Highlights: Aralık '24
📌 Merhaba.
📌 Şurada bahsettiğim üzere, babamın kuzeninin oğlunun evinde bir aile buluşması gerçekleştirmiştik. Dayısı bir mevzu yüzünden uzun yıllardır kendisiyle görüşmüyor. Birinin annesi diğerinin ablası olan kuzen iyice arada kaldığından bahsedince, o günkü toplantıda artık bu küslüğe bir son verilmesi için dayıyla yeğeni sürpriz biçimde buluşturma planı gündeme geldi. Bu yaz sülalece yaptığımız tatil planından sırf çocuk da gelecek diye cayan dayı için kabir azabı gibi bir operasyon olacaktı. Ben de gittim dayı olana "Abi bizimkilerin aklında böyle bir plan var, bilgin olsun" diye öttüm çünkü insanlara istemedikleri şeylerin yapılmasına göz yummamalıyız. Yani adam aynı ortamda bulunmak istemiyor ve bunlar biri 50 diğeri 30 yaşında koskoca iki insan, isterlerse zamanı gelince kendi aralarında çözerler. Bizimkilere de "Geçen akşam laf lafı açtı, dayısı umarım yolda bile denk gelmeyiz diyor" şeklinde pembe bir yalan attım ve plan iptal olmasa bile ertelendi. Yoksa dayı "Ulan toplandılar beni ketenpereye getirdiler" diyerek hepimize cephe alacaktı. Aileyi bir arada tutmak adına önemli bir siyasi hamleydi bence...
📌 Bardağın dolu tarafını görmeyi bir türlü öğrenemediğimi, 3.700 lira verip arabaya yeni akü taktırmak durumunda kalınca "İyi ki bu hafta 2 tane ekstra sahne vardı da öyle hallettik" demek yerine "Ulen iyi ki 2 tane ekstraya gittik, birini akü yedi aw" dediğimde anladım.
📌 Yılbaşı sahnemiz sanki barda değil morgda çalıyormuşuzcasına o kadar bayık geçti ki anlatamam... Her zamanki müziğimizi yaptık fakat ruh gibi oturdu millet; 10'dan geriye sayarken ayakta yalnızca 8 (sekiz) kişi vardı ve bunlardan 5'i orkestra yani bizdik...
📌 Blue belgeselini tekrar izledim ve Shaft'ı görünce durdurup yine yarım paket sigara bitirdim. 2010'lu yıllarda, yakın arkadaşlarım ve büyük hayallerimizle kurduğumuz, davulcusu olan kızla sevgili olup ayrıldıktan sonra klavyeciliğinden de ayrıldığım grubum, ben üyelikten çıktıktan sonra kısmeti açılmışçasına bilet alıp sanatçı dinlemeye gittiğimiz mekanlarda sahne almaya başlamıştı. İlk konser Shaft'taydı, ben çalmaya çağırırlar belki diye düşünüyordum, neticede bu hepimizin hayaliydi ama Pink Floyd olmadığımız için beni birlikte çalmak yerine kendilerini dinlemeye çağırmışlardı. Ben de ayrılıkları sindirebilecek olgunluğa eriştiğim konusunda nasıl büyük bir sanrıya kapıldıysam, kalkıp gitmiştim. Hayatımdan çıkan kadınların kısa sürede nasıl hiçbir zaman hayatı paylaşmamışızcasına bana karşı nötr hale geldikleri konusundaki ilk tecrübemdi. Öylesine dümdüz bir "Aa hoşgeldin Doğu, naber heheh?" demişti ki, sanırsın Taşkışla manzaralı balkonunda hiç şarap içmemişiz, Redd konserinde Nefes Bile Almadan çalarken hiç öpüşmemişiz, komşu çocuklarıyız, kardeş gibi büyümüşüz... Bazen YouTube'da eski şarkıların canlı performans videolarını izlerken yine Shaft'a denk geliyorum ve ekranı kırasım geliyor. Aşkımın büyüklüğünden değil, kendimi kendime bu travmayı yaşatacak kadar sevmeyişime, kendi kendimi bu kadar değersizleştirdiğime olan sinirimden. Kurucusu olduğum halde dışına itildiğim grubun artık dinleyicisiydim, davulcuları eski sevgilimdi, utanmadan dinlemeye çağırmışlardı ve utanmadan gitmiştim...
📌 Yıl da bitti, bu post da. Bu ay pek bir şey olmamış, yazarken farkettim. Olsun, maksat seriyi 2024 yılı boyunca hiç bozmamış olmak 🙋♂️












