Musab Bin Umeyr رضي الله عنه nın dediği gibi: "Yüreğini yoran düşünceler Rahman'ın hoşuna gitsin.."
{Fâtır/10}
Cosmic Funnies
todays bird
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ
The Stonewall Inn

Andulka
🪼
NASA
EXPECTATIONS
One Nice Bug Per Day

pixel skylines
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open
The Bowery Presents
★
occasionally subtle
noise dept.
Sade Olutola

Jar Jar Binks Fan Club

Origami Around
almost home
seen from Thailand
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from Canada

seen from United States
seen from Bangladesh
seen from United States

seen from Russia
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from Nepal

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from Malaysia
@muhimmat
Musab Bin Umeyr رضي الله عنه nın dediği gibi: "Yüreğini yoran düşünceler Rahman'ın hoşuna gitsin.."
{Fâtır/10}

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Utbe b. Ğazvan (r.a) buyuruyor:
"Kendi gözümde büyük; Allah Teala'nın katında küçük olmaktan Allah Teala'ya sığınırım"
[Sahih-i İbn-i Hibban]
Resûlullah(ﷺ) şöyle buyurmuştur:
"Param parça edilsen, ateşlerde yakılsan bile, sakın hiçbir şeyi Allah’a şirk koşma! Hiçbir farz namazını da kasten terk etme! Kim namazı bile bile terk ederse, o kişi Allah Teâlâ’nın himâyesinden ve hıfz u emanından uzak kalır."
[İbn-i Mâce]
İmam Evzâî dedi ki:
"Allah bir topluluk için kötülük murat ettiğinde, onları (boş) tartışmalara mahkum eder ve onları (faydalı) amelden alıkoyar."
[ Behcetü'l-Mecâlis]
"Hatırlarsak biyoloji dahi tasdik eder ki; Canlı bünye için mutlak emniyet ve alışılagelmiş konfor hayır getirmez. Lakin günümüz Batı hayatına garbın afakına hükmeden o niyetinden emin olunan refah, en nihayetinde meşhum yıkıcı çehresini açık etmiştir."
[Aleksandr Solzhenitsyn]

