
shark vs the universe
noise dept.
tumblr dot com
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ
styofa doing anything
"I'm Dorothy Gale from Kansas"
Lint Roller? I Barely Know Her

Product Placement
occasionally subtle

roma★
Cosmic Funnies
RMH
trying on a metaphor

oozey mess
Not today Justin
cherry valley forever

Kiana Khansmith
art blog(derogatory)
$LAYYYTER

seen from Türkiye
seen from Malaysia
seen from Latvia

seen from United States

seen from Malaysia

seen from United States
seen from Lithuania

seen from Malaysia
seen from United States
seen from Türkiye
seen from Brazil

seen from Canada

seen from Lithuania
seen from Israel
seen from Brazil

seen from Singapore

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from Türkiye
@madamraquin

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Anna Karina, Sami Frey, Claude Brasseur in the «Bande à part» by Jean-Luc Godard. 1964
“Füsun kolanyayı dökerken, Kemal’i sona saklamıştı. İnsan vedalarda da en sevdiğini en sona saklar.”
Kayra, anlamaya çalıştığın şeylerın altında ezildiğinin farkındayım. Ben olsam bunlar olmazdı diyemediğim için beni affet. Affetmek ve affedilmek arasında sıkışıp kaldığının farkındayım. Bir mazi var diye sessiz kaldığının, hüzünlü oluşunun sebebini farkındayım. Üzgünüm, işine yarar mı emin değilim ama kırılmış hissediyorum ben de kendimi. Özlediğimi bilmeni istiyorum öncelikle. Arada sırada değil, hep aklımdasın kayra. Böyle değil şöyle diye değiştirdiğim bir sözün, satır başına geliyorsun durmadan. Es vermek durumunda kalıyorum senin için. Aşırı tepkilerinin sebebini de biliyorum elbette. Dolabını toplarken, astığın hırkanın anısını biliyorum. Sabahları çay demlerken, güne bir daha hiç gülmeyecekmiş gibi başladığını biliyorum. Sana sessiz harflerden oluşan, kısık sesle istediğin kadar söyleyebileceğin, sessiz olmanı istediklerinde işine yarayacak bir kaç kelime buldum. Ne zaman özlersen kullanabilirsin. Uzakta değilim ama yakınında da olmaya gücüm yok. Bir yolu yürüdüm ve kırılganlığımı başka yöne savurdum sana çarpmasın diye. Kapı gıcırtısına dayanamadığını biliyorum. Eskimiş şeylerin insanda bıraktığı kalıcı hissi tahmin edersin. Gramafonunu sattın mı? Bir şarkıya senin varlığının aşinalığıyla eşlik ediyorum. Bu, geceleri bankta otururken yaptığımız konuşmaları ezberletiyor. Senin, merdiven boşluğuna sakladığın bir yanın vardı. Karanlıkta yitip gitmiştir belki o yanın. Mumların eridiği zaman, ışığı almak için o boşluğa gelebilirsin. Seni orada diğer yanın olarak bekliyor olacağım. İkimizin arasında kalması gereken, seni biraz ağlatacak beni de utandıracak bir sürü şey var. Ama bu benim, biliyorsun. Kayra, günün güzel geçiyor mu? Kahve doldurduğun kupayı yanlışlıkla makinaya attığı için sinirlenmişsin. Bir çay kaşığı kadar kahve, iki tatlı kaşığı şeker. Sen de busun. bir ağaç var caddeye çıkmadan sarı boyalı apartmanın yanında. Gündüzleri çiçek açtığını görenler olmuş. Acaba bir yandan da o musun? Bir çok yanın var. Yarınlar da var. Seni görebileceğim kaç tane yarın var. Sayamıyorum o kadarını. Uzun ama ikimize ait bir yazıyı yazabiliyorum sadece. Evinin önüne geldiğimde, perdenin bir kaç adım gerisinde beni izlediğini biliyordum. İstersen sır gibi saklarım. Aynanın karşısında gördüğünde, bir kırmızı dudakların vardı ve yanakların daha pembeydi sanki. Annenin aldığı gömleği o kadar sevdiğini biliyor muydum o zamanlarda, emin değilim. O evi yangından kurtarabilseydim eğer...o evi kalbin sandığım için beni affet. Yanlış bir sürü şeyi sevebildiğim için de. Seni, sana acı veren şeylerle hatırlamaktan vazgeçeceğim artık. Söz veriyorum. kırık bir vazodan, bozuk televizyondan, ucu yırtılmış beyaz kağıtlardan ve daha bir çok şeyden... Kayra, sesim sana gelsin istiyorum. Dokunsun istiyorum sana. Yanaklarını okşasın. Saçlarını tarasın istiyorum. Birinin sesini unutmak o kadar zor ki. Beni, senin ardında kalmış bir gölge zannediyorlar. Bırak sansınlar. Hep beraber olmanın yolunu bulduk deriz. Kayra, buraya kadar her şey iyi gidiyordu. Bundan sonra sana verdiğim sözlerin telafisi için yaşayacağım. Kendine hep çok iyi bak Kayra.
Öylesine söylenmiş bir sözün bile, içimde mutlaka bir yeri var. mutlaka.

