Şu hayatta beni sevecek biri var mı bilmiyorum. Beni annem ve babam dışında seven kimse olmadığı için gerçek sevgiyi onların bana olan sevgisinden öğrendim. Karşılıksız sevgiyi. Kavga da etsek, sınırı da geçsek, kalp de kırsak, ne olursa olsun beni hep seveceklerini biliyorum çünkü onlar benim ailem. Kendi ailemi kurmak ve karşılık beklemeden sevebileceğim birine hayat vermeyi çok isterdim. Ama dedim ya beni herhangi birinin seveceğine inanmıyorum. Sevilecek bir yanım olduğunu sanmıyorum. Fiziksel özellik olsun karakterim olsun hiçbir şeyim güzel değil. Kendimi sevemem ve belki de bu yüzden insanlar sevmiyor beni. Kendi değerini insan kendi belirler. Benim kendime verdiğim değere göre davranıyor insanlar bana. Sonuçta kötüyüm, şeytanım, kimsenin iyiliğini istemem, ince düşünür kalp kırmak için elimden geleni yaparım, nazarım değer ki nazar kem gözdür iyi bir şekilde olmaz asla, saf görünen cinimdir, fesatlık fenalık bitmez bende.. O yüzden herkes uzak dursun benden ve benim pislik dolu hayatımdan. Ben böyle biriyken kim sevebilir beni? Nasıl sahip olabilirim o kitaplarda okuduğum sevgiye? Bir gün birini çok sever miyim onu da bilmiyorum. Ben kendimi bilmiyorum ki. Ben kendimde kötülükten, umursamazlıktan, saygısızlıktan, insanlık dışı ne varsa ondan başka bir şey bilmiyorum ki. Zaten dinimi gururla taşımıyorum başımda, leke sürüyorum tesettüre. Ne iyi bir arkadaşım, ne iyi bir evlat, ne iyi bir insan. On kere de söyleyebilirim bunu yüz kere de çünkü duymak yetmiyor artık kendimde söylemeliyim. Beni kendi canımdan olanlar sevmiyor el mi sevecek? Elin oğlu mu olduğum gibi kabul edecek beni? Bedenimi karakterimi sevecek mi gerçekten? Hiç sanmıyorum. Beni anne babam dışında kimse gerçekten sevmiyor, sevmiyor. Gerçekten beni içinde olduğum karanlıktan kurtaracak birinin varlığına inanmamı mı bekliyor benden hayat?? Benim karakterimle kimse sevmez, çocuklarının annesi olmamı istemez. Beni kendi çocuğum bile sevmez büyük ihtimalle. Bencil şerefsizin teki olduğum için onu düşünmediğimi ve sevmediğimi düşünür. Tek ihtiyacım olan iki güzel sözken özellikle o belli kişilerden, aynı kişiler tarafından dışlanmak çok koyuyor. Aynı kanı taşımasak belki derim ki beklenti içine girme Nesrin o senin ailen değil seni sevmez. Gerçekten hayat herkese adil değil ve herkese adil olmaması benim annem babam yüzünden dünyanın en şanslı insanı olduğum anlamına gelmez bak, hiçbir şey yolunda gitmiyor zaten. Hayatımın çok kolay olduğunu ve herkesi yargılayan bir narsist olduğumu düşünebilirsiniz. Hakkımda istediğinizi düşünmekte serbestsiniz zaten öyle geç bir vakitte öleceğimi sanmıyorum. Çok erken bir yaşta vefat ederim. Ama arkamdan lütfen anne olmak istiyordu diyin tamam mı? Beni sevmek zorunda degilsiniz sadece anacaksanız bile başta böyle anıp sonra kötüleyin, gerçekleri yüzüme vurun. Nasıl ölürüm bilmiyorum ama hayalini kuruyorum ya mutlu bir hayatın, güzel bir aşkın, tatlı bir ailenin.. gerçekleşmeyecek biliyorum o yüzden erkenden öleceğim. Anne ve babam dışında kimse arkamdan ağlamayacak. Lütfen onlara da söyleyin ne kadar kötü biri olduğumu üzülmesinler o kadar. Yaşadığım tacizler, güven kırıklıkları, psikolojik baskılar, hepsini hakkediyormuşum sanırım, bugün böyle bir insan olduğuma göre.. Allah belamı beni böyle bir insan yaparak verdi zaten sanırım. Kendinize iyi bakın ve beni unutun, benim gibi birinin mezarina da gelmeyin sakın belki kötülüğüm bulaşır gerek yok. Kendinize dikkat edin ve erkenden vefat etmeyin. Benim hayalini kurduğum o aileye sahip olun ve çok sevip sevilin. Kendinize iyi bakın..