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Batının batıl humanizmi adına ürettiği iyi niyet taşlarını döşeyen sevimli insancıkların görünmez iplerle şuurlarını kaybetmiş şekilde yönetildikleri aşikar.
Ebu Saîd el-Hudrî’nin aktarımına göre, Allah’ın Resûlü şöyle buyurdu:
“Sizler karış karış, arşın arşın sizden öncekilerin yolunu izleyeceksiniz/onların inançları ve yaşayışlarını ölçü edineceksiniz. İnsanın giremeyeceği küçük bir keler deliğine girecek olsalar siz de onları takib edeceksiniz.”
(Hz. Peygamberin gelecekle ilgili bu ürpertici açıklaması üzerine biz sahâbîler) sorduk: Ya resûlellah! (İzlerini takib edeceğimiz bu topluluklar) Yahûdiler ve Hıristiyanlar mı olacak?
Şöyle buyurdu: “Ya başka kimler olacaktı?” (Buhari, Enbiya 50; Müslim, İlm 6)
Diğer bir rivayete göre ise Allah Resülü şöyle buyurmuştur:
“Ümmetim kendisinden önceki ümmet topluluklarının bir kısmını karış karış, arşın arşın izlemedikçe Kıyamet kopmayacaktır.” Sahâbîler tarafından soruldu: Arkaları sıra gidilecek olan bu topluluklar Farslılar ve Rumlar (İranlılar ve Doğu Bizanslılar) mı olacak Yâ Resûlellah!
“İnsanları onlar temsil etmiyorlar mı? (Elbet onlar olacaklar.)” (Feyzül-Kadîr 6/261 Hn. 7224)
İlk hadîste Yahûdilerle Hıristiyanların, ikinci hadiste ise Fars ile Rumların hal ve hareketlerini taklit etmekten, birlikte hareket etmekten millet men edilmiştir.
Hadis-i Şerifte Buyuruldu ki:
Hazreti Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), bize iki hadis irad buyurmuştu. Ben bunlardan birini gördüm, diğerini de bekliyorum. Buyurmuştu ki: Emanet (din, adalet duyguları) insanların kalplerinin derinliklerine (yaratılışlarında, fıtri meyiller olarak) konmuştur. Sonradan Kur'an-ı Kerim indi, (İnsanlar kalplerine konmuş olan bu fitri temayüllerin) Kur'an ve hadiste te'yidini buldular. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bize bu emanetin kalplerden kalkmasından da bahsetti ve buyurdu ki: "Kişi uykuda imiş gibi farkında olmadan kalbinden emanet alınır. Geride, benek izi gibi bir iz kalır. Sonra ikinci sefer, yine uykuda imişcesine, kişi farkında olmadan kalbindeki emanet duygusundan bir miktar daha alınır. Bunun da, kalpte bir kabarcık izi gibi bir izi kalır, yani şöyle ki, ayağın üzerinden bir kor parçasını yuvarlayacak olsan değdiği yerleri kabarmış görürsün. Ne var ki, içinde işe yarar bir şey yoktur. Sonra Hazreti Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir çakıl tanesi aldı, onu ayağnıın üzerinde yuvarladı. (Ve sözüne davam etti:) "(Emanet bu şekilde peyder pey azalmaya devam eder, o hale gelinir ki artık) alış verişe giden insanlarda (itimad, güven, doğruluk ve) emanet tamamen kaybolur. Hatta dürüstler 'Falanca kabilede dürüst insanlar varmış' diye parmakla gösterirler. Bazan da, kalbinde zerre miktar iman olmayan bir kimsenin "ne civanmerd, ne kibar, ne akıllı kişi" diye övüldüğü olur." (Huzeyfe devam etti:) "Ben öyle günler gördüm ki, hanginizle alış veriş yaptığıma aldırmazdım. Muhatabım Müslüman idiyse, bana karşı hile yapmasına dindarlığı mani olurdu. Muhatabım Yahudi veya Hıristiyan idiyse, onu da, amiri(nden validen gelen korku ve disiplin) bana hile yapmaktan alıkoyardı. Fakat bugün sizden sadece falanca falanca ile (gönül huzuruyla) alış veriş yapabilirim."
[Buhari, Rikak 35, Fiten 13, Müslim, İman 230, (143), Tirmizi, Fiten 17, (2180), İbnu Mace, Fiten 27, (4053)]
Yeryüzündeki büyük haberleşme ağının gerçekleştirmeye çabaladığı hedeflerden biri de insanları oyalama, insanlar için bir meşguliyet sağlama, hayatın sıkıcılığını hissettirmeme yönündedir. Sıkıntının mevcudiyetinden haberdar olma, bir bakıma düşünmeye açılmanın ve yaşarken sahici tutamaklar aramanın bir başlangıcıdır. Günümüz dünyasında sıkıntı da tamamiyle ferdi alan içine hapsedilmiştir. Sıkıcı olanın, gerçekte, dönen dolaplar olduğu gösterilmez. Sıkıcı olan bu çağda, gerçekte, bizi sıkıntıdan kurtaracak olan unsur : İnsan'dır. Oyuncaklar avutur ama insanlar, sıkar bu çağda bizi. " Sıkıcı adam, " diyor Annie Vivanti, " biz kendimizden bahsetmek isterken, bize kendisinden bahseden adamdır. " Bizler, tek tek, modern çağın kuşatması altında kendimizden bahis açma iştiyakını duyuyoruz, ama karşımızda aynı mahrumiyetle kıvranan bir adam var. Bir insanın sıkıcılığı, iki şart bir arada bulunursa ortaya çıkıyor : 1. Dinleyen, kendisinden bahsetmek, en azından kendisinden bahsedilmesini istemek durumundadır. 2. Konuşan ( dinleyenin beklentileri hilafına ) , kendinden bahsetmektedir.
İnsanlar arasındaki sıkıcı ilişkiyi ortadan kaldırabilmek için birini dinlemek durumunda kaldığımız zaman kendimizi öne çıkarma hevesine kapılmamak, konuşma durumunda isek kendimizi öne sürmeksizin konuşmak zorundayız.../
[İsmet Özel]
Denirdi ki: "Câhil abidin ve fâcir âlimin fitnesinden sakının! Zira fitneye düşen herkesin fitnesi bu ikisinin fitnesidir."
[Süfyan es-Sevri (rh)]
Halid b. Safvan dedi ki:
"Üç kişi, üç durumda tanınır: Halim bilinen kişi öfke anında, cesur bilinen kişi düşmanla karşılaştığında, dost bilinen ise musibet anında."
[Siyeru a‘lâmi'n-nübelâ]

