Lütfen geri geldiğinde onlar hayatında olsun. Birini dahi kaybetme. Lütfen o sınırlarını aş ve istediğin yerde ol. Yoksa yan.
26m20
yanma vakti.

Discoholic 🪩
Sade Olutola
YOU ARE THE REASON
untitled


PR's Tumblrdome

blake kathryn

tannertan36
TVSTRANGERTHINGS
Lint Roller? I Barely Know Her

Kiana Khansmith

pixel skylines
$LAYYYTER

gracie abrams
we're not kids anymore.
Sweet Seals For You, Always
h
The Bowery Presents

seen from Venezuela

seen from United States
seen from Bolivia
seen from Argentina

seen from Mexico
seen from United Kingdom
seen from United States
seen from India
seen from Peru
seen from Peru

seen from United States

seen from Peru
seen from Peru
seen from Peru

seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from Bangladesh

seen from United States
@sonya-2009
Lütfen geri geldiğinde onlar hayatında olsun. Birini dahi kaybetme. Lütfen o sınırlarını aş ve istediğin yerde ol. Yoksa yan.
26m20
yanma vakti.

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Bir yıl daha bitiyor.Ne garip her mektubun ardından birilerini kaybediyorum. Onu da kaybettim. Engel olmak istediğim durumlar karşısında , bir yıldızın kayışını izlermişcesine durup kalıyorum. Kılımı kıpırdatmayacak kadar yorgun...
Dört yıldır kalan tek kişi Y. O da gitmiş olur mu bir sonraki mektupta? “Artık ..’yı kaybetme” demek istemiyorum. Başaramıyorum çünkü.
16 Haziran. Ne demeliyim bilmiyorum. Mantığımı yoksaymaya başladığım gün demeliyim belki de. Bu denli hayatımın , zihnimin , kalbimin tam orta yerine yerleşeceğini ; her şeyi nasıl tek bir sözüyle darmaduman edebileceğini , nasıl suskunluğuyla bile birçok şeye deva olabileceğini tahmin etmiyordum. Kalbim ve mantığımın birçok kez savaştığı bir ay geçirdim. Mantığım neredeyse tüm savaşlarda galip gelirken tek bir gün mahvetti her şeyi ya da tam tersi. Bilmiyorum.
-yarım
Bir yıl geçmiş en son uğrayışımdan beri.
İçki şişelerinin uğrağı oldu yine evimiz. Dilenen özürler , inanılan yalanlar. Teşekkür ederim babacağım, şimdi daha çok nefret besliyorum sana karşı. 26 Nisan 2020. Benim için ilk kez endişelendiğin tarih. Sahi. Gözlerindeki ifadeye inanıyordum biliyor musun? Yıllardır kıvranıyorum. Neden görmüyorsun? Soruyorsun ya hep "Bana neden düşmanınmışım gibi bakıyorsun?" diye. Dile getiremiyorum. Yine ilk kelimesinde krizlerin eşiğine geleceğimi biliyorum. Yine, o an gerçekten kalbine dokunmuş gibi yapacağını biliyorum. Yine ertesi gün zihnini içkin ile uyuşturacağını biliyorum. Baba, o kadar ağır bir yüksün ki. Yarattığın benliğimin altında ezilip gidiyorum. Bakışların tenime değdiğinde, içimi kavuruyor acım. Bir şeyleri düzeltmeye çalışıyorsun ara sıra. Annem inanıyor sana biliyor musun? Bilse de birkaç saat sonra aynı kişi olacağını. Aptal aşık. Küçücükken akşamın olmamasını dilerdim. Akşam olmasın, elindeki içki poşetiyle evimize gelme. Sahi, sen hiç başka bir şeyle girdin mi kapımızdan? Seni düşünüyorum ara sıra. Endişe etme, kızmıyorum sana. Yalnızca tek bir soruyu düşünüyorum fakat bulamıyorum cevabını. Sen de biliyorsun bu soruyu? Ben odadan kaçtığımda annemin hep fısıldayarak sorduğu soruyu. Koridoru arşınlayacak gücü bulamadığımdan, kaçırmıyorum hiç hoş(!) sohbetinizi. Neden yalnızca bana böyle davranıyorsun baba? Neden gözlerin kardeşlerime se giyle bakarken bana kininin kusuyor?
Her neyse. Bir sene de her şey sanki daha da boktanlaştı.
Dünya'dan bahsetmişim. Dünya da silinip gitti. Ona yine katlanamadım. O çok güzeldi.Yeşil gözlerinin güzelliğini saklayan gür kirpikleri, bir çift gamzesi. Birkaç kez karşılaştık onunla. Çocuksu utangaçlığı hala onu terk etmemiş. Diğerlerinden tek farkı oydu sanırım.
Saye, birçok kez geri dönmek istedi. O çok katlanılmaz biri olmuş. Eleştirdiği insanlar gibi biri. Artık onu geri istemiyorum.
Yanlışlıkla aklıma biri düştü. Gerçekten yanlışlıkla. Kısacık süre sonra gideceğimi söylüyordu. Ya da beni kendisinin kaybedeceğini. Kaybettim mi bilmem ama öyle gözüküyor. Dürüst olmak gerekirse istemiyorum. Bu sefer ki diğerlerinden uzun sürdü. Umalım ki dönsün olur mu Tanrım?
Bu yıl hayatımdaki insan sayısı iki elimin parmak sayısını hayli aştı. Garip ama şikayetçi değilim. -Bir sonraki mektupta silinip gidecekler.-
Sarı'yla tanıştım. Tıpkı çizgi filmlerdeki prensler gibi. Minicik tombik, fazlasıyla duygusal. Onunla uyumayı çok seviyorum. -Lütfen onu kaybetme.- Onun ailesi gibi bir aileye sahip olmak isterdim.
Y. Ben istemeyene kadar daima yanımda olacak. -Onu hep sev.-
Sanırım A, o güzel dudaklarına yakışmayan şeyler kullanıyordu. Buna inanmak istemedim okuduğumda. Çirkin insanların ön yargısı olduğunu diledim. O fotoğraf ise yalnızca zihnimin hayal ürünü.(!) Toprağında beyaz karanfiller var bolca. Mezar taşında o güzel çehresinin fotoğrafı. Eylül çiçeğim. Sanırım artık bir şeyleri kabullendim. Senin artık geri dönmeyeceğin gibi. Her an zihnimde ve tenimdesin. Unutma A.
Tanrım, sana kızgınım. Ve da kırgınım. Benden diğer herkesi aldığın gibi onu da alacaksın sandım. Korktum. Fazlasıyla korktum. Ne olur alma onu benden. Yalnızca onu alma. Boğazıma bir yumru oturdu günlerdir. Ne olursa olsun o herkes değil.
Son bir dal,son yaş.
26mayıs2020
Lütfen geri geldiğinde onlar hayatında olsun. Birini dahi kaybetme. Lütfen o sınırlarını aş ve istediğin yerde ol. Yoksa yan.
26m20
“deli gibi uykum var Nermin
gövdemi söküyor şafak
ipliğim çözüldükçe
içimde ağırlaşan bir ittifak”

