Ölmüş Bir Kadının Evrak-ı Metrukesi | Nedret
“Romanlarında kırılgan aşkların duygu yüklü dünyasını aksettiren Güzide Sabri’nin en önemli romanı, ilk baskısı 1905’te yapılan Ölmüş Bir Kadının Evrak-ı Metrukesi’dir. Ölmüş Bir Kadının Evrak-ı Metrukesi, dönemin karasevda romanlarının tipik özelliklerini yansıtan bir roman olarak ön plana çıkar.” Necati Tonga
Güzide Sabri’nin yazıldığı günden beri sevilerek okunmuş, iki defa filme alınmış kült romanı Ölmüş Bir Kadının Evrak-ı Metrukesi, sonraki yıllarda yazılmış birçok aşk romanını da etkilemiş, öncü bir eser.
Güzide Sabri’nin, en çok okunan romanı Ölmüş Bir Kadının Evrak-ı Metrukesi’nin devamı olarak, ondan on sekiz yıl sonra yazdığı Nedret, ilk romanın talihsiz kahramanı Fikret’in kızı olan Nedret’in hikâyesinin konu edildiği, öncülü kadar sürükleyici bir roman. Genç Nedret, yüzünü bile hatırlamadığı annesinden kalan notlarla ve mazide kalmış hikâyenin kahramanı insanların hayatına girmesiyle geçmişin puslu perdesini aralamaya çalışırken kendi de annesininkine hiç de uzak olmayan yeni bir aşk hikâyesinin kahramanına dönüşmektedir.
"Kardeşim, şu durgun halimden sakın alınmayınız, bugünlerde epeyce kederliyim de... Ben ömrümde bu kadar üzülmemiştim."

