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
İmam Şafii dedi ki:
“Kimin öfkesi tahrik edilip de öfkelenmezse, o eşektir. Kim de gönlü alınmaya çalışıldığı halde razı olmaz ise şeytandır.”
[Siyeru a‘lâmi'n-nübelâ]
Abdullah b. Abbas (r.a) dedi ki:
"İnsanlar gitti, 'nesnas'lar kaldı."
Nesnas nedir? denilince dedi ki:
"İnsanlara benzeyen ama insan olmayanlar."
Seni; seni hesaba katmadan biliyorum, ‘hesapsız seni’ zamanın ve tarihin ötesinde, dikenleri elime çakılmış bir demet gülle bekliyorum. ‘Senin sen bildiğinin hiç haberi olmadığı sen’ gelene kadar kanım çekilsin, bir tek beyaz soğuk bedenim kalsın sana. Onla ne yapacağın beni ilgilendirmiyor. Senin ulaşamayacağın bir yerde kanımdaki âşkla kuruyacağım. Sen ve bedenim az ilerde kumda oynayın. Çocuk ellerinizle bulaşmayın namuslu yetişkinliğime. Evet pençeli hayvan, kolla beni, var mı bir kullanım değerin. Değer misin sensiz senin, bensiz bizin arkamızdan iş çevirmemize… bütün dalaverelerimizin dokunulmazlığı var… sahi sen kimsin ki gürleyen bu kalabalık hınca hınç yüreğe karşı.
Sad bin Ebî Vakkâs (ra):
"Müşriklerden Müslümanları yakıp kavuran (onlara çok zarar veren) bir adam vardı. (Savaş esnasında) Rasulullah ﷺ :
'At ey Sa'd! Anam babam sana feda olsun!' buyurdu.
Ben de ucunda demir bulunmayan bir ok çıkardım ve onunla adamı böğründen/yanından vurdum. Adam yere düştü ve avret yeri açıldı. Bunun üzerine Rasulullah ﷺ;
azı dişlerini görünceye kadar güldü."
|Heysemî, Mecmeu'z-Zevâid, 9/158
"Ey Ebu Zer! Tedbir gibi akıl, kendini haramdan tutmak gibi takva, güzel ahlak gibi asalet yoktur."
Ebû Zer (radıyallahu anh) şöyle anlatıyor: Dedim ki: "Ey Allah'ın Resûlü!Bana öğüt ver."
Allah Resûlü sallâllahu aleyhi ve sellem, şöyle buyurdu: "Sana, yüce Allah'tan sakınmanı (takvayı) tavsiye ederim. Çünkü o her şeyin başıdır."
"Kur'an okumaya ve Allah'ı zikretmeye devam et. Çünkü bu senin için gökte bir anılış, yerde ise bir nurdur."
"Hayırlı sözler dışında uzun süre susmayı alışkanlık edin. Çünkü bu şeytanı senden uzaklaştırır ve din işinde sana yardımcı olur."
"Çok gülmekten sakın! Çünkü o kalbi öldürür ve yüzün nurunu giderir."
"Cihadı terk etme! Çünkü o benim ümmetimin ruhbanlığıdır."
"Fakirleri sev ve onlarla otur."
"Senden aşağıda olana bak, senden üstün olana bakma! Böyle yapman, Allah'ın sana verdiği nimeti küçümsememen için daha uygundur."
"Akrabalarınla ilişkini sürdür, onlar seninle alakayı kesse bile!"
"Acı da olsa doğruyu söyle!"
"Allah yolunda hiçbir kınayıcının kınamasından korkma!"
"Nefsinde bildiğin kusurlar, seni insanlara karşı kusur bulmaktan alıkoysun."
"Kişiye şu üç özelliğin bulunması ayıp/kusur olarak ona yeter: İnsanlarda görüp de kendinde bilmediği kusurları tanıması, kendisi o haldeyken başkalarından utanması ve yanındakine eziyet etmesi."
"Ey Ebu Zer! Tedbir gibi akıl, kendini haramdan tutmak gibi takva, güzel ahlak gibi asalet yoktur."
[Aliyyülkârî, Mirkâtü’l-mefâtîh, 7/3053. Bk. İbn Huzeyme, Sahih, 2/79 (No. 361); Taberânî, el-Mu‘cemü’l-kebîr, 2/157 (No. 1651).]

