almost home
Today's Document
wallacepolsom
he wasn't even looking at me and he found me
Noah Kahan

tannertan36
Fai_Ryy
NASA
Xuebing Du

izzy's playlists!
art blog(derogatory)
TVSTRANGERTHINGS
Keni

★
noise dept.
will byers stan first human second
𓃗
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open
seen from United States

seen from Türkiye

seen from Malaysia

seen from United Kingdom

seen from United States
seen from Malaysia

seen from Malaysia
seen from United States
seen from Spain

seen from South Korea

seen from Malaysia

seen from United Kingdom

seen from Malaysia

seen from South Korea

seen from Ecuador

seen from Thailand

seen from United Kingdom
seen from Israel
seen from Germany
seen from United States
@ktaskoparan

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Kadere yazılmayanı kağıtlara yazmaktı benimkisi, düğümlendi dediklerimin ilmek ilmek sökülmesi gibiydi ciğerlerimden, gitmek diye bi yer var, Adem'den beri bitmek bilmeyen, gidenlerin gelmediği, bekleyenlerin o uğurda nice nefesler verdiği. Rastlantıydı rast gelmeyen onca güzellik, nedense hiç hayırlı tarafından bakamıyorum bu aralar, kör olacağım tuttu herşeye. Zaten sorularım sana denk bana eşitsiz, iyisimi farklı zarlarda bile aynı sayılara denk gelmeyelim biz. Haklısın senin değil, daha yolun başından yol ayrımı yapanların suçu bu gidiş, farklı yönleri gösteren tabelaların üzerine aynı ayrılığı yazanların. Sonu mutsuz biten bi filmi başa sardırınca değişmez hiçbişey bilirsin, aynı hayallerin tekrar kırılmasına da gerek yok, yine yinelerin çoğalıp ama'ların yüreğimize oturmasına da. Ben kendi çölümün Leylas'ı olmaya alıştım sen olsanda, olmasanda./kara kalem/
Didem Madak-Müsveddeler 🌸
“Tekirdir tekerlenir bir saranı bulunmaz” diyen o adama….
1- Anlatarak bitiriyorum hayatımı Bilmiyorum başka nasıl bitirilir bir hayat Bir çiçek çizdim bu akşam avcuma İsmini herşey koydum. Simli ojeler sürdüm yalnızlıktan sıkıldığımdan. Müsveddesi gibi şimdi tırnaklarım Yıldızlı bir gecenin.
Yıl 2000 Tekke ve zaviyeleri kapatıldı kalbimin Tombul güvercinler dolaşırdı kiremit çatısında Bulutlar akardı paçalarından, uğuldarlardı. Kuşların şarkılarından anlarım. Kimse hayra yormaz beni Kuşbaz ve uçmaya meraklı, Ütüsüz giyerim karabasanlarımı Sakarım, sık sık çarpar deviririm yazgımı İçimdeki suyu döktükten sonra işte, ondan sonra Şikayetim yok, rahatım. Taşralı ve safım. Yağmurda unutulmuş bir Tanrı’yla ahbabım Balkonda asılı kalır günlerce gökkuşağım, Deterjan reklamına çıkacağız biz ikimiz Tanrı’yla Ben böğürtlen lekeli çocuğu oynayacağım, O kirli beyaz gömleğim. Ah bir de şu gömleğe, göynek diyecek kadar Cesur olaydım.
Teyzem öldü. Kırkı yeni çıktı En iyi hikayeleri ölüler anlatır Ölülerin anlattığı hikayeler İnşirah suresi gibi insanı ayartır
Kırmızı günleriyim ben takvimlerin Okullar tatil oluyor ben söz konusu olduğumda Şeker istemeye geliyor çocuklar. Oyun oynuyoruz, Sağlam bir halatla çekiyorum acıyı kendime doğru. Siyah iş günleri müdahale ediyor hayatıma Mor bir köşe yastığı gibi isyankar oturmak istiyorum, Ben oysa divanın en ucunda. Çorba pişirmek istiyorum, Sonra kalkıp ekmek kızartmak, Bıçağın ucuyla kazımak aşkı fazla kızardığında. Söyleyin ateşe, Ruhunu üflemesin benden gayrısına. Çiçek silindi bu sabah ellerimi yıkadığımda “Ellerim bomboş…” Kötü şiirlerden koru beni Tanrım Amin!
2- Bir şaşkınlık şarkısı olarak besteliyorum aşkı Kaprisli notalar, huysuz sololarla Bekçisi olmayan geceler denk geliyor bana, Çaresiz bekliyorum, Düdük çalıyorum, İki el ateş ediyorum havaya. Gecenin bir yarısı oturup ağlıyorum bir çocuk parkında Ulumak gibi ağlıyorum Köpekler koşuyor sağımda solumda Tanrım! Diyorum sadece Başka bir şey diyemiyorum zaten o an. İyi niyetli ve sevimli bir kızdan kalanlar Sallanıyor durmadan boş salıncaklarda “Üzgünüm” diyor, Bir mutluluk şiiri yazamam bu saatten sonra!
Yoksul çocuğuydun sen benim 23 Nisan sabahımın Şiir okutmadım sana, folklor oynatmadım. Yoksulluk diyorum, O an, Ucuz lafların çalılarına takılıyor şiirimin elbiseleri. Sen tuz ol en iyisi sevgilim Ben ekmekle duruma müdahale edeyim. Bırak hazır soyunmuşken Kuru öksürüğüne elma kabuğu ve tarçın tavsiye edeyim. Tasfiye ettiler beni kediler aralarından Yar olmaz bundan sonra sarmandan sana. Beni tasfiye ve tavsiye arasındaki karışıklıkta Müsait bir yerde bırak sevgilim. Hem otuzumu geçtim azıcık Gerisini ben yürürüm artık. Çizgili olsun, buruşsun yüzü, Şiirlerim için yaşlanma etkilerini geciktirici krem kullanmayacağım.
