benim küçük balığımsın.
occasionally subtle
Stranger Things
d e v o n
Misplaced Lens Cap

blake kathryn

we're not kids anymore.

Product Placement
Show & Tell
trying on a metaphor

gracie abrams
Noah Kahan

bliss lane

pixel skylines
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year
ojovivo

shark vs the universe
noise dept.
Xuebing Du

Love Begins
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from Canada

seen from Norway

seen from United States
seen from Australia

seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from Malaysia
seen from United States
seen from Spain

seen from United Kingdom

seen from United States
seen from United States
seen from Malaysia

seen from United States
@limbobo-blog
benim küçük balığımsın.

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Ağzın ömrüm. Ağzın öptükçe derin. Konuşuyorsun, kanatlı bir karanfil dudakların. Gözlerin iki dağ suyu güldükçe köpüklenen İndiriyorsun kirpiğini upuzun bir güz. Bir kapı önündeyim, girsem suç gitsem ayaz Titriyor tüm geçmişim parmaklarının ucunda. İstekle esrik biri, biri bir...
kuşlar uçar biz taklit ederdik.
Ütopyamda kirpiklerini tanrı ilan ettim.
gözleri bulut çocuklar koydum mor bahçelere,
papatyadan yağmurlar yağdırdım gökyüzünden,
her şey tamdı.
Bazen ufak,
Bazen kocamandın.
Bir gece geldin yine evine, astın en sevdiğin paltonu. Sinirliydin. Döktün şarkılarını yere. O şarkılardan biri bendim. Elindeki sigara gibiydim, her saniye azaldım. Küçüldüm. Bittim. Söyledim şarkımı,
-gittin.
sinirliyken sigaranın küllerini hep gömleğine dökersin. sakinleş diye söyledim şarkımı,
-gittin.
çok fazla hastalanmazdın. hastaydın. küfürler ettin, sesimi çıkaramadım.
-gittin
bir sürü bahanen vardı,
saymayı bıraktım sonra.
”pencerene konarsa bir güvercin,
ona sevgiyle bak.
o benim güvercinim.”

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Bir karga bir kediyi öldüresiye bir oyuna davet ediyordu. Hep böyle mi bu?
Bir şeyden kaçıyorum bir şeyden, kendimi bulamıyorum dönüp gelip kendime yerleşemiyorum, kendimi bir yer edinemiyorum, kendime bir yer…
Kafatasımın içini, bir küçük huzur adına aynalarla kaplattım, ölü ben’im kendini...
-
”Sen yoksun hiç yanımda.”
-
Her sabah kalkıp böğürtlen çayımı içerken, aklıma esip de portakallı kekimi yaptığımda… İşte, dedim ki sabahları yanlış yerdeymişim ben. Yani yanlışmış doğrularım. Yoksa bu kadar yalnızlık çekmem mümkün değil… Dedim. Kazaklarımı katladım koydum, kazaklarımı sever oldum ben şu aralar. Orası da soğuk mudur ki bu kadar?
-
”İstanbul’dayım..
takılıyorum..
seni düşünüyorum,
içimde bir umut.”
-
Şarkıyı da aldım koydum kazakların yanına, sen de üşürsen bu şarkıyı dinlersin.
Henüz bilmediğim, yani bilmek için fırsatım olmayan. düşünemediğim hayallerim var. hayallerim var yani.. ansızın, öylesine. birden dalıp da bir yerlerde kurduğum hayallerim var. yani bilmiyorum. nazım gibi aşık olmak.
çoğunu hatırlamadığım hayallerim var. bir şeyi hatırlıyorum; ”ya dayanamam...
Sen sahiden de var mısın?
Var olduğunu mu sanıyorsun?
Kimin için varsın?
-Kalbimde yaşıyorsun haberin yok. Kalbimin içindesin, orada nefes alıyorsun alıyorum seni, midemde besliyorum. Öylece yaşıyorsun. Yaşadıklarından bir şey anlamıyorsun ama sonra zihnimde yolculuğa çıkıyorsun, cam kenarındasın. Sonra dans ediyoruz. Farkında değilsin, biz seninle en çok yokken konuşuyoruz.
Ne yapıyorsun?
Bir şeyler yaptığını mı sanıyorsun?
Kimin için yapıyorsun?
-Ben yapıyorsam anlamı vardır. Bilmelisin ki. Her şeyi senin için yapıyorum. Biz için demiyorum, biz yokuz evet, bunu biliyorsun. Bir şarkının içinde de yokuz, küçük çocuk özleminde de yokuz. Sen, eskilerden gazeteci çocuksun tatlı bir şapkan var. Bense annesiyle pazarda elma seçen küçük kız. Böyle yaşıyoruz işte. Yaşıyoruz evet.
Yaşıyorsak,
yani varsak,
bir şeyler yapıyorsak,
bir anlamı vardır.
Bak; varmış.
Ben olsam olsam, bez bebek olurdum.
-Barbi bebek olamazdım; o kadar güzel değilim.
Ben; Kanat Güner olurdum.
-Yalnızlıktan başım döner, madde bağımlısı olurdum. ”Bir tuvalet köşesinde öleceğim.” diyip, sözümü tutardım. Beyoğlu Sineması’nın tuvaletinde, 28 yaşımda altın vuruşu yaparak...