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
DÜNYADA SİYASAL İSLÂM DİYE BİR ŞEY VARSA, BUNUN SADECE GÖZ KULAK OLAN KISMI DEĞİL, AYNI ZAMANDA MÜBDİİ ABD'DİR.
NEDEN? Çünkü ABD kurulduğu sırada kapitalizm dünyayı çoktan parsellemişti. Müstemleke diyoruz değil mi? Yani istimlâk edilmiş sahalar... ABD devlet olarak ortaya çıktığında dünya zaten istimlâk edilmişti. Onun için ABD istimlâk edilmiş olan bu dünyada kâr edebilmek için müstemlekecilerin aleyhine çalıştı. Müstemlekecilerin aleyhine o müstemlekelerde yaşayan insanların siyasî etkinlik sağlamaları için güç verdi onlara; dolar olarak da, silâh olarak da... Bu sadece Müslümanlara değil; nerede müstemlekecilikten zarar görmüş ve müstemlekeciliğin yerine bir siyasî otorite teşkil etmek isteyen unsur varsa yanında Amerika'yı buldu. Fransız-İngiliz kuvvetleri Süveyş Kanalı'nı bombalarken Müslüman Kardeşler'in arkasındaki ABD'ydi. Bunu anlamak lâzım... Bizim ülkemizde ilahiyât fakültelerinin açılması, imâm-hatiplerin açılmasında etkin rol oynayan ülke ABD'dir. Ha, bu İkinci Dünya Savaşı'nın sonucuydu. Bu bakımdan ne kadar haklı olduğunu dünyaya kabul ettirdi. Amerika müesses dinî kurumlara bağlı, hangi dinden olursa olsun, insanların kullanılabileceğini bildiği için kurumsal dindarlığı (churchgoers) bütün dünyada etkin kıldı. Onun da faydasını gördü. Onlar da Amerika'yı etkin kıldılar. Dolayısıyla bunlar sürpriz falan filan değil; bunlar bariz şeyler. Ama siz bunları görmek istemiyorsanız zaten asil değilsiniz. Siz mutlaka bir vekâletle yapıyorsunuz bu işleri. Yani vekâleten; asaleten değil... Asaleten Müslüman olmak demek, bütün yetkinin kendinde olduğunu kabul etmek demektir. Eğer "Yetki Amerika'da, ben de bundan istifâde ediyorum." diyorsanız, o zaman asil değilsiniz, birinin adına hareket ediyorsunuz demektir. Soğuk Savaş sırasında Amerika'nın istediğinden fazlasını verdi Müslümanlar. Çünkü orada "Allahsız, kitapsız" Sovyetler Birliği vardı, öbür tarafta da parasının üzerine "In God We Trust" yazan bir Amerika vardı.
[İsmet Özel]
"Döndüğü zaman, bütün gövdesiyle döndü." Biz o Resûl'ün ümmetiyiz. Hiçbir zaman Allah Resûlü, kafasını çevirip bakmadı. Ya da yan gözle bakmadı. Bir şeye bakması gerektiği zaman, bütün vücûduyla oraya döndü. Yani hiçbir zaman yedekte bir anlayış bırakarak temas kurmadı, ilişkilerinde bir parantez yoktu. Onun için İslâm'da nifak terk edilmiş bir şeydir ve dolaylı bir şey yoktur.
[İsmet Özel]