Yokuş aşağı şarkımı söylerdim, sarhoş “Kanatlarım vardır benim uçarım” Koşup kaşe kabanından yakalardın uyduruk şarkılarımı Ne çok ısıttın beni, Ne çok ısıttım seni, Buruştu ve kirlendi 23 Nisan’da takılan simli ve tül kanatlarım Kurtulamadım, üstümde kaldı. Ben sevgilim… Bir çocuk bayramı gibi yaşamak isterdim her aşkı Cezaya kaldım. Bir mutluluk şiiri yazamamaktan dolayı İmlamı iyice bozsam da farketmez artık. Kime ne “de-da”ları ayırmasam? Noktalarda durmasam, Bir ünleme koşsam yalnızca, Sonu uçmak olan çığlığa. Kime ne anlatarak bitirsem hayatımı? Ölümüme de bir şiir yamar nasıl olsa birileri artık.
3- Bazı vakitler tren geçiyor evin yakınından Yaşlanıyorum pencereden her bakışımda Anna Karenina’yı taklit ediyor zaman, Atıyor kendini raylara. Neden her aşk Bir kadının cenazesini kaldırır mutlaka.
Sevdiğim adamlar çarpıyor camlarıma Bir kelebek gibi kocaman, kara Pervazlarımda kuruyorlar sonra Begonya tozlanıyor, Unutmanın gözyaşları sanki bu tozlar. Annemin temizlik günleri gibiyim Yorgun, solgun ve beyaz. Kardeşim ayağını sallıyor sevdiği şarkılarda Birini çok sevmek gibiyim Sütle siliyor tozlarımı kardeşim. Kestane pişiririz diyoruz sobada Hayallerimiz çatlıyor sonra, çıtırdıyor, kızarıyoruz.
Bu şiirden bir bölümü attım Kilometrelerce uzağa Tavşanlı pijamalarımla balkona çıkıp el salladım ardından Havaya uçuracaktı şiirimi az daha, Attım. Lokum getirmişti ve kitap, Ben ruhunu getirsin istemiştim oysa. Onu da tam buradan attım. Ben ne de olsa yakıp yıkanlar listesinde Ölü yada diri arananlardanım.
Bir Doğuş şarkısı söyletiyorum bazen hayatıma: “Aramızda uçurumlar söz konusuyken” Uçurumlarda tenzilat varken hazır Uçalım, hadi uçalım Ben nasıl olsa Bu müsveddelerin ortasında yalnızım.
Giderler hep. Vefasız, vedasızca… Orantısız sevmişizdir, Hala inanıyorken aşka. Giderler hep. Bir parçanı yanlarına alıp da El mahkum büyütürler insanı Eksilmek denen mektepte. Giderler hep. Bir akşam üstüdür vakit. Gözler, az önce batmış bir güneşi arar. Kızgın olmak için fazla kırgınızdır artık. Giderler hep. Tenha bir sokaktır ardı. Beklenince gelecek, Sövünce duyacak kimse yoktur. Giderler hep. Şehir çirkinleşir de güvene zam gelir. Bir el, bir göğüs tutulur da Unutmak mevzu bahis değildir. Giderler hep. Geç de olsa fark edilmiştir; Doğru düzgün yüzemez kuşlar, Ya da uçamaz ki balıklar.
…
inanç
saat sabah 4.40 nicedir yazamıyorum sana. sağ gözüm iltihaplandı, şişti; yanmalar, ağrılar, batmalar, akmalar derken kalem tutacak, kağıda bakacak halim kalmadı. oysa her gece başımı yastığa koyduğumda sana söylemek istediğim onlarca cümle yağdı üzerime, devrildi hatta yağmak ne kelime! kendi kendime sayıkladım durdum. şu on iki mektup boyunca iki kez rahatsızlandım, evet. kendime iyi bakmadığım için, elinde olsa azarlarsın beni, bunu okurken. ama kendini, “keşke burada olsa da yine kendine dikkat etmese, ben ona bakmaya yeterdim” derken bulacaksın, bunun için peşinen özür dilerim. çok itici bir koşturmacanın içindeyim her zamanki gibi. dünyanın tüm orkestralarının yaylılarından daha gerginim yine bu aralar. şurada sayılı günlerim kalmışken, neyin telaşına dahil oluyorum, demekten alıkoyamıyorum kendimi. yersiz çıkışlarım ayyuka çıktı yine. hani şu seni içinde parçalayıp öğüten girdaplı dönemlerim gibi. neyseki kimse o günlerde senin düştüğün hataya düşmüyor, kimse yanımda olmuyor, kimse “elimden tutmanın” e'sine dokunmuyor. aslında, belki, keşke, acaba, sen de mi öyle yapmalıydın. evet kulağa komik geliyor, en saçma hallerimde yanımda olma dirayetini gösterdiğin için seni suçluyorum. hala çok düşüncesiz ve zalimim. bu arada yine uzak şehirlere bilet aldım. bir süre buralarda olmayacağım. sanırım bu, büyük vedadan evvel ikinci ve son ortadan kaybolma provam olacak. belki de gittiğim şehirden hiç dönmem, kim bilir. bir muammanın içinde zombi gibi yürümeyi öyle seviyorum ki. öyle usandım ki hayatın planlı, programlı, disiplinli, düzenli olmamı dikta ederken işaret parmağını yüzüme sallamasından. hiçbir zaman o insan olamadım çünkü. dişliler hiç oturmadı. biliyorsun, aynı şeyleri tekrar etmek istemiyorum. gözümdeki merhem görüntümü kısıtlıyor, harflerim birbiriyle çarpışırsa buna bağla olur mu. keşke hüznün bir hududu olsaydı. ihlal etmek mümkün dahi olmasa, bir sınırı olsaydı işte ve artmasaydı ve ufuk çizgisine bakıp daha çok korkmasaydık hüznün engin ve çorak topraklarında. alnımızdaki terin yanağımızdaki yașa sarılıp boynumuza hicret edişini; bir yılanın gömlek, bir yaprağın renk değiştirmesi kadar doğal karşılamasaydık. alışmasaydık kısılan sese. direncimiz artmasaydı, bağışıklık kazanmasaydık keşke. fakat vaziyet ortada. karnımda kent büyüklüğünde bir kargıyla mektuplar yazıyorum durmadan. bağıra bağıra. kısılan sesimle. hüznün yeni arazilerini koşardım keşfederek. fakat çok sürmeyecek… şimdi biraz uyumak istiyorum ve hiç değilse uyandığımda bitebilen kabuslarla yorulmayı yeğliyorum. seni ise seviyorum, sesi kanserli bir eşya gibi. m.
ııı.

