Seni hep sevdim, seveceğim... Sevgilin PR
PR artık sadece ikna etme sanatı üzerine değil, tüketici ile duygusal bir bağ kurma üzerine dayanıyor.
Geleneksel pazarlamada alıştığımız akıllı reklam ile tüketiciyi inandırma anlayışının yerini giderek gerek deneyimsel pazarlama, gerek ürün kişiselleştirme kampanyaları, gerekse marka hikayesi ile tüketici ve marka arasında duygusal bağ kurarak kendiliğinden ikna yöntemi almaya başladı. Yani bu aşamadan sonra tüketiciyi ikna etmeniz gerekmiyor. Eğer hikayeniz yeterince güçlüyse tüketici kendiliğinden ikna oluyor ürünü almaya zaten. Yarattığınız duygusal bağ ile kazandığınız marka sadakati de cabası...
Sevdiğim marka hikayelerinden biri olan Coco Chanel'in ibretlik geçmişini paylaşmak isterim. Hikayenin ayrıca 'Coco Chanel & Igor Stravinsky' ve 'Coco Before Chanel' isimlerine iki filmi bulunuyor.
http://thebrandage.com/sapkadan-marka-cikaran-kadin-chanel/
5 duyumuza hitap eden deneyimsel pazarlama örneklerinden en sevdiğim ise kuşkusuz Stabucks. Yaydığı kahve kokusuyla bilinçaltımıza verdiği 'kahve için buradasın' mesajının yanında göze hitap eden konsept tasarımları, konforu ve müzikleri ile de 'bütün bu deneyimleri yaşamak için buradasın, kahve bahane sohbet şahane' diyor. Severek 'deneyimliyoruz'.
İlerleyen teknoloji ve genişleyen rekabet pazarı ile kabuğundan adeta fırlamış sınır tanımaz, laftan anlamaz Z kuşağı ile iletişimin hangi boyutlara geleceğini hep beraber göreceğiz.