia
seen from Germany
seen from Türkiye
seen from United States
seen from United States

seen from Spain

seen from Türkiye
seen from China
seen from China

seen from Malaysia
seen from Philippines
seen from Malaysia
seen from China

seen from Italy
Belki de susuşum, senin duymaya hiç niyetin olmadığını anlamamdan ibaretti.

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Sen gelince dağılmış benliğim tek nefeste toparlanıyor.
Benim savaşım dışarıda değil; sessiz bir harp dönüyor kafamın içinde.
Durmanın imkânsız olduğu o kavşaktayım, yavaşlamazsam bariyerlere çarpacağım ama hiç durasım da yok.
Bir susuşu vardı, bin sözden ağır; bir de ayrılık vardı, o susuşu bana borç bırakan.

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Geçip giden zamana, senden kalan bi' anı iliştirdim.
bir şeyler değişti ama kimse tam olarak neyin koptuğunu söyleyemedi; sanki görünmeyen bir el hayatın ayarını azıcık kaydırdı da hiçbirimiz eski yerimize denk düşemedik.
Ben en çok hazırlıksız vedalara kızıyorum; insanın gideceği yere günler önceden bakası gelir ya hani, içini alıştırmak ister, eşyalarla helalleşmek ister, duvarlara son kez dokunup “ben burada vardım” demek ister… bana o hakkı bile çok gördüler; öyle ansızın itildim ki hayatından, sanki ben yıllardır yanında durmuş biri değil de yanlışlıkla içeri girmiş bir yabancıymışım gibi, kapıyı yüzüme değil, hatıralarımın üstüne kapattın; bilseydim gideceğimi, o evin içinde son kez dolaşırdım, kahveni koyduğun bardağı elime alıp dudağının değdiği yeri saklardım, koltuğun çöküğüne oturup susardım, küllüğün dibinde kalan yarım sigaradan bir parça cebime sıkıştırırdım, hatta sırf canım yansın diye perdelere bakıp ağlardım; ama sen beni öyle keskin bir yerden kopardın ki, ben daha acıyı bile düzgün yaşayamadım, bakma böyle konuştuğuma… ben büyük şeyler istemedim hiç, sadece giderken biraz insan kalmak istedim, çünkü bazı vedalar bitirmiyor insanı, sadece içindeki bir yeri sessizce kapatıyor… ve ben daha sana söyleyemediğim şeylerin en başındayım.