İntihar mektubu gibi olmuş ama değil. Ben fiziksel olarak kendime zarar verme evresini atlatalı baya bir zaman geçti. Evet belki de bu bir intihar mektubu ama içimdeki yaban gülünün ölümünün mektubudur belki de. Şu hayatta en çok inandığım şey olan aşk’tan vazgeçişimin mektubudur. Kitaplarda okuduğum, filmlerde gördüğüm, hayal ettiğim aşktan vazgeçtiğimi sonunda dile getirdiğim mektuptur belki de. Aşk dediğin şey tek taraflı olmaz çünkü, karşılıklı olmalı ki adı aşk olsun. Tek taraflı sevgi olur, beğenme olur ama kimse kimseye tek taraflı aşık olamaz. Aşk heyecandır, adrenalindir, sakinlik ve dinginliktir. İki uç noktadır aşk. Ama sevgi.. sevgi sonsuz bile olabilir. Sevgi zaten en güzel bir annenin çocuğuna olan sevgisi ile anlatılır. Sevmek imkansız değil benim için biliyorum ama sevilmek ve aşık olmak işte o sanki haram kılınmış bana. Dedim ve daha fazla demekten de sıkılmayacağım, beni anne ve babam dışında seven birisi olduğuna inanmadığım gibi ailemin beni sevmediğini bilmek zaten aşık olabilme ihtimalime olan inancımı tamamen yok ediyor. Çocukken dışlanmak ve sevilmemek, bu yaşımda, 18 yaşımda olduğu kadar koymuyordu. Çocuktum o zaman bilmiyordum ki, büyüdükçe kendi kötülüğümü ve insanların gerçek yüzünü gördükten sonra, evet dışlanmak belki hakettiğim bir şeydir ama ne olursa olsun koyuyor. Arkadaşlarım var ve evet beni seviyorlar bunu biliyorum ben de onları seviyorum zaten ama bahsettiğim durum çok başka, kimsenin alınıp gücenmesini istemem tek istediğim biraz anlayış onu da zaten kimse vermiyor. Kabullendim ve belki de en çok buna üzülmem lazım. Kendimi kabullendim ben, kötü olduğumu, şeytan olduğumu kabullendim. Kaldıramıyorum bir yerde ama diyorum ya hakediyorum sanırım. Başıma gelen her türlü kötülüğü hakediyorum ben. Kafamın içinde dolanan kötü düşünceler, bile bile bana iyi gelmeyen ve onlara iyi gelmediğim insanların yanında bulunmak, aynaya gözlerimde nefretle bakmak bile yetiyor herhalde.. sonuçta kimse çıkıp da bana “sahip olduklarınla güzelsin” demeyecek. Sen çok kafana takıyorsun bak takma şu söyle bu böyle diye bana açıklama yapmayacak, kimse kafasını dizlerime koyup saçlarını okşamamı istemeyecek, gelip kendimi kötü hissettiğim her an bana sarılmayacak ve her şeyin yoluna gireceğini söylemeyecek, benimle bir gelecek hayali kurup daha doğmamış çocuklarımıza isim seçmeyecek, sevdiğim çiçeği almayacak bana, ne tarzda yüzük sevdiğimi bilip de bana öyle bir yüzükle evlenme teklifi etmeyecek, geçmişime saygı duyup beni yaralarımla ve eksikliklerimle kabul etmeyecek, beni yargılamak yerine yeterli olduğumu söylemeyecek, sevdiğim şeyleri sırf ben seviyorum diye sevmeyi denemeyecek, çok sevdiğimi bildiği için benimle film geceleri yapmayacak, gece yemeği fasıllarına girmeyecek, dünyanın öbür ucunda da olsa sırf beni görmek icin yanıma gelmeyecek, günaydın ve iyi geceler mesajı atmayacak, kimse sevmeyecek beni biliyorum. Hiç sevilmeyeceğini bilmek ile hiç sevilmeyi haketmediğini bilmek farklı şeyler ve ben bu dünyada iyi bir şeyler hakettiğimi düşünmüyorum. Allah’ım bana gücenmesin ve bu yazdıklarımı dua olarak almasın, bu yazdıklarım benim inandığım şeyler gerçek olacağını bildiğim ama gerçek olmasını istemediğim şeyler. Hayallerim dua yerine geçer mi bilmiyorum ama geçerse zaten bir gün gerçek olur diye inanmak istiyorum. İçimde bir yerlerde umut var ama yok. Yok olmaya o kadar yakın ki ben artık hayal kurmuyorum. O kadar yakın ki benim artık kendime bir inancım kalmadı. Özür dilerim kendimden. Özür dilerim bu kadar kötü birisi olduğum için, özür dilerim herkese zarar verdiğim için, özür dilerim dilimi tutamayıp yaptığım her saygısızlık için, özür dilerim yaşamayı haketmediğim için. Hedeflerim için çabalayacağım en azından, kendime iyi bir hayat kazanacağım ve büyük ihtimalle yalnız öleceğim. Ben bana bir zarar gelirse insanların bana daha çok değer vereceğine inandım ve hiçbir zaman öyle olmadı, öğrendim ki biri birine değer vermiyorsa ne olursa olsun bu değişmiyor. İstersen sen o kişi için öl yine de umrunda olmuyor. Yalnız öleceksem yalnız öleceğim, kendimi bu fikre alıştırsam iyi ederim sanırım..