Yaptığımız gündelik işlerde, her şeyin iki yolu vardır. Aklımızda farklı planlar varken bir işi bitirmiş olmak için yapmak veya anın içine kendimizi vererek, en ufak işlerde bile elimize değenin, nefes alışımızın farkında olarak bir işi yapmak. Bulaşıkları yıkarken bir fincan çayı düşünürsek ve böylelikle bu iş baş belasıymışçasına biran önce bitirme eylemine girişirsek o anda "bulaşıkları yıkamıyoruz, hayattan o anı çalıyoruz " demektir. Aslında o anda tezgahın önünde dururken ya da temiz tabakları yerleştirirken " yaşadığımız günün ve bu lütfun" idrağından yoksunuzdur.









