Ribozomun yapısı nedir? Ribozomlar protein ve RNA’nın bir karışımıdır. İnsan ribozomlarının her biri yaklaşık 6880 RNA nükleotidi (ribozomal RNA anlamına gelen rRNA olarak adlandırılır) ve yetmiş dokuz farklı protein içerir. (Her bir protein pek çok aminoasitten meydana gelir, yani protein toplamda yaklaşık yüzde 60 RNA’dır.)
(Ökaryotlarda) Uçbirleştirme
Bir gen kalıtyazıldıktan sonra otomatik olarak bir mRNA halini almaz. Önce işlenmesi gerekir ve bu işin büyük kısmı küçük nükleer (hücrenin çekirdeğinde bulunan) RNA’lar tarafından yapılır. Bu snRNA’lar (küçük nükleer RNA’lar) küçük nükleer ribonükleoproteinleri yapmak için proteinlere katılır: snRNP’ler.
Bu RNA/protein hibritleri, pre-mRNA kalıtyazınına katılarak spliceozom adlı bir kompleks oluşturur. snRNP’nin RNA kısmı her bir intronun başlangıç ve bitiş dizilerini tanır, bu bir proteinin tek başına yapamayacağı bir iştir. snRNP’nin bileşenleri, hep birlikte nereyi kesmeleri gerektiğini tanımlar, daha sonra kalan bölümleri bağlar veya uçbirleştirir.
RNA interferansı, genleri ifade edildikleri zamanlarda dahi susturmanın bir yoludur. Bu muhtemelen virüslerden korunmanın bir yolu olarak ortaya çıkmıştır.
Ökaryotların çoğunda Dicer (Keser) adlı bir enzim vardır. Görevi çift iplikli RNA’ları bulup küçük parçalara ayırmaktır. Yani bir geni susturmak için ihtiyacınız olan tek şey, susturmak istediğiniz mRNA’yı tümleyen tek bir RNA ipliğidir. Bu RNA’ya “küçük engelleyen RNA” anlamına gelen siRNA adı verilebilir; mikro RNA, yani miRNA adlı başka bir tür de mevcuttur. Her iki durumda da hedef mRNA’ya bağlanarak Keser’in parçalara ayırması için iki iplikli bir molekül yaratır.
Ama işimiz henüz sona ermedi. Eğer bir gen ifad ediliyorsa ortada sadece tek bir mRNA değil, binlercesi dolanıyor olacaktır. Özelleşmiş bir protein, bu küçük parçalardan birine tutunur ve iki ipliği ayırır. Bu tek iplikli RNA parçası ve bağlı bulunduğu proteinlere RISC adı verilir: RNA indükleyen susturma kompleksi.
RNA bileşeni bağlanacağı yeni bir mRNA ararken protein ortada kalır. Eğer RISC bir mRNA’ya bağlandıysa, mRNA yakın zamanda kalıtyazılmayacaktır. Susturma tamamlanmıştır.
RNA’nın her zaman bir takım oyuncusu olması gerekmez. Bazı virüsler RNA’ya o kadar adanmışlardır ki genomlarında hiç DNA taşımazlar. Kızamık, influenza ve çocuk felci virüsleri, RNA virüslerine birer örnektir.
Bazı RNA virüsleri, RNA’dan okuyarak DNA üretebilen revers transkriptaz adlı bir protein kodlarlar. Bu, hücrelerimizin genellikle yaptığının tam tersi olduğundan (DNA’dan kalıtyazar ve RNA kopyaları üretiriz) bu virüslere retrovirüs adı verilir. HIV, yani insan immünyetmezlik virüsü, en meşhur retrovirüslerdendir.
Virüs kendi genomunu DNA olarak kopyalamak için revers transkriptazı kullandıktan sonra, bir sonraki adım genellikle bu DNA’nın konak genomun içine eklenmesi olacaktır. Bundan sonra sonsuza kadar bu virüsü taşırız.
Skwarecki, Beth. (2019). Genetik 101. (Çev: Samet. Öksüz). (ss.47-8). İstanbul: Say Yayınları
Transkripsiyon ve mRNA’nın İşlenmesi
Translasyon (mRNA'dan Proteine)