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Böyle sevme kimseyi
İçimde karanlık bir anıyı sürekli dürtüyorum. Sen olsaydın dur demenin bir yolunu bulurdum. Sen olsaydın sana gelmenin bir yolunu bulurdum. Sen olsaydın, olabilseydin eğer bitsin demenin yolunu bulurdum. Bana içimde sürekli sararan bir anı bıraktın. Sayfalarını çevirirken canım yanıyor. Bana seni çok özlemiş olmanın kırılganlığını bıraktın. Kimse görüp, bilmesin diye en içimde saklıyorum. Sana sevmekten değil ama hiç sevilmemiş olmaktan bahsedebilirim bugün. Tam şu an, yanmış, aynı zamanda küflenmiş, aynı zamanda kenarları daha da keskinleşmiş bir hissin, nasıl acı acı derine işlediğinden bahsedebilirim. Portakallı şurup tadında. Çok hastayım “üstüme battaniyeni örter misin” sıcaklığında. “Bana güzel şeyler yapabilir misin” sesinin titremesinde. “Yapamazsın dimi” sorgusunda. Bir gece bir gündüz. Koridordaki tüm lambaları yakmışım ama korkuyorum hala. Git ama yine gel. Çünkü öyle olacak sanmıştım ben. Öyle olacağına emindim ben. Üst geçitteyim. Trafik durmuş. Sesi son ses açık radyodan gelen kadının sesi. Bunu al koy cebine. Sana sürekli dans etmek isteyişimden bahsederken kullanırsın belki. Yarım kalan ne çok şey var. Evini hiç özlemiyor musun. Bir de ben. beni hiç özlemiyor musun.
İzmir depreminde arama kurtarma çalışmalarının ardından hakları için tekrar yürümek isteyen Somalı madencilere jandarma sert müdahale etti..
post bu kadar.
içi dışı bir olmayan şarkılar
Altı yüz sayfalık kitabın sonunda da bir filmin sonunda da bir ilişkinin sonunda da bitişlerin hep böyle hüzünlü sonlanacağını öğreniyorsun. Hiç farketmez kaç yaşında olduğun. Ben henüz yedi yaşındayken babaannem kansere yakalandığında saçlarının yokluğunu içimi en az şimdiki kadar burkan o hisle aklıma kazımıştım. Bahçede elma, erik, incir toplardık. Resimler çizer, şarkılar söylerdik. aklıma kazımışım. hiç çıkmasın, sakın hiç ölmesin diye. Hissetmeye başlayınca acı çoğalıp katmanlara ayrılıyor. Seni her tabakasında ayrı bi acıyı uyandır diye seçmişler. Seni, beni başka başka anılarla da üz diye göndermişler. Sessiz kaldığım için bilmiyorlardı. Dilimin ucuna bile gelmiyor. Hep içime oturan şeylerden hatırlıyorum seni. gece yatarken yanağına iyi geceler öpücüğü bırakılan kızdan, hıçkıra hıçkıra ağlamalardan, kasveti içinde biriktiren insanlardan hatırlıyorum. Güzel bakan, dinleyen, elleri güzel adamlardan tanıyorum. Üç yüz hecelik bir şey bu. ne ama. ne işte. çiçekleri seven birinin ilgisi alakası mı kaybettiğim şey. Sen gelsen yanıma bulamaz mıyız. Yakalayamaz mıyız. Sonuna yetişemez miyiz. otogara gidiyorum. istersen havaalanına da giderim. Bahçelerde beklerim, sokaklarda, okulun önünde beklerim. Eğer sensen zaten kesin gelmezsin. Başkasıysa onu da ben tanıyamam.