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
bob dylan - subterranean homesick blues
bob dylan - the times they are a changin’
+Alo
-Merhaba. Söyleyeceklerime hiçbir şekilde cevap vermeni istemiyorum açıkçası konuşmanı istemiyorum. Bu fikri beğendiysen, kabul ediyorsan tamam bile deme aslında. Ya da beğenmediysen suratıma kapatma telefonu.Anlatacaklarım, yani uzun uzun anlatsam mesela, tek bir kapıya çıkıyormuş...
ben mi? evet... bir gün çıkıp gideceğim kapıları, evleri, dergileri, hüzünler bırakarak... bir çiçek merhaba diyecek... hoşgeldin diyecek dağ... orman gülümseyecek... anımsayışların, bekleyişlerin, ümitlerin ya da ümitsizliklerin hırsların, yarışların, tasaların kalktığı yerde tam anlatının, salt anlatının kaldığı yerde başlayacak şiir... hiç kimseye seslenmeyen, kendi kendine yeten sadece... kendi mantığı; kendi güzelliği içinde tutarlı... ama halkın yaşantısı girecektir oraya, çünkü yaşayan büyük bir şeydir halk... deniz ve ufuk girecek, karınca yuvaları, gökyüzü, kozalaklar ve kopuk ve artık hasetsiz bir aşk... yani sevişmek denizle, koşulsuz, önyargısız, hesapsız... yani uzanmak ve düşünmek binlerce yıl.. doğan, ölen ve yaşayan şeyleri... doğumu, ölümü ve yaşamayı yani dingin ve büyük olan herşeyi anlatmak... ben mi?evet. çıkıp gideceğim bir gün... tasasız, gözyaşsız, geride birşey bırakmadan ve birşey beklemeden ilerde... sadece yağmur sularından pırıl pırıl bir yürek artık kendi kendinin anlamı ve nedeni olan bir yürekle...
''Sevgilim öyle bir gel ki,
hiç gitmemişsin gibi,
seni daha çok seveyim.''
Çocuğun eli kanayıp ardından dönüp; ”Elimden neden vişne suyu akıyor?” diye sorduğunda bir kaç saniyeliğine öylesine garip hissettim ki. Öylesine masumdu ki çocuk. Elime bir pamuk ve ilaç alıp, ”Bulutlar yardıma geldi.” dedim. ”Bulutlar iyi eder seni. Bulutlara bakmayı unutma.”… ”Bulutları sev.”
Daha önce hiç geçmediğim bir mahalleden geçtim. Yalnız değildim. 3-4 çocuk küçük bir kız çocuğuyla dalga geçiyorlardı, çocukça şeyler tabii. O kızı gidip kucakladım. Bilekliğimi verdim. ”Bu sana uğur getirsin.”
.
.
.
.
”Kalbin kırıldıysa, git. Git bir çocukla sevin. Küçük bir çocuk. Savunmasız, aynı zamanda güçlü. Kocaman kalbi olan bir çocukla. Git.”