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Ah yeniden merhabalar. Tuhaf. Bir sene geçti ve çokça şey değişti yine. Esin hala hayatımda. Hep var olsun. Ve Dünya var birde. -o biraz sallantılı- Dün gece kaçtım bu cehennemden. Minik , tatlı duygusal anlar.(!) Bir senede ne mi değişti? İçki şişeleri cehennemime uğramaz oldu fakat kaos ortamı hala sürüyor. Süregelen bir diğer şey ise kaygı bozukluğum. Eskisinden bir tık daha fazla. Ah ardı ardına tekrarlanan , kimi zaman gerçek olmasını dilediğim depremler. Yine takılı kalıyorum asılı kalmak istediğim avizede. Dün gece baba bey ile geçmişi yad ettik. Binlerce özür. “Ben sarhoş bedenimle bile sizi korudum.” Ah haklıydı. Sarhoş olsa bile korumuştu gölgesi bizi , beni. Çokça çabalıyor bu dönemlerde her şeyi yoluna sokmak için. Çokça yorgun. “Çok çalışıp seni kurtaracağım.” diyordum değil mi anne? Çokça çalışıp kendimi kurtaracağım bu cehennemden. Dizlerimin üzerine düştüğüm hiçbir anda sen yoktun anne. Hiçbir anda. Bak. Dizlerime bak. Yara bere. Paramparça bak. Sana olan minnetlerim hep nefret oldu anne. Çokça nefret. Ah sana anne demeyecektim değil mi? Öyle dilemiştin. Üzgünüm. Babam , psikolojinin iyi olmadığını kendine zarar vermenden korktuğunu söyledi. Kendine zarar vermek. Trajikomik geldi. Gülümsedim o an. İntihar düşüncesi mi uğradı zihnine. Benden hiç gitmiyor anne. Defalarca kez yok olmak istedim , silinip gitmek istedim. Bir ipin ucunda sallanmak , bir uçurum kenarında paramparça olmak... Binlerce kez hiç var olmamak istedim. Ruhum terk etti bedenimi.
Sonya , 25 Mayıs 2019
Ah merhabalar. Tuhaf. Bu günlüğü ilkokuldayken yılbaşında hediye etmişlerdi. Sahi ne kadar çabuk geçti zaman öyle. Önceki yazıları okumak biraz tuhaf hissettirdi. Çocukluğumu almışlar elimden. Neden? Neden ilkokula giden küçük bir kız çocuğu öğretmeni ya da arkadaşlarından biri okur diye boktan hayatını mükemmelmişcesine yansıtır ki günlüğüne? Değiştim mi bilmiyorum. Ah yazım hala aynı çirkinlikte. Tanrım. Ah E. mesaj attı. -eğer onu kaybettiysen geri bul aptal!- Tanrım diyordum. Tanrım ya beni cehennemine al ya da bu cehenneme bir son ver. Tanrım neden böyle? Ah bir aileye sahip olduğum için şükretmem gerek öyle değil mi? Tanrım var olmasalardı bu kadar boktan hissetmezdim. Ah Tanrım şükürler olsun. Tanrım 7 yaşındayken koltuğun arkasına saklanıp ağlayarak beni kurtarmanı istiyordum değil mi? Anımsadın mı? Tanrım sana inanmıyorum. Tanrım büyükannem nasıl ana rahmindeyken hayatımı kurtardığını böbürlenerek anlatıyor hala. Anımsadın mı babam beni yok etmek istemişti? Peki ya sen anne, neden çığlıklarıma kulak tıkadın? Seni defalarca kez aldatan ama deli gibi aşık olduğun adam gibi mi düşündün? Üzgünüm anne. Biliyor musunuz? İnsanlar duygusuz ve umursamaz olduğumu düşünüyor. Saye çok güçlü biri olduğumu düşünüyordu. Sahi onu korumak istediğim için o da gitti. Birer birer uzaklaşıyorum herkesten. Herkes çok çirkin Tanrım. Kulların çok utanç verici. Geceleri deprem olduğunu sanıyorum. Gözüm takılı kalıyor hep avizede. Kaygı bozukluğuymuş sebebi. Kalbinizde birazcık sevgi kaldıysa Mavi’yi sevin. Ah kaç dakika olmuş. Tan vakti geldi. Zihnimi susturmalıyım.
29 Haziran 2019.
son demindeyim hayatın