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Hiç aşık olmadığının ispatı olarak ellerini göstermişsin, yara bere içindelermiş. Yüzünün yarısına ne olduğunu sormuşlar. Cevap verememişsin. Bir ruhun hayatından silinişini, bir insanın gidişinden öte olduğunu bilmelerini istemediğin için susmuşsun, herkes ilgi görmek istediğini düşünmüş. Yanılmıyorlar demişsin. Yalnızlığın etine dokunuyor, o “değmesinler” dediğin yeri zorluyormuş. Bir adın varmış, bir evin, bir ailen ama sen yokmuşsun. Bir varmışsın da bin kere yokmuşsun. Senin değemediğin yere dokunmuş, silemediğin yeri karalamışlar. Yerini almalarına izin vermiş. Seni hiç görmek istememiş. Hiç merak etmemiş. Sense kanıtlamaya çalıştığın yerde bin kere eksilmiş ve ilk kez aşık olmuşsun.artık daha fazla üzülmeni istemiyorum demişler, oralı olmamışsın. senin bilmediğini, öğrenemeyeceğini düşündükleri yerden oyalamışlar sadece. defalarca gördüğünün ispatı olarak bu sefer karşılarına dikilmek istemişsin, gelsin ve sadece anlatsın diye kimseyi dinlememişsin. gelmemiş. o yolu kaç kez yürümüşsün, gelmemiş. o yerde kaç saat beklemişsin, gelmemiş. çok canım acıyor dediğin bir gün olmuş, gelmemiş. eve gidiş yollarını uzatmış, birileri sorduğunda cevap verirken yüzün kızarmaya başlamış, “hiç görmedim bilmiyorum” dediğinde gülmüşler. sanmışlar ki hep oradasın, hep bekliyorsun. hiç gitmezsin, gidemezsin sanmışlar. önce vazgeçmenin ne demek olduğunu idrak etmiş sonra daha fazlasını anlamışsın. sevmek böyle değil demişsin. çok canım acıyor günleri ikiye katlanmış. gitmişsin.,. zaten önünde kimse durmamış bile. farkında olan olmamış. kendin için gitmişsin.
“Eskitiyorum eskitiyorum kalıyor ne kadar güzel olduğun”
ben nerede değilsem orada iyi olacakmışım gibi gelir.
Bir keresinde Osman'a, 'Eğer hayatım, kırılacak bir eşya, bir bardak ya da bir vazo, ne bileyim öyle bir şey olsaydı eğer, bunu tutması için Hediye'ye verirdim,' demişti, 'ondan başka herkes, bir dalgınlık anında onu bir yerde bırakabilir, düşürebilir, bir acı duyduğunda elinden atabilirdi ama o, hiçbir zaman, hiçbir şartta onu elinden bırakmazdı.'

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
“İbrahim. Gönlümü put sanıp da kıran kim”
ben çok hisliyim, ben çok çabuk sıkılır hemen pes ederim, ben o yolları hep koşarak geçtiğimden ne kadarda çabuk bitti yanılgısına düşerim. Sense emekle geldiğin o yılların yorgunluğunu benim sıkılgan duruşumun altında ezer, hayatı sevmeyişimdeki o bencillikle bana bir şekilde şükürler olsun demeyi öğretirsin. Hep iyi ol diye, hep en iyisi seni bulsun diye. Güzel uyu, canım çiçek.