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
http://fizy.com/#s/1agxaw
Ben hiçbir zaman sevdiğim adama ''Gel.'' diyemedim. Bir kere olsun, o tek kelimeyi söylemedim. ''git.'' de diyemedim. Beni sevmediğini bile bile ben hep bekledim de, hayvanlar gibi bekledim de. Bi ''Git.'' diyemedim.
Bir kız, sevdiği adamdan defalarca küfür yerse ne olur biliyor musunuz?
O kız biter. Özgüvenini kaybeder. Korkaklaşır. Çekinir. Utanır. Kendini suçlar.
Bana da o olmuştu zaten.
''Sikimde değilsin.''
Sonra ne olur peki?
Bi ''Gel.'' diyemez,
Her nefes o kıza haram olur da,
kendini yerden yere vurur da,
bi ''Gel.'' diyemez.
Her neyse,
siktir et.
Çayı demledin mi?
Gülümsedim, çünküüü....
Aslında şu an bunları nereden yazdığımın pek de bir önemi yok. Yani eğer kendime verdiğim sözün arkasında durabilirsem çok iyi o.... yani iyi olsun artık. iyi gitsin. iyileşsin en masum yaralar. Hiç tanımadığım insanlara her şeyi anlatasım vardı mesela. Gülümseyerek başlanmalı işe, gülümsedim hemen. Bana çok fazla söylenmez bu söz. ''Gülmek sana çok yakışıyor'' diye. Bir ay önce bir kadın demişti, yine tanımıyordum o kadını. Tatlı bir kadındı. Ve bana gülmeyi yakıştıran tek kadındı. Sonra biri daha dedi ve iki oldu. Artık bu cümleyi duydukça sayıyordum. Bir adam da söyledi ve üç oldu. Güzel ya da çirkin. Gülümsedim hep. Anladım ki, bir insan bu dünyaya bir dava bir kin ya da kibir beslemek için kalbinde, gelemez ki dünyaya. Annesinden nefret eden küçük bir çocuktum ben. Önemli olan neymiş biliyor musunuz? İnsan sevme yarışı varmış. Ne kadar çok insanı seversek o kadar kazanırmışız. Size hiç bir faydası dokunmayan birine ya da sizi incitmişse bile gülüp geçebilmekmiş önemli olan. İnsanları karşılıksız severseniz, gördüğünüz değer ama az ama fazla. İşte bu hiç önemli değilmiş. Yani, seversek, sevebildiğimiz için kazanırız. Anlattım kendimi, dedim ki, kiminiz okuyor kiminizin kardeşi var, kiminiz aşık, kiminiz okumuyor ''Ben'' dedim. ''Ben bir öğrenciyim, aranızda öğrenci var mı bilmiyorum...'' Sizi tanımıyorum. Ben tanımadığım insanları severim. Yani artık seviyorum. Önceden kimseyi sevmezdim. Yani birilerinden iğrenmek için bile ekstra uğraş içindeydim bile denilebilir. Ama seviyorum, ben bir adamı, bir kadını, bir çocuğu, ben seviyorum. Papatyaları seviyorum. ''Mızıka çalan var mı aranızda? Öyle güzeldir ki mızıkanın sesi. Aslında severseniz her ses güzel gelebilir. Sevdiğiniz adamın ya da bir kadının sesi gibi.'' Yalnız mısınız bilmiyorum ama ben yalnız değilim. Önceden de yalnız değildim ama kendini yalnızlaştırmayı isteyen biriydim. Kalbinizi kimseye kapatmayın. ''Karşınızdakinin kalbini sevin.'' Küçük bir kız çocuğunu sevin, yaşlı bir amcayı ya da gidin de rock n roll'u sevin. ''Ne tür müzik dinlersiniz bilmem ama jazz dinlerim bazen bazense klasik müzik bazen bazeen ve bazen punk dinlerim. Blues hiç dinlemedim bile denilebilir. Ve dubstep hiç bana göre değil. Blues seven var mı?'' Çalışkan biriyim, işkolik de denilebilir. Sorumluluk almayı da seviyorum. Bir işin üstesinden gelmek bana bir ülkeyi kurtaran kahraman savaşçıymışım gibi hissettirir. Ben bir süperkahramanım öyleyse. Ben bir karikatür romanıyım. ''Karikatürle aranız nasıl? Karikatür Fırat'tan ibaret değil. Ve ben hala ailemin yanında otisabi okuyamıyorum ehe. Bu küçük bir sırrımız olsun.'' Fanatik biriyim. Yani 5 yaşından beri böyleyim. Futbola aşığım. Ama bazen yanlış anlaşılıyorum her neyse sorun değil. ''Hangi takımlısınız? Ben Fenerbahçe'liyim. Ben Fenerbahçe'yim.'' Hassasım da biraz. Çabuk hastalanırım. Çok üşürüm. Yazın doğduğum için, yaz çocuğu oluyorum ya, yazı seviyorum ben. Bana soğuk demeyin de. ''Yazı seven var mı? İlkbaharı da seviyorum aslında...ilkbahar'ı seven var mı peki?'' Gökyüzünü ve bulutları seviyorum. Bulutlara aşığım. Bulutsuz olur mu hiç? Konuştuğum dertleştiğim en iyi dostlarımdır, deli değilim tabii ki ama. Bulut. ''Bulutları sevmelisiniz...'' Gökyüzündeki yıldızlar saat çok çok geç olunca ortaya çıkarlar. Çoğu insan uyur o saatte, bense bazen uyumayanlardanım. Benim bir yıldızım var ve ben o yıldıza baktığım zaman uyumayıp o yıldıza bakan binlerce insan olabilir. Uykum varsa hiç dayanamam uyuyakalırım, yıldızıma pek bakamam. Ama benim yerime bakan birileri var. Onlar da iyi ki var. ''Yıldızı olan var mı? Belki de aynı yıldıza bakıyoruzdur... yıldızlara bakmayı ihmal etmeyin.'' Kusura bakmayın, çok konuştum. Ve susadım. Gidip su almalıyım. ''Ben çok su içerim..'' Ve son olarak çimenler fillerle de güzel, kalbim korkularıyla cesur! ''Bakmayın öyle, Mabel Matiz dinlerim, vakit bulursanız dinlersiniz. ''
Sevgiler.
22.07