Bozuk kaldırımları adımlarıyorum, bir yerlere yetişme telaşında olan arabalar ve insanlar geçiyor yollardan durmadan .Dilimde bana eşlik eden bir şarkının sözleri
" Bir geliyorsun her derde deva
Her hâlin huzur, her bir hâlin sanki rüya
Bir gülüyorsun derman feryadıma
Her hâlin huzur, her bir hâlin sanki rüya
Gölgen vurmuş aya, rüzgârlar nefesim
Bir şarkısın, makamı düş, dalgalarda sesin Hayalin şifa, yalnızlığıma"
Kaldırımlar okul yolunda ki ağacıma getirince biraz daha yavaşlıyor adımlarım .Sarılınca gövdesine göğe uzanan dallarını gösteriyor bana. Adeta kökleri toprakla , dalları ise bulutlarla kardeş .Kısa bir selamlaşmadan sonra senden bahsediyorum .Ağaç ,toprak ve bulut kardeşliğine.Birlikte söylüyoruz "Bir gülüyorsun derman feryadıma Her hâlin huzur, her bir hâlin sanki rüya".
Akşamları biraz daha zor geçiyor , sanki evin içine birisi gelip sabahın ilk ışıklarıyla özlem ve hasret tohumları ekmiş .Gün içinde büyüyor büyüyor evin her yerini özlem ve hasret kaplıyor.Sokağa atıyorum kendimi ,sana doğru koşuyorum ...
Kendimce oyunlar oynuyorum şehrin sokaklarında, mesela kedilere seni anlatıyorum veya yolda ki çiçekçilerin önünden geçerken çiçek buketlere bakıp bir buket çiçek alıyorum sana . Bazı akşamlar o kadar şanslı olmuyorum .Gülüşüne yakışan bir buket bulamıyorum .Çiçekçilerin önünde durup gülüşünde yaşayacak bir buket hazırlıyorum kendimce.
Menekşeler ,Nergisler , Güller ve Karanfiller




