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
✌🏼️😎 … İkimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım Şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından Bebe dişlerinden güneşlerden yanab otlarından Durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar Şu aranıp duran korkak ellerimi tut Bu evleri atla bu evleri de bunları da Göğe bakalım
Falanca durağa şimdi geliriz göğe bakalım İnecek var deriz otobüs durur ineriz Bu karanlık böyle iyi afferin Tanrıya Herkes uyusun iyi oluyor hoşlanıyorum Hırsızlar polisler açlar toklar uyusun Herkes uyusun bir seni uyutmam bir de ben uyumam Herkes yokken biz oluruz biz uyumayalım Nasıl olsa sarhoşuz nasıl olsa öpüşürüz sokaklarda Beni bırak göğe bakalım
Senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım Tuttukça güçleniyorum kalabalık oluyorum Bu senin eski zaman gözlerin yalnız gibi ağaçlar gibi Sularım ısınsın diye bakıyorum ısınıyor Seni aldım bu sunturlu yere getirdim Sayısız penceren vardı bir bir kapattım Bana dönesin diye bir bir kapattım Şimdi otobüs gelir biner gideriz Dönmeyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü güç Bir ellerin bir ellerim yeter belleyelim yetsin Seni aldım bana ayırdım durma kendini hatırlat Durma kendini hatırlat Durma göğe bakalım … Günaydın herkes 👻 … İyi haftalar 😇 … Bitti.. Bugün, bu kadar.. 🤓 … #Günaydın #goodmorning #monday #mood #pazartesi #modu #sky #clouds #gökyüzü #bulut #göğebakalım #turgutuyar #şiir #şiirsokakta #karanlık #Tanrı #göğebakmadurağı
"Bütün bunları yaşamış, unutmuş, sonra yine yaşamış ve yine unutmuştu, çünkü esas olan budur. İnsan bu yaşa kadar ancak unutarak yaşayabilir."
"Ben hatırlamadıklarımı daha derinden hissediyorum."
Gönlü kırgın. Yani bir gün, bir ay ya da bir yıldan beri değil. Binlerce yıldan beridir gönlü kırgın. Toprağın çatlaklarından serzenişler yükseliyor. Bir Yunan çocuk yürüyor beş bin yıl önce,
basarak zamanın basamaklarına. Beş bin yıldan bugüne.
Gönlü kırgın, onu zamanın basamaklarında bırakıp gidenlere.
Carpe.
Neden kaybettik👆🏽

