yakıtı bitmiş, yelkenleri parçalanmış bir geminin kaptanı kadar çaresiz olmaktır bazen. sahipsiz açık denizlerde nereye gittiğini bilmeden sürüklenmektir. amaçsızca, sebepsizce, nedensizce.. kızgın fırtınalara karşı direnmek, taş atacak kadar dahi dermanın olmamasıdır. artık gemi batmış dünya durmuş ona ne. gözbebekleri kaybolacak kadar ufaktır her daim, uzaklara bakmaktan vazgeçmediği için. geminin hala suyun üstünde kalmasına rağmen gözleri dalıp dalıp gitmektedir, en diplere.. en büyük zevki aptal balıklar olur zamanla. onları izlemek, hayal etmek, haklarında uzun uzun düşünebilmek ve en önemlisi bundan haz almak büyük hüner olsa gerek.
günler, haftalar hatta aylar ve yillar öylece gecip gitmektedir, bir trenin camindan gecen görüntüler gibi. yalnizca izlenir. uzanip, tutamaz ve dokunamazsin. izleyici olarak girdigin bir aksiyon oyunundaki kadar yalniz hisseder insan kendini. önemli ve degerli olan hersey, basit görünür.
daha az, cok daha az düsünerek yasamaya baslarsin.
tek zevk veren sey uyumaktir, artik.
dinlenmek gibisi yoktur.
-biraz sekerleme.
-kesinlikle.