Ben anlamıyorum. Yok cidden anlamıyorum. Daha 10′larında ya da 19′larında bir çocuksun ve ÇOK seviyosun ?? O olmadan yaşayamamlar , her gece ağlamalar ? Eğer o ağlamalarda ‘ aman annem görmesin ‘ diye gözünün yaşını yastığa siliyorsan , ben sana sadece gülerim. Benim güzel gözlü , akılsız arkadaşım! Bir dakikalığını akılsızlığı bırakıp düşünür müsün ?Sence 70 yaşına kadar durmadan , her gün bu adamı mı seviceksin ? Tanıdığın tek erkek o mu olucak ? Hayatının aşkının ‘’O’’ olduğuna emin misin ?
Yapmaa, ben her zaman herkese ‘’ kendine inan , yaparsın! ‘’ derim. Kusura bakma ama bu pekte öyle inana bileceğin bir şey değil. 50 sine gelmiş menopozlu teyzen değilim tabi ki , sana şunu yap şunu yapma demiyorum. Ama üzülme. Üzülmen için o kadar çok nedenin olucak ki ileride. Şimdiden kendini yıpratmana hiç gerek yok.
Düşün mesela , sen hayatta tuttuğunu koparan başarılı bir hatun olmuşsun. Hayattan alabileceğinden fazlası ellerinde. Mükemmel bi noktada mükemmel bi hayatın var. Peki ya o nerde olucak ? Ben sana söyleyeyim ; hiç bir fikrin yok. Olamazda. En erken 10 yıl sonra şuan hayatının aşkı olduğuna inandığın adamı hatırlamakta güçlük çekiceksin. Mesela hatırlıyor musun ? Şimdikinden daha da küçük olduğun yaşlarında çok beğendiğin , bakıştığın bir çocuk vardı. Ha işte aynen. Tıpkı şimdi olduğu gibi ‘’ Ama o zaman çocuktum ‘’ diyceksin. İnan her zaman bunu söyleyeceksin. 45 ine geldiğinde 30 lu yıllarından bahsederken bile o zaman çocuktum diyeceksin. İşin en güzel yanı bu işte. Her şey ama her şey bir gün geçmişte kalıyor. Bir gün sen bile geçmişte kalıcaksın. Bu yüzden çok sev ama çok üzülme.
SEVMEK her zaman en güzel duygu , sevilmekten sonra tabi...