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
‘’ Kötü günümde yanımda olmadığın zaman vazgeçtim. Düşüncelerime ve değerlerime değer vermediğin için vazgeçtim. Ağrılarımı dindirecek sıcak sevgiyi bana vermediğinde vazgeçtim. Sadece kendi mutluluğunu ve geleceğini düşünerek beni hiçe saydığın için vazgeçtim. Bencil olduğun için vazgeçtim! Bunlardan sadece bir tanesi senden vazgeçmem için yeterli değildi; çünkü sevgim yüceydi. Ama hepsini düşündüğümde senin benden çoktan vazgeçtiğini anladım. Bu yüzden ben de senden vazgeçtim..”
-Frida Kahlo
daha güzel açıklanamazdı, di mi?
Kız: Evlenirsek n'olacak?
Erkek: O nasıl soru öyle? Nerden Aklına geldi?
Kız: Bilmem. Söyle Sen...
Erkek: .....
Kız: Evlenmezsek n'olacak?
Erkek: Hiçbir şey...
Kız: Nasıl hiçbir şey?
Erkek: Basbayağı... Hiçbir şey olmayacak.
Kız: İyiymiş..
Erkek: Ee normali o değil mi? Evlendiğimizde istediğim zaman dokunabileceğim böyle.(Elleriyle tenini okşar.)İstediğim zaman mıncırabilcem, ısırabilcem, gülüşünden öpebilcem... Gıcıklık edip sinir edebilcem... Ama evlenmezsek bunların hiçbiri olmayacak... (Kıza bakar) N'oldu sustun? Beğenmedin mi?
Kız: ....
Erkek: Utandın o zaman...
Kız: Evet.(Masumca gülümseyerek.)
Bir sefer mutfakta tencere tava arasında ağlarken görmüştüm onu. Alakasız yerlerde ıstırap çekmek ıstırabı ikiye katlar. Bir mezar başında ağlamak çok daha makuldür, kimse neden diye sormaz.
Emrah Serbes (via iyininkotusu)
Geniş zamanları boş ver, insanları da planları da… Bahçenizde yetişen isimsiz otların hatırına Bana bir gülüver.
Ali Lidar (via fthlc)
Adını koyamadığın bütün hislere aşina. Kelimelerle anlatamadığın her şeyi bir bakışa sığdırabiliyor. Ama ben, özensiz, öylesine kurulmuş cümlelere derin anlamlar yüklemekten yoruldum.

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Bir kere mevzuya girişi güzel Sonra Allah için kendi de güzel
Tanımak hayal kırıklığı. Ne demiş şair: “Fazla yakınlığın getirdiği uzaklıktayız.”
— İbrahim Tenekeci